Search for:
SİGORTA TAHKİM KURULU KARAR ANALİZİ

KASKO POLİÇELERİNDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARA İLİŞKİN KARARLAR

28 . 06 . 2021 Tarih ve K – 2021 \ 86719 Sayılı Hakem Kararı

OLAY VE TALEP
Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğu bulunan aracın 10 . 07 . 2020 ‘de bir trafik kazasına karıştığı ile ilgilidir .
Başvuruda bulunan kişinin vekili , trafik kazasında aracının hasara uğramış olması nedeniyle davalı sigortacıdan 10 TL aracın hasar tazminatını talep etmiş fakat 11 . 05 . 2021 tarihinde bu miktarı 4.0656 TL  ‘ye çıkartmıştır .
Koordinatör Hakem tarafınca dosya teslim alınarak yargılama başlanmıştır . Dosyanın içeriği incelendiğinde ise ihtilafın niteliği gereğince duruşma yapılmasına gerek olmadığı kararına varılmıştır .
05 . 05 . 2021 tarihinde bir ara karar verilmiş ve bu karara göre aracın trafik tescil kayıtları ve aracın önceden sahip olduğu hasarların araştırılmasına karar verilmiştir .  Bunların haricinde aracın bilirkişi tarafından incelenmesine karar verilmiştir .  Bilirkişi 10 . 05 . 2021 tarihinde bir rapor sunmuş ve taraf vekillerine tebliğ edilen bu bilirkişi raporuna itiraz olunmaması halinde davalının vekili 17 . 05 . 2021 tarihli dilekçesini dosyaya sunmuştur .  Dosyada yapılabilecek başka bir usul işlemi kalmadığından 10 . 05 . 2021 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporu baz alınarak bir karar verilmiş ve yargılama son bulmuştur .
TARAFLARIN ORTAYA KOYDUĞU İDDİALAR VE TALEPLER
BAŞVURAN KİŞİNİN :
Trafik kazasından sonra davacı 10 . 07 . 2020 tarihinde aracın trafik kazasına karıştığı ve davalıya başvurulduğu fakat bu talebin geri çevrildiği yani reddedildiği iddia edilmiştir . Trafik kazasına katılan aracın hasarının şimdilik 10. – TL olduğu ama bu tutarda eksper ücreti , yargılama giderleri , vekalet ücreti ve tazminatın temerrüt tarihinden beri yasal faizinin olmadığı belirtilmiştir . Tüm bu sayılan kalemlerle birlikte tazminatın ödenmesi talep edilmiştir .  Başvuran kişi tüm bu sayılan ödenmiş ücretlerin fatura , dekont , poliçe gibi ödenmiş olduğunu gösteren belgeleri sunmuştur .
SİGORTA KURULUŞUNUN :
Davalı sigortacı 6.472,41 TL ödendiğini KDV tutarından ve eksper ücretinden sorumlu olmadığını ve talebin fahiş olduğunu cevap dilekçesinde sunmuştur .  Ayrıca başvurunun kabul olması halinde beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bu nedenle de başvurunun reddine , yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafça ödenmesi gerektiğini talep etmiştir .  Bununla ilgili gerekli belgeleri de davacı sigorta vekili Komisyon’a sunmuştur .
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇELİ KARAR
Uyuşmazlığın konusu kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemidir .
10 . 07 . 2020 tarihinde oluşan trafik kazası sonucunda meydana gelen hasar ortaya çıkmıştır . Bu aracın da 31 . 05 . 2020 \ 2021 tarihinde davalı sigorta kuruluşu tarafından vadeli olarak sigortalanmıştır .
Kasko Sigortasının Genel Şartlarına göre aracın hareket halinde ya da durma halinde olup olmadığına bakılmaksızın aracı sigorta yaptıran kişinin ya da aracı kullanan sürücünün irade dışında bir trafik kazası geçirmesi sonucunda ya da aracın yanması , çalınması gibi ekstrem durumlarda araçta oluşan maddi zararlar yaptırılan sigortanın güvencesi altında yer almaktadır .
Türk Ticaret Kanununa göre de yine aynı şekilde sigortacı sigortalının uğramış olduğu zararları tazmin etmekle yükümlüğü olduğu ifade edilmektedir .
05 . 05 . 2021 tarihindeki bir ara kararla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve yapılan inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu 10 . 05 . 2021 dosyaya girmiştir . Buna göre bu bilirkişi raporunda trafik kazası yapan aracın kaza sonucunda aldığı hasarın miktarı KDV dahil ve yüzde otuz ikilik bir indirimle 7.637,44 TL olduğunu tespit edilmiştir .  Bilirkişi tarafından hazırlanan bu rapora karşı davalı vekilinin verilen süre içerisinde bir itirazda bulunup bulunmayacağı hakkında bir bildirimde bulunulmuş ve davalı vekili 17 .05 . 2021 tarihinde başvuran kişiye yeterli ödemenin yapıldığı yönünde bit itirazda bulunmuştur .
Bunun üzerine başvuran vekili de 11 . 05 . 2021 tarihinde verdiği bir ıslah dilekçesiyle toplam miktarı 4.065 TL’ye çıkartmıştır . Bu da Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca kabul edilmiştir .
10 . 05 . 2021 tarihli bilirkişi raporu göz önüne alınarak kaza sonucunda 9.631,18 TL’lik bir hasarın oluştuğu tespit edilmiştir , bu hasarın içerisine KDV de dahil edilmiştir . Bu toplam tutardan ödenmiş olan meblağın da indirilmesiyle birlikte ortaya çıkan 3.158,77 TL’nin davalı tarafından ödenmesine karar verilmiştir .  Bu tutarın yasal faiziyle birlikte 02 . 02 . 2021 tarihinde davacıya ödemesine ; başvuranın başvuru harcı , vekalet harcı , bilirkişi ücreti , eksper ücretine ödemiş olduğu toplam 833,50 TL‘nin davalı sigortadan alınmasına ve davacıya ödenmesine karar verilmiştir .

TAYYİP TAŞKAN

KASKO SİGORTASI VE SOVTAJ BEDELİ
KASKO SİGORTASI

Kasko sigortası isteğe bağlı bir sigorta çeşididir . Bu sigorta çeşidine göre motorlu bir aracın trafikte seyir halindeyken ya da dururken aracı sigorta yaptıran sigortacının isteği ve iradesi dışında meydana gelen olumsuz olaylara karşı mesela aracın çalınması , yanması , trafik kazası geçirip hasar alması gibi hallerde  sigorta sahibine tazminat ödenmesinin sağlar.
Kasko sigortası yukarıda sayılan tehlikeli durumlara karşı sigorta yaptıran kişiyi güvence altına alıyor .
Kasko sigortasını Karayolları Trafik Kanununda düzenlenen trafik sigortasından ayıran önemli hususlar vardır . Buna göre kasko sigortası isteğe bağlı olmasına rağmen Karayolları Trafik Sigortasında düzenlenen trafik sigortası ise zorunludur .  Ve trafik sigortası sadece karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılıyor .
Kasko sigortasının belirlenmesinde aracın markası ve modeli , aracın güncel kilometresi , sigorta yaptıran kişinin bulunduğu il , sürücünün sicili , trafik cezası alıp almadığı gibi kriterler göz önüne alınır .
Kasko sigortası aracın katıldığı trafik kazaları sonrasında aracın uğramış olduğu maddi hasarları ve araç sürücüsünün yaralanması halinde kişinin tedavi masraflarını karşılamayı güvence altına almıştır .  Bunun dışında trafik kazası sonucunda araç sürücünün ölümü ya da sakat kalması halinde kasko sigortasında önceden belirlenen limit dahilinde tazminat ödenmesi gerçekleştiriliyor . Kasko sigortası sadece araç trafikte seyir halinde iken gerçekleşen bir kaza sonucunda değil aynı zamanda araç park halindeyken araca çarpılması ve hasar oluşması durumunda da etkinlik gösterir ve durumu teminat altına alır .
Kasko sigortası sadece trafik kazaları sonucu oluşan zararların giderilmesi amaçlamaz aynı zamanda araç sahibinin bilgisi ve iradesi dışında aracın çalınması , aracın yanması , herhangi bir zarar görmesi de kasko sigortasının kapsamına girmektedir . Bunlara ek olarak kişiler kasko poliçelerindeki durumlar dışında da isterlerse teminat içeriği sayabilirler . Bunlara örnek olarak : deprem sonucunda aracın hazar alması ya da volkanik patlama sonucunda aracın hasar alması gibi , grev ya da bir iç karışıklık sırasında aracın hasar alması , aracın kaza sonucunda aldığı hasar yüzünden değer kaybetmesi gibi .
Standart olarak düzenlenen kasko sigortaları genel olarak Türkiye sınırı içerisinde meydana gelen olaylar karşısında aracın hasar alması gibi durumlarda geçerli olan bir sigorta türüdür . Eğer sigorta yaptıran kişi yurt dışında meydana gelen olaylara bağlı olarak aracın hasar alması durumlarında da kasko sigortasının geçerli olmasını istiyor ise standart olan kasko sigortasında farklı olan bir sigorta yaptırması gerekmektedir .
1 Nisan 2013’den itibaren sigorta kuruluşları dört farklı poliçe üzerinden kasko sigortası düzenlemeye başlamışlardır . Bunlar :
1 – Dar Kasko
2 – Kasko
3 – Genişletilmiş kasko
4 – Tam kasko
Kaskonun değeri  her ay Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği ( TSB ) ‘nce araçların marka ve modellerinin güncel piyasa değeri dikkate alınarak belirlenir .
Kasko sigortası hakkında bilinmesi gereken bir diğer husus da aracı yaşıdır . Her sigorta kuruluşunda farklılık gösterebilmesi mümkün olmakla beraber genel olarak on beş yaşa kadar olan araçlara kasko sigortası yapılır .


SOVTAJ BEDELİ

Sovtaj hasar gören aracın satılmasında denir . Bu satım işleminin gerçekleşmesi için araç sahibinin onayı gerekmektedir . Bu satış işleminin gerçekleşmesinde ya sigorta kuruluşunun ödemesi gerekli olan tazminat tutarı düşer ya da sigorta kuruluşunun ödemesi gerekli olan tazminatın bir kısmını sovtaj bedeli olarak temin edilir . Böylece sigorta kuruluşunun kaybı ve giderleri azaltılmış olunur .
Sovtaj bedelinin belirlenmesi ve hesaplanması ise sigorta kuruluşlarının kendilerinin anlaşmalı olduğu eksperler ve sovtaj firmaları tarafınca sağlanır .
Sovtaj uygulamasının genel olarak iki tane yararı olduğu söylenebilir . Buna göre ilk olarak araçların parçalarının geri dönüşüme kazandırmasıdır , ikinci olarak ise sovtajdan sağlanan hasılat aracın hasarının bir kısmının ödenmesine yarar sağlar .
Sovtaj genel olarak kasko sigortalarında ve ulaşım sağlayana araçlarda uygulama alanı bulmaktadır .
Sovtaj süreç olarak ise şu şekilde işlemektedir :
–          Araç kaza yaptığında ve bu araçta kasko sözleşmesi bulunuyor ise ilk olarak bilirkişi inceleme yapar ve oluşan zararın büyüklüğünü inceler .
–          Uzman kişi araç için bir ekspertiz raporu hazıralar . Eğer raporda araç pert olarak düzenlendiyse aracın değeri yani rayiç bedeli belirlenir .
–          Rayiç bedel mablağındaki tazminat aracın sahibine ödenir .
–          Tazminatı ödeyen sigorta kuruluşu tazminatın miktarı yüzünden zararla karşı karşıya kalabilir bu yüzden de sovtaj hakkını kullanabilir .
Bu durumu özetle şu şekilde açıklayabiliriz : Kasko sigortasıyla güvenceye alınmış olunan bir aracın trafik kazasına karışması halinde aracın pert olduğu ekspertiz raporu ile belgelenir . Sonra aracın güncel olan bedeli ile hurdasının değeri belirlenir . Sigorta şirketinin sigortalıya karşı ödeyeceği bedel belirlenirken aracın güncel bedelinde yani rayiç bedelinden aracın hurda halinin değeri yani aracın sovtaj değeri düşülür ve bu şekilde hesaplanan miktar sigortacıya sigorta şirketi tarafından ödenir . Bunun nedeni sigorta şirketi aracın hurdasından bir kazanç elde edemeyeceği içindir . 

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

EKSPERTİZ RAPORU

EKSPERTİZ RAPORU

Ekspertiz kelime anlamı olarak bilirkişi tarafınca yapılmış olan inceleme olarak karşımıza çıkmaktadır .

Ekspertiz raporu genel olarak üç başlık altında yer almaktadır . Bunlar : gayrimenkul , otomotiv ve son olarak da sigortacılık . Bunların dışında başka pek çok sektörde de karşımıza çıkabilmektedir . Ama biz bu yazımızda ekspertiz raporunun otomotiv sektöründeki yeri üzerinde duracağız .

Otomotiv sektöründe ekspertiz aracın alım satım işlemi öncesinde o aracın mali bakımdan değerine veya sigorta işlemlerinde oluşan hasarların saptanmasına ilişkin yapılacak olan inceleme , değerlendirme işlemleri ekspertiz olarak tanımlanmaktadır . Yani kısaca tanımlarsak ekspertiz raporu incelemeler soncunda araca biçilen değeri belirleyen raporudur .  Otomotiv sektöründeki ekspertiz raporunun oluşturulmasında bazı kriterler dikkate alınır . İkinci el olan aracın işlemlerinde göz önüne alınacak durumlar aracın yaşı , aracın geçmişte yaşadığı kazalar ve bu kazalar sonucunda oluşan hasarların maddi karşılığı yani aracın geçmişi , aracın motorunun aksamları ve durumu gibi . Bu maddeler aracın ekspertiz raporunun konusunu oluşturmaktadır . Özellikle aracın gözle görülemeyen hasarları ve arızaları ekspertiz raporu sayesinde ortaya çıkar .

Yasal olarak 2019’a kadar otomotiv sektöründe oto ekspertiz raporu zorunlu olarak tutulmamıştır . Fakat 2019’dan itibaren ikinci el araçların alım satımı gibi işlemelerinde oto ekspertiz raporu zorunlu hale gelmiştir . Aracın sekiz yaş ve yüz altmış bin kilometrenin altında olası durumunda oto ekspertiz raporunun alınması son yasal değişikliklerle birlikte zorunlu olarak yapılması gerektiği düzenlenmiştir .

Otomotiv sektöründeki ekspertiz raporunun amacı araç alım satım işleminden sonra aracı alan ve satan kişinin oluşabilecek olan mağduriyetlerinin önüne geçebilmek ve bu mağduriyetlerin oluşmasını engelleyebilmektir .

EKSPERTİZ RAPORUNDA DİKKAT EDİLEN HUSUSLAR

Araçlara yapılan ekspertiz raporu aracın güncek durumu üzerinde ayrıntılı bir bilgi edinmeye olanak sağlar .

ARACIN BOYA KONTROLÜ

Aracın ekspertiz raporunda yapılan ilk iş aracın kaportasıdır . Boya kontrolü yapılırken aracın fabrika çıkışı örnek alınarak bir değerlendirme yapılır .

ARACIN MEKANİK VE MOTOR KONTROLLERİ

Aracın motorunun nasıl çalıştığı üzerinden bir inceleme yapılır . Aracın gösterge paneli , abs si ve enjeksiyonu gibi sistemleri kontrol edilir .

YANAL KAYMA TESTİ

Aracın ikinci el araç olması nedeniyle bir kilometrelik yolda sağa ve sola ne kadar kaydığına bakılarak tespit edilir .

DYNO TESTİ

Dinamometre yani kısaca DYNO testi araç motorunun sürüş halindeyken ne kadar güç harcadığına bakılır ve araç hareket halindeyken motorunun harcadığı gücün tekerleklere ne kadar iletiliyor olup olmadığına bakılarak tespiti yapılır . Bunlarında haricinde ise aracın tork değeri , şanzıman aralığı , motor ve tekerlek gücü , aracın motorunun durumu , radyatöründeki yağ oranı gibi konular da bu testin içerisinde yer almaktadır .  Yani kısaca bu testte aracın ikinci el olmasında kaynaklanan bir güç kaybı var mı diye bakılır .

SÜSPANSİYON TESTİ

Süspansiyon testi araç hareket halindeyken aracın yol tutuşunu tespit eden bir test türüdür . Bu test virajlı ve çukurlu yollarda yapılır . Süspansiyon testinin aşamaları aşağıdaki gibidir :

1 – İlk olarak yapılması gereken araç seyir halindeyken tekerleklerinin en alçak düzeyde tutunma kuvvetlerinin değerlendirmesi yapılır .

2 – İkinci olarak aracın hareket halindeyken tekerleklerinin en alçak düzeyde ortaya çıkardığı yola tutunma frekanslarının ölçümü yapılır .

3 – Sonra tekerleklerin tek tek ne kadar ağır olduğu ölçümü yapılır .

4 – Ve son olarak da otomobilin ağırlığı ölçülerek testi değerlendiren işlemler yapılmış olunur .

FREN TESTİ

Bu testle birlikte aracın ön ve arka frenleri kontrol edilir .

DİAGNOSTİK TEST

Diagnostik test , diagnoz denen bir cihaz vasıtasıyla yapılan teste denir . Bu cihazda tüm araçların markası ve modelleri tanımlanmıştır ve bu nedenle cihaza aracın markası ve modeli girildiği zaman aracın elektronik aksamı yani aracın aldığı güç ile çalışabilmesi için gerekli olan tüm teknik malzemelerin ve ekipmanlarının olup olmadığı tespit edilir . Ve bu test vasıtasıyla araçtaki tüm arıza kayıtları saptanır .

AKÜ TESTİ

Bu testin kapsamında akünün ömrü , akünün şarj durumu , akünün şarj durumu ve akünün marj değeri gibi noktalar dikkate alınarak bir tespit yapılır .

Tüm bu raporlar hazırlandıktan sonra oluşan ekspertiz raporunda ön onay incelemesi yapılması gerekmektedir . Bu işlem de yapıldıktan sonra geçilen uzman incelemesi sırasında ekspertiz raporu dört ile yedi gün içerisinde ilgili kurum ve kuruluşa teslim edilmesi gerekmektedir .

Hazırlanan raporda bu testlerden hariç aracın güncel fiyatı da yer alır .

Son olarak da ikinci el araçların satımı ve alımı için çıkarılacak olan oto ekspertiz raporu Türk Standartları Enstitüsü ( TSE ) ‘nün belirlemiş olduğu ölçütleri baz alarak belirlenmiş olan merkezlerde yapılıyor .

TAYYİP TAŞKAN

ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI YARALANMA TAZMİNATI

ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda ölen kişinin trafik kazasının işlenmesinde herhangi bir kusuru olmadığı durumlarda ölen kişinin yakınları trafik kazasına neden olan kişiden tazminat talep etme hakkına sahiptir .
Trafik kazası sonucunda kişinin ömür boyunca çalışamayacak hale gelmesi de ölümlü trafik kazası adı altında yer alır .
Ölen kişinin yakınlarının isteyeceği tazminat genel olarak maddi tazminat ve manevi tazminat olarak ikiye ayrılmaktadır .
Ölümlü kazalarda tazminat ilk olarak trafik kazasını yapan şoföre karşı açılır . Fakat trafik kazasına neden olan şoför bir şirket çalışanıysa o şirkete karşı da dava açılabilir . Bu tazminat türünde davayı açmaya yetkili kişiler ise ölen kişinin birinci dereceden yakınlarıdır .

TRAFİK KAZASI SONUCUNDA KİŞİNİN ÖLMESİ NETİCESİNDE TALEP EDİLEBİLECEK TAZMİNAT ÇEŞİTLERİ
1 – Destekten Yoksun Kalma Tazminatı : İlk olarak bu tazminat türü maddi tazminat türüdür . Destekten yoksun kalma tazminatı ölen kişinin sağlığındayken maddi olarak yardımda bulunduğu kişilerin onun ölümü sonucunda yani ölen kişinin desteğinden mahrum kalması sonucunda destek alanların uğramış olduğu zararı gidermek amacıyla talep edilen tazminat çeşididir . Bu tazminat türünün amacı ise ölen kişinin desteğinden mahrum kalması nedeniyle sosyal yaşamlarına devam edememelerini önlemek ve mağduriyetlerini gidermektir .
Bu tazminat türünün belirlenmesinde ölen kişini yaşı , mesleği , trafik kazasındaki kusur durumu , düzenli olan aylık geliri , yapmış olduğu desteğin türü gibi bir çok kriter göz önüne alınır .   
Kişiler ölenin ardından yaşadığı elem , keder , acı gibi manevi zararların da tazminini destekten yoksun kalma tazminatı davasıyla beraber açabilirler .
Burada önemli olan bir diğer husus da ölen kişinin aylık gelirini davacı taraf ispatlamakla yükümlüdür .
Destekten yoksun tazminatını alabilecek kişiler trafik kazası sonucunda hayatını kaybeden kişinin sadece birinci dereceden yakınları olmak zorunda değildir . Ölen kişinin akrabası olup olmadığına bakılmaksızın ölenin maddi ve manevi desteğini alan herkes destekten yoksun kalma tazminatı davası açabilme imkanına sahiptir .
2 – Trafik kazası sonucunda kişiye ölmeden önce yapılan tedavi ve hastane masrafları
3 – Cenaze giderleri : Trafik kazası sonucunda kişinin ölmesine bağlı olarak yapılan defin işlemleri , cenaze giderleri ( örnek olarak cenaze taşınırken kullanılan aracın kira bedeli , cenaze günü ölü için verilen yemeğin giderleri vs. )

4 – Araç maddi hasar tazminatı : Trafik kazası sonucunda ölenin kazaya bağlı olarak aracında meydana gelen bir hasar oluştuğunda ölen kişinin mirasçılarının bu aracın tamiri için gerekli olan ya da ödenen tutarı davalı taraftan isteyebilme hakları bulunmaktadır . Bu tazminatın istenmesi zamanaşımına tabii tutulmuştur . Buna göre bu tazminat türünün davacıdan isteyebilmek için zamanaşımı süresi iki senedir .
5 – Trafik kazası sonucunda ölen kişinin yakınlarının isteyeceği manevi tazminat türü : Trafik kazası sonucunda ölen kişinin yakınlarının onu kaybetmenin getirdiği acı , elem ve keder gibi manevi olarak zorluk çekmeleri manevi tazminatın konusunu oluşturmaktadır . Manevi tazminat tutarının belirlenmesinde manevi tazminat isteğinde bulunan kişinin ölene olan yakınlığı ya da öleni kaybetmenin getirdiği ruhsal çöküntünün büyüklüğüne bağlı olarak da manevi tazminatın miktarı değişiklik gösterir .

YUKARIDA SAYILAN TÜM TAZMİNAT TÜRLERİNİN HESAPLANMASI
Trafik kazası sonucunda ölenin yakınlarına ve yukarıda sayılmış olan kişilere sigorta kuruluşları tarafınca verilecek olan tazminatın miktarı üst sınır olarak  yapmış oldukları sigorta poliçelerinde belirlenmiş olarak bulunur . Fakat bu miktarın üstünde bir tazminat tutarı da mahkemece belirlenebilir . Bu halde ise sigorta poliçesinde belirtilen miktarın fazla olan kısmı trafik kazasına ve kişinin ölmesine neden olan şahıs tarafınca karşılanır . Eğer bu kişinin de ölmesi durumuyla karşı karşıya kalınırsa , o halde bu kişinin mirasçıları tarafınca bu fark ödenir .
Tazminatın belirlenmesi önemli bir husus da ölenin yetişkin değil de bir çocuk olduğu durumlardır . Bu durumlarda çocuğun ilerde ailesine destek olacağı varsayılır ve buna göre bir tazminat hesaplaması yapılır .

YARALANMA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda kişide yaralanma olması durumunda ise mağdur olan , yaralanan kişinin kusurunun olmaması ya da az kusurunun olması durumlarında trafik kazasına neden olan ya da kazanın oluşmasında kusuru daha büyük olan kişiden tazminat talep edebilir . Bu tazminatın amacı mağdur olan , yaralanan kişinin mağduriyetini giderebilmektir .
Karayolları Trafik Kanunu Madde 97’de trafik kazası sonucunda zarar gören kişi zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı da dava açılabilir hükmü yer almaktadır .
Trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin isteyeceği tazminat tutarının belirlenmesinde bazı kriterle göz öne alınmaktadır .  Buna göre mağdur olan , yaralanan kişini aylık gelir , yaşı , kazadaki kusur oranı ve kaza sonucunda oluşan sakatlanmasının derecesi gibi ölçütler dikkate alınır .

TAYYİP T./ HÜSEYİN DOĞAN

PERT KAYDI – AĞIR HASAR KAYDI

ARAÇ PERT KAYDI

Pert kelime anlamı olarak değersizleşme , zarar anlamlarına gelmektedir . Sigorta bağlamında ise tam, ağır hasarlı araç anlamına gelmektedir .

Trafik kazası sonucunda aracın bütününde meydana gelen hasarın kaydına pert kaydı denir .

Pert kaydına sahip olan bir aracın trafikte insanların canını ve malını tehlikeye atması nedeniyle trafikte kullanılması uygun görülmemiştir ve bu nedenle pert olan araç trafikten men edilmiştir .  Ve bu perte çıkmış aracın plakasına işlenir .

Bir aracın pert raporu alabilmesi için yüzde yetmiş ya da daha fazla oranda bir hasar almış olması gerekmektedir . Aracın onarımı için gerekli olan miktarın sigortanın değerine yakın olması da aracın pert araç olduğunu ifade etmektedir .

Pert araç kayıtları tehlikeli araç kategorisine girmektedir .

Aracın pert olacak kadar hasar alınması durumunda ilk olarak sigortayı yaptıran kişi yani sigorta sahibi kişi beş çalışma günü içerisinde sigorta şirketine bu durumu bildirim yapmalıdır . Daha sonra hasarlı aracın ekspertiz tarafından incelenmesi talep edilmelidir . Eğer hasar gören aracın sahibinin bu sürenin yani beş çalışma gününün geçmesi durumunda bu durum sigortanın sorumluluğunda değildir .

Aracın perte çıkması sonucunda kanuni süre içerisinde gerekli olan başvuru sürecinin işletilmesi üzerine başvuru yapılmalıdır . Buna paralel olarak da sigorta kuruluşları gerekli olan hesaplamaları yapmış olduktan sonra sigortalı kişiye ödemeyi eksiksiz olarak yapması gerekmektedir .

Trafik kazasını yapan sürücülerin kendi araçlarının perte çıkması sonucunda meydana gelen zarar trafik sigortası tarafından karşılanmaz . Trafik sigortası tarafından sadece karşı tarafın aracının perte çıkması sonucunda meydana gelen masrafları karşılanır .

PERT ARAÇ İŞLEMLERİ

Sigorta şirketine verilmesi gereken bazı evraklar vardır . Bunlar :

  • Trafik kazası sonucunda hazırlanmış olan rapor .
  • Trafik kazası yapılmadan önce alkol kullanılıp kullanılmadığına dair rapor .
  • Trafik kazası sonucunda aracın hasarını gösteren fotoğraflar .
  • Aracın ruhsatının bir örneği .
  • Trafik kazasını yapan sürücünün ehliyetinin bir fotokopisi  ve son olarak da ödenmiş olan primlerin makbuzları .

Bu belgeler haricinde farklı sigorta şirketlerinin farklı istekleri olabilmektedir .

PERT ARAÇ ÖDEMESİ

Eksper raporu sunucunda raporda araç perte çıkmış olarak yazılmış ise sigorta şirketinin sigorta yaptıran kişiye sigorta poliçesinde belirtilmiş olan teminat bedelini ödemesi gerekmektedir . Sigortalıya karşı yapılacak olan ödeme sigorta poliçesinde belirtilen miktarın daha üstünde olmayacak şekilde aracın güncel olan piyasa değerine eşittir .

Tazminatın miktarı ekspertize raporun verilmesinden itibaren on gün içerisinde belirlenmesi gerekmektedir .  Belirlenen tazminat , hasarın ihbarı üzerinden kırk beş gün içerisinde sigorta yaptıran kişiye ödenmesi gerekmektedir .

Yapılan araştırma ve incelemeler sigorta sahibinin hasarı ihbar etmesi üzerinden üç ay geçmiş olmasına rağmen hala tamamlanmadıysa tarafların anlaşması ya da tarafların anlaşamamaları halinde de mahkeme tarafından yaptırılacak olan ön ekspertiz raporu sonucu dikkate alınarak tespit edilen hasar tutarının azami yüzde ellisi olacak şekilde avans olarak sigorta yaptıran kişiye verilmesi gerekmektedir .

Sigorta kuruluşları sigorta yaptırmış olan müşterilerinin araçlarının bedelinin altında bir ödeme yapmaları sonucunda arada oluşan farkın ,  pert farkının araç sahibince sigorta kuruluşundan istenmesi gerekmektedir .

Sigorta sahibine bedel ödendikten sonra aracın tüm hakları sigorta kuruluşuna geçer .

AĞIR HASAR KAYDI VE PERT KAYDI ARASINDAKİ FARK

Pert kaydı aracın yüzde yetmiş ve üzerinde hasarlı olmasını ya da aracın kullanılamamasını ifade etmektedir . Ağır hasar kaydı ise araçta tespit edilen hasarın yüzde yetmişin altında olmasını ifade eder . Araçtaki ağır hasarı tespit etmekle görevli mercii genellikle ekspertiz servisidir . Trafik kazası sonucunda ağır hasar tespit edilen bir aracın maddi zararları karşılandığı zaman araç trafiğe çıkabilir yani kullanılabilir duruma gelebilir .

Araç sadece trafik kazası sonucunda değil aynı zamanda doğal afet sonucunda ya da başka nedenden dolayı ağır hasar alabilir .

Pert kaydında aracın kaskosunun bulunması durumunda aracın rayiç bedeli ve aracın tamir bedeli karşılaştırılır . Hasarın telafi miktarı ile aracın rayiç bedelinin uyuşması halinde aracın rayiç bedeli ödenir .

Ağır hasar kaydı tespit edilen bir aracın sigorta işlemlerindeyse zarar karşılanır . Teminat aracın hasar telafisi için ödenir . Bu türdeki araçların aracın piyasa değerinin ödemesi yapılmayabilir . Bu durum sigorta sözleşmelerine göre farklılık gösterebilir .

Her iki türdeki hasarda da trafik kazası sonucunda hazırlanan raporlar , kazanın tutanakları ve kaza bilgileri Tramer sitemine kayıt edilir .

Pert kaydı ve hasar kaydı arasında diğer bir fark da sigorta kuruluşları tarafından hasar kaydı bulunan araçlara kasko poliçesi yapılır fakat pert kaydı bulunan araçlarda kasko poliçesine sigorta kuruluşları tarafınca sınır getirilebilir .

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

TRAFİK SİGORTASI VE HUKUKİ ÇÖZÜM

TRAFİK SİGORTASI


2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu(KTK) ile belirlenen Karayolları Motorlu Araçlar
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ,ya da yaygın bilinen adıyla trafik sigortası, en basit hâliyle
karayollarında gerçekleşen kazalarda meydana gelen zararların sigorta şirketlerince
giderilmesidir.Bu sigortanın yaptırılması devlet tarafından tüm araç sahiplerine zorunlu
tutulmuştur.Karşılanacak zararın kapsamına kişilerin maddi hasarları, tedavi ve vefat giderleri
girer. Belirlenen bir eksper tarafından kusur oranları, poliçe limiti göz önüne alınarak, kişilerin
hak kaybı yaşamasının da önlenmesi için bir rapor hazırlanır ve buna göre sigorta şirketinin
karşılayacağı tutarlar ve tazminatlar belirlenir.Kişiler bu işlem için sigorta şirketleriyle önceden
bir sözleşme yapar ve bu sözleşmenin süresi bir yıldır , her yıl yenilenmesi gerekir. Kişilerin
sigorta şirketleriyle yaptıkları bu sözleşmenin içeriği ise 14.05.2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel
Şartlar ile belirlenmiştir.


HUKUKİ NİTELİĞİ
Bu sözleşmelerin hukuki niteliği ise tartışamalıdır. Bahsedilen Genel Şartların tekdüze bir
şekilde tüm sözleşmelere uygulanması açısından Borçlar Kanununda yer alan genel işlem şartları
mı kabul edileceği yoksa idare tarafından hazırlanıp Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe
girmesi nedeniyle bir idari işlem mi olduğu açısından tartışmalara yol açmıştır.Çoğunluk görüşe
göre bu sözleşme bir genel işlem şartlı sözleşmedir çünkü taraflar sözleşmenin şartlarını sigorta
şirketi ile müzakere edemezler. İdare tarafından hazırlanıp Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe girmesi ise bunu bir idari işlem yapmaz, çünkü idari işlemlere karşı dava idareye
yönelik , idari işlemin iptali davası şeklinde açılır oysa trafik sigortasında olası bir uyuşmazlık
söz konusu olduğunda kişiler davaları doğrudan sigorta şirketlerine açarlar . Uygulamada sıklıkla
belirlenen tazminat giderlerinde anlaşılamaması gibi nedenlerle kişiler ve sigorta şirketleri
arasında uyuşmazlıkların yargıya taşındığı görülür.Yani trafik sigortası kanunen zorunlu olup,
sigorta sözleşmesinin içeriği yine idarece kanunla belirlenmekle birlikte, kişiler belirlenen kusur
ve tazminat oranlarında mağduriyet yaşadıklarında sigorta şirketine dava açmalıdır, bu yönüyle
idari işlemden ayrılır.


SİGORTA ŞİRKETİNE KARŞI AÇILAN DAVALAR
KTK ve Genel Şartlarda sürücülerin ve sigortacının bazı yükümlülükleri sayılmıştır.
Uyuşmazlığa konu olan durumlar genellikle bu yükümlülüklere uyulmamasından veya eksper
raporu sonucu belirlenen miktarda anlaşılamamasından doğar.


1.Sigorta Şirketinin Yükümlülüklerine Aykırı Davranması
 KTK m.101 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye’de kaza sigortası
dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri
zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler.
 Sigorta şirketleri poliçeleri yasaya uygun düzenlemekle yükümlülerdir, araç
sahiplerinin sorumluluğunu artıran veya azaltan sözleşmeler yapılamaz.Ayrıca zarar
görenlerin sağlık giderlerini ve maddi araç hasarlarını yine yasaya uygun oranlarda
karşılamakla yükümlüdürler.
Araç sahipleri bu şartların sağlanmadığı veya gereği gibi yerine getirilmediği gerekçesiyle
sigorta şirketlerine dava açabilirler.


2.Belirlenen Tazminatta Anlaşılamaması ve Sigorta Şirketinin Hasarı Karşılamaktan
Kaçınabileceği Durumlar
Sigorta şirketlerinin eksper raporu sonucu belirlenen hasar ve tazminat miktarlarının haksız
olduğunu düşünen ve itiraz etmek isteyen sürücülerin öncelikle yerine getirmesi gereken bazı
yükümlülükleri ve sigorta şirketlerinin tazminattan kaçınabileceği durumları kontrol etmesi
gerekir. Eğer tüm bu şart ve yükümlülüklere aykırılık olmadığı hâlde hâlâ belirlenen maddi
tazminatın uygun olmadığı düşünülüyorsa o zaman bu miktara itiraz edilmelidir.


A.Araç Sahibinin Yükümlülükleri
KTK madde 91 ,94 ve Genel Şartlar C1, C2,C3,B1,B4 maddelerinde sayılanlara göre genel
olarak araç sahibinin ya da kanundaki ifadeyle işletenin bazı yükümlülükleri vardır . Bunlar :
 Sözleşme yapma ve prim ödeme yükümlülüğü
 Kazaları ve açılan davaları sigortacıya bildirme, belge ve bilgileri iletme
yükümlülüğü
 İşletenin değişmesi durumunda bildirim yükümlülüğü
 Rizikoyu ağırlaştırıcı değişiklikleri bildirme yükümlülüğü
Araç sahiplerinin bu şartlara uymaması durumunda sigorta şirketleri tazminat ödemekten
kaçınabilirler.Bu nedenle öncelikle araç sahiplerinin bu şartları yerine getirmesi gerekir. Bunların
dışında sigorta şirketini sorumluluktan kurtaran bazı durumlar da kanunda sayılmıştır.


B.Sigortacıyı Sorumluluktan Kurtaran Durumlar
 Kazanın bir mücbir sebepten, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan
ileri geldiğinin sigorta şirketi tarafından ispat edilmesi durumunda sigortacı
sorumluluktan kurtulur. (KTK. m. 86)
 Araç sahibinin kendisinin uğradığı bedensel ve eşya zararları
 Araç sahibinin yakınlarının mallarına gelen zararlar
 Araçla taşınan eşyanın uğradığı zararlar
 Manevi zararlar
 Motorlu araç yarışı sırasında aracın uğradığı hasarlar da sigorta şirketinden talep
edilemez (KTK m. 92 )
Yukarıda sayılan araç sahibinin yükümlülükleri ve sigortacıyı sorumluluktan kurtaran
durumların varlığı halinde sigorta şirketleri hasarı karşılamaktan kaçınabilir, bu nedenle
öncelikle bu şartların somut olayda olup olmadığı kontrol edilmelidir. Araç sahiplerinin tüm
yükümlülüklerini yerine getirmiş olması ve sigorta şirketinin kaçınmasına neden olacak
yukarıdaki durumların da bulunmaması durumunda, araç sahipleri hukuki destek alarak bu
uyuşmazlığı yargıya taşıyabilirler. Böylece olası hak kayıplarını önleyerek kusur oranlarına
uygun bir şekilde hasarın sigorta şirketi tarafından karşılanması sağlanabilir.

SUDE AKBALIK/HÜSEYİN DOĞAN

SİGORTA TAHKİM KURULU KARARI

KASKO POLİÇELERİNDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARA İLİŞKİN KARAR

07.05.2021 Tarih ve K-2021\57781 Sayılı Hakem Kararı

OLAY VE TALEP

08.07.2020 tarihinde seyir halinde olan bir aracın , havanın yağışlı olması nedeniyle kavşağa girerken frene basması yüzünden bariyerlere çarpmış ve direksiyon hakimiyetini kaybetmiştir . Bu nedenle olayda maddi hasar yaşanmıştır .

Kaza yapılan araçta meydana gelen hasarın giderilmesi ilgili sigorta şirketinden istenmiştir .

Kaza yapan kişi Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuştur . Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurunun şartları olan : Sigortacıyla uyuşmazlığa düşen kişinin sigortacıya gerekli başvuruları yapmış ve olumsuz yanıt alması ya da sigorta kuruluşunun kendisine başvurulmasından itibaren on beş gün içerisinde yazılı cevap vermemesi halinde de komisyona başvurabilir . Bunlar Komisyona başvurunun şartlarını oluşturmaktadır .

TARAFLARIN ORTAYA KOYDUĞU İDDİALAR VE TALEPLER

DAVACI VEKİLİN İDDİA VE TALEPLERİ

Davacı vekili meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta oluşan zararın tazmininin yerine getirilmesini davalı olan Sigorta Kuruluşuna 09\07\2020 tarihinde başvuru yaparak istemiştir . Davacı vekili davalı sigorta kuruluşuna pek çok kez ulaşmaya çalışmış ve sonunda davalı sigorta kuruluşundan ret cevabı almıştır .  Bu ret kararı üzerine davacı vekili sigorta tahkim komisyonuna başvurmuştur . Fakat bu başvuruda başvuru formunu doldururken bazı noktaları eksik bıraktığı için davalı vekilinin başvurusu reddedilmiştir . Bunun üzerine davalı vekili başvuru formundaki eksiklikleri düzenleyip tekrar başvuru yapmıştır .

Davacı aracını tamir ettirmiş ve toplam hasar bedeli olan  69.516,00 TL’yi ödemiştir .  Fakat Kasko Kesin Ekspertiz Raporunda kazanın yukarıda yazıldığı şekilde ( 08.07.2020 tarihinde seyir halinde olan bir aracın , havanın yağışlı olması nedeniyle kavşağa girerken frene basması sonucunda bariyerlere çarpmış ve şoför direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza gerçekleşmiştir . )  gerçekleşmediği belirtilmiştir . Bunun üzerine davacı vekili bu rapora itiraz etmiştir . 

DAVALININ İDDİA VE TALEPLERİ

Davalı vekili ise kaza sonucunda arabanın hava yastıklarının açılmış olması rağmen sürücünün keyfi olarak kaza yerini terk etmesi , aracın fotoğraflarını çekmemesi , gerekli yerlere haber vermemesi , hastaneye gitmemiş olması gibi durumları göz önünde tutulması gerektiğini belirterek cezai işlemlere konu olabilecek birtakım olayları gizlediğini açıkça ispat etmektedir yönünde bir  savunma sunmaktadır . Ayrıca aracın hava yastıklarının açılmış olmasına rağmen yola devam etmesi sürücünün hasarının sigortanın teminatının dışına çıkmasına neden olmuştur yönünde bir açıklamada bulunmuştur . Bu iddiaların aksinin ispatını kazanın yaşandığı yeri sebepsiz bir şekilde terk eden araç sürücüsü ispat etmekle yükümlüdür .

Bağımsız eksper tarafından trafik kazası sonucu oluşan maddi hasarın KDV hariç 56.045,59 TL  olduğu belirlenmiştir . Davacının bu tutarı aşan tazminat isteği haksızdır . Davalı vekili bu şekilde bir savunma yaparak başvurunun reddedilmesine , vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı tarafça giderilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir .

GEREKÇELİ KARAR

Trafik kazasının Kara Araçları Kasko Sigortası Şartları hükmünce sigortanın kapsamında olduğu belirlenmiştir .

Aracı sigorta yaptıran kişinin zararın gerçekleştiği tarihten itibaren on beş gün içerisinde sigorta şirketine bildirim yapmalıdır .

Zorunlu durumlar haricinde hasarın gerçekleştiği yerde ve diğer şeylerde değişiklik yapılmaması gerekmektedir .

Trafik kazası sonucunda oluşan maddi zararın miktarının tahmini olarak belirtilerek yazılı olarak sigorta şirketine bildirilmesi gerekmektedir .

TAZMİNATIN BELİRLENMESİ

Aracı sigorta yaptıran kişinin bazı sorumlulukları bulunmaktadır . Bunlar : Aracın çalınması halinde yetkili yerlere başvurma , kaza sonucunda kaza ile ilgili bilgi ve belgeleri ilgili yerlere tespit ettirmeleri .

Aracı sigorta yapan sigorta şirketinin de bazı sorumlulukları bulunmaktadır . Bunlar : Sigorta şirketi sigorta yaptıran kişi tarafından kendisine trafik kazası sonucunda oluşan maddi hasarın miktarının bildirilmesi sonucunda on gün içerisinde inceleme yaparak sigorta yaptıran kişiye bildirmelidir .

Kasko Sigortası Genel Şartlarının Teminat Dışında Kalan Zararlar başlığında zorunlu haller  dışında ve aracın sürücüsünün kimlik tespiti yapılmasının engellenmesi maksadıyla trafik kazasının olduğu yerden ayrılması teminatın dışarısında sayılmıştır .

Trafik kazası sonucunda kaza yapan kişi mevzuat hükümlerine aykırı davranarak olay için rapor ve tutanak tutturmamış , rizikonun gerçekleştiği yeri terk etmiş ve diğer yapması gerekenleri yapmayarak trafik kazasının nasıl ve hangi koşullarda gerçekleştiğini , kim sürücüyken kazanın gerçekleştiği gibi yanıtlanmasının gerekli olduğu soruların cevapsız kalmasına neden olmuştur .  Bu nedenle sigorta şirketi tarafından bunların aksinin ispatlanmasını istemek hakkaniyete uygun değildir .

Tüm bu noktalar göz önünde bulundurularak  somut olayda sigorta yaptıran kişinin başvurusunun öncelikli olarak davacı tarafın iddialarının ispatını kanıtlamaları gerekmektedir . Ve sonra da ispatlanmış bu iddiaların sigorta şirketi ile yaptığı sözleşmenin kapsamında bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir . Davacı tarafın dosyaya sunduğu delillerin bu çerçevede gerçekleştiğinin ispatının elverişli olmaması nedeniyle davanın ve başvurunun reddine karar verilmiştir .

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

MALULİYET TAZMİNATI


MALULİYET TAZMİNATI
İlk olarak maluliyetin tanımını yaparak başlayabiliriz . Maluliyetin kelime anlamı kişinin sakatlık geçirmesi ve vücuttaki sakatlığıdır . Maluliyet tıp terminolojisinde ise engellilik kavramını karşılamaktadır .
Türk Borçlar Kanununda maluliyet tanımı çalışmaya gücü olmamak şeklinde açıklanmıştır .
Maluliyetin anlamına derinlemesine bakarsak kişinin kaza geçirmesi ya da hastalık geçirmesi durumunda vücudunda oluşan hareketlerindeki kısıtlama hali , vücudunun işlevselliğinde olan azalma ve yetersizliktir. Kişinin vücudunda sahip olduğu organların ve sahip olduğu sistemlerin tam kapasiteyle çalışması durumunda kişi sosyal hayatını yaşamada bir zorlukla karşılaşmaz .
Maluliyet oranı ise kişinin sahip olduğu bu vücut sağlığında ve bütünlüğünde eksiklik meydana gelmesi sonucunda bu eksikliğin oranını oluşturur .  Kişinin vücut fonksiyonlarında bu oranın yüzde yirmi ve üzerinde eksiklik  olması halinde sosyal hayatında sıkıntı çekmesi beklenmektedir .
Maluliyetin çeşitleri bulunmaktadır : kalıcı , geçici , tam ve kısmi .  

MALULİYET NEDENLERİ
 1 – Doğumsal hastalıklar
 2 – Kişinin gelişmesine engel bozukluklar
 3 – Kişinin hastalık ya da meslek hastalığı geçirmesi
 4 – Kişinin kaza geçirmesi
 5 – Kişinin kasıtlı olarak yaralanması
 6 – Vücut yapılarında eksilme ya da bozukluğa neden olan tıbbi uygulama hataları

MALULİYET TAZMİNAT HESAPLAMASI
Maluliyet tazminatının hesaplanmasında : kusur durumu , maluliyet durumu , gelir durumu ve indirim durumu gibi kriterler göz önüne alınarak hesaplanır .
Maluliyet tazminatı hesaplaması , meslekte kazanma gücü oranı ve çalışma gücü farklı durumlarda ve mevzuatlara göre farklılık gösterecek şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu ( SGK ) tarından tespiti uygulama alanı bulur .
Kanun ve yönetmeliklerdeki ilgili mevzuatta belirlenen oranlar göz önünde tutularak sürekli iş göremezlik ödeneği uygulama alanı bulur . Fakat oranın altında kalan raporlar için kişilere iş göremezlik ödeneği bağlanması söz konusu olamaz .
Kişinin maluliyet tazminatı alabilmesi için : kusurlu yönden uygun olmayan ve kusurlu bir fiil sonucunda mağdur olması  , sıfır oranında bir sağlık raporu varsa sürekli iş göremezlik ödeneği alır .

İLGİLİ MEVZUAT
28 Eylül 2021 terih ve 31612 satılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlülüğe girmiş olan  Maluliyet ve Çalışma Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uygulanmıştır . Aynı şekilde bu yönetmelik Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğini ilga etmiştir . Lakin Maluliyet ve Çalışma Kaybı Tespiti İşlemleri Tönetmeliği yürürlülüğe girmeden daha önce maluliyet durumunun tespiti isteğinde bulunulduğunda sigortalı ile bu kişilerin hak sahiplerinin itiraz ve kontrol işlemleri için yürürlülükten kaldırılan Maluliyet Tespiti Yönetmeliği uygulanacaktır .
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlülük alanı bulur.
Bunun dışında aşağıda sayılan yönetmelikler de uygulama alanı bulur.
–          Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı ve Çalışma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği 4A ve 4B sigortalıların maluliyet durumunun tespiti için
–          Emniyet Teşkilat Sağlık Şartları Yönetmeliği İçişleri Bakanlığı Genel Müdürlüğü kapsamında çalışan personeller
–          Türk Silahlı Kuvvetler Sağlık Yönetmeliği 4C sigortalılarının maluliyet tespiti için ve Türk Silahlı Kuvvetleri (  TSK )bünyesinde görev yapan sivil ve askeri personeli ile askerlik görevi yapan kişiler için
–          5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine dair çıkarılan bir kanun dahilinde görevli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bağlı olan Koruma Güvenlik görevlileri için Özel Güvenlik Hizmetlerince dair kanunun uygulama alanı bulmasına dair hakkındaki yönetmelikteki sağlık koşulları baz alınır .

TRAFİK KAZASI SONUCUNDA İSTENECEK MALULİYET TAZMİNATI
Trafik kazalarının sonucunda kişinin vücuduna kullanamaması sonucunda yani maluliyet nedeniyle tazminat istemesidir . Kaza sonucunda mağdur olan kişinin uğradığı zarar maddi ya da manevi olabilir .
Trafik kazası sonucunda mağdur olan kişi maluliyet tazminatında bulunabilmesi için maluliyet raporunun alınması gerekmektedir . Raporun hazırlanması sonucunda yanlışlık yapıldığı düşünülüyorsa İl Sağlık Müdürlüklerine başvuru yapılabilir . Bu cevabın bekleme süresi on beş gündür . On beş gün içerisinde kişi cevap alamazsa dava açabilir . Eğer on beş gün içerisinde kişiye ret cevabı verilirse de kişi dava açabilir .
Maluliyet raporu Adli Tıp Kurumundan alınılır . Fakat Adli Tıp Kurumundan rapor alınabilinmesi için öncelik olarak savcılık ya da mahkemeden talep alınması gerekmektedir . Bu işlemlerin yapılması sonucunda maluliyet raporu alınmakta ve maluliyet oranına bağlı bir şekilde tazminatın miktarı belirlenmektedir .

ON SEKİZ YAŞINDAN KÜÇÜKLERİN MALULİYET HESABI

On sekiz yaşından küçüklerin trafik kazası geçirmesi sonucunda engelli kalması halinde bilirkişiler çocuğun gelire sahip olmaması nedeniyle on sekiz yaşına kadar tazminat hesaplamazlar ve kişi on sekiz yaşına geldiğinde ise askeri ücretle çalışacağı varsayımına dayanarak bir tazminat hesaplarlar . Kanımızca bu doğru yönde bir karar değildir . Çünkü on sekiz yaşından küçük her ne kadar çalışmıyor olsa bile sakatlığın getirdiği durum nedeniyle günlük hayatında daha fazla efor harcamak mecburiyetindedir . Bunun da göz önünde tutularak tazminat hesabının yapılması bizce hakkaniyete daha uygun bir karar olur .

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI
GENEL OLARAK
Geçici iş göremezlik , kaza geçiren kişinin kalıcı olarak çalışma gücünden mahrum kalmaması durumunda söz konusu olmaktadır . Kişinin iyi olana kadar işte çalışamaması ve bundan kaynaklı iş ve kazanç kaybına uğramasıdır .
Türk Borçlar Kanununun 54 . Maddesi hükmünce tedavi giderleri , kazanç kaybı , çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar , ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar bedensel zararları oluşturmaktadır .
İş göremezlik tazminatının kapsamının belirlenmesinde davacının gelirinin belirlenmesinin yanında davacı tarafın yaralanması sebebiyle görmüş olduğu tedavilere göre iyileşme süresinin ve çalışma gücünden mahrum kalmasının da tespit edilmesi gerekmektedir .
Geçici iş görememe sigortalı işçinin iş kazası geçirmesi sonucunda ya da meslek hastalığına yakalanması durumlarında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafınca müfettiş görevlendirilir ve Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde iş kazası dosyası açılır . İş kazası sonucu tedavi gören kişinin sağlık kurulu raporlarında yazılan istirahat süresinde kişinin kalıcı olamayacak şekilde çalışamaması durumuna geçici iş göremezlik denir . İş kazası geçiren kişinin kaza sonucunda almış olduğu sağlık raporlarında yazılan süreler boyunca kişi çalışamamakta ve kazanç kaybı yaşamaktadır . Yaşanan bu gelir kaybı için sağlık raporlarında bahsedilen süreler boyunca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kişiye geçici iş göremezlik ödeneği verilir .
Geçici iş görmezlik tazminatı Türk Borçlar Kanunu 54 . Maddesinde geçen kazanç kaybı zararları içerisinde yer almaktadır. Bu maddede geçen kazanç kaybı zararı, bedensel olarak zarara uğrayan kişi eğer bu zarara uğramamış olsaydı bu kişinin elde etmesi muhtemel olacak olan kazançların kaybedilmesini ifade eder . Kazanç kaybı bu nedenle geçici niteliktedir ve geçmişe yöneliktir .
Türk Borçlar Kanununun sistematiğinde geçici iş görmezlik kazanç kaybı kapsamında değerlendirilmiştir . Buna göre kaza yapmış kişinin kalıcı olarak sakat kalması söz konusu olmayıp bir süre tedavi görmesi nedeniyle iyi olana kadar çalışamaması halinde iş ve kazanç kaybına uğrar .
Geçici iş görememe tazminatı yalnızca kaza sonucunda yaralanma halinde çalışamayıp elde edilemeyen kazancı kapsar .
On sekiz yaşından küçükler için de , aktif olarak çalışanları için , geçici iş göremezlik zararı istenebilir .

TRAFİK KAZASINDA GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI
Sigorta kuruluşları tedavinin güvencesi kapsamında geçici iş görememeden sorumludurlar . Kaza geçiren kişinin tedavi görmesi ve iyi olana kadar çalışamaması ve bu yüzden iş ve gelir kaybına uğraması trafik kazalarında geçici iş göremezliktir . Geçici iş göremezlik süresi sadece hastanede görülen tedavi süresini kapsamaz aynı zamanda iyileşme süreci de bu sürenin içerisinde sayılmaktadır .

GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATININ HESAPLANMASI İÇİN İSTENEN BELGELER ( TRAFİK KAZALARINDA )
Kaza tarihi , resmi olan kaza tespit tutanağı
Tedavi gören kişi yani mağdur için geçici iş görmezlik talebinde hastane sağlık raporu
Tedavi gören kişi yani mağdura ait güncel olan vukuatlı nüfus kayıt örneği
Tedavi gören kişi mağdura ilişkin , kişinin gelirini ispatlayan Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü , vergi beyannamesi , bordro vb. belgeler.

GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ
Kişinin ilgili sağlık kuruluşlarından aldığı bir sağlık raporu sayesinde , sürekli olmamak üzere çalışamaması kaynaklı gelirinde haftalık ya da aylık bir eksilme gerçekleşir . Bu kazanç kaybının telafisi için de geçici iş göremezlik ödeneği verilir . 
Geçici iş görememe ödeneği Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bazı hesaplar yapılarak kişilere anlaşmalı banka vasıtasıyla istirahat için verilen rapor süresinin sonunda ödenir.

GEÇİCİ İŞ GÖRMEZLİK ÖDENEĞİNİN HESAPLANMASI
Sosyal Güvenlik Kurumu işçilerin almış oldukları raporları üçüncü gününden başlamak üzere bir ödenek ödemektedir . Yani işçi bir – iki günlük bir rapor almış olsa bile Sosyal Güvenlik Kurumu bu bir – iki günlük raporların ödemesini gerçekleştirmiyor . Üç günlük bir rapor alan bir işçinin ise bir günlük rapor ödeneğini ödüyor . Mevzuatta işçilerin geçici iş görememe ödeneği hesaplanırken ayakta bir tedavi durumundan kaynaklanan bir rapor mu yoksa yatarak tedavi durumundan kaynaklanan bir rapor mu diye ayrım gözetmiştir . Bu tazminatı bedeli hesaplanırken de işçinin rapor almadan önceki son üç aylık Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen SİPEK ( sigortalı primi esas kazanç ) durumuna bakılıyor . Son üç ay içerisindeki bildirilen primi esas kazancın ortalaması alınıyor ve bir günlük kazancı neyse bu bir günlük kazancı üzerinden bir oranlama yapılıyor .
Ayakta tedavilerde işçinin günlük kazancı üçte ikisi , yatarak tedavilerde de günlük kazancının yarısı tutarında bir ödenek hesaplanıyor .
Eğer ki işçi iş kazası ya da analık durumundan dolayı bir rapor almış olduysa bu gibi bir durumda da geçici iş göremezlik ödeneği bu kişinin üçüncü gününden itibaren değil almış olduğu raporların ilk gününden başlamak üzere Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenecektir .

HÜSEYİN DOĞAN
HASAR TAZMİNATI

HASAR TAZMİNATI

Trafik kazası sonucunda araçlarda oluşan hasarlar maddi zararlara sebep olur ve bu hasarın tazminatını almaya mağdur olan kişi hak kazanır . Trafik kazası hasar tazminatı için pek çok şart bulunmaktadır . Kazada en az bir motorlu aracın bulunması , kazada yaralanma ya da ölüm gibi durumların meydana gelmesi trafik kazalarında hasar tazminatının şartlarını oluşturmaktadır . Zarardan kastedilen yalnızca fiziksel zarar değildir . Kişinin malına zarar gelmesi de hasarı içerisinde barındırmaktadır .

Trafik kazalarında hasar büyük olabileceği gibi küçük de olabilmektedir . Hasarın boyutu arttıkça maddi kayıp da o kadar artmaktadır .

Trafik sigortalarında hasar tazminatı evrak tamam olduktan sonra kırk beş gün içerisinde sigorta şirketi tarafından size ödenir . Bu evraklar : ruhsat fotokopisi , ehliyet fotokopisi , eğer yaralanmalı bir kaza değilse kaza tespit tutanağı ve kazanın fotoğraflarıyla beraber sigorta şirketine gönderilir ve kırk beş gün içerisinde sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödemesi yapılır .

Trafik sigortası teminatları maddi zararlar , bedeni hasarlar ve vefat şeklinde toplam da üç farklı grupta değerlendirilir .

TRAFİK KAZASINDA HASAR TAZMİNATI NE ZAMAN TALEP EDİLEBİLİR ?

Trafik kazalarındaki hasar tazminatlarında araçların evrakı da önemlidir . Evrakın eksik olması durumunda trafik kazalarındaki hasar tazminatı davalarında süreci olumsuz yönde etkiler .

Hasar tazminatında araç değer kaybını gösteren rapor diğer evraklardan daha önemli olarak göz önünde bulunmaktadır . Trafik kazası sonucunda tazminat davası açıldığında aracın sahibi araç değer kaybettiği için maddi zarara uğrar . Bu nedenle trafik kazası yaşayanlar uğradıkları zararın giderilmesi için yasal süreç başlatmış olmalılar .

Unutulmaması gereken bir diğer hususu da eğer kaza sonrasında sigorta kuruluşuyla bir anlaşma yapılırsa kişinin tazminat hakkı biter .

BEDENİ HASAR TAZMİNATI

Trafik kazası sonucunda kişinin bedeninin hasar görmesi sonucundan dolayı alınan tazminat türüdür . Trafik sigortası ya da kasko poliçelerinde bulunan bedeni hasarlara karşı teminatlar kapsamında trafik kazasında mağdurlara karşı ödenen tazminat türüdür .

Sigorta poliçesi bedeni hasar teminatının ödenecek olan üst limiti yazmaktadır . Trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin tedavi masrafları ya da ölen kişinin ölmeden önceki gördüğü tedavi masrafları bu limit içerisinde yer almaktadır .

Trafik kazası sonucunda sakat kalan kişinin sakatlığından kaynaklanan kayıplar ya da ölen kişinin ölmüş olmasından kaynaklanan kayıplar bu kişinin haline göre hesaplanmaktadır .

Trafik kazası sonucunda ölüm halinde ilk olarak ölen kişinin sonra da destekten yoksun kalan kişilerin gelirlerinin belirlenmesi gerekir . Bunun belirlenmesi için de özellikle detaylı bir şekilde nüfus kaydı örneği gibi belgelere ihtiyaç vardır .

TAZMİNAT BAŞVURUSU NASIL YAPILIR ?

Trafik kazası hasar tazminatı başvuruları noter aracılığıyla ya da iadeli taahhütlü şekilde sigorta kuruluşlarının ana merkezlerine yapılması gerekmektedir . Kaza tespit tutanağı , kamera kayıtları ve görgü tanıkları gibi kazanın oluşumuna ilişkin her türlü delil trafik kazası hasar tazminatı başvurusunun içeriğinde bulunması gereken belgelerdir . Bu belgelerin dışında taleplerin ne olduğu ile ilgili detaylı bir anlatımı içeren dilekçe de yazılmalıdır . Hastane tedavi bilgileri , faturalandırılan masraflar gibi bir talep sonucuna yönelik belgelerin de sunulması gerekmektedir .

Trafik kazası sonucunda kişinin ölmüş olması durumunda ise mirasçılık belgeleri ve destekten yoksun kalacak olan kişilerin net bir şekilde belirlenebilmesi noktasında detaylı nüfus kayıt örneklerinin de olması gerekmektedir . Bu belgelerin hepsinin toplanıp ana merkeze gönderilmesi gerekmektedir .

Trafik kazası sonucunda alınan tazminatın tutarı kişileri tatmin etmediyse tekrar başvuru yapabilirler . Tekrar başvurmaları halinde de bir sonuç alamazlarsa tahkime gidebilirler ya da dava açma yoluna başvurabilirler .

SİGORTAYA BAŞVURU ZORUNLU MUDUR ?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükmünce sigorta şirketlerine başvuru zorunludur . Başvuru dava ve tahkim öncesinde yapılmalıdır . Başvurudan sonraki on beş gün içerisinde şirketin ödeme yapması gerekmektedir ya da bu on beş günlük süre içerisinde cevap verilmesi gerekmektedir . Eğer başvuruya karşılık cevap verilmezse ya da ödeme yapılmazsa dava açabilme hakkı ve tahkime gidebilme hakkı doğmaktadır .

KAZA SONRASINDA BEDENİ HASAR TAZMİNATI NIN ALINMASI İÇİN 5 ÖNEMLİ HUSUS BULUNMAKTADIR

 1 – Sigorta türüne göre hangi evrakın toplanmasının gerektiğini belirlemek .

 2 – Toplanan evrakların tam ve eksiksiz olması gerekmektedir .

 3 – Başvuru dilekçesinde iletişim bilgilerinin , posta adreslerinin ve telefon bilgilerinin eksiksiz olması gerekmektedir .

 4 – Başvuru dilekçesinde muhakkak surette iban numarasının eklenmesi gerekmektedir . İban numarası yoksa ödeme yapılamaz ve dosya açıkta kalacaktır .

 5 – ilk dört maddede sayılan evrak tam olarak toplanıp başvuru dilekçesi eksiksiz hazırlandığı taktirde iade taahhütlü bir postayla bu evrak gönderilir ve ödeme alınır .

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

Hemen Ara