Search for:
INSURANCE ARBITRATION COMMISSION
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU

Sigorta tahkim komisyonu, sigorta sözleşmelerinden ve bunlara ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için
yapılan başvuruları değerlendiren komisyondur. Sigorta sözleşmeleri sigorta yaptıran kişi ile sigorta
kuruluşu tarafından yapılan bir sözleşmedir ve bu sözleşmeler kural olarak belirli bir şekilde
yapılmazlar.
Sigorta tahkim komisyonunun tercih edilmesindeki en büyük avantaj dava açılmasında göre daha
ucuz ve zor olmayan bir yöntem olmasıdır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ( Özellikle 30. Madde), 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk
Borçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulama alanı bulmaktadır.
Sigortacılık tahkimi zorunlu bir yol olmayıp isteğe bağlıdır. Uyuşmazlığı çözmek için Sigorta Tahkim
Kurulu tarafından hakim belirlenir ve komisyonun vermiş olduğu karar mahkeme kararı niteliğindedir.
Uyuşmazlığın Komisyona gidebilmesi için sigortacıyla uyuşmazlığa düşen kişinin sigortacıya gerekli
başvuruları yapmış olması ve olumsuz yanıt alması gerekiyor veya sigorta kuruluşunun kendisine
başvurulmasından itibaren on beş gün içerisinde yazılı cevap vermemesi halinde de komisyona
başvurulabilir.
Tahkime başvurabilmek için uyuşmazlığın mahkemeye, Tüketici Hakem Heyetine ve kanundaki diğer
hallerdeki tahkime gelmemiş olması gerekir.
Komisyona başvurabilmek için uyuşmazlığın, sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olduğu tarihten
önce olmaması gerekmektedir.
Uyuşmazlık için Komisyona yapılan başvurunun form doldurularak yapılması zorunludur.
Sigorta Tahkim Komisyonuna sigorta yaptıran kişi ya da yapılan sigortadan bir menfaati olan kişiler
başvuru yapabilir.
Sigorta şirketlerinden tahkim sistemine üye olmak isteyenler bunu yazılı olarak Komisyona
bildirmeleri gerekir. Sigorta tahkim sistemine üye olana şirketlerle uyuşmazlığa düşenler yapmış
oldukları sözleşmede tahkime gidebileceklerine dair özel bir madde olmasa dahi tahkimden
yararlanabilirler.

Sigorta Tahkim komisyonu; komisyonun merkezine, başvuru yapan kişinin ikametgahının olduğu yere veya rizikonun
gerçekleştiği yerdeki büroya başvuru yapılabilir. Başvuru bizzat sigortacıyla uyuşmazlığa düşen kişi
tarafından yapılabileceği gibi vekili tarafından da yapılması mümkündür.
Sigorta tahkim komisyonuna başvuru belli bir süreye tabi tutulmamıştır. Ancak Türk Borçlar
Kanunundaki genel zamanaşımı olan on yıl burada da geçerlidir. 15.01.2022 tarihi itibariyle
Komisyona yapılan başvurular sadece online üzerinden kabul edilmektedir.
Tahkim başvurusunda gereken belgeler: Başvuru formu, sigorta yaptıranın sigorta kuruluşundan
aldığı olumsuz cevap yazısı ve sigorta kuruluşunun kendisine başvurulmasından itibaren on beş gün
içerisinde yazılı cevap vermediğini ispatlayan belge başvuruda bulunması gereken temel belgelerdir
ayrıca Komisyon ek belgeler talep edebilir.
Başvuru miktarı başvuru ücretine göre artış göstermektedir. 5000 TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda
100 TL, 5001 TL – 10000 TL arasında 250 TL, 10001 TL – 20000 TL arasında 350 TL ve 20001 TL’den
fazla olan uyuşmazlıklarda ise başvuru ücreti uyuşmazlığın %1.5’udur.
Yapılan başvuru ilk olarak raportör tarafından incelenir. Raportörün yapacağı bu inceleme daha çok
başvurunun şekil şartına uygun olup olmadığıyla ilgilidir. Raportör on beş günde yapacağı
incelemeleri tamamlar ve uyuşmazlığın esasına göre karar veremediği için sigorta hakemine gönderir.
Hakemler, sigorta hakem listesinden Komisyon tarafından seçilir. Sigorta uyuşmazlığının 15000
TL’den fazla olması halinde heyet oluşturulması gerekmektedir. Hakemlerin göreve başladıkları
tarihten itibaren dört ay içerisinde karar vermeli gerekir. Dört ay içerisinde hakemlerin karar
vermemeleri üzerine ihtilaf mahkeme tarafından çözülür.
Komisyonun önüne gelen, 5000 TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda Komisyonun verdiği karar kesindir,
itiraz edilemez. Uyuşmazlığın 5000 TL – 40000 TL arasında olması durumunda bir kereliğine
Komisyonun verdiği karara karşı itiraz edilebilir fakat bunun on gün içerisinde yapılmış olması gerekir.
40000 TL’den fazla olan uyuşmazlıklarda ise itiraza karşı verilen kararı taraflarca temyiz edilebilir.
ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI

ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda ölen kişinin trafik kazasının işlenmesinde herhangi bir kusuru olmadığı durumlarda ölen kişinin yakınları trafik kazasına neden olan kişiden tazminat talep etme hakkına sahiptir .
Trafik kazası sonucunda kişinin ömür boyunca çalışamayacak hale gelmesi de ölümlü trafik kazası adı altında yer alır .
Ölen kişinin yakınlarının isteyeceği tazminat genel olarak maddi tazminat ve manevi tazminat olarak ikiye ayrılmaktadır .
Ölümlü kazalarda tazminat ilk olarak trafik kazasını yapan şoföre karşı açılır . Fakat trafik kazasına neden olan şoför bir şirket çalışanıysa o şirkete karşı da dava açılabilir . Bu tazminat türünde davayı açmaya yetkili kişiler ise ölen kişinin birinci dereceden yakınlarıdır .

YARALANMA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda kişide yaralanma olması durumunda ise mağdur olan , yaralanan kişinin kusurunun olmaması ya da az kusurunun olması durumlarında trafik kazasına neden olan ya da kazanın oluşmasında kusuru daha büyük olan kişiden tazminat talep edebilir . Bu tazminatın amacı mağdur olan , yaralanan kişinin mağduriyetini giderebilmektir .
Karayolları Trafik Kanunu Madde 97’de trafik kazası sonucunda zarar gören kişi zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı da dava açılabilir hükmü yer almaktadır .
Trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin isteyeceği tazminat tutarının belirlenmesinde bazı kriterle göz öne alınmaktadır .  Buna göre mağdur olan , yaralanan kişini aylık gelir , yaşı , kazadaki kusur oranı ve kaza sonucunda oluşan sakatlanmasının derecesi gibi ölçütler dikkate alınır .

TAYYİP TAŞKAN

İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI

            

 İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI NEDİR?

Normal yaşamda meydana gelecek bir trafik kazası sonucu oluşan hasarların karşılanması noktasında kimi durumlarda trafik sigortasının söz konusu limitini aştığını ve fazlasıyla zorladığını görebiliriz. Bu limit aşmanın çoğu zaman maddi olarak ele alınmasının yanında hayati durumlar için de söz konusu olduğu durumların varlığını göz ardı edemeyiz. Bu durumlar göz önüne alındığında gerçekleşen bir trafik kazasında hasar veya kusur bulunan hallerde hasara neden olan kusurlu kişinin veya kişilerin kendilerinin karşılamaması için bu hasarları karşılaması için yapmış oldukları bir sigortadır yani kısaca İhtiyari Mali Mesuliyet bir sigorta çeşidi olarak önümüze çıkmaktadır. Bu sigorta çeşidini genellikle kasko poliçelerine ek bir şekilde yaptırabilmekle beraber trafiğe çıkan her aracın ve araç sahibinin yaptırması gereken zorunlu trafik sigortasının karşılayamadığı veya karşılama yükümlülüğü kapsamının dışında bulunan hallerdeki karşılanması gereken hasarları kendi poliçesinde belirlenmiş sınırlar dahilinde karşılamakta olan bir sigorta türüdür. Bu sigorta türü aynı zamanda sigortalı olan kişiyi hem haklı taleplere karşı hem de haksız taleplere ve iddialara karşı koruma yükümlülüğü bulunan bir sigortadır. Sigorta bu kapsamlı yönüyle sigorta yaptıracak kişilerin tercih etmesini kolaylaştırmaktadır. İhtiyari mali mesuliyet sigortası yalnızca ülke içinde yani Türkiye sınırları içerisinde geçerli olan bir sigorta türü olmakla beraber bu sigortanın şartları ve kapsadığı sorumlulukların içinde manevi tazminat durumları da yer almaktadır fakat manevi hasarlar maddi hasarlar gibi net ve kolay bir şekilde ölçülemeyeceği için ayrı olarak teminatlarda yer almalı ve belirtilmiş olmalıdır. Doğal olarak teminatlarında manevi tazminatı belirten sigortalarda ekstra bir durum olmasından kaynaklı olarak maddi farklılıklar da ortaya çıkmaktadır. Hukukta yapılacak olan her sözleşme gibi İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası sözleşmesi ve şartları da sigortacı taraf tarafından sigorta yaptıran kişiye açık ve belirli şekilde anlatılmalı ve tüm durumlar sigorta yaptıracak kişiye açıklanmalıdır. Daha kapsamlı olarak bu sigortaya yaklaşacak olursak incelediğimizde sigortanın söz konusu aracın sahibinin 3. kişilere verdiği zararları karşıladığını Bunun dışında trafik kazası sebebiyle oluşturulmuş olan fiziki ya da maddi hasarların zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanmayan zorunlu trafik sigortası kapsamına girmeyen durumlarının karşılanmasını sağlayan bir sigorta olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeplerden kaynaklı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının zorunlu trafik sigortasına göre çok daha kapsamlı bir sigorta türü olduğunu ve sigortalı kişiye tıpkı zorunlu trafik sigortası gibi sigortalı oldukları sürece bu sigortadan yararlanıp destek alarak trafik kazası ya da sigorta kapsamına giren bir olayla ilgili yarar sağlar. Bu kapsamı nedeniyle İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası sigortalı kişi tarafından oldukça kapsamlı ve kurtarıcı bir sigorta olarak görülmektedir. Bu sigorta kapsamında 3. Kişilerin ölümü, yaralanması ya da sağlık yapılarının bozulması ya da ‘’şey’’lerine yani mallarına gelen zarar kapsamında bu zarara yol açan sigortalının İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında mevzuat hükümlerinin incelenerek ve mevzuatın dışına çıkılmayacak şekilde karşılanabilmektedir.

İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI VE ZORUNLU TRAFİK SİGORTASI

Zorunlu trafik sigortasının trafik kazalarında yalnızca maddi hasarları gidermesi ve kapsam olarak yeterince geniş olmaması fakat İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının zorunlu trafik sigortasına göre kapsam olarak çok daha geniş ve maddi hasarların yanına manevi ve fiziki hasarları da onarması ikisi arasında bu yönden yani esasında kapsam yönünden önemli bir fark içermesine yol açarken iki sigortada da yararlanan sigortalı sigorta süresi boyunca yararlanabilmektedir ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kasko sigortasının ek teminatıyla yapılabildiğinden o da zorunlu trafik sigortası gibi 1 yıllıktır farklılıklara rağmen bu yönlerden de ortak özellikler barındırırlar.

İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASINDAN NASIL YARARLANILIR?

Sigortalı şahıs zorunlu trafik sigortasını yaptırdıktan sonra gerçekleşmiş ve içerisinde bulunduğu trafik kazası durumunda bu zorunlu trafik sigortasının karşılama yapmayacağı ve kapsamı içine almadı hasar ve kusur durumlarında limit olarak en az 5 iş günü içerisinde durumunu sigorta şirketine bildirmesi gerekir. İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası her bir araç başına teminat sunmakta olmakla beraber motorlu araçların karışmış olduğu kazalarda hasar ve zararların tazmini ile ilgili talepler karşılığında zarar görmüş olanın zarar ve kusur sahibi olan yani tazminat yükümlülüğü bulunan kişinin öğrenmiş olduğu tarihten itibaren başlamakla birlikte 2 yıl ve herhalde kaza gününden itibaren 10 yıl içinde başvuru yapmakla yükümlü olup aksi takdirde durum zamanaşımına uğrayacaktır.

HÜSEYİN DOĞAN

DISABILITY RATE
WHAT IS THE DISABILITY RATE?
First of all, the term "disability" refers to the condition of being disabled and to a physical impairment. Medically, the term "disability" is used interchangeably with the concept of "handicap."
Under the Turkish Code of Obligations, disability is defined as the inability to work.
Disability refers to a state of limitation, impairment, or reduction in bodily integrity resulting from an accident or illness. When the organs and systems of our body function fully and at 100% capacity, a person experiences no difficulty in maintaining their social life.
The percentage of deficiency in a person’s physical integrity—which is considered complete, intact, and at 100%—is defined as the disability rate. If there is a deficiency of 20% or more in a person’s bodily functions, it is expected that they will face difficulties in their daily life.
Disability can be permanent, temporary, total, or partial.
Total disability: In this case, as a result of an accident or illness, the individual cannot perform bodily functions independently and loses the basic abilities necessary to live their daily life.
Partial disability: In this case, as a result of an accident or illness, there is a functional impairment in one or more of the individual’s organs. Such as the loss of limbs like arms or legs.
Permanent Disability: In this case, an accident or illness results in a permanent injury or damage to the body that will last for the rest of the person’s life.
Temporary Disability: In this case, an accident or illness results in a treatable injury or damage to the body.
DOCUMENTS GENERALLY REQUIRED IN DISABILITY FILES BY ILLNESS
1- Medical records from the date of the incident,
2- Documents related to treatments received after the incident,
3- Original X-rays,
4- Social Security Board reports (for work-related accidents),
5- The entire criminal investigation file,
6- Medical documents indicating the current condition,
7- The person’s occupation and age.

WHERE AND HOW IS A DISABILITY REPORT OBTAINED?
A medical report establishing disability can be issued at state university hospitals, Ministry of Health Training and Research Hospitals, and Military Hospitals. If such hospitals are not available, this type of medical report can be obtained from State Hospitals. To obtain a report from the hospitals listed above, you must have a referral letter issued by the Social Security Provincial or Central Directorate.
The medical board reports prepared as a result of this referral are sent, along with other documents, by the Social Security Provincial or Central Directorate you are affiliated with to the relevant Institution’s Medical Board for review. The disability file reviewed here may be accepted or rejected. Alternatively, an interim decision may be issued.
You can obtain the result from the Social Security Provincial or Central Directorate where you applied.
If the initial medical board report issued following the referral is deemed insufficient or incomplete, the relevant medical board issues an interim decision. During this period, you will be asked to complete any missing information or documents in the file.
If the claim is rejected on the grounds that the applicant has lost 60% of their work capacity, the Social Security Provincial or Central Directorate under whose jurisdiction the applicant falls may submit a written request for the medical board report to be reviewed once by the High Medical Board. If an objection is filed against this decision, an opinion may be sought from the Faculty of Medicine Councils or the Forensic Medicine Institution.
The criteria for determining who is considered disabled are regulated in Article 53 of the Social Insurance Law. Accordingly:
Based on the review of medical reports and supporting medical documents issued by institutional hospitals, if it is determined that the individual has lost at least two-thirds of their working capacity,
If the medical report prepared following an examination conducted pursuant to Article 34 of the Social Insurance Law states that the individual has lost at least two-thirds of their working capacity,
If it is determined by the relevant health institutions that the insured person has lost at least 60% of their earning capacity as a result of a work-related accident or occupational disease, the insured person is considered disabled.
The determination of the disability rate, which is established by utilizing tables prepared by taking certain factors into account, is referred to as the disability rate.

HÜSEYİN DOĞAN
COMPREHENSIVE, THIRD-PARTY LIABILITY, AND MANDATORY LIABILITY INSURANCE
THE RELATIONSHIP BETWEEN COMPREHENSIVE INSURANCE, CO-INSURANCE, AND MANDATORY LIABILITY INSURANCE

WHAT IS COMPREHENSIVE INSURANCE AND WHAT ARE THE DIFFERENCES BETWEEN IT AND MANDATORY TRAFFIC INSURANCE
Unlike mandatory traffic insurance, comprehensive insurance is a type of insurance that covers damage to the policyholder’s own vehicle resulting from an accident. Although it is sometimes confused with mandatory traffic insurance, unlike mandatory traffic insurance, it is not mandatory to purchase and there are no legal penalties for not having it. As mentioned above, while mandatory traffic insurance covers damages caused to the other party in an accident, comprehensive insurance covers damages to one’s own vehicle. In short, comprehensive insurance is a type of private insurance that provides coverage for the policyholder’s vehicle and protects against certain risks. These risks include traffic accidents and resulting damages, theft of the vehicle or attempted theft, as well as damages such as the vehicle catching fire, and personal injuries. Comprehensive insurance assumes full or significant liability for these damages—depending on the specifics of the incident—and ensures that such situations are covered. Another key difference from traffic insurance is the cost of comprehensive insurance. Since the premium framework for traffic insurance is standardized and determined by the government, comprehensive insurance premiums vary depending on the specific coverage limits and the circumstances covered. Because comprehensive insurance is a more comprehensive type of coverage compared to traffic insurance, it is more expensive when compared to the cost of traffic insurance. In terms of duration, however, they are similar; both types of insurance have a one-year term and must be initiated with the condition of annual renewal or payment.
SOVTAJ, SOVTAJ FEE, AND THE SOVTAJ PROCESS
The sovtaj fee is a concept that particularly arises within comprehensive insurance; this concept refers to the process of selling damaged property with the insured person’s consent. The salvage process reduces the insurance company’s expenses and losses. The salvage value reduces the compensation the insurance company is required to pay; furthermore, if the damage is not fully covered, it reduces the amount of compensation to be paid.As mentioned above, the insured’s consent must first be obtained for salvage. If consent is granted, the damaged property is transferred to the insurance company’s custody and sold. Upon sale, payment procedures are carried out in accordance with established procedures between the insured and the company. The revenue generated from the undamaged parts of the property is deducted from the compensation amount the company is required to pay. This amount, which is mentioned and deducted, is referred to as the salvage value. The salvage value is calculated by including all relevant amounts, such as the original price of the damaged property, depreciation, its current value, and the proceeds from the sale. The salvage value in question is determined by an expert report, and the amount stated in this report is paid by the insurance company to the insured.

HÜSEYİN DOĞAN
REPLACEMENT VEHICLE COST



İKAME ARAÇ NEDİR?
İkame araç; aracın kaza yapması sonucunda eksper tarafından objektif olarak yapılan incelemeye göre,  almış olduğu hasar nedeniyle trafiğe çıkamamasına karar verilmesi sonucunda aracın sahip olduğu sigorta kuruluşunun sigorta sahibi kişiye kullanması amacıyla verdiği araçtır. İkame edilen aracın sigorta edilen araca yakın özelliklere sahip olması gerekmektedir. Sigorta şirketinin hasarlı araca uygun ikame aracı verememesi durumunda kişi hasarlı araca uygun bir araç kiralayabilir ve gerekli olan tüm masrafları sigorta kuruluşuna yönlendirebilir( Fatura karşılığında). Küçük hasarın durumunda trafiğe çıkamama durumu söz konusu olmadığından ikame araç tesis edilmez.

İKAME ARAÇDAN YARARLANABİLMEK İÇİN YERİNE GELMESİ GEREKEN ŞARTLAR NELERDİR?
İkame araç hizmetinden yararlanabilmek için bazı şartların yerine gelmesi gerekmektedir. Bu şartlar sigorta şirketleri tarafından belirlenir. Genel şartlar olarak aşağıdaki maddeler sayılabilir:
1-Aracın kaza yapması sonucunda ortaya çıkan hasar bağımsız bir eksper tarafınca onaylanmış olası gerekmektedir.
2- Hasar gören aracın yirmi dört saat içerisinde tamir edilemiyor olması gerekmektedir.
3- Aracın seyir halindeyken hasara uğramalıdır. Durağan halde veya park halinde kazanın olmaması gerekmektedir.
4- Eksper ile aracı tamir edecek olan servisin anlaşmaları gerekmektedir. Anlaşmaları halinde araç servise verilir. Eğer anlaşamazlarsa konu sigorta kuruluşuna gider.
5- Verilen süreden önce araç tamir edilirse ikame aracın geri verilmesi gerekmektedir.

Sigortaya sahip sürücülerin, her sigorta kuruluşunda değişebilmekle beraber genellikle yılda bir ya da iki defa ikame araç talebinde bulunmaları mümkündür.
İkame araç bedeli bilirkişi tarafından piyasa göz önüne alınarak hesaplanır.
İkame araç bedeli hesaplandıktan sonra kişinin arabasını kullanamadığı günler kapsamında aracı kullansa idi yapacağı masraflar (yakıt masrafı amortisman gideri gibi) bu hesaplamadan düşülür.
Sigortalının ikame araçla geçtiği tüm otoyol ve köprü paraları ile cezaların parası sigorta ettiren tarafından ödenir.
İkame dilen araç genellikle hasarın giderilmesine kadar verilir.
Sigorta kuruluşlarınca değişmekle beraber ikame araç süresi yedi ve on beş gün arasında değişebilir.

İKAME ARAÇ TAZMİNATI
İkame araç tazminatı ise hasar gören aracın trafiğe çıkamaması nedeniyle ortaya çıkan zarara denir. Onarım aşamasında olan aracın kullanılamamasında dolayı kazada kusuru olan taraf( araç sürücüsü ve/veya araç sahibi) sorumludur. Türk Borçlar Kanunu 49. Madde çerçevesince zararın tazmini için kusurlu tarafa başvurulmamaktadır. Aracı hasar gören kişi tazminatı karşı taraftan ya da karşı tarafın sigorta şirketinden isteyebilir.
Tazminat miktarının belirlenmesinde; aracın modeli ve markası, aracın özellikleri, aracı sigorta yaptıran şahsın aracı ne sıklıkla kullandığı, aracın bugüne kadar yapmış olduğu kilometresi, aracın onarım süresi, aracın değeri, aracın trafiğe çıkış tarihi ikame araç için ödenmesi gereken tutar gibi unsurlar dikkate alınır.
İkame araç tazminatının hesaplanmasında ticari araç ve ticari olmayan, hususi araç ayrımına dikkat etmek gerekmektedir. Kullanılamayan aracın; taksi, otobüs gibi ticari amaçla kullanılması nedeniyle ortaya çıkan zarar ticari araçlarda kazanç kaybı tazminatını konusunu oluşturur ve tazminat hesaplanırken ticari kazanç da göz önüne alınarak hesap yapılır.
Araçtan yoksun kalma tazminatı trafiğe çıkamayan hasarlı aracın günlük ikame araç bedeliyle, onarım nedeniyle trafiğe çıkamadığı gün sayısının çarpımı sonucunda hesaplanarak bulunur.
Araç değer kaybı için dava açabilmek için görevli mahkeme; sigorta kuruluşuna karşı dava açmak isteniyorsa Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulur, araç sürücüsü ve\veya sahibine karşı dava açmak isteniyorsa Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapılır. Burada dikkat edilmesi gereken diğer bir noktada da sigorta kuruluşuna karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açabilme için arabuluculuk yolunun denenmiş olması gerekmektedir.
Araç değer kaybı davalarında yetkili mahkeme birçok yer olabilir: kazanın gerçekleştiği yer, kazada zarara uğrayan kişinin yerleşim yerinin olduğu yerdeki mahkeme gibidir.
Eğer sigorta şirketine iki yıl içinde başvuru yapılmazsa zamanaşımı süresi dolmuş olur.
Unutulmaması gereken önemli bir husus da taraflar eğer mahkemeye gitmek istemiyorlarsa Sigorta Tahkim Kuruluşuna başvurarak uyuşmazlığı burada çözümleyebilirler.

HÜSEYİN DOĞAN

INSURANCE ARBITRATION COMMISSION

WHAT IS THE INSURANCE ARBITRATION COMMISSION AND WHAT ARE ITS FUNCTIONS?

WHAT IS THE INSURANCE ARBITRATION COMMISSION AND WHAT ARE ITS FUNCTIONS?

The Insurance Arbitration Commission is a body established in 2008 under Article 30 of the Insurance Act No. 5684, under the supervision of the Association of Insurance and Reinsurance Companies. This commission is an institution that seeks to resolve disputes related to the terms of an insurance contract or agreements made between the insured and the insurance company. The commission’s members include one representative, two association representatives, one consumer association representative, and one academic legal expert. While the definition and role of this commission are briefly as described, there are specific timeframes and conditions for filing a claim with it. Upon examination, claims submitted to the Insurance Arbitration Commission are first reviewed by interviewers, and cases that do not result in a resolution are referred to independent insurance arbitrators. For the commission to review a case, the dispute in question must not have been brought before a court or a consumer disputes arbitration panel. There are certain conditions for filing a claim with the Insurance Arbitration Commission following a dispute between an insured party and an insurance company, or between a third party and an insurance company. One of these conditions is that the insurance company involved in the case must be a member of the Insurance Arbitration Commission. Additionally, another condition for filing a claim with the Insurance Arbitration Commission is that the claimant must have first filed a claim with the insurance company and, as mentioned above, a rejection from the insurance company or no response within 15 business days. As mentioned earlier, if a dispute involving an insurance company that is not a member of the Insurance Arbitration Commission is brought before the Commission, the Commission will not consider it; we must remember that the Commission only addresses disputes involving insurance companies that are its members. Now, if we are to answer the question of what is required to file a claim with the Insurance Arbitration Commission and what documents are needed, we must respond as follows:

First, an application form bearing the applicant’s wet signature and filled out in full and in detail; a photocopy of the applicant’s identification document; a receipt confirming payment of the application fee set by the insurance arbitration commission in connection with this application form; a document confirming that the insurance company was first contacted and that a negative response was received or no response was received at all, written documents related to the application sent to the insurance company, and, in addition to these, a document—specifically a written statement—in which the applicant clearly and explicitly states what they are requesting, using these documents to assist in proving what they expect from the commission through clear and varied documentation.

Can an objection be filed against an arbitration commission decision?

When examining whether an appeal may be filed against a decision rendered by the Insurance Claims Commission regarding a dispute that has been referred to the Insurance Arbitration Commission, we note that if the value of the dispute in question is 5,000 TL or less, the commission’s decision cannot be appealed; however, for disputes valued at 5,000 TL or more, an appeal may be filed within 10 days of the commission’s decision being communicated.000 TL or less, the commission’s decision cannot be appealed; however, for disputes valued at 5,000 TL or more, the decision may be appealed once within 10 days of the commission’s notification. The appeal process requires filling out an appeal application form and paying a fee equal to the amount of the claimAdditionally, we should not overlook the fact that decisions of the Insurance Arbitration Commission regarding disputes exceeding 40,000 TL may be appealed. Appeals filed against the commission’s decision are reviewed by the arbitration panel, and a decision is rendered within two months following this review, with the outcome communicated to the appellants within three business days.

HÜSEYİN DOĞAN

TRAFFIC ACCIDENT REPORT


TRAFİK KAZASI TUTANAĞI
 
TRAFİK KAZASI TUTANAĞI NEDİR ve NASIL TUTULMALIDIR?
Trafik kazası tutanağı, gerçekleşen bir trafik kazası olayında karşılıklı olarak kazaya konu olan araç sürücülerinin kendileri ve araçları ile ilgili trafik kazasının nasıl gerçekleştiğini ve tarafların söz konusu trafik kazasındaki kusur durumlarını gösteren, trafik kazası sonucu ya taraflarca ya da kolluk kuvvetlerince tutulan belgedir.
Trafik kazası tutanağı, söz konusu kazada yalnızca şeye dair zarar yani mal varlığı zararı söz konusuysa kolluk kuvvetleri olmadan tarafların birbirleriyle ve tutanağın doğruluğu konusunda anlaşarak kolluk kuvvetleri gözetimi ve denetimi olmadan da tutabilecekleri bir tutanaktır sadece mal varlığının zarar gördüğü bu tutanak çeşidine nasıl tutulduğu önemli olmaksızın(kolluk kuvvetleri eşliğinde veya değil) “maddi hasarlı trafik kazası tutanağı” denmektedir bu durumda kazaya karışmış olan araçların olay anında ve olay sonrasında hiçbir şekilde bozulmadan ve başka bir mekana taşınmadan fotoğraflarını çekilmesi kazaya karışan araç sürücülerinin kimlikleri ve araçların ruhsat fotokopilerinin yer alması ve kesinlikle imzalı bir şekilde yapılması gerekmektedir böyle tutulacak bir maddi hasarlı trafik kazası tutanağı ancak kazaya karışan tarafların gerçekleştirebileceği bir işlemdir fakat taraflar kusur ve kaza gerçekleşme şeklini anlatım konusunda birbirleriyle anlaşamazlarsa ya da taraflardan en az birinin ehliyetsiz olması durumunda ya da taraflardan en az birinin ehliyet yetkisinin kazaya karıştığı araçla uyuşmaması halinde ya da kazaya karışan araçlardan birinin resmi plakalı olması durumunda ya da kaza anında 3. kişilerin zarar görmesi ya da kaza nedeniyle devlet mallarına zarar verilmesi ya da sürücünün ruh sağlığı ile ilgili problemleri olması durumunda kolluk kuvvetleri olmadan trafik kazası tutanağı tutamayacaklardır yani kısaca kusur dağılımı yapamayıp anlaşamazlarsa ya da belirtilen diğer şartlardan biri varsa bu durumlarda kolluk kuvvetleri yardımıyla, denetimiyle tutanak tutulmalıdır yani tutanağı kolluk kuvvetlerinin tutması gerekmektedir. Kazada bir yaralanma veya can kaybı meydana geldiyse trafik kazası tutanağının kolluk kuvvetleri gözetiminde tutulması şart hale gelecektir.
 
TRAFİK KAZASI TUTANAĞINDA OLMASI GEREKEN BİLGİLER VE BELGELER NELERDİR?
Öncelikle trafik kazası tutanağında söz konusu kazaya karışmış olan araçların ruhsatlarının fotokopileri ve araç kullanıcılarının ehliyetlerinin fotokopileri en önemlisi söz konusu araçların sigorta şirketleri yer almalıdır. Bunların yanında kaza yeri ve kaza saati olayla ilgili bir ya da birden fazla tanığın olması durumunda bu tanık ya da tanıkların o an tutanağa not alınarak geçirilmesi bunların yanı sıra aracın tüm yeşil kart bilgilerinin açık ve net bir şekilde yazılması ve yazılı olarak tutulmuş olan bu trafik kazası tutanağının kazaya karışan taraflarca imzalanması gerekmektedir.
 
TRAFİK KAZASI TUTANAĞININ YANLIŞ DÜZENLENMESİ
Bir trafik kazası sonucunda kazaya konu olan kişilerin kendi aralarında anlaşarak kolluk kuvvetleri olmadan bir trafik kazası tutanağı tutması kazayı anlatması ve kusurları göstermesi konusunda birbirlerini kandıramayacaklarından kaynaklı böyle tutulan bir tutanakta yanlış tutulmanın olma olasılığının az olmasından kaynaklı kolluk kuvvetleri olmadan tutulan yani yukarıda belirttiğimiz şartların yokluğu halinde kolluk kuvvetlerinin olması gerektiği şartlarını sağlamayan bir kazada kolluk kuvvetleri çağrılmadan kendi aralarında anlaşılarak tutulmuş olan trafik kazası tutanağının bir süre sonra taraflardan biri tarafından yalanlanması ve doğru olmadığının iddia edilmesi çok da yerinde bir durum olmayacağı için direkt olarak birbirleriyle anlaşamayan tarafların kolluk kuvvetleri denetimiyle tutmuş olduğu trafik kazası tutanağının yanlışlığını incelememiz gerekir. Kaza sonucu kolluk kuvvetleri yardım ve denetimi yoluyla tutulmuş bir trafik kazası tutanağının taraflardan birinin yanlış anlatması, yanlış yönlendirmesi sonucu trafik kazası tutanağı tamamen ya da belli oranda yanlış tutulmuş olup kusursuz bir tarafa kusur yükleme ya da kusur oranında yanlışlıklar göstermeye yol açabilir bu durumda da kusur oranı normalde az olan ya da hiç olmayan tarafın kusurlu gibi görünüp bir borç yükümlülüğü altına girmesine neden olacağından kaynaklı kişi kolluk kuvvetlerinin tutmuş olduğu trafik kazası tutanağının yanlışlığı ile ilgili trafik kazası tutanağını düzeltilmesi davası açmalıdır aksi takdirde tutanağın yanlışlığı aleyhine olan kişi sebepsiz ve hatalı bir durumdan kaynaklı zarara uğramış olacaktır. Kusur oranının gerçekten daha fazla olmasından kaynaklı zarara uğrayacak olan kişi Sulh Hukuk Mahkemesine tespit davası açarak çeşitli delillerle birlikte durumu ispatlama yoluyla trafik kazası tutanağını düzeltilmesini talep edebilir ve böylelikle dava yoluyla tutanağı düzelttirebilir. O yüzden kazaya karışıp kolluk kuvvetlerince kazası ile ilgili trafik kazası tutanağı tutulmuş kişilerin bu tutanağın , çok iyi anlatılarak ve çok net bir şekilde tutulduğundan emin olarak gerçekleştirmeleri önemlidir, aksi takdirde herhangi bir aksi durumda kazaya karışan taraflardan kusursuz ya da az kusurlu bir tarafın çok kusurlu gibi görünmesi ve tutanakta da böyle geçmesi durumunda söz konusu tarafa hem maddi hem de hukuki yaptırımlar gerçekleştirebilir ve bu durumda taraf haksız yere mağdur olabilir bu sebeple kişilerin söz konusu tutanak başta tutulurken dikkat etmesi aksi bir durumda tutanağın yanlış olduğunu düşünmeleri durumunda da tutanağın düzeltilme davasını açmasını fakat bu davanın işin ehli ve nerede nasıl ne yapılacağını bilen avukatlar tarafından açılmasının davanın kabulünü çok önemli bir oranda olumlu etkileyeceğinden kaynaklı bir avukattan yardım alarak yapılması ve kişinin bu şekilde dava açarak tutanağın düzeltilmesini, hatanın tespit edilip düzeltilmesini dava yoluyla istemesi en mantıklı yol olacaktır.
 
 
HÜSEYİN DOĞAN
 
 
 
 
 
LOSS OF VALUE

ARAÇ DEĞER KAYBI
GENEL OLARAK ARAÇ DEĞER KAYBI
Trafik kazası sonucunda hasar gören aracın servise götürülerek onarılır . Bunun sonucunda ise araç kazalı olduğu için ikinci el statüsüne düşer . Aracın ikinci el statüsüne düşmesi ise o aracın satımında zorluğa yol açar ve aracın değeri düşerek fiyat bakımından bir azalma söz konusu olur . Tam da bu nedenden dolayı mağduriyet yaşayan araç sahiplerinin yaşamış oldukları mağduriyetlerin giderilebilmesi için araç değer kaybı tazminatı mağdur olan araç sahiplerine verilir . Mağdur olan araç sahibine bu tazminatın verilebilmesi için trafik kazasının yaşanmasında kusurunun bulunmaması gerekmektedir . Bu tazminatın verilmesindeki amaç ise trafik kazasında kusurlu olan tarafın kusuru olan tarafa mağduriyetinden dolayı ödeme yaparak mağdur olan araç sahibinin mağduriyetini gidermektir .
ARAÇ DEĞER KAYBININ HESAPLANMASINDA DİKKATE ALINAN HUSUSLAR
Kaza yapan aracın modeli ve markası , aracın üretildiği yıl , aracın ne zaman trafiğe çıktığı , aracın kaza anındaki yapmış olduğu kilometresi , aracın kaza yapmış olduğu tarihteki kendi benzer araçlarının piyasa rayiç bedeli , aracın o güne kadar hasarlı olup olmadığı ve eğer oldu ise bu hasarların niteliği ve son olarak da araca o güne kadar yapılmış olan boyama işlemleriyle aracın değişen parçaları kontrol edilerek bir hesaplama yapılır .
ARAÇ DEĞER KAYBI NASIL HESAPLANIR ?
Araç değer kaybı tazminatının alınabilmesi için kusurlu tarafın kusur oranında bir talep gerekmektedir .
Değer kaybı hesaplamasını ise tarafsız bir ekspertiz ya da bilirkişi kurumu yapabilir .
Trafik kazasının sonunda kusuru bulunan tarafın sigorta kuruluşuna araç değer kaybı talebini içeren bir dilekçe yazılır . Eğer gönderilen bu sigorta kuruluşunun dilekçeye ret kararı verirse Sigorta Tahkim Kuruluşuna bir başvuruda bulunabilir ya da Sigorta Tahkim Kuruluna başvuru yapmadan direkt dava açılabilir . Eğer Sigorta Tahkim Kuruluna başvurulmadan direkt dava açılırsa Asliye Ticaret Mahkemesi ya da Asliye Ticaret Mahkemesince bilirkişi atanır ve değer kaybı hesaplama talebinde bulunur .
Araç değer kaybının hesaplanmasında iki tane formül bulunmaktadır . Buna göre :
Baz değer kaybı = Aracın piyasa rayiç değeri x yüzde on dokuz
Total değer kaybı = Baz değer kaybı x hasar boyutu katsayısı x aracın kazaya kadarki yapmış olduğu kilometre katsayısı
ARAÇ DEĞER KAYBININ ALINAMAYACAĞI ARAÇLAR
Tekerlekli ve zırhlı olan toplumsal müdahale araçları , belediyenin otobüsleri ( toplu taşıma araçları ) , yol süpürmek için kullanılan özel araçlar , itfaiye araçlarında oluşan hasar nedeniyle hasar değer kaybı istenemez . Ve son olarak da yabancı ülke plakasına sahip olan araçlar Türkiye’de karışmış olduğu trafik kazasını nedeniyle bir hasar alırsa bu araçların sahipleri de araç değer kaybı isteyemezler .
ARAÇ DEĞER KAYBININ ŞARTLARI
1 – Trafik kazasının çift taraflı bir trafik kazası olması gerekmektedir .Yani örnek olarak duvara çarpan bir araç , araç rayiç bedelin isteminde bulunamaz .
2 – Trafik kazası yapan aracın araç değer kaybı isteminde bulunabilmesi için aranan diğer bir şart da kazada yüzde yüz kusurunun bulunmaması gerekmektedir .
3 – Trafik kazası sonucunda araçta bir hasarın oluşması gerekmektedir . Ve bu oluşan hasarın da tamir edilmesi , onarılması gerekmektedir .
4 – Araç değer kaybı istemine bulunabilmenin son şartı ise tamir edilen parçaların daha önceden yapmış olan bir trafik kazası nedeniyle onarılmaması gerekmektedir .
Unutulmaması gereken bir noktada zamanaşımıdır . Araç değer kaybı tazminatı başvurusu yapabilmek için iki yıllık bir zamanaşımı süresi bulunmaktadır eğer bu süre zarfında başvuru yapılmazsa kişi bu hakkını bir daha kullanamaz , hakkını yitirmiş olur .
ARAÇ DEĞER KAYBINI İSTENECEĞİ KİŞİLER
Kazanın oluşmasına neden olan karşı tarafın aracının ruhsat sahibi , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta kuruluşu ve kazayı yapan araç sürücüsü müteselsilen sorumlu olurlar . İlgili kişinin üçünden de isteme hakkı bulunmaktadır . Araç sahibi ve araç sürücüsü bu bedeli ödemek durumunda kalırlarsa o zaman kendi sigorta poliçelerine başvurup rücu etme hakları bulunmaktadır .
SONUÇ
Trafik kazalarında oluşan hasarlar servislerde giderilir ve bu hasarlar sigortalardan standart bir şekilde karşılanır .Ancak bu araçlar her ne kadar tamir edilip hasarları karşılansa da bu araçlar trafik kazası geçirmiş olduklarından kaynaklı bir zarar oluşur . Bu zararda aracın kaza yapmasından önceki rayiç değeriyle kazadan sonra ne kadar onarılsa da , hasarları tamir edilse de ikinci el piyasa değerinin düşmesi arasındaki farka araç değer kaybı .
Araç değer kaybını sigortalar talep edilmediği sürece karşılamazlar .
Değer kaybı tazminatında amaç aslında araç kazasında kusurlu olan tarafın kusursuz olan tarafa mağduriyetinden kaynaklanan ödemesi gereken değer tazminatını ifade eder  yani burada oluşan mağduriyeti gidermek amaçlanmaktadır .
ANNEX 2 TO THE HIGHWAY TRAFFIC LAW NO. 2918

ANNEX 2 TO THE HIGHWAY TRAFFIC LAW NO. 2918

USE OF VEHICLES FOR PURPOSES OTHER THAN THOSE FOR WHICH THEY WERE REGISTERED

As indicated by the heading of the second supplementary article of the aforementioned law, it stipulates the penalties for using vehicles for purposes other than those for which they were registered. The intended use of vehicles is specified in their motor vehicle registration certificates. Accordingly, using vehicles for purposes other than those stated in their registration certificates is punishable by an administrative fine of 1,002 Turkish Lira. Here, the fine is imposed not only on the vehicle driver but also on the vehicle owners who authorized the driver. Additionally, a vehicle used for a purpose other than its registered one is suspended from traffic for a period of fifteen days. These points are addressed in the first and second paragraphs of this legal provision.

The third paragraph of the relevant article of the law contains a provision under the Metropolitan Municipality Law No. 5216 dated July 10, 2004, and the Municipality Law No. 5393 dated July 3, 2005. Accordingly, it is prohibited to transport passengers within the boundaries designated by the municipality without obtaining a work permit and/or operating license from the relevant municipality, or to engage in activities outside the scope specified in the issued permit and/or license, or to operate outside the designated work area (i.e., route) specified in the issued permit and/or license.

An administrative fine of 5,010 Turkish Lira is imposed on individuals who violate the ban on passenger transportation within the boundaries designated by the municipality without obtaining a work permit and/or a work license. Individuals who violate the passenger transport ban within the boundaries established by the municipality for activities other than those specified in the obtained permit and/or license are subject to an administrative fine of 2,018 Turkish Liras. Individuals who violate the passenger transport ban within the boundaries established by the municipality outside the designated operating area (i.e., route) specified in the obtained permit and/or license are subject to an administrative fine of 1,002 Turkish Liras. If the aforementioned prohibitions are violated again within one year of the initial violation: individuals who violate the ban on passenger transportation within the boundaries designated by the municipality without a work permit and/or license are subject to a fine of 10,020 Turkish Liras, those who violate the ban on passenger transport within the boundaries designated by the municipality outside the scope of activities specified in the obtained permit and/or license will be fined 4,036 Turkish Liras, and those who violate the passenger transport ban within the boundaries designated by the municipality outside the designated operating area (i.e., route) specified in the obtained permit and/or license will be subject to a fine of 2,004 Turkish Liras.

The operator or owner of the vehicle is required to ensure that the vehicle does not violate the provisions mentioned above, to take the necessary precautions, and to verify compliance with those precautions. When the operator or owner of the vehicle is verifying whether the aforementioned provisions have been violated, taking the necessary measures, and monitoring compliance with such measures, it is not necessary for them to be the driver of the vehicle.

Any vehicle that violates the ban on passenger transport within the boundaries designated by the municipality without obtaining a work permit and/or operating license shall be suspended from traffic for a period of sixty days. Any vehicle that violates the ban on passenger transport within the boundaries designated by the municipality for purposes other than those specified in the obtained permit and/or operating license shall be suspended from traffic for a period of thirty days. Any vehicle that violates the passenger transport ban within the boundaries established by the municipality outside the work area or route specified in the obtained permit and/or license shall also be suspended from traffic for fifteen days.

An administrative fine of 1,002 Turkish Lira will be imposed on individuals who continue to transport passengers within the boundaries designated by the municipality after the expiration of the work permit and/or operating license issued for this purpose. Additionally, the vehicle will be suspended from traffic until the work permit and/or operating license is renewed, or until the deficiency is rectified.

The method of payment for the fines mentioned above is regulated by the Highway Traffic Regulations. Accordingly, payments may be made to PTT (Turkish Postal Service), tax offices, relevant banks, and accounting units under the Ministry of Finance, all of which are designated by the Revenue Administration of the Ministry of Finance.

Finally, individuals have the right to appeal the fines mentioned above. Accordingly, they may file an appeal in person at the magistrate’s court with jurisdiction over the location where the traffic fine was issued.

Call Now