Arama:
TRAFİK KAZASI TUTANAĞI

TRAFİK KAZASI TUTANAĞI

TRAFİK KAZASI TUTANAĞI NEDİR ve NASIL TUTULMALIDIR?

Trafik kazası tutanağı, gerçekleşen bir trafik kazası olayında karşılıklı olarak kazaya konu olan araç sürücülerinin kendileri ve araçları ile ilgili trafik kazasının nasıl gerçekleştiğini ve tarafların söz konusu trafik kazasındaki kusur durumlarını gösteren, trafik kazası sonucu ya taraflarca ya da kolluk kuvvetlerince tutulan belgedir.

Trafik kazası tutanağı, söz konusu kazada yalnızca şeye dair zarar yani mal varlığı zararı söz konusuysa kolluk kuvvetleri olmadan tarafların birbirleriyle ve tutanağın doğruluğu konusunda anlaşarak kolluk kuvvetleri gözetimi ve denetimi olmadan da tutabilecekleri bir tutanaktır sadece mal varlığının zarar gördüğü bu tutanak çeşidine nasıl tutulduğu önemli olmaksızın(kolluk kuvvetleri eşliğinde veya değil) “maddi hasarlı trafik kazası tutanağı” denmektedir bu durumda kazaya karışmış olan araçların olay anında ve olay sonrasında hiçbir şekilde bozulmadan ve başka bir mekana taşınmadan fotoğraflarını çekilmesi kazaya karışan araç sürücülerinin kimlikleri ve araçların ruhsat fotokopilerinin yer alması ve kesinlikle imzalı bir şekilde yapılması gerekmektedir böyle tutulacak bir maddi hasarlı trafik kazası tutanağı ancak kazaya karışan tarafların gerçekleştirebileceği bir işlemdir fakat taraflar kusur ve kaza gerçekleşme şeklini anlatım konusunda birbirleriyle anlaşamazlarsa ya da taraflardan en az birinin ehliyetsiz olması durumunda ya da taraflardan en az birinin ehliyet yetkisinin kazaya karıştığı araçla uyuşmaması halinde ya da kazaya karışan araçlardan birinin resmi plakalı olması durumunda ya da kaza anında 3. kişilerin zarar görmesi ya da kaza nedeniyle devlet mallarına zarar verilmesi ya da sürücünün ruh sağlığı ile ilgili problemleri olması durumunda kolluk kuvvetleri olmadan trafik kazası tutanağı tutamayacaklardır yani kısaca kusur dağılımı yapamayıp anlaşamazlarsa ya da belirtilen diğer şartlardan biri varsa bu durumlarda kolluk kuvvetleri yardımıyla, denetimiyle tutanak tutulmalıdır yani tutanağı kolluk kuvvetlerinin tutması gerekmektedir. Kazada bir yaralanma veya can kaybı meydana geldiyse trafik kazası tutanağının kolluk kuvvetleri gözetiminde tutulması şart hale gelecektir.

TRAFİK KAZASI TUTANAĞININ YANLIŞ DÜZENLENMESİ

Bir trafik kazası sonucunda kazaya konu olan kişilerin kendi aralarında anlaşarak kolluk kuvvetleri olmadan bir trafik kazası tutanağı tutması kazayı anlatması ve kusurları göstermesi konusunda birbirlerini kandıramayacaklarından kaynaklı böyle tutulan bir tutanakta yanlış tutulmanın olma olasılığının az olmasından kaynaklı kolluk kuvvetleri olmadan tutulan yani yukarıda belirttiğimiz şartların yokluğu halinde kolluk kuvvetlerinin olması gerektiği şartlarını sağlamayan bir kazada kolluk kuvvetleri çağrılmadan kendi aralarında anlaşılarak tutulmuş olan trafik kazası tutanağının bir süre sonra taraflardan biri tarafından yalanlanması ve doğru olmadığının iddia edilmesi çok da yerinde bir durum olmayacağı için direkt olarak birbirleriyle anlaşamayan tarafların kolluk kuvvetleri denetimiyle tutmuş olduğu trafik kazası tutanağının yanlışlığını incelememiz gerekir. Kaza sonucu kolluk kuvvetleri yardım ve denetimi yoluyla tutulmuş bir trafik kazası tutanağının taraflardan birinin yanlış anlatması, yanlış yönlendirmesi sonucu trafik kazası tutanağı tamamen ya da belli oranda yanlış tutulmuş olup kusursuz bir tarafa kusur yükleme ya da kusur oranında yanlışlıklar göstermeye yol açabilir bu durumda da kusur oranı normalde az olan ya da hiç olmayan tarafın kusurlu gibi görünüp bir borç yükümlülüğü altına girmesine neden olacağından kaynaklı kişi kolluk kuvvetlerinin tutmuş olduğu trafik kazası tutanağının yanlışlığı ile ilgili trafik kazası tutanağını düzeltilmesi davası açmalıdır aksi takdirde tutanağın yanlışlığı aleyhine olan kişi sebepsiz ve hatalı bir durumdan kaynaklı zarara uğramış olacaktır. Kusur oranının gerçekten daha fazla olmasından kaynaklı zarara uğrayacak olan kişi Sulh Hukuk Mahkemesine tespit davası açarak çeşitli delillerle birlikte durumu ispatlama yoluyla trafik kazası tutanağını düzeltilmesini talep edebilir ve böylelikle dava yoluyla tutanağı düzelttirebilir. O yüzden kazaya karışıp kolluk kuvvetlerince kazası ile ilgili trafik kazası tutanağı tutulmuş kişilerin bu tutanağın , çok iyi anlatılarak ve çok net bir şekilde tutulduğundan emin olarak gerçekleştirmeleri önemlidir, aksi takdirde herhangi bir aksi durumda kazaya karışan taraflardan kusursuz ya da az kusurlu bir tarafın çok kusurlu gibi görünmesi ve tutanakta da böyle geçmesi durumunda söz konusu tarafa hem maddi hem de hukuki yaptırımlar gerçekleştirebilir ve bu durumda taraf haksız yere mağdur olabilir bu sebeple kişilerin söz konusu tutanak başta tutulurken dikkat etmesi aksi bir durumda tutanağın yanlış olduğunu düşünmeleri durumunda da tutanağın düzeltilme davasını açmasını fakat bu davanın işin ehli ve nerede nasıl ne yapılacağını bilen avukatlar tarafından açılmasının davanın kabulünü çok önemli bir oranda olumlu etkileyeceğinden kaynaklı bir avukattan yardım alarak yapılması ve kişinin bu şekilde dava açarak tutanağın düzeltilmesini, hatanın tespit edilip düzeltilmesini dava yoluyla istemesi en mantıklı yol olacaktır.

HÜSEYİN DOĞAN

TRAFİK KAZASI TUTANAĞINA İTİRAZ

TRAFİK KAZASI TUTANAĞINA İTİRAZ

Trafik kazası sonucunda tutulan kaza tespit tutanağına itiraz kaza sonucunda tarafların uyuşmazlıkları neticesinde ortaya çıkmaktadır .  Bu uyuşmazlıklar daha çok kusur oranı yönünden çıkmaktadır .

KAZA TESPİT TUTANAĞINA İTİRAZ NASIL YAPILIR ?

Kaza tespit tutanağı şahısların kusur oranlarını tam olarak göstermez . Kaza tespit tutanağında yazan kusur oranları sigorta kuruluşları tarafınca belirlenmiş olur . İşte bu oranlara itiraz yapılabilir .

Trafik kazası sonrasında sigorta şirketi tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağına itiraz edebilmek için ilk yapılması gereken Sigorta Birliği Merkezinin internet üzerinden sitesine girilir ve kaza tespit tutanağı itiraz formu doldurularak gönderilir . Kaza tespit tutanağına itiraz online olarak gönderildikten sonra sigorta kuruluşu kusur oranı değerlendirmesi yapar . Eğer şirketler tarafından kusur oranları onaylandığı vakit anlaşma sağlanmış olur ve itiraz eden kişiye bu gönderilir . Bir ödeme yapıldığı vakit ve ceza miktarı ödendiyse özel hukuk yollarına başvurulur . Burada izlenmesi gereken adımlar şunlardır :

  • Öncelikli olarak trafik kazası sonrasında kaza tespit tutanağına itiraz Sulh Ceza Mahkemesine yapılması gerekmektedir .
  • Kaza tespit tutanağının mahkemeye bildirilmesinden sonra kaza tespit tutanağının itiraz formu ve dilekçesi tamamlanır ve dava açılır .
  • Kaza tespit tutanağı itiraz formu ve dilekçesi tamamlanarak dava açıldıktan sonra , trafik kazasının gerçekleştiği yerde keşif yapılması istenir .
  • Bunun üzerine trafik kazasının gerçekleşmiş olduğu yerde mobese ve kamera kayıtlarıyla kaza anında orada olan görgü tanıklarından bilgi alınır .
  • Kamera kayıtlarına bakıldıktan ve görgü tanıkları dinlendikten sonra mahkeme tarafından bir bilirkişi atanır ve bu bilirkişi tarafından olay ayrıntılı bir şekilde incelenir ve kaza tespit tutanağı bilirkişi raporuna eklenir .
  • Hazırlanan bilirkişi raporundan sonra kaza tespit tutanağı itirazı karara bağlanır .
  • Kaza tespit tutanağı itirazı karara bağlandıktan sonra eğer araç tamiri yapılmamışsa ya da araç perte çıkmışsa ödeme talebinde bulunulabilir .
  • Burada önemli olan bu sürecin avukat tarafından hızlı bir şekilde yönetilmesidir .
  • Kaza tespit tutanağına itiraz için yapılan işlemler mahkemeye başvurulduğu taktirde gerçekleşir .
  • Kaza tespit tutanağı trafik kazasının gerçekleşmesinden sonra kazanın tarafları kendi aralarında , yetkili bir kişi gelmeden kusur oranının belirtildiği tutanaktır .
  • Fakat trafik kazasının sonucunda yaralanma ya da ölüm hali olursa trafik kazası tespit tutanağı kolluk kuvvetleri tarafından tutulduğu taktirde geçerli olur . Bunun nedeni de yaralanmanın ve ölüm durumunun ağır kusurlu tarafı için cezai işlem uygulanması gerektiği için .
  • Hazırlanan bu tutanaklar sigorta kuruluşlarında çalışan bilirkişilerce kusur oranı hesaplaması yapılır .
  • Kusur oranı için bazı hallerde yalnızca para cezası verilmişse de ölüm ya da yaralanma hallerinde kusurlu taraf için hapis veya para cezası verilir .

KAZA TESPİT TUTANAĞI NEDİR ?

Kaza tespit tutanağı trafik kazasının meydana gelmesi sonucunda kaza yapan araçların maddi hasara uğramaları araç sahibinin maddi hasarlı kaza tespit tutanağı tutmalarına neden olur . Kaza tespit tutanağının amacı trafik kazası yapan kişilerin kazanın meydana gelme şeklinin kendi dillerinde anlatması ve bunun da kayıt altına alınmasıdır .

1 Nisan 2008 tarihine kadar kaza tespit tutanaklarını sadece trafik polisleri tutmakta idi fakat 1 Nisan 2008 ‘den sonraki trafik kazalarında trafik polisinin gelip kaza tespit tutanağını tutması beklenmez trafik kazasını yapan kişilerin kazayı fotoğraflayarak ve kaza tespit tutanağını doldurarak bu işlemleri uygulayıp kaza yerinden ayrılabilirler .

Kaza tespit tutanağının tutulmasında en önemli hususlar kaza anından sonra trafik kazasının fotoğraflarının çekilmesi ya da trafik kazasının çizimlerinin yapılmasıdır . Bu detaylar mutlaka kaza tespit tutanağında yer almalıdır .

Kaza tespit tutanağında olması gereken bir diğer husus da trafik kazası sonucunda her bir sürücünün kaza tespit tutanağını doldururken kendi gözlemlerini anlatmaları ve bu anlattıklarının da kağıda aktarılmasıdır . Bu şekilde araç tespit tutanağı iki nüsha halinde hazırlanması gerekmektedir . Ve hazırlanan bu kaza tespit tutanağının araç sürücüleri tarafından imzalanması gerekmektedir . Eğer araç sürücüleri bu tespit tutanaklarını imzalanmazsa kaza tespit tutanakları geçerli sayılmakta ve kabul edilmektedir .

Trafik kazasından sonra kaza tespit tutanağıyla birlikte poliçenin bir fotokopisi , kaza yerinde çekilmiş olan fotoğrafları ve son olarak da araç sürücülerinin ehliyet ve ruhsatları kaza geçiren tarafların zorunlu trafik sigortası poliçesi yaptırdığı sigorta şirketlerine tüm bu belgeler toplanarak başvuru yapılır .

Kaza tespit tutanağında olması gereken belgeler :

  • Poliçe fotokopisi
  • Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı
  • Varsa kaza yerinde çekilmiş olan fotoğraflar
  • Sürücülerin sahip olduğu ehliyet ve ruhsatın fotokopisi
EKSPERTİZ  RAPORU

 TRAFİK SİGORTALARINDA  EKSPERTİZ  RAPORU

    Ekspertiz raporu , alanında uzman bir kişi tarafından, bir malın hasarlarıyla birlikte güncel durumundaki değerinin belirlenmesi olarak ifade edilebilir. Ekspertiz raporu yalnızca trafik kazalarında araç hasar tespiti için kullanılan bir kavram değildir.          Ev alım satımlarında da evin değeri belirlenirken sıklıkla kullanılan bir yöntemdir , genel olarak ekspertiz  raporu   bir uzmanın bir malı tüm nitelikleriyle, hasarlarıyla değerlendirmesini ve bunu bir raporla belgelemesini ifade eder.Trafik sigortası bakımından ekspertiz raporu, kaza sonrası bir uzman tarfından arabanın aldığı hasar miktarının, arabanın güncel  değerinin ve değer kaybının araştırılarak belirlenmesi ve bunun belgelenmesidir.Bu rapordan arabanın önceki hasarlarıyla birlikte tüm hasar kaydı görünebilir bu nedenle ikinci el araç alırken de sıklıkla başvurulan bir yöntemdir.Trafik sigortası temel olarak kaza sonucu arabanın hasarının sigorta şirketlerince karşılanmasını öngören bir sözleşmedir ve ekspertiz raporu bu karşılanacak miktarın belirlenmesi açısından önem taşır.

EKSPERLER NASIL BELİRLENİR ?

    Ekspertiz raporunun ,alanında uzman, bağımsız ve tarafsız kişiler tarafından hazırlanması gerekir. Bir kişinin eksper olabilmesi için üniversite mezunu olması, Hazine Müsteşarlığınca yılın belli zamanlarında düzenlenen sınava girmesi, başarılı olması durumunda ise Sigortacılık Eğitim Merkezi tarafından verilen eğitimlere katılarak stajını tamamlaması gerekir. Yani herhangi biri eksper olamaz, bu kişilerin eğitim alarak alanında uzmanlaşmaları ve en önemlileri tarafsız olmaları gerekir.

HASAR TESPİTİNİN YAPILMASI

    Trafik sigortasında  ekspertiz raporunun temel amacı kaza sonrası hasar tespiti yaparak sigorta şirketinin ödeyeceği bedelin belirlenmesidir.Hasarı belirlemenin ilk adımı kaza tespit tutanağıdır.Kaza tespit tutanağını kazaya karışan sürücüler kendileri doldururlar . Olayın gerçekleşme biçimin kendi açılarından anlatarak araçlarıyla ilgili bilgi verirler .Her iki sürücünün de doldurarak imzalaması gerekir. Kaza tespit tutanağı eksper incelemesi aşamasında oldukça önemlidir çünkü inceleme yapılırken araçla ilgili tespit edilen her şey bu tutanakta sürücünün beyanları ile karşılaştırılır. Dolayısı ile bu tutanağın doğru ve eksiksiz tutulması  gerekir.

Kaza tespit tutanağı dışında, sürücü belgesi,aracın trafik ve tescil belgeleri, sigorta poliçesi ve primlerin ödendiğine dair belgeler ile kazanın fotoğrafları da alınarak tüm bu belgelerle sigorta şirketine başvurulur.

    Hasar tespit başvurusunun  kazadan sonra 5 iş günü içinde yapılması gerekir. Başvurunun ardından inceleme ve hasar tespit süreci başlar. Sürücülerin kusur oranı belirlenir, arabanın hasar miktarının araştırılması ve belirlenmesi aşamasında  eksperler devreye girer. Buna göre bir teminat bedeli ortaya çıkarılır .Belgelerin teslimi de eksiksiz bir şekilde  yapıldıysa artık sigorta şirketinin bu bedeli ödemesi aşamasına geçilir.

EKSPERTİZ RAPORUNUN İÇERİĞİ

    Öncelikle aracın özelliklerine yer verilir, sürücülerin kaza tespit tutanağında yer verdiği model ve özelliklerde olup olmadığı incelenir. Daha sonra boya ve kaporta kontrolleri yapılır, araca çeşitli testler uygulanarak hasarı belirlenir.Bu hasarın kaza tespit tutanağında sürücülerin anlattıklarından farklı olup olmadığının kontrolü yapılır. Aracın gerçekleşen kazadan bağımsız geçmişten kalma bir hasarı var mı,hasar kaydı bulunuyor mu, bir parçası değişmiş mi bunların kontrolü de yapılarak toplam hasarın miktarı ortaya çıkarılır.Buna göre bir ekspertiz raporu oluşturulur ve son olarak sigorta şirketine ödemesi için bir teminat bedeli belirlenir.

   Sürücüler de ekspertiz raporlarını e-devlet üzerinden ücretsiz olarak sorgulayarak görebileceği gibi oluşturulan 5564 numaralı hatta kısa mesaj yoluyla “PARCA” boşluk “PLAKA” boşluk “HASAR TARİHİ” şeklinde sms göndererek 15 TL karşılığında ekspertiz raporu bilgilerinin telefonlarına gelmelerini sağlayabilirler.

EKSPERTİZ RAPORLARINA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ ?

     Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği madde 7/2 uyarınca “Sigorta şirketince atanan eksper tarafından yapılan tespitlere, 3 iş günü içinde sigortalı veya sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişi tarafından itiraz edilebilir. İtiraz süresi, eksper raporunun EKSİST’e girişine ilişkin olarak muhataba yapılan bildirimle başlar.” Madde metninden de anlaşılabildiği üzere kazaya karışan her iki aracın sahibi ve sigorta şirketi, 3 iş günü içinde itiraz edebilir.

   Eğer ekspertiz raporu gerçekten yanlış ise  ve hatalı bir bedel öngörülmüşse bedelin ekspertiz firmasından tahsil edilebilmesi de mümkün olabilir. Yargıtayın ilgili kararlarınca ekspertiz raporlarıyla ilgili uyuşmazlıklara karşı dava açılması için görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir ve ilgililer yanlış ya da hileli olduğunu düşündükleri ekspertiz raporlarına karşı Tüketici Mahkemesinde dava açabilirler.

TRAFİK SİGORTALARI VE HUKUKİ ÇÖZÜM

TRAFİK SİGORTALARI VE HUKUKİ ÇÖZÜM

Günümüzde teknolojinin gelişmesi birlikte ulaşım alanında ilerlemeler söz konusudur. Bu ilerlemelerin  bizler için ulaşım alanında hayatımızı kolaylaştıracak pek çok avantajı vardır.Her ilerlemenin avantajları olduğu gibi bazı dezavantajlarıda vardır. Hayatımızı kolaylaştıran ulaşım araçları yani otomobillerimizin kaza yapması sonucunda can güvenliğimizin yada mal güvenliğimizin tehlikede olması durumu söz konusu olabilir. Bu kazaların meydana gelmesi bazen bizlerin kendi hatamızdan  kaynaklanması ile, bazen de bizlerin kusuru olmaksızın karşı tarafın kusurlu davranışı veya ihlali sonucunda meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda kişi gerek psikolojik olarak gerekse maddi ve manevi bir kayıptadır. Bu kayıplar ekonomik olarak sarsıcı boyutta olabilir.Bu tip durumların önlenmesi adına kanun tarafından zorunlu kılınarak trafik sigortası yürürlüğe girmiştir. Trafik sigortası 2918 numaralı Kara Yolları Trafik Kanunu neticesinde karar verilmiş bir zorunluluktur. Bu zorunluluğa uymayan kişiler hakkında cezai işlem uygulanmaktadır.

Trafik sigortası yaptırmak kanunen zorunlu olması dışında kişiler içinde bir avantaj durumu olduğunuda belirmek gerekir. Bu avantaj nedir diye sorulucak olursada kişinin kusurlu veya kusursuz olarak yapmış olduğu bir kaza sonucunda can ve mal güvenliğinin bir sigorta şirketi ile güvence altına alınması ve gerekli görülen masrafların karşılanmasının sağlanmasıdır. Bu kanunla ortaya çıkmış her iki taraf içinde avantajlı bir çözüm önerisidir.

Trafik sigortası yaptırmak zorunda olan kişiler; araç sahibi, işleten, motorlu taşıtla mesleki faliyette bulunan kişiler, motorlu araçla yarış düzenleyenler, devlet ve kamu tüzel kişileri, yabancı plakalı araçlarlardır.

Trafik sigortası kapsamına giren araçlar; motorlu taşıt araçları, römorklar, iş makineleridir. Kapsam dışı araçlar ise her türlü motorsuz taşıtlar, bisiklet ve motorlu  bisiklettir.

Bahsetmiş olduğumuz trafik sigortası süresi 1yıldır. Bu sürenin bitmesiyle sigortanın yenilenmesi gerekmektedir. Sigorta yapılmaması yani yenilenmemesi durumunda kişiler para cezasına çarptırılır. Bunun önlenmesi için sigortamızın süresine dikkat etmeli ve takip etmeliyiz.

Peki trafik sigortası neyi kapsar sorusundan bahsetmek gerekirse;

Kişilerin vefat ve tedavi giderleri; kazanın meydana geldiği esnada bulunan her bir kişi için sunulan giderlerdir.

Kazada meydana gelen ölüm ve kaza tedavi giderleri; kazaya dahil olmuş bulunan tüm kişilerin vefat ve tedavi giderleri.

Kazanın maddi giderleri ve tutarları; kaza sonucunda meydana gelen hasar için karşı tarafa ödenecek tutardır.

Bu maddelerle araç sahiplerine bazı sorumluluklar yüklenmiştir. Bu sorumlulukları yerine getirmeyen araç sahiplerinin yararlanması söz konusu değildir. Yararlanmanın olmamasıyla araç sahipleri ve sigorta şirketleri arasında uyuşmazlıklar çıkabilir. Hem bu uyuşmazlıkların önlenmesi hemde sigorta şirketinden faydalanmak adına araç sahiplerinin sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Şu konudanda bahsetmek gerekirse bazı sigorta şirketleri hasarları karşılamamak, tazminat ödememeki çin araç sahiplerinin sorumluluklarını yerine getirmediklerini öne sürerek tazminattan kaçmaktadır. Böyle bir durumla karşılaşmanız halinde sigorta hukuku ile ilgilenen bir avukata danışmanızı öneririz.

Zorunlu trafik sigortalarında araç sahiplerinin yükümlülüklerinden bahsetmek gerekirse;

Yukarıda bahsettiğimiz gibi kaza sonrasında oluşan zararın karşılanabilmesi için önce yargının sonrada sigorta şirketinin sizin oluşan kazadan sorumlu olmadığınıza yani mağdur olduğunuza emin olmaları gereklidir.Kaza öncesi ve sonrası sürücünün sigorta şirketine hemde kanuna karşı sorumlu olduğu haller vardır. Bu halleri şu şekilde sıralayabilir;

Araç sahibinin poliçe süresi içerisinde meydana gelen hasarın neden olduğu her durumu sigorta şirketine bildirmek zorundadır.

Sürücüler kaza halinde bu durumu en kısa süre içerisinde sigorta şirketine bildirmeli ve istenilen tüm belgeleri teslim etmelidirler.

Kişinin kaza halinde oluşabilecek zararı ağırlaştırmaması gerekir. Daha fazla tazminat alabilmek adına yapılan bir eylemdir ancan bu eylemin saptanılması halinde sigorta şirketi sözleşmeyi fesh etme hakkına sahiptir.

Sigortası olan bir kişinin diğer bir sorumluluğuda kaza anında oluşabilecek zararı en aza indirmek için yapabileceği bir eylem var ise onu yapmasıdır. Yani sürücünün hasarı azaltmak için çaba göstermesi gereklidir.

Sigorta şirketinden yararlanmak isteyen sürücü maddi hasarlarda mutlaka tutanak tutmalı ve aracını bu esnada güvenli bir yerde muhafaza etmelidir. Bu tutanak bilgisinide sigorta şirketi ile paylaşmalıdır.

Sigorta şirketinin ve araç sahiplerinin sorumluluklarından bahsettikten sonra, sigorta şirketinin sorumluluktan kurtulduğu hallerdende bahsetmek isterim. Bu haller mücbir sebep, zarar görenin ağır veya tam kusurlu olması, üçüncü kişinin ağır kusurlu olması,  işletenin kusuru olmaksızın aracın çalınması ve gasp edilmesi gibi durumlarda sigorta şirketi sorumluluk altına girmekten kurtulur. Yani sigortacı sorumlu tutulmaz.

Trafik sigortası konusunu özetle ele alıcak olursak, günümüzde pek çok insanın sürücü olduğu ve bu sürücü insanlar kadar sürücü adaylarınında olduğunu göz önüne alırsak büyük bir araç çoğunluğu ve sürücü topluluğu karşımıza çıkmaktadır. Bu topluluk içerisinde trafik kurallarına , kanunlarına uyan ve uymayan bir çok insan olabilir. Bu nedenle trafik kazasının ne zaman başımıza geleceğini bilmemekteyiz. Oluşabilicek herhangi bir kaza sonucunda trafik sigortamızın olması gerek kanunen zorunlu tutulmuş gerekse sürücüler tarafından kolaylık sağlanması amacıyla yapılmaktadır.

Sirel Kara

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI NEDİR?
Araç değer kaybı dediğimiz kavrama bakacak olursak değer kaybının yaşanan bir trafik kazası sonucunda hasar almış ve bu durumun sonucunda söz konusu hasar sebebiyle  bakım tamirat gibi işlemleri yapılmış olan aracın bu işlemler sonucu piyasadaki artık geçerli olmuş olacak veya olan maddi değerinin esas değerinden daha düşük olmasını ifade eden bir kavramdır yani kısaca araç değer kaybının söz konusu kaza sonucunda araç üzerinde ve araç değerinde yapmış olduğu kayıp bedelidir. Söz konusu bu değer kaybı “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” hükümlerinde belirtilmesi üzerine talep edilme sonucunda kurum tarafından belirlenen usul ve esaslar göz önüne alınarak atanmış olan sigorta eksperince tespit edilmektedir.  Hukuk sistemimiz değer kaybı kavramının net bir şekilde açıklamamakla birlikte sistemimizdeki kanunlar kanun hükümleri ve sigorta hükümlerine bakıldığında yukarıdaki gibi bir kaza sonucu aracın değerindeki düşüş olarak nitelendirilmesi doğru olacaktır. Değer kaybının karşılanması ve sorumluluğu ile ilgili inceleme yaptığımızda TTK m.1409 hükmüne göre yaşanan kaza durumunda kazada bulunan taraflardan kusurlu olan tarafın trafik sigortasının kaza sonucu meydana gelmiş hasar ve zararı karşılama sorumluluğu ve bununla birlikte direkt olarak zarar olarak nitelendirilebilen değer kaybını telafi etme sorumluluğu olduğunu görürüz. KTK m. 85 hükmüne bakıldığında ise ‘’ Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.’’ İfadesinin değer kaybıyla ilişkilendirilebileceği aşikardır.
Değer kaybının talep edilmesi durumunda karşımıza ‘’kimden talep edileceği’’ sorusu da çıkmaktadır. Kazadaki kusursuz tarafın araç değer kaybı varsa bu değer kaybı kazaya sebep olmuş taraf veya söz konusu tarafın zorunlu trafik sigortasınca karşılanır. Tabi değer kaybının ve zararlarının tamamının direkt olarak bu şekilde istenebilmesi için tarafın yaşanılan kazada tamamen kusursuz olması gerekmektedir. Kusur oranına göre talep edilecek değer kaybı ve zararların tutarının değişeceği göz önünde tutulmalıdır. Kazadaki kusursuz taraf değer kaybının karşılanması için ekspertiz raporu alarak kusurlu tarafa dava açma ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma yollarını kullanarak değer kaybını talep edebilir.
ARAÇ DEĞER KAYBINI KİM KARŞILAR VE NASIL TALEP EDİLİR?
Öncelikle araç değer kaybı talebinin şartlarına bakacak olursak;
Söz konusu motorlu taşıtların dahil olmuş olduğu bir kaza sonrasında oluşmuş olan değer kaybını tahsil edebilmek için bu taleple ilgili bazı şartların yer aldığını bilmeliyiz. Araç değer kaybı davası da diyebileceğimiz bu durumla ilgili şartlara baktığımızda bu şartlardan iyi ki kazada suçlu olan tarafın değer kaybını talep eden taraf olmaması gerektiğini ve kazanın 2 motorlu araç arasında gerçekleşmiş olması gerektiğini Bunun yanı sıra kaza olay yerinde olay gerçekleştikten sonra tutanak tutulma kaydıyla kaydedilmiş olmalı, zaman aşımı süresi olan iki yıl geçirilmeden talep edilmeli , olaydaki söz konusu aracın 125.000 kilometrenin üstünde olması şartıyla birlikte araç 10 yaşından büyük olmamalı ve kazadaki karşı tarafın trafik sigortasının olması durumunda bu sigortadan olmaması durumunda değer kaybının kendi tarafından ödenmesi gereklidir. Araç değer kaybını kimin ödeyeceği konusunu daha detaylı incelersek söz konusu trafik kazasında kusurlu olan tarafın trafik sigortasının diğer tarafın araç değer kaybını telafi etmek zorunda olduğunu dolayısıyla da trafik sigortasının araç değer kaybını karşıladığı bilgisinin doğru olduğunu eğer söz konusu aracın yapmış olduğu kasko poliçesinde bununla ilgili bir maddenin yer alması durumunda söz konusu kasko şirketi bu madde hükmünce değer kaybını karşılayabilmekte fakat böyle bir hüküm yoksa kaskonun karşı tarafın değer kaybını karşılama gibi bir zorunluluğu olmadığını kusurlu tarafı kendi kaskosunun kendi aracının değer kaybından sorumlu olduğunu söyleyebiliriz.
ARAÇ DEĞER KAYBI BAŞVURUSU NASIL YAPILMAKTADIR?
Bir trafik kazası sonucu trafik kazasına karışmış olan motorlu aracın değer kaybının tazmin edilmesi ve bunların yanında söz konusu aracın değer kaybının minimum indirilmesi için araç değer kaybı başvurusu araç sahibi tarafından yapılmalıdır. Bu başvuru için söz konusu kaza ve kaza ile ilgili tutulmuş olan trafik kazası tutanağında yer alan kusur durumu incelenmeli ve bu tutanağın her halükarda önemli bir belge olduğunu ve gerekli olduğunu bunun yanında araçla ilgili söz konusu usul ve esaslar doğrultusunda alınmış olan ekspertiz raporu ve aynı şekilde aracın bakım tamir gibi işlemlerinden sonra ödeme ile ilgili alınmış olan fatura, tramer kaydı  ve araç ruhsatı ile birlikte karşı tarafın trafik sigortası şirketine başvuru gerçekleştirilebilmektedir. Bu durumda araçtaki kusur durumları incelenerek her iki tarafında kusurları göz önünde bulundurarak değer kaybı hesaplanmaktadır. Söz konusu başvuru sonrasında karşı tarafın sigorta şirketinin değer kaybı masrafını karşılamayı reddetmesi durumunda eğer söz konusu sigorta şirketi sigorta tahkim komisyonunu üye ise sigorta tahkim komisyonuna ya da yetkili mahkemelere başvuruda bulunulmalıdır. Eğer karşı tarafın sigorta şirketi sigorta tahkim komisyonuna üye değilse direkt olarak yetkili mahkemelere başvuruda bulunulmalıdır. Bu durumda ise başvurulacak olan mahkemeler Asliye hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Bu mahkemeler söz konusu durumlarla ilgili yetkili mahkemelerdir. Başvuru ile ilgili zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğu ve bu 2 yıllık süre içerisinde mahkemelere dava açılabilmekte olup karşı tarafın sigortasının bulunmaması durumunda ise direkt olarak karşı tarafın kendisine dava açılıp söz konusu değer kaybı talep edilebilmekte olup bu değer kaybı bedeli bu şekilde tazmin edilebilmektedir.
KISACA ARAÇ DEĞER KAYBI BAŞVURUSU
Araç değer kaybı başvurusu için 2 taraf arasında gerçekleşmiş olan trafik kazasında değer kaybını talep edecek kişinin kusursuz olmakla beraber kusurlu olan tarafın sigorta şirketine başvurabileceğini söyleyebiliriz.
Kusurlu olmayan taraf, aracının daha önce değer kaybına uğramamış şartıyla birlikte ve zarar görmüş olan araç parçasının kazadan önce tamirat ve tadilat yapılmamış olma şartını sağlaması durumunda kusurlu olan tarafın tarafın sigorta şirketinin araç değer kaybını karşılama zorunluluğu bulunduğunu fakat başvuru sonucu söz konusu şirketin reddetmesi durumunda da şirketin komisyona üye olması şartıyla Sigorta Tahkim Kurulu’na veya komisyona üye olup olmadığına dikkat etmeksizin direkt olarak Asliye hukuk ve Asliye Ticaret mahkemelerine değer kaybının karşılanması ve diğer zararlarla ilgili tazmin edilme talebinde bulunulabilir.


HÜSEYİN DOĞAN

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI

GENEL OLARAK ARAÇ DEĞER KAYBI

Trafik kazası sonucunda hasar gören aracın servise götürülerek onarılır . Bunun sonucunda ise araç kazalı olduğu için ikinci el statüsüne düşer . Aracın ikinci el statüsüne düşmesi ise o aracın satımında zorluğa yol açar ve aracın değeri düşerek fiyat bakımından bir azalma söz konusu olur . Tam da bu nedenden dolayı mağduriyet yaşayan araç sahiplerinin yaşamış oldukları mağduriyetlerin giderilebilmesi için araç değer kaybı tazminatı mağdur olan araç sahiplerine verilir . Mağdur olan araç sahibine bu tazminatın verilebilmesi için trafik kazasının yaşanmasında kusurunun bulunmaması gerekmektedir . Bu tazminatın verilmesindeki amaç ise trafik kazasında kusurlu olan tarafın kusuru olan tarafa mağduriyetinden dolayı ödeme yaparak mağdur olan araç sahibinin mağduriyetini gidermektir .

ARAÇ DEĞER KAYBININ HESAPLANMASINDA DİKKATE ALINAN HUSUSLAR

Kaza yapan aracın modeli ve markası , aracın üretildiği yıl , aracın ne zaman trafiğe çıktığı , aracın kaza anındaki yapmış olduğu kilometresi , aracın kaza yapmış olduğu tarihteki kendi benzer araçlarının piyasa rayiç bedeli , aracın o güne kadar hasarlı olup olmadığı ve eğer oldu ise bu hasarların niteliği ve son olarak da araca o güne kadar yapılmış olan boyama işlemleriyle aracın değişen parçaları kontrol edilerek bir hesaplama yapılır .

ARAÇ DEĞER KAYBININ ALINAMAYACAĞI ARAÇLAR

Tekerlekli ve zırhlı olan toplumsal müdahale araçları , belediyenin otobüsleri ( toplu taşıma araçları ) , yol süpürmek için kullanılan özel araçlar , itfaiye araçlarında oluşan hasar nedeniyle hasar değer kaybı istenemez . Ve son olarak da yabancı ülke plakasına sahip olan araçlar Türkiye’de karışmış olduğu trafik kazasını nedeniyle bir hasar alırsa bu araçların sahipleri de araç değer kaybı isteyemezler .

ARAÇ DEĞER KAYBININ ŞARTLARI

1 – Trafik kazasının çift taraflı bir trafik kazası olması gerekmektedir .Yani örnek olarak duvara çarpan bir araç , araç rayiç bedelin isteminde bulunamaz .

2 – Trafik kazası yapan aracın araç değer kaybı isteminde bulunabilmesi için aranan diğer bir şart da kazada yüzde yüz kusurunun bulunmaması gerekmektedir .

3 – Trafik kazası sonucunda araçta bir hasarın oluşması gerekmektedir . Ve bu oluşan hasarın da tamir edilmesi , onarılması gerekmektedir .

4 – Araç değer kaybı istemine bulunabilmenin son şartı ise tamir edilen parçaların daha önceden yapmış olan bir trafik kazası nedeniyle onarılmaması gerekmektedir .

Unutulmaması gereken bir noktada zamanaşımıdır . Araç değer kaybı tazminatı başvurusu yapabilmek için iki yıllık bir zamanaşımı süresi bulunmaktadır eğer bu süre zarfında başvuru yapılmazsa kişi bu hakkını bir daha kullanamaz , hakkını yitirmiş olur .

ARAÇ DEĞER KAYBINI İSTENECEĞİ KİŞİLER

Kazanın oluşmasına neden olan karşı tarafın aracının ruhsat sahibi , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta kuruluşu ve kazayı yapan araç sürücüsü müteselsilen sorumlu olurlar . İlgili kişinin üçünden de isteme hakkı bulunmaktadır . Araç sahibi ve araç sürücüsü bu bedeli ödemek durumunda kalırlarsa o zaman kendi sigorta poliçelerine başvurup rücu etme hakları bulunmaktadır .

SONUÇ

Trafik kazalarında oluşan hasarlar servislerde giderilir ve bu hasarlar sigortalardan standart bir şekilde karşılanır .Ancak bu araçlar her ne kadar tamir edilip hasarları karşılansa da bu araçlar trafik kazası geçirmiş olduklarından kaynaklı bir zarar oluşur . Bu zararda aracın kaza yapmasından önceki rayiç değeriyle kazadan sonra ne kadar onarılsa da , hasarları tamir edilse de ikinci el piyasa değerinin düşmesi arasındaki farka araç değer kaybı .

Araç değer kaybını sigortalar talep edilmediği sürece karşılamazlar .

Değer kaybı tazminatında amaç aslında araç kazasında kusurlu olan tarafın kusursuz olan tarafa mağduriyetinden kaynaklanan ödemesi gereken değer tazminatını ifade eder  yani burada oluşan mağduriyeti gidermek amaçlanmaktadır .

TRAFİK KAZALARINDA ARAÇ SAHİBİNİN SORUMLULUĞU

TRAFİK KAZALARINDA ARAÇ SAHİBİNİN SORUMLULUĞU

Öncelikli olarak bir trafik kazasından bahsedebilmek için kazanın karayolu üzerinde oluşmuş olması , kazaya bir ve \ veya birden fazla aracın karışmış olması , kazanın sonucunda ölüm , yaralama ya da maddi zararın oluşmuş olması ve son olarak yaşanan olaylar arasında illiyet bağının yani nedensellik bağının olması gerekir .

Trafik kazası sonrasında meydana gelen durumdan sorumlu tutulacak olan kişilerin kim olacağı yaşanan her olayda farklılık gösterebilir . Trafik kazasına karışan aracın her zaman araç sahibince kullanılmak zorunluluğu yoktur . Aracın sürücüsü ile aracı kullanan kişiler farklı olabilir . Araç sürücüsü ile araç sahibinin farklı olması sorumluluğun belirlenmesinde birtakım sıkıntılar baş gösterebilir .

Trafik kazası sonucunda sorumlu olan kişiler tespit edilirken sadece aracın sahibi ve sürücü arasında bir karışıklık yaşanmaz aynı zamanda araçların satış işlemi yapılırken aracın devredilmesinin ardından kazanın hemen yaşanması da trafik kazasında sorumlu olan kişilerin bulunmasında belirsizlik ve zorluk yaşanmasına neden olur . Burada unutulmaması gereken nokta araç satıldığında satış işleminin noterde yapılması gerekmektedir , eğer satış işlemi noterde yapılmazsa yapılmış olan devir kabul edilmez ve geçersizdir . Hatta satış işlemini noterde yapmayıp kişiler kendi aralarında bir araç devir sözleşmesi yapıp bu sözleşmeye özel olarak aracı satan kişinin bundan sonra meydana gelecek olan trafik kazalarında sorumlu olmayacağı yönünde özel bir madde koysalar bile satıcı böyle bir kaza olması durumunda üçüncü şahıslara karşı sorumsuzluğunu iddia edemez ve tazminat yükümlülüğünün korumuş olur .

Bir önceki paragrafta belirtildiği gibi aracın satış işleminin noter huzurunda yapılması halinde geçerli olacaktır .  Fakat noterde satış işlemi yapılır yapılmaz trafik siciline bildirimde bulunulması mümkün değildir . Bunun için aracın satış işlemi yapıldıktan üç gün içerisinde bildirimde bulunulur . Noterde yapılmış olan satış işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkının devri için yeterli olarak kabul görmektedir . Yani noterde yapılmış olan devirle aracı satan kişi aracın maliki sıfatını devrettiğinden aracın sorumluluğu alan kişinin üzerindedir .

Türk hukukunda kişinin sorumluluğu ve bu sorumluluğunun tazmin edilmesi bakımından kusur sorumluluğu ilkesi kabul edilmiştir . Buna göre zarar veren vermiş olduğu zararı karşılamakla yükümlüdür .  6098 sayılı Türk Borçla Kanununa göre kusur sorumluluğunu tanımlanmıştır . Buna göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren , bu zararı gidermekle yükümlüdür . Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür .

6047 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı , ariyet veya rehin alan kişidir kanun maddesi bulunmaktadır .

Eğer bir araç  bir işletmenin bünyesi altında çalışırken trafik kazası sonucunda bir kimsenin ölümüne ya da yaralanmasına ya da bu ikisi dışında bir şeyin zarar uğramasına neden olursa trafik kazasına karışan aracın işleteni ve bünyesi altında çalıştığı sahibi , trafik kazası sonucunda meydana gelen zarardan müteselsilen yani ortak şekilde sorumlu olurlar . Hukuka göre sorumlu olan fakat trafik kazasının oluşmasına hiçbir şekilde karışmayan kişinin trafik kazası sonucunda oluşan tüm maddi hasarlardan sorumlu tutulması onun tazminat ödemesi anlamını karşılamaktadır .

Bazı hallerde ise araç sahibinin trafik kazası sonucu oluşan zarardan sorumlu olmayacağı ya da sorumluluktan kurtulabileceği belirtilmiştir . Buna göre bu durumlar :

  • Kendisinin ya da fiillerinden sorumlu tutulduğu şahısların kusurunun bulunmaması .
  • Kazanın araçta oluşan bir bozukluk nedeniyle meydana gelmiş olması .
  • Mücbir sebep . Burada mücbir sebepten kasıt günümüzde var olan bütün bilim ve teknolojiden faydalanılsa dahi ve her türlü özenin gösterilmiş olmasında dahi kimsenin kazanın oluşmasını engelleyememesidir . Yani bu durumda ortaya çıkan zarar ile motorlu aracı işleten kişinin arasındaki illiyet bağının ortadan kalkması durumu söz konusudur .
  • Trafik kazası sırasında mağdur olan kişinin ağır bir kusurunun bulunması .  Örnek olarak mağdur olan yayanın alkol alarak yayalara yasak olan yoldan karşıya geçmesi verilebilir .

Trafik kazası sırasında üçüncü bir kişinin ağır kusurunun bulunması

TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI

                          TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI

  Kaza tespit tutanağı, gerçekleşen trafik kazaları sonrasında kazaya karışan araçların sürücülerinin her ikisinin de karşılıklı olarak kazanın gerçekleşme biçimini kendi ağızlarından anlatıp imzaladıkları bir belgedir. Bu belgeler 1 Nisan 2008 tarihinden önce kaza sonrası kazanın gerçekleştiği yere gelen trafik  polisleri tarafından tutulurken, bu tarihte yapılan değişiklik ile artık sürücüler isterlerse polisi beklemeden araçlarında bulundurmak zorunda oldukları kaza tutanaklarını doldurarak imzalayabilirler. Bu hem zaman kaybını önler hem de trafiğin daha az aksatılması açısından önemlidir. Kaza sonrası kaza tespit tutanağının tutulması ise trafik sigortaları bakımından çok önemlidir. Hem zorunlu trafik sigortasında hem de sürücülerin isteğe bağlı olarak yaptırdıkları Kaskolarda bu tutanaklardan yola çıkılarak incelemeler yapılır, hasar miktarı, sürücülerin kusur oranı gibi tespit edilmesi gereken oranlar tutanakta yer alan bilgiler ışığında ,onlarla karşılaştırılır.Sürücülerin kaza sonrası sigorta şirketlerine hasar başvurusu yaparken beraberinde bu tutanağı da vermeleri şarttır. Kaza tespit tutanağı zaten bölümlere ayrılmış bir taslak hâlinde, nelerin doldurulacağı ile ilgili yönlendirmeleri içeren bir şekilde bulunur. İçeriğinde yer alanlardan kısaca bahsedilirse ,

-Kazaya karışan araçların sürücülerinin kimlik bilgileri, araçlarına ait plaka bilgileri, trafik sigortası poliçe numaraları

-Gerçekleşen kazayı gören, şahit olan kişiler varsa onlara ait bilgiler

-Kazanın gerçekleşme biçimini sürücülerin detaylı bir şekilde, hangi açılardan,aracın istikamet ettiği yön, bulundukları sokak isimlerini de belirterek ve çizerek anlatmaları gerekir.Kazayı çizerek anlatmak da kaza tespit tutanağında önemli bir detaydır.

-Varsa kazanın fotoğrafları da eklenmelidir.

   Gerekli bilgiler doldurulduktan sonra kaza tespit tutanağı mutlaka her iki sürücü tarafından da imzalanmalıdır.İmzalanmadığı takdirde geçerli olmaz bu nedenle iki tarafın da imzalaması çok önemlidir.

KAZA TESPİT TUTANAĞINI TRAFİK EKİPLERİNİN TUTMASINI GEREKTİREN DURUMLAR

Gerçekleşen kazada eğer maddi hasar varsa tutanağın sürücülerce polisin gelmesini beklemeye gerek olmadan tutulabileceğinden bahsedilmişti ancak bazı durumlarda sürücülerin tutanağı bu şekilde tutmaları mümkün değildir, bu durumlarda mutlaka trafik polisi kazanın gerçekleştiği yere gelmeli ve tutanaklar ondan sonra tutulmalıdır.

   Bu durumlardan ilki kaza sonucu sürücü veya başka herhangi birinin yaralanması veya ölmesi durumudur. Eğer yaralanma veya ölüm varsa tutanak sürücülerce tutulamaz,

 Sürücülerden biri reşit değilse ya da ehliyeti yoksa veya akıl sağlığının yerinde olmadığına dair bir şüphe bulunuyorsa,

   Kazanın başka bir araca çarparak meydana gelmemesi durumunda, örneğin sürücünün aracını duvara çarpması durumunda, yine sürücü  kaza tespit tutanağı tutmaz, mutlaka kazaya karışan iki araç bulunmalıdır,

Kazaya karışan her iki aracın da trafik sigortasının bulunması gerekir, bulunmuyorsa tutanağın yine trafik ekiplerince tutulması söz konusu olur,

Kazaya karışan araçlar bir kamu malına zarar vermiş veya direkt araçlardan biri kamu malıysa da tutanak ekiplerce tutulmalıdır,

Kazaya karışan araç sürücülerinde alkol ya da uyuşturucu madde etkisinde olduğu şüphesi bulunuyorsa da yine kaza tespit tutanağı trafik ekiplerince tutulmalıdır.

Son olarak eğer kazaya karışan taraflar anlaşamadıysa, farklı şekilde gerçekleştiğini iddia ediyor ve birbirlerinin beyanlarını kabul etmiyorlarsa polisin gelmesini bekleyerek tutanağı öyle tutabilirler.

KAZA TESPİT TUTANAĞINA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ ?

    Kaza tespit tutanaklarının sürücülerin kendileri tarafından doldurulduğu ve karşılıklı anlaşılarak imzalandıkları nedeniyle bu tutanaklara itiraz edilemeyeceği düşünülebilir ancak bu tutanaklara itiraz edilmesi mümkündür.Sürücüler daha sonradan bu tutanağın hatalı olduğunu düşünebilir, atlanan bir detay olduğunu fark edebilir veya sigorta şirketinden çıkan hasar tespit raporu doğrultusunda kaza testpit tutanağının yanlış olduğu kanısına varabilirler. Kaza tespit tutanağına itiraz genellikle sigorta incelemeleri aşamasında söz konusu olur, sürücüler bu tutanağa herhangi bir nedenden itiraz etmek isterse, sigorta şirketinin hasar bildiriminden itibaren  5 iş günü içinde itiraz etmelidirler. Eğer itiraz herhangi bir cezai bedel ödendikten veya süreç tümüyle tamamlandıktan sonra yapılmak istenirse bu sefer itiraz sigorta şirketine yapılmaz, itirazın dava yoluyla yapılması gerekir ve kaza bilirkişilerce incelenerek kazanın gerçekleşme biçimi bu şekilde belirlenerek itiraz mahkeme tarafından karara bağlanır.

KASKO SİGORTASI VE SOVTAJ BEDELİ
KASKO SİGORTASI

Kasko sigortası isteğe bağlı bir sigorta çeşididir . Bu sigorta çeşidine göre motorlu bir aracın trafikte seyir halindeyken ya da dururken aracı sigorta yaptıran sigortacının isteği ve iradesi dışında meydana gelen olumsuz olaylara karşı mesela aracın çalınması , yanması , trafik kazası geçirip hasar alması gibi hallerde  sigorta sahibine tazminat ödenmesinin sağlar.
Kasko sigortası yukarıda sayılan tehlikeli durumlara karşı sigorta yaptıran kişiyi güvence altına alıyor .
Kasko sigortasını Karayolları Trafik Kanununda düzenlenen trafik sigortasından ayıran önemli hususlar vardır . Buna göre kasko sigortası isteğe bağlı olmasına rağmen Karayolları Trafik Sigortasında düzenlenen trafik sigortası ise zorunludur .  Ve trafik sigortası sadece karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılıyor .
Kasko sigortasının belirlenmesinde aracın markası ve modeli , aracın güncel kilometresi , sigorta yaptıran kişinin bulunduğu il , sürücünün sicili , trafik cezası alıp almadığı gibi kriterler göz önüne alınır .
Kasko sigortası aracın katıldığı trafik kazaları sonrasında aracın uğramış olduğu maddi hasarları ve araç sürücüsünün yaralanması halinde kişinin tedavi masraflarını karşılamayı güvence altına almıştır .  Bunun dışında trafik kazası sonucunda araç sürücünün ölümü ya da sakat kalması halinde kasko sigortasında önceden belirlenen limit dahilinde tazminat ödenmesi gerçekleştiriliyor . Kasko sigortası sadece araç trafikte seyir halinde iken gerçekleşen bir kaza sonucunda değil aynı zamanda araç park halindeyken araca çarpılması ve hasar oluşması durumunda da etkinlik gösterir ve durumu teminat altına alır .
Kasko sigortası sadece trafik kazaları sonucu oluşan zararların giderilmesi amaçlamaz aynı zamanda araç sahibinin bilgisi ve iradesi dışında aracın çalınması , aracın yanması , herhangi bir zarar görmesi de kasko sigortasının kapsamına girmektedir . Bunlara ek olarak kişiler kasko poliçelerindeki durumlar dışında da isterlerse teminat içeriği sayabilirler . Bunlara örnek olarak : deprem sonucunda aracın hazar alması ya da volkanik patlama sonucunda aracın hasar alması gibi , grev ya da bir iç karışıklık sırasında aracın hasar alması , aracın kaza sonucunda aldığı hasar yüzünden değer kaybetmesi gibi .
Standart olarak düzenlenen kasko sigortaları genel olarak Türkiye sınırı içerisinde meydana gelen olaylar karşısında aracın hasar alması gibi durumlarda geçerli olan bir sigorta türüdür . Eğer sigorta yaptıran kişi yurt dışında meydana gelen olaylara bağlı olarak aracın hasar alması durumlarında da kasko sigortasının geçerli olmasını istiyor ise standart olan kasko sigortasında farklı olan bir sigorta yaptırması gerekmektedir .
1 Nisan 2013’den itibaren sigorta kuruluşları dört farklı poliçe üzerinden kasko sigortası düzenlemeye başlamışlardır . Bunlar :
1 – Dar Kasko
2 – Kasko
3 – Genişletilmiş kasko
4 – Tam kasko
Kaskonun değeri  her ay Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği ( TSB ) ‘nce araçların marka ve modellerinin güncel piyasa değeri dikkate alınarak belirlenir .
Kasko sigortası hakkında bilinmesi gereken bir diğer husus da aracı yaşıdır . Her sigorta kuruluşunda farklılık gösterebilmesi mümkün olmakla beraber genel olarak on beş yaşa kadar olan araçlara kasko sigortası yapılır .


SOVTAJ BEDELİ

Sovtaj hasar gören aracın satılmasında denir . Bu satım işleminin gerçekleşmesi için araç sahibinin onayı gerekmektedir . Bu satış işleminin gerçekleşmesinde ya sigorta kuruluşunun ödemesi gerekli olan tazminat tutarı düşer ya da sigorta kuruluşunun ödemesi gerekli olan tazminatın bir kısmını sovtaj bedeli olarak temin edilir . Böylece sigorta kuruluşunun kaybı ve giderleri azaltılmış olunur .
Sovtaj bedelinin belirlenmesi ve hesaplanması ise sigorta kuruluşlarının kendilerinin anlaşmalı olduğu eksperler ve sovtaj firmaları tarafınca sağlanır .
Sovtaj uygulamasının genel olarak iki tane yararı olduğu söylenebilir . Buna göre ilk olarak araçların parçalarının geri dönüşüme kazandırmasıdır , ikinci olarak ise sovtajdan sağlanan hasılat aracın hasarının bir kısmının ödenmesine yarar sağlar .
Sovtaj genel olarak kasko sigortalarında ve ulaşım sağlayana araçlarda uygulama alanı bulmaktadır .
Sovtaj süreç olarak ise şu şekilde işlemektedir :
–          Araç kaza yaptığında ve bu araçta kasko sözleşmesi bulunuyor ise ilk olarak bilirkişi inceleme yapar ve oluşan zararın büyüklüğünü inceler .
–          Uzman kişi araç için bir ekspertiz raporu hazıralar . Eğer raporda araç pert olarak düzenlendiyse aracın değeri yani rayiç bedeli belirlenir .
–          Rayiç bedel mablağındaki tazminat aracın sahibine ödenir .
–          Tazminatı ödeyen sigorta kuruluşu tazminatın miktarı yüzünden zararla karşı karşıya kalabilir bu yüzden de sovtaj hakkını kullanabilir .
Bu durumu özetle şu şekilde açıklayabiliriz : Kasko sigortasıyla güvenceye alınmış olunan bir aracın trafik kazasına karışması halinde aracın pert olduğu ekspertiz raporu ile belgelenir . Sonra aracın güncel olan bedeli ile hurdasının değeri belirlenir . Sigorta şirketinin sigortalıya karşı ödeyeceği bedel belirlenirken aracın güncel bedelinde yani rayiç bedelinden aracın hurda halinin değeri yani aracın sovtaj değeri düşülür ve bu şekilde hesaplanan miktar sigortacıya sigorta şirketi tarafından ödenir . Bunun nedeni sigorta şirketi aracın hurdasından bir kazanç elde edemeyeceği içindir . 

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI
Trafik kazasına uğrayan aracın hasar görmesi sonucunda servise götürülerek onarımının yapılması sonucunda araç kazalı olduğu için ikinci el statüsüne inmiş olur . Aracın ikinci ele düşmesi sonucunda aracın satımı zorlaşır ve aracın fiyat bakımından değeri düşer . İşte bu yüzden  mağdur olan araç sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi bakımından araç değer kaybı tazminatı verilir . Araç değer kaybının verilebilmesi için mağdur olan araç sahibinin kaza sonucu oluşan hasarda kusuru olmaması gerekmektedir .  Araç değer kaybı tazminatındaki amaç araç kazasında kusurlu olan tarafın kusursuz olan tarafa mağduriyetinden kaynaklanan ödemesi gereken değer tazminatını ifade eder .
Aracınız herhangi bir trafik kazasına karıştığında araçta oluşan maddi hasarlar sigorta poliçelerinden karşılanır . Fakat sigorta kuruluşları kazanın sonucunda meydana gelen maddi hasarların onarılması için ödenecek olan giderleri araç sahiplerine ya da yetkili servise ödemekte fakat aracın kazanın sonucunda uğradığı değer kaybı ile ilgili tazminatları araçların sahiplerince talep olmadığı sürece ödenmekten kaçınılır .
Araç değer kaybı tazminatının tutarının belirlenmesinde bazı kriterler dikkate alınmaktadır . Bu kriterler :  aracın değeri , aracın kazadan önce yapmış olduğu  kilometresi , aracın marka ve modeli , hasarın niteliği , kasko değeri , aracın onarımının yetkili serviste mi yoksa özel serviste mi yapıldığı , hasar gören parça sayısı , aracın ticari mi yoksa hususi bir araç mı olduğu gibi kıstaslar hesap edilmekte ve ona göre bir maddi tazminat tutarı belirlenmektedir .

ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATININ ALINABİLMESİ İÇİN ARANAN ŞARTLAR
 1 – Kaza yapan aracın kilometresinin yüz altmış üç bini geçmemiş olması gerekmektedir .  
 2 – Kazada en fazla yüzde elli kusurlu taraf olunmalıdır . Eğer yüzde yüz kusurlu taraf olunursa değer kaybı tazminatı istenemez .
 3 – Araç değer kaybı tazminatı başvurusu yapabilmek için iki yıllık zamanaşımı süresi vardır eğer bu süre zarfında başvuru yapılmazsa kişi bu hakkını yitirmiş olur .
4 – Eğer önceden geçirdiği kaza sonucunda araca yapılan tamirin kaza sonucunda tekrar yapılmasıyla araçta bir değer kaybı söz konusu olmayacağı için araç değer kaybı tazminatı istenemez .
Araç değer kaybının isteneceği kişiler : kazanın olmasına neden olan karşı tarafın aracının ruhsat sahibi , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta kuruluşu ve kazayı yapan araç sürücüsü birlikte ( müteselsilen ) sorumlu olurlar .  İlgili kişiler  önce sigortadan istemek zorunda değildir ,  üçünden de isteme hakkına sahiptir eğer araç sürücüsü ve araç maliki bu bedeli ödemek zorunda kalırsa o zaman kendi sigorta poliçelerine başvurup rücu etme hakları da mevcuttur . Dolayısıyla burada limitleri geçmediği sürece sigortanın sorumluluğu sınırsız .
Unutulmaması gereken bir diğer husus da tek taraflı bir kazanın olması sonucunda araçta meydana gelen maddi hasara karşılık araç değer kaybı tazminatı istenemez .

ARAÇ DEĞER KAYBI HESAPLAMASI
Araç değer kaybının tazmini için kusurlu tarafın kusur oranında değer kaybı talep edilebilmektedir .
Değer kaybı hesaplanmasını ekspertiz ya da bilirkişi kurumu tarafından yapılabilmektedir . 
Kaza sonucunda karşı tarafın sigorta şirketine araç değer kaybı talebini içeren bir dilekçe yazılır . Kusurlu tarafın sigorta kuruluşunun bu dilekçeye ret kararı vermesi sonucunda Sigorta Tahkim Kuruluşuna başvuruda bulunulabilir ya da Sigorta Tahkim Kuruluna başvurmadan direkt sava açılabilir .  Eğer dava açıldıysa Asliye Ticaret Mahkemesi ya da Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bilirkişi atanıp hasar değer kaybı hesaplama talebinde bulunulur .
Yukarıda sayılan araç değer kaybı şartlarının yerine gelmemesi sonucunda araç değer kaybı hesaplaması yapılamaz .
Araç değer kaybını hesaplayabilmek için formül vardır . Buna göre :
Baz değer kaybı = Aracın rayiç değeri x yüzde on dokuz
Total değer kaybı = Baz değer kaybı x hasar boyutu katsayısı x aracın kazaya kadarki yapmış olduğu kilometre katsayısı
Mini onarım denilen basit akşamlarda yapılan onarımlarda değer kaybı oluşmaz . Çekme belgeli , hurda belgeli işlemi almış olan araçların da değer kaybı talep edilemez . 20.03.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan ve 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki değişiklikler ile de birtakım değişiklikler yapıldı . Tekerlekli , paletli , toplumsal müdahale araçları , belediye araçları , yol süpürme araçları , itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı taleplerinin aslında talep edilemeyeceği eklenmiştir . Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı araçlarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kayıplarının da talep edilemeyeceği eklendi .
Araçta meydana gelen maddi hasarın aracın rayiç bedelinin yüzde ikisinin altında kalması halinde değer kalma tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tazminatını açamaz .
Sigorta şirketinin sorumluluk tutarı sigorta poliçelerinde zorunlu mali sorumluluk sigortaları her yıl rakamsal üst limit olarak belirlenir . Bu üst sınırın üstünde bir hasar değer kaybı tespit edilirse sigorta şirketi üst sınırdan öder geriye kalan tutarı da hem araç malikine hem de araç sürücüsüne karşı talep edilebilir .
Open chat
Whatsappdan mesaj at
Merhaba
Geçmiş Olsun.Size yardımcı olabiliriz.
Hemen Ara