Arama:
TRAFİK KAZALARINDA SİGORTA ŞİRKETLERİNİN RÜCU HAKKI

TRAFİK KAZALARINDA SİGORTA ŞİRKETLERİNİN RÜCU HAKKI

Trafik kazası sonucunda verilen zarardan dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükmünce sigorta yaptıran kişinin sorumluluğu sınırları içerisinde Genel Şartlarda belirlenmiş olan içeriğe göre tazminat talepleri kazanın gerçekleştiği tarihte zorunlu olan sigorta sınırlarına göre karşılanır . Buna göre bedensel zararlar ve maddi zararlar zorunlu trafik sigortası kapsamındadır . Yukarıda geçen genel şartlar kapsamındaki teminat türleri : Maddi zarar teminat ( değer kaybı da bunun içerisinde değerlendirilmektedir ) , sağlık giderleri teminatı , sürekli sakatlık teminatı ve destekten yoksun kalma teminatı . Bu genel şartlarda sigorta kuruluşunun bazı hallerde sigorta yaptıran kişiye rücu hakkı mevcuttur .

RÜCU NEDİR ?

İlk olarak rücunun kelime anlamına bakarsak rücu cayma , geri dönme anlamlarına gelmektedir . Hukuki terim olarak rücu ise bir kişinin diğer kişinin yerine ,  hukuken onun hak ve sorumluluklarını devralmasıdır . Sigorta hukuku anlamında ise rücu sigorta poliçesinin konusu olan mala gelen maddi zararın bu zararın ortaya çıkmasında kusurlu olan taraftan alınmasıdır .

Sigorta poliçesinin konusu olan bir mala zarar geldiği vakit sigorta yaptıran kişiler ilgili sigorta kuruluşlarına başvuru yaparak zararlarının tazmin edilmesi için talepte bulunurlar . İlgili olan sigorta kuruluşu bu maddi zararı karşılar ve bu maddi zararın oluşmasında kusuru bulunan yani kazanın oluşmasına neden olan kişi ve \ veya kişilerden tahsil edilmesi hukuki yollara başvuru yapar . İşte sigorta kuruluşunun maddi hasarın oluşmasında kusuru bulunan kişilerden alacağını alması için hukuki yollara başvurması rücu hakkı ile mümkün olabilmektedir . Bu zararı  sigorta kuruluşu koşulu bulunduğu taktirde motorlu aracın işleteninden ve bağlı olduğu teşebbüs sahibine karşı ödediği tazminatı hukuki yollara başvuru yaparak karşılayabilir .

RÜCU HAKKI NEDİR ?

Rücunun kelime anlamını yukarıda da açıkladığımız gibi geri alma ve cayma anlamına gelmektedir . Hak ise hukuken kişilere sunulan ve sahibine bu korunmadan avantaj elde edilen bir menfaattir . Rücu hakkının hukuki anlamına bakarsak ise geri alma hakkı ya da cayma hakkı olarak karşımıza çıkmaktadır .

Rücu hakkının ayrıntılı olarak tanımlarsak başkasının borcunu ödeyen kişilerin borcun ödenmesiyle birlikte hukuki olarak silinmiş olan borcun alacaktan bağımsız ve münferit bir haktır . Rücu hakkını kanundan doğması nasıl mümkünse sözleşmeden doğması da mümkündür .

Sigorta hukuku bağlamında ise rücu hakkı sigorta kuruluşunun sigorta poliçesinin bir tarafı olan sigortalının maddi zararını karşıladıktan sonra rücu imkanının doğması halinde kazada kusuru olan taraftan sigortalıya ödediği tazminatı talep etmesidir .

Trafik kazası sonrasında sigortalı kişinin karşı taraftan yani trafik kazasının olmasında kusuru bulunan kişiden oluşan maddi zararın giderilmesini istemesi için sigorta yaptıran kişinin sigorta şirketinden oluşan zararın karşılanması için başvuru yapmaması gerekmektedir . Bu engelin nedeni de sebepsiz zenginleşmenin yasağıdır .

SİGORTA ŞİRKETİNİN RÜCU VE İCRA TAKİBİNE İTİRAZ

Sigorta kuruluşunun rücu hakkını kullanılabilmesi için bazı koşulların yerine gelmesi gerekmektedir . Bu şartlar sağlanmadığı taktirde sigorta kuruluşunun rücu hakkı bulunmamaktadır . Rücu edilecek olan tutarın sigortalıya ödenen miktardan yüksek olması halinde sigorta kuruluşunun rücu ve icra takibine itirazı mümkündür .

Sigorta kuruluşlarının rücu imkanının doğduğu hususlar :

1 – Tazminat ödenmesini gerektiren olaydan sorumlu olan kişinin ya da kişilerin kasıtlı bir şekilde hareket etmesi ya da kusurlu davranışları sonucunda oluşmuş olması gerekir . Eğer araç sürücüsünün ya da işleteninin kusuru olmadığı durumlarda sigorta kuruluşunun rücu imkanı bulunmamaktadır .

2 – Tazminat ödenmesi gereken olayda sürücünün ehliyetinin bulunmaması ya da kullandığı araca uygun bir ehliyetinin olmadığı durumlarının bulunması gerekmektedir .

3 – Tazminat ödenmesinin gerektiği durumlarda aracın çalınması ya da gasp edilmiş olması durumlarında sigorta yaptıran kişinin bu olaylarda yani çalınma ve gasp durumlarından kusur bulunması halinde meydana gelmesi gerekmektedir .

4 – Tazminat ödenmesinin gerektiği olayın uyuşturucu ya da alkol gibi maddelerin etkisi altında iken yapılmış olması gerekmektedir .

5 – Tazminat ödenmesi gereken olayda aracın yolcu taşıma ruhsatının olmamasına rağmen yolcu taşıması ya da ilgili kanunda belirtilmiş olan patlayıcı ve tehlikeli madde taşıma ruhsatı olmadan bu maddeleri taşıması sonucunda aracın patlamış olması gerekmektedir .

SİGORTA ŞİRKETİNİN AÇMIŞ OLDUĞU RÜCU DAVASI

Trafik kazalarındaki sigorta kuruluşunun rücu hakkı tüm sigorta çeşitleri için geçerlidir . Fakat rücu hakkının en çok kullanıldığı sigorta çeşidi kasko sigortasıdır .

İlgili kanunda sayılan genel şartlarda sigorta kuruluşu sigorta yaptıran kişiye rücu davası açabilir . İlgili kanunda sayılan hallerde sigorta kuruluşu rücu hakkını kullanamaz . Belirtilmiş olman sebeplerle yapılan kaza arasında uygun bir illiyet bağının olması gerekmektedir . Bu illiyet bağının varlığı sigorta yaptıran tarafından kanıtlanması gerekmektedir .

TRAFİK KAZALARINDA SİGORTA ŞİRKETLERİNİN SORUMLULUKLARI




   TRAFİK KAZALARINDA SİGORTA ŞİRKETLERİNİN SORUMLULUKLARI
 
   Gerçekleşen trafik kazalarında sigorta şirketlerinin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ya da yaygın bilinen adıyla Trafik Sigortasından bahsetmek gerekir. Trafik sigortasının esasları Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Hakkında Yönetmelik ile belirlenmiş ve bütün araç sahiplerine kanunen zorunlu tutulmuştur. Karayollarında gerçekleşen kazalarda meydana gelen hasarların ve tedavi giderlerinin sigorta şirketi tarafından karşılanmasını ifade eder. Belirlenen bir ekspertiz tarafından inceleme yapılarak kusur oranları belirlenir ve sigorta ettirenin poliçe limitine göre bir miktar öngörülür. Bu sürecin işlemesi için araç sahipleri ile sigorta şirketleri arasında yapılan sözleşmeler Trafik Sigortasını ifade eder. Bu sözleşme sonucu sigorta şirketleri kaza sonrası sorumlu oldukları hasar ve zararları karşılamakla yükümlü olurlar.
 
 SİGORTA ŞİRKETİNİN SORUMLULUKLARI
Sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu durumların her ne kadar somut olay bazında değerlendirilmesi gerekirse de kaza sonucutemel olarak ölüm, bedensel zararlar veya sağlık giderleri ve maddi hasarları karşılamak olarak üç başlıkta toplanabilir.
Kaza sonucu ölüm  gerçekleşmesi hâlinde cenaze giderlerini ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıplarını karşılamak sigorta şirketinin sorumluluğundadır.
Bedensel zararların kapsamına genel olarak sağlık giderleri, tedavi ve bakıcı giderleri ,kazanç kaybı, kaza sonucu kişilerin eğer çalışma gücünde azalma meydana geldiyse bundan doğan kayıpları girer.
Maddi zarar kavramı ise aracın hasar nedeniyle uğradığı  değer kaybını ve aracın kazadan dolayı kullanılamaması söz konusu olduğunda bundan doğan zararları ifade eder.Örneğin kaza sonrası arabanın eksper incelemesi ve tamirde kaldığı süre için sigorta şirketleri araçlarını sigortalatanlara kısa süreli ücretsiz olarak kiralık araç tahsis eder. Bu durum aracın kazadan dolayı kullanılamaması zararın giderilmesidir.
 Sigorta şirketleri gerçekleşen kazalarda bahsedilen üç durumdan doğan zararları karşılamakla yükümlüdürler ancak sigorta şirketlerinin ödeme yapmaktan kaçınabileceği bazı durumlar da mevcuttur.
 
 
 
 
 
 
 
         TRAFİK SİGORTASI  KAPSAMINA GİRMEYEN DURUMLAR
·         İlk olarak sigorta şirketleri aracını sigorta ettiren kişinin değil karşı tarafın zararını karşılar . Yani araç sahibinin hasarını karşılamakla yükümlü olmamakla birlikte genellikle süreç, trafik sigortası zorunlu bir sigorta olduğu için kazaya karışan her iki tarafın da karşılıklı olarak zararlarının sigorta şirketleri tarafından karşılanması şeklinde işler.
 
·         Sigorta ettirenin değil karşı tarafın zararını karşıladığı için olayda sigorta şirketi ve sigorta ettiren dışında üçüncü bir kişi bulunmalıdır. Bunun anlamı eğer kaza aynı kişiye ait iki araç arasında gerçekleşirse bu durum trafik sigortası kapsamında değildir.
 
 
·         Kazanın bir mücbir sebepten, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğinin sigorta şirketi tarafından  ispat edilmesi durumunda sigortacı sorumluluktan kurtulur.  (KTK. m. 86)
 
·         Motorlu araç yarışı sırasında aracın uğradığı hasarlar da sigorta şirketinden talep edilemez (KTK m. 92 )
 
·         Araçla taşınan eşyaların uğradığı zararlar da bu kapsamda değildir.
 
·         Araçla depo için yedek benzin dışında bir patlayıcı madde taşınıyorsa ve bundan bir zarar doğarsa bu da trafik sigortası kapsamına girmez.
 
·         Araç tamir edilmesi için servisteyken bir kaza meydana gelirse de sorumluluğu yoktur ancak bu durumda servis sorumlu olur.
 
·         Terör eylemlerinde kullanılan aracın aldığı hasarlar,
 
 
·         Çalınmış ve gasp edilmiş araçların neden olduğu kazalar,
 
·         Manevi zararlar da tarfik sigortası kapsamında değildir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     Yukarıda sayılan sigorta kapsamına girmeyen hâllerden hiçbiri somut olayda bulunmuyorsa sigorta şirketleri sorumlu oldukları şekilde hasarları karşılamakla yükümlüdür.Sigorta şirketleri poliçeleri yasaya uygun düzenlemekle yükümlülerdir, araç sahiplerinin sorumluluğunu artıran veya azaltan sözleşmeler yapılamaz.Ayrıca zarar görenlerin ölüm,sağlık giderlerini ve maddi araç hasarlarını yine yasaya uygun oranlarda karşılamakla yükümlüdürler. Trafik sigortası kapsamına girmeyen durumların bulunmamasına rağmen sigorta şirketi zararı ödemekten kaçınır veya eksik ödeme yaparsa araç sahipleri hukuki yollara başvurabilir.
    
 
 
 
 
TRAFİK KAZASI TUTANAĞI

TRAFİK KAZASI TUTANAĞI

TRAFİK KAZASI TUTANAĞI NEDİR ve NASIL TUTULMALIDIR?

Trafik kazası tutanağı, gerçekleşen bir trafik kazası olayında karşılıklı olarak kazaya konu olan araç sürücülerinin kendileri ve araçları ile ilgili trafik kazasının nasıl gerçekleştiğini ve tarafların söz konusu trafik kazasındaki kusur durumlarını gösteren, trafik kazası sonucu ya taraflarca ya da kolluk kuvvetlerince tutulan belgedir.

Trafik kazası tutanağı, söz konusu kazada yalnızca şeye dair zarar yani mal varlığı zararı söz konusuysa kolluk kuvvetleri olmadan tarafların birbirleriyle ve tutanağın doğruluğu konusunda anlaşarak kolluk kuvvetleri gözetimi ve denetimi olmadan da tutabilecekleri bir tutanaktır sadece mal varlığının zarar gördüğü bu tutanak çeşidine nasıl tutulduğu önemli olmaksızın(kolluk kuvvetleri eşliğinde veya değil) “maddi hasarlı trafik kazası tutanağı” denmektedir bu durumda kazaya karışmış olan araçların olay anında ve olay sonrasında hiçbir şekilde bozulmadan ve başka bir mekana taşınmadan fotoğraflarını çekilmesi kazaya karışan araç sürücülerinin kimlikleri ve araçların ruhsat fotokopilerinin yer alması ve kesinlikle imzalı bir şekilde yapılması gerekmektedir böyle tutulacak bir maddi hasarlı trafik kazası tutanağı ancak kazaya karışan tarafların gerçekleştirebileceği bir işlemdir fakat taraflar kusur ve kaza gerçekleşme şeklini anlatım konusunda birbirleriyle anlaşamazlarsa ya da taraflardan en az birinin ehliyetsiz olması durumunda ya da taraflardan en az birinin ehliyet yetkisinin kazaya karıştığı araçla uyuşmaması halinde ya da kazaya karışan araçlardan birinin resmi plakalı olması durumunda ya da kaza anında 3. kişilerin zarar görmesi ya da kaza nedeniyle devlet mallarına zarar verilmesi ya da sürücünün ruh sağlığı ile ilgili problemleri olması durumunda kolluk kuvvetleri olmadan trafik kazası tutanağı tutamayacaklardır yani kısaca kusur dağılımı yapamayıp anlaşamazlarsa ya da belirtilen diğer şartlardan biri varsa bu durumlarda kolluk kuvvetleri yardımıyla, denetimiyle tutanak tutulmalıdır yani tutanağı kolluk kuvvetlerinin tutması gerekmektedir. Kazada bir yaralanma veya can kaybı meydana geldiyse trafik kazası tutanağının kolluk kuvvetleri gözetiminde tutulması şart hale gelecektir.

TRAFİK KAZASI TUTANAĞININ YANLIŞ DÜZENLENMESİ

Bir trafik kazası sonucunda kazaya konu olan kişilerin kendi aralarında anlaşarak kolluk kuvvetleri olmadan bir trafik kazası tutanağı tutması kazayı anlatması ve kusurları göstermesi konusunda birbirlerini kandıramayacaklarından kaynaklı böyle tutulan bir tutanakta yanlış tutulmanın olma olasılığının az olmasından kaynaklı kolluk kuvvetleri olmadan tutulan yani yukarıda belirttiğimiz şartların yokluğu halinde kolluk kuvvetlerinin olması gerektiği şartlarını sağlamayan bir kazada kolluk kuvvetleri çağrılmadan kendi aralarında anlaşılarak tutulmuş olan trafik kazası tutanağının bir süre sonra taraflardan biri tarafından yalanlanması ve doğru olmadığının iddia edilmesi çok da yerinde bir durum olmayacağı için direkt olarak birbirleriyle anlaşamayan tarafların kolluk kuvvetleri denetimiyle tutmuş olduğu trafik kazası tutanağının yanlışlığını incelememiz gerekir. Kaza sonucu kolluk kuvvetleri yardım ve denetimi yoluyla tutulmuş bir trafik kazası tutanağının taraflardan birinin yanlış anlatması, yanlış yönlendirmesi sonucu trafik kazası tutanağı tamamen ya da belli oranda yanlış tutulmuş olup kusursuz bir tarafa kusur yükleme ya da kusur oranında yanlışlıklar göstermeye yol açabilir bu durumda da kusur oranı normalde az olan ya da hiç olmayan tarafın kusurlu gibi görünüp bir borç yükümlülüğü altına girmesine neden olacağından kaynaklı kişi kolluk kuvvetlerinin tutmuş olduğu trafik kazası tutanağının yanlışlığı ile ilgili trafik kazası tutanağını düzeltilmesi davası açmalıdır aksi takdirde tutanağın yanlışlığı aleyhine olan kişi sebepsiz ve hatalı bir durumdan kaynaklı zarara uğramış olacaktır. Kusur oranının gerçekten daha fazla olmasından kaynaklı zarara uğrayacak olan kişi Sulh Hukuk Mahkemesine tespit davası açarak çeşitli delillerle birlikte durumu ispatlama yoluyla trafik kazası tutanağını düzeltilmesini talep edebilir ve böylelikle dava yoluyla tutanağı düzelttirebilir. O yüzden kazaya karışıp kolluk kuvvetlerince kazası ile ilgili trafik kazası tutanağı tutulmuş kişilerin bu tutanağın , çok iyi anlatılarak ve çok net bir şekilde tutulduğundan emin olarak gerçekleştirmeleri önemlidir, aksi takdirde herhangi bir aksi durumda kazaya karışan taraflardan kusursuz ya da az kusurlu bir tarafın çok kusurlu gibi görünmesi ve tutanakta da böyle geçmesi durumunda söz konusu tarafa hem maddi hem de hukuki yaptırımlar gerçekleştirebilir ve bu durumda taraf haksız yere mağdur olabilir bu sebeple kişilerin söz konusu tutanak başta tutulurken dikkat etmesi aksi bir durumda tutanağın yanlış olduğunu düşünmeleri durumunda da tutanağın düzeltilme davasını açmasını fakat bu davanın işin ehli ve nerede nasıl ne yapılacağını bilen avukatlar tarafından açılmasının davanın kabulünü çok önemli bir oranda olumlu etkileyeceğinden kaynaklı bir avukattan yardım alarak yapılması ve kişinin bu şekilde dava açarak tutanağın düzeltilmesini, hatanın tespit edilip düzeltilmesini dava yoluyla istemesi en mantıklı yol olacaktır.

HÜSEYİN DOĞAN

TRAFİK KAZASI TUTANAĞINA İTİRAZ

TRAFİK KAZASI TUTANAĞINA İTİRAZ

Trafik kazası sonucunda tutulan kaza tespit tutanağına itiraz kaza sonucunda tarafların uyuşmazlıkları neticesinde ortaya çıkmaktadır .  Bu uyuşmazlıklar daha çok kusur oranı yönünden çıkmaktadır .

KAZA TESPİT TUTANAĞINA İTİRAZ NASIL YAPILIR ?

Kaza tespit tutanağı şahısların kusur oranlarını tam olarak göstermez . Kaza tespit tutanağında yazan kusur oranları sigorta kuruluşları tarafınca belirlenmiş olur . İşte bu oranlara itiraz yapılabilir .

Trafik kazası sonrasında sigorta şirketi tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağına itiraz edebilmek için ilk yapılması gereken Sigorta Birliği Merkezinin internet üzerinden sitesine girilir ve kaza tespit tutanağı itiraz formu doldurularak gönderilir . Kaza tespit tutanağına itiraz online olarak gönderildikten sonra sigorta kuruluşu kusur oranı değerlendirmesi yapar . Eğer şirketler tarafından kusur oranları onaylandığı vakit anlaşma sağlanmış olur ve itiraz eden kişiye bu gönderilir . Bir ödeme yapıldığı vakit ve ceza miktarı ödendiyse özel hukuk yollarına başvurulur . Burada izlenmesi gereken adımlar şunlardır :

  • Öncelikli olarak trafik kazası sonrasında kaza tespit tutanağına itiraz Sulh Ceza Mahkemesine yapılması gerekmektedir .
  • Kaza tespit tutanağının mahkemeye bildirilmesinden sonra kaza tespit tutanağının itiraz formu ve dilekçesi tamamlanır ve dava açılır .
  • Kaza tespit tutanağı itiraz formu ve dilekçesi tamamlanarak dava açıldıktan sonra , trafik kazasının gerçekleştiği yerde keşif yapılması istenir .
  • Bunun üzerine trafik kazasının gerçekleşmiş olduğu yerde mobese ve kamera kayıtlarıyla kaza anında orada olan görgü tanıklarından bilgi alınır .
  • Kamera kayıtlarına bakıldıktan ve görgü tanıkları dinlendikten sonra mahkeme tarafından bir bilirkişi atanır ve bu bilirkişi tarafından olay ayrıntılı bir şekilde incelenir ve kaza tespit tutanağı bilirkişi raporuna eklenir .
  • Hazırlanan bilirkişi raporundan sonra kaza tespit tutanağı itirazı karara bağlanır .
  • Kaza tespit tutanağı itirazı karara bağlandıktan sonra eğer araç tamiri yapılmamışsa ya da araç perte çıkmışsa ödeme talebinde bulunulabilir .
  • Burada önemli olan bu sürecin avukat tarafından hızlı bir şekilde yönetilmesidir .
  • Kaza tespit tutanağına itiraz için yapılan işlemler mahkemeye başvurulduğu taktirde gerçekleşir .
  • Kaza tespit tutanağı trafik kazasının gerçekleşmesinden sonra kazanın tarafları kendi aralarında , yetkili bir kişi gelmeden kusur oranının belirtildiği tutanaktır .
  • Fakat trafik kazasının sonucunda yaralanma ya da ölüm hali olursa trafik kazası tespit tutanağı kolluk kuvvetleri tarafından tutulduğu taktirde geçerli olur . Bunun nedeni de yaralanmanın ve ölüm durumunun ağır kusurlu tarafı için cezai işlem uygulanması gerektiği için .
  • Hazırlanan bu tutanaklar sigorta kuruluşlarında çalışan bilirkişilerce kusur oranı hesaplaması yapılır .
  • Kusur oranı için bazı hallerde yalnızca para cezası verilmişse de ölüm ya da yaralanma hallerinde kusurlu taraf için hapis veya para cezası verilir .

KAZA TESPİT TUTANAĞI NEDİR ?

Kaza tespit tutanağı trafik kazasının meydana gelmesi sonucunda kaza yapan araçların maddi hasara uğramaları araç sahibinin maddi hasarlı kaza tespit tutanağı tutmalarına neden olur . Kaza tespit tutanağının amacı trafik kazası yapan kişilerin kazanın meydana gelme şeklinin kendi dillerinde anlatması ve bunun da kayıt altına alınmasıdır .

1 Nisan 2008 tarihine kadar kaza tespit tutanaklarını sadece trafik polisleri tutmakta idi fakat 1 Nisan 2008 ‘den sonraki trafik kazalarında trafik polisinin gelip kaza tespit tutanağını tutması beklenmez trafik kazasını yapan kişilerin kazayı fotoğraflayarak ve kaza tespit tutanağını doldurarak bu işlemleri uygulayıp kaza yerinden ayrılabilirler .

Kaza tespit tutanağının tutulmasında en önemli hususlar kaza anından sonra trafik kazasının fotoğraflarının çekilmesi ya da trafik kazasının çizimlerinin yapılmasıdır . Bu detaylar mutlaka kaza tespit tutanağında yer almalıdır .

Kaza tespit tutanağında olması gereken bir diğer husus da trafik kazası sonucunda her bir sürücünün kaza tespit tutanağını doldururken kendi gözlemlerini anlatmaları ve bu anlattıklarının da kağıda aktarılmasıdır . Bu şekilde araç tespit tutanağı iki nüsha halinde hazırlanması gerekmektedir . Ve hazırlanan bu kaza tespit tutanağının araç sürücüleri tarafından imzalanması gerekmektedir . Eğer araç sürücüleri bu tespit tutanaklarını imzalanmazsa kaza tespit tutanakları geçerli sayılmakta ve kabul edilmektedir .

Trafik kazasından sonra kaza tespit tutanağıyla birlikte poliçenin bir fotokopisi , kaza yerinde çekilmiş olan fotoğrafları ve son olarak da araç sürücülerinin ehliyet ve ruhsatları kaza geçiren tarafların zorunlu trafik sigortası poliçesi yaptırdığı sigorta şirketlerine tüm bu belgeler toplanarak başvuru yapılır .

Kaza tespit tutanağında olması gereken belgeler :

  • Poliçe fotokopisi
  • Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı
  • Varsa kaza yerinde çekilmiş olan fotoğraflar
  • Sürücülerin sahip olduğu ehliyet ve ruhsatın fotokopisi
EKSPERTİZ  RAPORU

 TRAFİK SİGORTALARINDA  EKSPERTİZ  RAPORU

    Ekspertiz raporu , alanında uzman bir kişi tarafından, bir malın hasarlarıyla birlikte güncel durumundaki değerinin belirlenmesi olarak ifade edilebilir. Ekspertiz raporu yalnızca trafik kazalarında araç hasar tespiti için kullanılan bir kavram değildir.          Ev alım satımlarında da evin değeri belirlenirken sıklıkla kullanılan bir yöntemdir , genel olarak ekspertiz  raporu   bir uzmanın bir malı tüm nitelikleriyle, hasarlarıyla değerlendirmesini ve bunu bir raporla belgelemesini ifade eder.Trafik sigortası bakımından ekspertiz raporu, kaza sonrası bir uzman tarfından arabanın aldığı hasar miktarının, arabanın güncel  değerinin ve değer kaybının araştırılarak belirlenmesi ve bunun belgelenmesidir.Bu rapordan arabanın önceki hasarlarıyla birlikte tüm hasar kaydı görünebilir bu nedenle ikinci el araç alırken de sıklıkla başvurulan bir yöntemdir.Trafik sigortası temel olarak kaza sonucu arabanın hasarının sigorta şirketlerince karşılanmasını öngören bir sözleşmedir ve ekspertiz raporu bu karşılanacak miktarın belirlenmesi açısından önem taşır.

EKSPERLER NASIL BELİRLENİR ?

    Ekspertiz raporunun ,alanında uzman, bağımsız ve tarafsız kişiler tarafından hazırlanması gerekir. Bir kişinin eksper olabilmesi için üniversite mezunu olması, Hazine Müsteşarlığınca yılın belli zamanlarında düzenlenen sınava girmesi, başarılı olması durumunda ise Sigortacılık Eğitim Merkezi tarafından verilen eğitimlere katılarak stajını tamamlaması gerekir. Yani herhangi biri eksper olamaz, bu kişilerin eğitim alarak alanında uzmanlaşmaları ve en önemlileri tarafsız olmaları gerekir.

HASAR TESPİTİNİN YAPILMASI

    Trafik sigortasında  ekspertiz raporunun temel amacı kaza sonrası hasar tespiti yaparak sigorta şirketinin ödeyeceği bedelin belirlenmesidir.Hasarı belirlemenin ilk adımı kaza tespit tutanağıdır.Kaza tespit tutanağını kazaya karışan sürücüler kendileri doldururlar . Olayın gerçekleşme biçimin kendi açılarından anlatarak araçlarıyla ilgili bilgi verirler .Her iki sürücünün de doldurarak imzalaması gerekir. Kaza tespit tutanağı eksper incelemesi aşamasında oldukça önemlidir çünkü inceleme yapılırken araçla ilgili tespit edilen her şey bu tutanakta sürücünün beyanları ile karşılaştırılır. Dolayısı ile bu tutanağın doğru ve eksiksiz tutulması  gerekir.

Kaza tespit tutanağı dışında, sürücü belgesi,aracın trafik ve tescil belgeleri, sigorta poliçesi ve primlerin ödendiğine dair belgeler ile kazanın fotoğrafları da alınarak tüm bu belgelerle sigorta şirketine başvurulur.

    Hasar tespit başvurusunun  kazadan sonra 5 iş günü içinde yapılması gerekir. Başvurunun ardından inceleme ve hasar tespit süreci başlar. Sürücülerin kusur oranı belirlenir, arabanın hasar miktarının araştırılması ve belirlenmesi aşamasında  eksperler devreye girer. Buna göre bir teminat bedeli ortaya çıkarılır .Belgelerin teslimi de eksiksiz bir şekilde  yapıldıysa artık sigorta şirketinin bu bedeli ödemesi aşamasına geçilir.

EKSPERTİZ RAPORUNUN İÇERİĞİ

    Öncelikle aracın özelliklerine yer verilir, sürücülerin kaza tespit tutanağında yer verdiği model ve özelliklerde olup olmadığı incelenir. Daha sonra boya ve kaporta kontrolleri yapılır, araca çeşitli testler uygulanarak hasarı belirlenir.Bu hasarın kaza tespit tutanağında sürücülerin anlattıklarından farklı olup olmadığının kontrolü yapılır. Aracın gerçekleşen kazadan bağımsız geçmişten kalma bir hasarı var mı,hasar kaydı bulunuyor mu, bir parçası değişmiş mi bunların kontrolü de yapılarak toplam hasarın miktarı ortaya çıkarılır.Buna göre bir ekspertiz raporu oluşturulur ve son olarak sigorta şirketine ödemesi için bir teminat bedeli belirlenir.

   Sürücüler de ekspertiz raporlarını e-devlet üzerinden ücretsiz olarak sorgulayarak görebileceği gibi oluşturulan 5564 numaralı hatta kısa mesaj yoluyla “PARCA” boşluk “PLAKA” boşluk “HASAR TARİHİ” şeklinde sms göndererek 15 TL karşılığında ekspertiz raporu bilgilerinin telefonlarına gelmelerini sağlayabilirler.

EKSPERTİZ RAPORLARINA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ ?

     Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği madde 7/2 uyarınca “Sigorta şirketince atanan eksper tarafından yapılan tespitlere, 3 iş günü içinde sigortalı veya sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişi tarafından itiraz edilebilir. İtiraz süresi, eksper raporunun EKSİST’e girişine ilişkin olarak muhataba yapılan bildirimle başlar.” Madde metninden de anlaşılabildiği üzere kazaya karışan her iki aracın sahibi ve sigorta şirketi, 3 iş günü içinde itiraz edebilir.

   Eğer ekspertiz raporu gerçekten yanlış ise  ve hatalı bir bedel öngörülmüşse bedelin ekspertiz firmasından tahsil edilebilmesi de mümkün olabilir. Yargıtayın ilgili kararlarınca ekspertiz raporlarıyla ilgili uyuşmazlıklara karşı dava açılması için görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir ve ilgililer yanlış ya da hileli olduğunu düşündükleri ekspertiz raporlarına karşı Tüketici Mahkemesinde dava açabilirler.

TRAFİK SİGORTALARI VE HUKUKİ ÇÖZÜM

TRAFİK SİGORTALARI VE HUKUKİ ÇÖZÜM

Günümüzde teknolojinin gelişmesi birlikte ulaşım alanında ilerlemeler söz konusudur. Bu ilerlemelerin  bizler için ulaşım alanında hayatımızı kolaylaştıracak pek çok avantajı vardır.Her ilerlemenin avantajları olduğu gibi bazı dezavantajlarıda vardır. Hayatımızı kolaylaştıran ulaşım araçları yani otomobillerimizin kaza yapması sonucunda can güvenliğimizin yada mal güvenliğimizin tehlikede olması durumu söz konusu olabilir. Bu kazaların meydana gelmesi bazen bizlerin kendi hatamızdan  kaynaklanması ile, bazen de bizlerin kusuru olmaksızın karşı tarafın kusurlu davranışı veya ihlali sonucunda meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda kişi gerek psikolojik olarak gerekse maddi ve manevi bir kayıptadır. Bu kayıplar ekonomik olarak sarsıcı boyutta olabilir.Bu tip durumların önlenmesi adına kanun tarafından zorunlu kılınarak trafik sigortası yürürlüğe girmiştir. Trafik sigortası 2918 numaralı Kara Yolları Trafik Kanunu neticesinde karar verilmiş bir zorunluluktur. Bu zorunluluğa uymayan kişiler hakkında cezai işlem uygulanmaktadır.

Trafik sigortası yaptırmak kanunen zorunlu olması dışında kişiler içinde bir avantaj durumu olduğunuda belirmek gerekir. Bu avantaj nedir diye sorulucak olursada kişinin kusurlu veya kusursuz olarak yapmış olduğu bir kaza sonucunda can ve mal güvenliğinin bir sigorta şirketi ile güvence altına alınması ve gerekli görülen masrafların karşılanmasının sağlanmasıdır. Bu kanunla ortaya çıkmış her iki taraf içinde avantajlı bir çözüm önerisidir.

Trafik sigortası yaptırmak zorunda olan kişiler; araç sahibi, işleten, motorlu taşıtla mesleki faliyette bulunan kişiler, motorlu araçla yarış düzenleyenler, devlet ve kamu tüzel kişileri, yabancı plakalı araçlarlardır.

Trafik sigortası kapsamına giren araçlar; motorlu taşıt araçları, römorklar, iş makineleridir. Kapsam dışı araçlar ise her türlü motorsuz taşıtlar, bisiklet ve motorlu  bisiklettir.

Bahsetmiş olduğumuz trafik sigortası süresi 1yıldır. Bu sürenin bitmesiyle sigortanın yenilenmesi gerekmektedir. Sigorta yapılmaması yani yenilenmemesi durumunda kişiler para cezasına çarptırılır. Bunun önlenmesi için sigortamızın süresine dikkat etmeli ve takip etmeliyiz.

Peki trafik sigortası neyi kapsar sorusundan bahsetmek gerekirse;

Kişilerin vefat ve tedavi giderleri; kazanın meydana geldiği esnada bulunan her bir kişi için sunulan giderlerdir.

Kazada meydana gelen ölüm ve kaza tedavi giderleri; kazaya dahil olmuş bulunan tüm kişilerin vefat ve tedavi giderleri.

Kazanın maddi giderleri ve tutarları; kaza sonucunda meydana gelen hasar için karşı tarafa ödenecek tutardır.

Bu maddelerle araç sahiplerine bazı sorumluluklar yüklenmiştir. Bu sorumlulukları yerine getirmeyen araç sahiplerinin yararlanması söz konusu değildir. Yararlanmanın olmamasıyla araç sahipleri ve sigorta şirketleri arasında uyuşmazlıklar çıkabilir. Hem bu uyuşmazlıkların önlenmesi hemde sigorta şirketinden faydalanmak adına araç sahiplerinin sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Şu konudanda bahsetmek gerekirse bazı sigorta şirketleri hasarları karşılamamak, tazminat ödememeki çin araç sahiplerinin sorumluluklarını yerine getirmediklerini öne sürerek tazminattan kaçmaktadır. Böyle bir durumla karşılaşmanız halinde sigorta hukuku ile ilgilenen bir avukata danışmanızı öneririz.

Zorunlu trafik sigortalarında araç sahiplerinin yükümlülüklerinden bahsetmek gerekirse;

Yukarıda bahsettiğimiz gibi kaza sonrasında oluşan zararın karşılanabilmesi için önce yargının sonrada sigorta şirketinin sizin oluşan kazadan sorumlu olmadığınıza yani mağdur olduğunuza emin olmaları gereklidir.Kaza öncesi ve sonrası sürücünün sigorta şirketine hemde kanuna karşı sorumlu olduğu haller vardır. Bu halleri şu şekilde sıralayabilir;

Araç sahibinin poliçe süresi içerisinde meydana gelen hasarın neden olduğu her durumu sigorta şirketine bildirmek zorundadır.

Sürücüler kaza halinde bu durumu en kısa süre içerisinde sigorta şirketine bildirmeli ve istenilen tüm belgeleri teslim etmelidirler.

Kişinin kaza halinde oluşabilecek zararı ağırlaştırmaması gerekir. Daha fazla tazminat alabilmek adına yapılan bir eylemdir ancan bu eylemin saptanılması halinde sigorta şirketi sözleşmeyi fesh etme hakkına sahiptir.

Sigortası olan bir kişinin diğer bir sorumluluğuda kaza anında oluşabilecek zararı en aza indirmek için yapabileceği bir eylem var ise onu yapmasıdır. Yani sürücünün hasarı azaltmak için çaba göstermesi gereklidir.

Sigorta şirketinden yararlanmak isteyen sürücü maddi hasarlarda mutlaka tutanak tutmalı ve aracını bu esnada güvenli bir yerde muhafaza etmelidir. Bu tutanak bilgisinide sigorta şirketi ile paylaşmalıdır.

Sigorta şirketinin ve araç sahiplerinin sorumluluklarından bahsettikten sonra, sigorta şirketinin sorumluluktan kurtulduğu hallerdende bahsetmek isterim. Bu haller mücbir sebep, zarar görenin ağır veya tam kusurlu olması, üçüncü kişinin ağır kusurlu olması,  işletenin kusuru olmaksızın aracın çalınması ve gasp edilmesi gibi durumlarda sigorta şirketi sorumluluk altına girmekten kurtulur. Yani sigortacı sorumlu tutulmaz.

Trafik sigortası konusunu özetle ele alıcak olursak, günümüzde pek çok insanın sürücü olduğu ve bu sürücü insanlar kadar sürücü adaylarınında olduğunu göz önüne alırsak büyük bir araç çoğunluğu ve sürücü topluluğu karşımıza çıkmaktadır. Bu topluluk içerisinde trafik kurallarına , kanunlarına uyan ve uymayan bir çok insan olabilir. Bu nedenle trafik kazasının ne zaman başımıza geleceğini bilmemekteyiz. Oluşabilicek herhangi bir kaza sonucunda trafik sigortamızın olması gerek kanunen zorunlu tutulmuş gerekse sürücüler tarafından kolaylık sağlanması amacıyla yapılmaktadır.

Sirel Kara

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI NEDİR?
Araç değer kaybı dediğimiz kavrama bakacak olursak değer kaybının yaşanan bir trafik kazası sonucunda hasar almış ve bu durumun sonucunda söz konusu hasar sebebiyle  bakım tamirat gibi işlemleri yapılmış olan aracın bu işlemler sonucu piyasadaki artık geçerli olmuş olacak veya olan maddi değerinin esas değerinden daha düşük olmasını ifade eden bir kavramdır yani kısaca araç değer kaybının söz konusu kaza sonucunda araç üzerinde ve araç değerinde yapmış olduğu kayıp bedelidir. Söz konusu bu değer kaybı “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” hükümlerinde belirtilmesi üzerine talep edilme sonucunda kurum tarafından belirlenen usul ve esaslar göz önüne alınarak atanmış olan sigorta eksperince tespit edilmektedir.  Hukuk sistemimiz değer kaybı kavramının net bir şekilde açıklamamakla birlikte sistemimizdeki kanunlar kanun hükümleri ve sigorta hükümlerine bakıldığında yukarıdaki gibi bir kaza sonucu aracın değerindeki düşüş olarak nitelendirilmesi doğru olacaktır. Değer kaybının karşılanması ve sorumluluğu ile ilgili inceleme yaptığımızda TTK m.1409 hükmüne göre yaşanan kaza durumunda kazada bulunan taraflardan kusurlu olan tarafın trafik sigortasının kaza sonucu meydana gelmiş hasar ve zararı karşılama sorumluluğu ve bununla birlikte direkt olarak zarar olarak nitelendirilebilen değer kaybını telafi etme sorumluluğu olduğunu görürüz. KTK m. 85 hükmüne bakıldığında ise ‘’ Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.’’ İfadesinin değer kaybıyla ilişkilendirilebileceği aşikardır.
Değer kaybının talep edilmesi durumunda karşımıza ‘’kimden talep edileceği’’ sorusu da çıkmaktadır. Kazadaki kusursuz tarafın araç değer kaybı varsa bu değer kaybı kazaya sebep olmuş taraf veya söz konusu tarafın zorunlu trafik sigortasınca karşılanır. Tabi değer kaybının ve zararlarının tamamının direkt olarak bu şekilde istenebilmesi için tarafın yaşanılan kazada tamamen kusursuz olması gerekmektedir. Kusur oranına göre talep edilecek değer kaybı ve zararların tutarının değişeceği göz önünde tutulmalıdır. Kazadaki kusursuz taraf değer kaybının karşılanması için ekspertiz raporu alarak kusurlu tarafa dava açma ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma yollarını kullanarak değer kaybını talep edebilir.
ARAÇ DEĞER KAYBINI KİM KARŞILAR VE NASIL TALEP EDİLİR?
Öncelikle araç değer kaybı talebinin şartlarına bakacak olursak;
Söz konusu motorlu taşıtların dahil olmuş olduğu bir kaza sonrasında oluşmuş olan değer kaybını tahsil edebilmek için bu taleple ilgili bazı şartların yer aldığını bilmeliyiz. Araç değer kaybı davası da diyebileceğimiz bu durumla ilgili şartlara baktığımızda bu şartlardan iyi ki kazada suçlu olan tarafın değer kaybını talep eden taraf olmaması gerektiğini ve kazanın 2 motorlu araç arasında gerçekleşmiş olması gerektiğini Bunun yanı sıra kaza olay yerinde olay gerçekleştikten sonra tutanak tutulma kaydıyla kaydedilmiş olmalı, zaman aşımı süresi olan iki yıl geçirilmeden talep edilmeli , olaydaki söz konusu aracın 125.000 kilometrenin üstünde olması şartıyla birlikte araç 10 yaşından büyük olmamalı ve kazadaki karşı tarafın trafik sigortasının olması durumunda bu sigortadan olmaması durumunda değer kaybının kendi tarafından ödenmesi gereklidir. Araç değer kaybını kimin ödeyeceği konusunu daha detaylı incelersek söz konusu trafik kazasında kusurlu olan tarafın trafik sigortasının diğer tarafın araç değer kaybını telafi etmek zorunda olduğunu dolayısıyla da trafik sigortasının araç değer kaybını karşıladığı bilgisinin doğru olduğunu eğer söz konusu aracın yapmış olduğu kasko poliçesinde bununla ilgili bir maddenin yer alması durumunda söz konusu kasko şirketi bu madde hükmünce değer kaybını karşılayabilmekte fakat böyle bir hüküm yoksa kaskonun karşı tarafın değer kaybını karşılama gibi bir zorunluluğu olmadığını kusurlu tarafı kendi kaskosunun kendi aracının değer kaybından sorumlu olduğunu söyleyebiliriz.
ARAÇ DEĞER KAYBI BAŞVURUSU NASIL YAPILMAKTADIR?
Bir trafik kazası sonucu trafik kazasına karışmış olan motorlu aracın değer kaybının tazmin edilmesi ve bunların yanında söz konusu aracın değer kaybının minimum indirilmesi için araç değer kaybı başvurusu araç sahibi tarafından yapılmalıdır. Bu başvuru için söz konusu kaza ve kaza ile ilgili tutulmuş olan trafik kazası tutanağında yer alan kusur durumu incelenmeli ve bu tutanağın her halükarda önemli bir belge olduğunu ve gerekli olduğunu bunun yanında araçla ilgili söz konusu usul ve esaslar doğrultusunda alınmış olan ekspertiz raporu ve aynı şekilde aracın bakım tamir gibi işlemlerinden sonra ödeme ile ilgili alınmış olan fatura, tramer kaydı  ve araç ruhsatı ile birlikte karşı tarafın trafik sigortası şirketine başvuru gerçekleştirilebilmektedir. Bu durumda araçtaki kusur durumları incelenerek her iki tarafında kusurları göz önünde bulundurarak değer kaybı hesaplanmaktadır. Söz konusu başvuru sonrasında karşı tarafın sigorta şirketinin değer kaybı masrafını karşılamayı reddetmesi durumunda eğer söz konusu sigorta şirketi sigorta tahkim komisyonunu üye ise sigorta tahkim komisyonuna ya da yetkili mahkemelere başvuruda bulunulmalıdır. Eğer karşı tarafın sigorta şirketi sigorta tahkim komisyonuna üye değilse direkt olarak yetkili mahkemelere başvuruda bulunulmalıdır. Bu durumda ise başvurulacak olan mahkemeler Asliye hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Bu mahkemeler söz konusu durumlarla ilgili yetkili mahkemelerdir. Başvuru ile ilgili zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğu ve bu 2 yıllık süre içerisinde mahkemelere dava açılabilmekte olup karşı tarafın sigortasının bulunmaması durumunda ise direkt olarak karşı tarafın kendisine dava açılıp söz konusu değer kaybı talep edilebilmekte olup bu değer kaybı bedeli bu şekilde tazmin edilebilmektedir.
KISACA ARAÇ DEĞER KAYBI BAŞVURUSU
Araç değer kaybı başvurusu için 2 taraf arasında gerçekleşmiş olan trafik kazasında değer kaybını talep edecek kişinin kusursuz olmakla beraber kusurlu olan tarafın sigorta şirketine başvurabileceğini söyleyebiliriz.
Kusurlu olmayan taraf, aracının daha önce değer kaybına uğramamış şartıyla birlikte ve zarar görmüş olan araç parçasının kazadan önce tamirat ve tadilat yapılmamış olma şartını sağlaması durumunda kusurlu olan tarafın tarafın sigorta şirketinin araç değer kaybını karşılama zorunluluğu bulunduğunu fakat başvuru sonucu söz konusu şirketin reddetmesi durumunda da şirketin komisyona üye olması şartıyla Sigorta Tahkim Kurulu’na veya komisyona üye olup olmadığına dikkat etmeksizin direkt olarak Asliye hukuk ve Asliye Ticaret mahkemelerine değer kaybının karşılanması ve diğer zararlarla ilgili tazmin edilme talebinde bulunulabilir.


HÜSEYİN DOĞAN

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI

GENEL OLARAK ARAÇ DEĞER KAYBI

Trafik kazası sonucunda hasar gören aracın servise götürülerek onarılır . Bunun sonucunda ise araç kazalı olduğu için ikinci el statüsüne düşer . Aracın ikinci el statüsüne düşmesi ise o aracın satımında zorluğa yol açar ve aracın değeri düşerek fiyat bakımından bir azalma söz konusu olur . Tam da bu nedenden dolayı mağduriyet yaşayan araç sahiplerinin yaşamış oldukları mağduriyetlerin giderilebilmesi için araç değer kaybı tazminatı mağdur olan araç sahiplerine verilir . Mağdur olan araç sahibine bu tazminatın verilebilmesi için trafik kazasının yaşanmasında kusurunun bulunmaması gerekmektedir . Bu tazminatın verilmesindeki amaç ise trafik kazasında kusurlu olan tarafın kusuru olan tarafa mağduriyetinden dolayı ödeme yaparak mağdur olan araç sahibinin mağduriyetini gidermektir .

ARAÇ DEĞER KAYBININ HESAPLANMASINDA DİKKATE ALINAN HUSUSLAR

Kaza yapan aracın modeli ve markası , aracın üretildiği yıl , aracın ne zaman trafiğe çıktığı , aracın kaza anındaki yapmış olduğu kilometresi , aracın kaza yapmış olduğu tarihteki kendi benzer araçlarının piyasa rayiç bedeli , aracın o güne kadar hasarlı olup olmadığı ve eğer oldu ise bu hasarların niteliği ve son olarak da araca o güne kadar yapılmış olan boyama işlemleriyle aracın değişen parçaları kontrol edilerek bir hesaplama yapılır .

ARAÇ DEĞER KAYBININ ALINAMAYACAĞI ARAÇLAR

Tekerlekli ve zırhlı olan toplumsal müdahale araçları , belediyenin otobüsleri ( toplu taşıma araçları ) , yol süpürmek için kullanılan özel araçlar , itfaiye araçlarında oluşan hasar nedeniyle hasar değer kaybı istenemez . Ve son olarak da yabancı ülke plakasına sahip olan araçlar Türkiye’de karışmış olduğu trafik kazasını nedeniyle bir hasar alırsa bu araçların sahipleri de araç değer kaybı isteyemezler .

ARAÇ DEĞER KAYBININ ŞARTLARI

1 – Trafik kazasının çift taraflı bir trafik kazası olması gerekmektedir .Yani örnek olarak duvara çarpan bir araç , araç rayiç bedelin isteminde bulunamaz .

2 – Trafik kazası yapan aracın araç değer kaybı isteminde bulunabilmesi için aranan diğer bir şart da kazada yüzde yüz kusurunun bulunmaması gerekmektedir .

3 – Trafik kazası sonucunda araçta bir hasarın oluşması gerekmektedir . Ve bu oluşan hasarın da tamir edilmesi , onarılması gerekmektedir .

4 – Araç değer kaybı istemine bulunabilmenin son şartı ise tamir edilen parçaların daha önceden yapmış olan bir trafik kazası nedeniyle onarılmaması gerekmektedir .

Unutulmaması gereken bir noktada zamanaşımıdır . Araç değer kaybı tazminatı başvurusu yapabilmek için iki yıllık bir zamanaşımı süresi bulunmaktadır eğer bu süre zarfında başvuru yapılmazsa kişi bu hakkını bir daha kullanamaz , hakkını yitirmiş olur .

ARAÇ DEĞER KAYBINI İSTENECEĞİ KİŞİLER

Kazanın oluşmasına neden olan karşı tarafın aracının ruhsat sahibi , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta kuruluşu ve kazayı yapan araç sürücüsü müteselsilen sorumlu olurlar . İlgili kişinin üçünden de isteme hakkı bulunmaktadır . Araç sahibi ve araç sürücüsü bu bedeli ödemek durumunda kalırlarsa o zaman kendi sigorta poliçelerine başvurup rücu etme hakları bulunmaktadır .

SONUÇ

Trafik kazalarında oluşan hasarlar servislerde giderilir ve bu hasarlar sigortalardan standart bir şekilde karşılanır .Ancak bu araçlar her ne kadar tamir edilip hasarları karşılansa da bu araçlar trafik kazası geçirmiş olduklarından kaynaklı bir zarar oluşur . Bu zararda aracın kaza yapmasından önceki rayiç değeriyle kazadan sonra ne kadar onarılsa da , hasarları tamir edilse de ikinci el piyasa değerinin düşmesi arasındaki farka araç değer kaybı .

Araç değer kaybını sigortalar talep edilmediği sürece karşılamazlar .

Değer kaybı tazminatında amaç aslında araç kazasında kusurlu olan tarafın kusursuz olan tarafa mağduriyetinden kaynaklanan ödemesi gereken değer tazminatını ifade eder  yani burada oluşan mağduriyeti gidermek amaçlanmaktadır .

TRAFİK KAZALARINDA ARAÇ SAHİBİNİN SORUMLULUĞU

TRAFİK KAZALARINDA ARAÇ SAHİBİNİN SORUMLULUĞU

Öncelikli olarak bir trafik kazasından bahsedebilmek için kazanın karayolu üzerinde oluşmuş olması , kazaya bir ve \ veya birden fazla aracın karışmış olması , kazanın sonucunda ölüm , yaralama ya da maddi zararın oluşmuş olması ve son olarak yaşanan olaylar arasında illiyet bağının yani nedensellik bağının olması gerekir .

Trafik kazası sonrasında meydana gelen durumdan sorumlu tutulacak olan kişilerin kim olacağı yaşanan her olayda farklılık gösterebilir . Trafik kazasına karışan aracın her zaman araç sahibince kullanılmak zorunluluğu yoktur . Aracın sürücüsü ile aracı kullanan kişiler farklı olabilir . Araç sürücüsü ile araç sahibinin farklı olması sorumluluğun belirlenmesinde birtakım sıkıntılar baş gösterebilir .

Trafik kazası sonucunda sorumlu olan kişiler tespit edilirken sadece aracın sahibi ve sürücü arasında bir karışıklık yaşanmaz aynı zamanda araçların satış işlemi yapılırken aracın devredilmesinin ardından kazanın hemen yaşanması da trafik kazasında sorumlu olan kişilerin bulunmasında belirsizlik ve zorluk yaşanmasına neden olur . Burada unutulmaması gereken nokta araç satıldığında satış işleminin noterde yapılması gerekmektedir , eğer satış işlemi noterde yapılmazsa yapılmış olan devir kabul edilmez ve geçersizdir . Hatta satış işlemini noterde yapmayıp kişiler kendi aralarında bir araç devir sözleşmesi yapıp bu sözleşmeye özel olarak aracı satan kişinin bundan sonra meydana gelecek olan trafik kazalarında sorumlu olmayacağı yönünde özel bir madde koysalar bile satıcı böyle bir kaza olması durumunda üçüncü şahıslara karşı sorumsuzluğunu iddia edemez ve tazminat yükümlülüğünün korumuş olur .

Bir önceki paragrafta belirtildiği gibi aracın satış işleminin noter huzurunda yapılması halinde geçerli olacaktır .  Fakat noterde satış işlemi yapılır yapılmaz trafik siciline bildirimde bulunulması mümkün değildir . Bunun için aracın satış işlemi yapıldıktan üç gün içerisinde bildirimde bulunulur . Noterde yapılmış olan satış işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkının devri için yeterli olarak kabul görmektedir . Yani noterde yapılmış olan devirle aracı satan kişi aracın maliki sıfatını devrettiğinden aracın sorumluluğu alan kişinin üzerindedir .

Türk hukukunda kişinin sorumluluğu ve bu sorumluluğunun tazmin edilmesi bakımından kusur sorumluluğu ilkesi kabul edilmiştir . Buna göre zarar veren vermiş olduğu zararı karşılamakla yükümlüdür .  6098 sayılı Türk Borçla Kanununa göre kusur sorumluluğunu tanımlanmıştır . Buna göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren , bu zararı gidermekle yükümlüdür . Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür .

6047 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı , ariyet veya rehin alan kişidir kanun maddesi bulunmaktadır .

Eğer bir araç  bir işletmenin bünyesi altında çalışırken trafik kazası sonucunda bir kimsenin ölümüne ya da yaralanmasına ya da bu ikisi dışında bir şeyin zarar uğramasına neden olursa trafik kazasına karışan aracın işleteni ve bünyesi altında çalıştığı sahibi , trafik kazası sonucunda meydana gelen zarardan müteselsilen yani ortak şekilde sorumlu olurlar . Hukuka göre sorumlu olan fakat trafik kazasının oluşmasına hiçbir şekilde karışmayan kişinin trafik kazası sonucunda oluşan tüm maddi hasarlardan sorumlu tutulması onun tazminat ödemesi anlamını karşılamaktadır .

Bazı hallerde ise araç sahibinin trafik kazası sonucu oluşan zarardan sorumlu olmayacağı ya da sorumluluktan kurtulabileceği belirtilmiştir . Buna göre bu durumlar :

  • Kendisinin ya da fiillerinden sorumlu tutulduğu şahısların kusurunun bulunmaması .
  • Kazanın araçta oluşan bir bozukluk nedeniyle meydana gelmiş olması .
  • Mücbir sebep . Burada mücbir sebepten kasıt günümüzde var olan bütün bilim ve teknolojiden faydalanılsa dahi ve her türlü özenin gösterilmiş olmasında dahi kimsenin kazanın oluşmasını engelleyememesidir . Yani bu durumda ortaya çıkan zarar ile motorlu aracı işleten kişinin arasındaki illiyet bağının ortadan kalkması durumu söz konusudur .
  • Trafik kazası sırasında mağdur olan kişinin ağır bir kusurunun bulunması .  Örnek olarak mağdur olan yayanın alkol alarak yayalara yasak olan yoldan karşıya geçmesi verilebilir .

Trafik kazası sırasında üçüncü bir kişinin ağır kusurunun bulunması

TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI

                          TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI

  Kaza tespit tutanağı, gerçekleşen trafik kazaları sonrasında kazaya karışan araçların sürücülerinin her ikisinin de karşılıklı olarak kazanın gerçekleşme biçimini kendi ağızlarından anlatıp imzaladıkları bir belgedir. Bu belgeler 1 Nisan 2008 tarihinden önce kaza sonrası kazanın gerçekleştiği yere gelen trafik  polisleri tarafından tutulurken, bu tarihte yapılan değişiklik ile artık sürücüler isterlerse polisi beklemeden araçlarında bulundurmak zorunda oldukları kaza tutanaklarını doldurarak imzalayabilirler. Bu hem zaman kaybını önler hem de trafiğin daha az aksatılması açısından önemlidir. Kaza sonrası kaza tespit tutanağının tutulması ise trafik sigortaları bakımından çok önemlidir. Hem zorunlu trafik sigortasında hem de sürücülerin isteğe bağlı olarak yaptırdıkları Kaskolarda bu tutanaklardan yola çıkılarak incelemeler yapılır, hasar miktarı, sürücülerin kusur oranı gibi tespit edilmesi gereken oranlar tutanakta yer alan bilgiler ışığında ,onlarla karşılaştırılır.Sürücülerin kaza sonrası sigorta şirketlerine hasar başvurusu yaparken beraberinde bu tutanağı da vermeleri şarttır. Kaza tespit tutanağı zaten bölümlere ayrılmış bir taslak hâlinde, nelerin doldurulacağı ile ilgili yönlendirmeleri içeren bir şekilde bulunur. İçeriğinde yer alanlardan kısaca bahsedilirse ,

-Kazaya karışan araçların sürücülerinin kimlik bilgileri, araçlarına ait plaka bilgileri, trafik sigortası poliçe numaraları

-Gerçekleşen kazayı gören, şahit olan kişiler varsa onlara ait bilgiler

-Kazanın gerçekleşme biçimini sürücülerin detaylı bir şekilde, hangi açılardan,aracın istikamet ettiği yön, bulundukları sokak isimlerini de belirterek ve çizerek anlatmaları gerekir.Kazayı çizerek anlatmak da kaza tespit tutanağında önemli bir detaydır.

-Varsa kazanın fotoğrafları da eklenmelidir.

   Gerekli bilgiler doldurulduktan sonra kaza tespit tutanağı mutlaka her iki sürücü tarafından da imzalanmalıdır.İmzalanmadığı takdirde geçerli olmaz bu nedenle iki tarafın da imzalaması çok önemlidir.

KAZA TESPİT TUTANAĞINI TRAFİK EKİPLERİNİN TUTMASINI GEREKTİREN DURUMLAR

Gerçekleşen kazada eğer maddi hasar varsa tutanağın sürücülerce polisin gelmesini beklemeye gerek olmadan tutulabileceğinden bahsedilmişti ancak bazı durumlarda sürücülerin tutanağı bu şekilde tutmaları mümkün değildir, bu durumlarda mutlaka trafik polisi kazanın gerçekleştiği yere gelmeli ve tutanaklar ondan sonra tutulmalıdır.

   Bu durumlardan ilki kaza sonucu sürücü veya başka herhangi birinin yaralanması veya ölmesi durumudur. Eğer yaralanma veya ölüm varsa tutanak sürücülerce tutulamaz,

 Sürücülerden biri reşit değilse ya da ehliyeti yoksa veya akıl sağlığının yerinde olmadığına dair bir şüphe bulunuyorsa,

   Kazanın başka bir araca çarparak meydana gelmemesi durumunda, örneğin sürücünün aracını duvara çarpması durumunda, yine sürücü  kaza tespit tutanağı tutmaz, mutlaka kazaya karışan iki araç bulunmalıdır,

Kazaya karışan her iki aracın da trafik sigortasının bulunması gerekir, bulunmuyorsa tutanağın yine trafik ekiplerince tutulması söz konusu olur,

Kazaya karışan araçlar bir kamu malına zarar vermiş veya direkt araçlardan biri kamu malıysa da tutanak ekiplerce tutulmalıdır,

Kazaya karışan araç sürücülerinde alkol ya da uyuşturucu madde etkisinde olduğu şüphesi bulunuyorsa da yine kaza tespit tutanağı trafik ekiplerince tutulmalıdır.

Son olarak eğer kazaya karışan taraflar anlaşamadıysa, farklı şekilde gerçekleştiğini iddia ediyor ve birbirlerinin beyanlarını kabul etmiyorlarsa polisin gelmesini bekleyerek tutanağı öyle tutabilirler.

KAZA TESPİT TUTANAĞINA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ ?

    Kaza tespit tutanaklarının sürücülerin kendileri tarafından doldurulduğu ve karşılıklı anlaşılarak imzalandıkları nedeniyle bu tutanaklara itiraz edilemeyeceği düşünülebilir ancak bu tutanaklara itiraz edilmesi mümkündür.Sürücüler daha sonradan bu tutanağın hatalı olduğunu düşünebilir, atlanan bir detay olduğunu fark edebilir veya sigorta şirketinden çıkan hasar tespit raporu doğrultusunda kaza testpit tutanağının yanlış olduğu kanısına varabilirler. Kaza tespit tutanağına itiraz genellikle sigorta incelemeleri aşamasında söz konusu olur, sürücüler bu tutanağa herhangi bir nedenden itiraz etmek isterse, sigorta şirketinin hasar bildiriminden itibaren  5 iş günü içinde itiraz etmelidirler. Eğer itiraz herhangi bir cezai bedel ödendikten veya süreç tümüyle tamamlandıktan sonra yapılmak istenirse bu sefer itiraz sigorta şirketine yapılmaz, itirazın dava yoluyla yapılması gerekir ve kaza bilirkişilerce incelenerek kazanın gerçekleşme biçimi bu şekilde belirlenerek itiraz mahkeme tarafından karara bağlanır.

Open chat
Whatsappdan mesaj at
Merhaba
Geçmiş Olsun.Size yardımcı olabiliriz.
Hemen Ara