Arama:
TRAFİKTE SUÇ VE YAPTIRIM

TRAFİKTE SUÇ VE YAPTIRIM

Trafik suçlarını incelediğimizde trafik suçları içerisinde Türk ceza kanunu hükümlerinin kapsamına da giren fiillerin yer aldığını bunların yanı sıra basit taktiği cezaları ve idari cezaları gerektiren durumların da yer aldığını söyleyebiliriz. Söz konusu kabahatlı cezalar incelendiğinde cezaların içerisinde hafif para cezası hafif hapis cezası söz konusu sürücünün belgesinin geri alınması vs. Gibi yaptırımların bulunduğunu idari cezaların içindeyse para cezası sürücü belgesinin geri alınması puan cezası vs. gibi yaptırımların bulunduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dışında Türk ceza kanununun hükümleri içerisinde yer alan bazı maddelerin de trafik suçlarını kapsadığını ve bu yüzden ağır yaptırımlar gerektirdiğini söyleyebiliriz. İlk olarak fazla şekilde alkollü bir şekilde araç kullanmanın ağır yaptırımla cezalandırıldığını TCK 179/3 trafik güvenliğine tehlikeye sokma suçu hükmü kapsamında “alkol ya da uyuşturucu madde etkisi ile ya da başka bir sebeple emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanmanın sürücü yukarıdaki fıkraya göre  (179/2 hükmündeki yaptırımla ) cezalandırılır. ” ifadesinden anlamaktayız.

Türk Ceza Kanunu madde 179/1 hükmünce “Kara, deniz, hava ya da demiryolu ulaşımının Güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek kullanılmaz hale getirerek , konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek , geçiş, varış , kalkış ya da iniş yolları üzerine bir şey koyarak veya teknik işletim sistemine müdahale ederek , başkalarının hayatı,  sağlığı ya da mal varlığı bakımından bir tehlikeye sebep olan kişiye bir yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilir.” İfadesinden anlaşıldığı üzere bu şekilde gerçekleştirilmiş olan bir trafik kuralı ihlali de Türk ceza kanunu kapsamında incelenmekte olup Türk Ceza Kanunu hükümlerince cezalandırılan ağır bir durumdur. TCK  179/2 hükmüne bakacak olursak “Kara, deniz, hava ya da demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat sağlık ya da mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” İfadesinden anlaşıldığı üzere söz konusu hükümde yer alan durumların gerçekleşmesi sonucu yine söz konusu sürücünün Türk ceza kanunu kapsamında ceza alacağı bundan kaynaklı da oluşturmuş olduğu suçun ağır bir suç kapsamına gireceğini bilmekteyiz.

Türk Ceza Kanunu’nun trafik suçları ile ilgili bir başka yaptırımına bakacak olursak trafik kazası sonucu taraflardan birinin yaralanması taksirle yaralama sebebiyle savcılığın soruşturma açması ve kamu davası açmasına sebep olacaktır bu durumu Türk Ceza Kanunu madde 89 hükmü şöyle açıklamaktadır; ” Taksirle başkasının vücuduna acı veren ya da sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına sebep olan kişinin 3 aydan 1 yıla kadar hapis ya da adli para cezası ile cezalandırılacağını hükmedilmiştir. ” Çok ceza kanunu kapsamında taksiyle ayarlama suçunu nitelikli halleri ise aynı maddenin ikinci bendinde tanımlanmış olup bu durumda 1. fıkraya göre belirlenmiş olan cezanın yarısı oranında arttırılacağı ve aynı maddenin üçüncü fıkra hükmünde ise taksirli yaralamanın mağdurun iyileşme durumu bulunmayan bir hastalığa ya da bitkisel hayata girmesine ya da duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ya da konuşma veya çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına ya da yüzünün sürekli değişikliğine ya da gebe bir kadının çocuğunun düşmesine sebep olması durumunda 1. fıkraya göre belirlenmiş olan cezanın bir kat arttırılması gerektiğini ifade etmektedir. Trafik kazasında birden fazla yaralanma söz konusu ise yani sürücü birden çok kişinin yaralanmasına neden olmuşsa  bu durumda taksirle yaralama fiili, birden çok insanın yaralanmasına neden olmuşsa, fail altı aydan üç yıla kadar hapis cezası alacaktır. Bilinçli taksir hâli hariç bu hüküm içine giren  suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olmakla beraber mağdurun şikayetini çekmesi halinde söz konusu olayla ilgili soruşturma kapanabilir. Keza, suçun takibi şikayete bağlıdır bundan kaynaklı olarak olayla ilgili altı aylık şikayet süresinin mevcut olduğunu da unutmamalısınız.

Keza trafik kazası neticesinde yapılan yargılamada, mağdurun maddi zararının karşılanması halinde bu husus Mahkemece indirim sebebi yapılabilecektir.

Söz konusu trafik kazası sonucu eğer bir ölüm gerçekleştiyse aynı şekilde Türk Ceza Kanunu madde 85 hükümde yer alan taksirli ölüme sebebiyet verme hükmünce kişinin yargılanacağı ve bu hüküm çerçevesinde durumun incelenip bu durumu varlığı halinde aynı yüküm çerçevesinde ceza alacağı söz konusudur. Görüldüğü üzere trafik suçlarının yalnızca idareye para cezası yaptırımı olmadığı Türkçe daha kanunu içeriğinde yer alan suçların da gerçekleştirilebileceği ve bu sebeple trafik suçlarının basite alınmaması gerektiği eğer yukarıda saydığımız durumların gerçekleşmesi halinde Türk ceza kanunu çerçevesinde hapis cezası alınacak ağır durumların oluşabileceği unutulmamalıdır böyle bir kazaya karışılması durumunda avukatınızdan bilgi alınız.

Eğer alkollü bir şekilde araç kullandıysanız ve bu şekildeyken bir trafik kazası taraflarından biri olduysanız iletişim numaramızdan 7/24  bize ulaşabilir ve kıdemli , sigorta ile ilgili davalarda uzman avukatımız Av. Ferhat Küle’den söz konusu kazayla ve yapılabileceklerle ilgili bilgi alabilir ve aynı şekilde avukatımız aracılığıyla bağlı olduğunuz sigorta şirketine ulaşarak taleplerinizi ve sorularınızı yöneltebilirsiniz.

HÜSEYİN DOĞAN

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU VE GÖREVLERİ VE BAŞVURU ŞARTLARI
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU VE GÖREVLERİ VE BAŞVURU ŞARTLARI
 
Sigorta tahkim komisyonu sigorta sözleşmesinde yer alan maddelerle ilgili ya da sigortalı ve sigorta şirketi tarafından yapılan anlaşma ile ilgili uyuşmazlıkları gidermeye çalışan bir kurumdur bu komisyonun üyeleri arasında bir tane  temsilcisi , iki tane birlik temsilcisi bir tane tüketici derneği temsilcisi ve bir tane de akademisyen hukukçu temsilci yer almaktadır. Söz konusu komisyonun tanımı ve görevi kısaca böyleyken bu komisyona başvuru yapmanın süresi ve bazı şartları bulunmaktadır. Bu durumları inceleyecek olursak, sigorta tahkim komisyonuna yapılacak olan başvurular önce röportörler tarafından incelenmekte olup bir çözüm sonucu almayan olaylar bağımsız Sigorta hakemlerine iletilmektedir. Sigortalı ile bir sigorta şirketi ya da üçüncü kişi ve sigorta şirketi arasında bir uyuşmazlık sonucu sigorta tahkim komisyonuna başvurmanın bazı şartları vardır bu şartlardan biri söz konusu olaydaki sigorta şirketinin sigorta tahkim komisyonuna üye olması gerekmektedir Bunun yanı sıra sigorta tahkim komisyonuna başvurmanın bir diğer şartına bakacak olursak başvuran kişinin sigorta tahkim komisyonundan önce sigorta şirketine başvurmuş olması ve bu başvuru sonucu sigorta şirketinden ret cevabı ya da 15 iş günü içerisinde cevap gelmemesi durumunda ancak sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapılabileceği yukarıda da belirttiğim gibi sigorta tahkim komisyonuna üye olmayan bir sigorta şirketinin komisyona başvurarak o şirketle ilgili uyuşmazın çözülmesi istendiğinde komisyonun bunu dikkate almadı ve kendisine üye olan sigorta şirketleri ile ilgili uyuşmazlıkları dikkate aldığını unutmamalıyız.
 
KOMİSYONA BAŞVURU YAPMAK İÇİN GEREKLİ ÜCRET
Sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapmanın bir ücreti olmakla beraber bu ücret  incelendiğinde 5000 tl’ye kadar olan uyuşmazlıklarla ilgili başvurular için 100 tl, 5001 ile 10.000 tl arasındaki uyuşmazlıklar için yapılan başvurular 250 tl, 10.001 ve 20.000 tl arasındaki uyuşmazlıklar için yapılacak olan başvuruların 350 tl ve uyuşmazlık tutarının 20001 tl ve bu bedelden yüksek olan uyuşmazlık durumları için en az 350 tl olmakla beraber başvuru bedelini uyuşmazlık tutarının %1,5’u  olduğunu söyleyebiliriz. Belirtilen bu ücretler dışında hukuk mahkemeleri kanunu hükümleri kapsamında söz konusu olaydaki hakemlerin yargılamanın masraflarını da maliyeti ekleyebileceğini ve bu şekilde ödemenin miktarının artabileceğini de bilmekteyiz.
 
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNA BAŞVURU YAPTIKTAN SONRA DOSYANIZI NASIL SORGULAYABİLRSİNİZ?

Sigorta tahkim komisyonuna yapılmış olan bir uyuşmazlıklarla ilgili başvuru sonrasında bu başvurunun ön incelemesi komisyon tarafından 15 gün içerisinde raportörler tarafından tamamlanmakta ve bunun ardından söz konusu başvurunun sigorta hakemlerine havale edilip edilmeyeceği kararı verilmekte ve havale edilme karar verilmesi takdirinde başvuru dosyasının bağımsız hakemleri iletilmekte olduğunu ve hakemlerin bu söz konusu dosya incelemesini 4 ay içinde tamamladığını ve bir karar çıkarttığını ve bu kararı uyuşmazlığın taraflarını iletmekte olduğunu bilmekteyiz peki sigorta tahkim komisyonuna yapılan bir başvurunun dosyasının sorgulama işlemi başvuru sahibi tarafından nasıl yapılmaktadır sorusuna geldiğimizde Sigorta tahkim komisyonu başvuru sırasında başvuru sahibine bir şifre vermekte ve söz konusu bir şifreyle birlikte başvuru sahibi sigorta tahkim komisyonunda dosya sorgulamasını yapabilmektedir. İnternet üzerinden dosya sorgulaması yapmak isteyen kişilerin de sigorta tahkim komisyonunun internet sitesindeki başvuru sorgulama kısmına tıklayarak ulaşabilmesi ve verilen şifre ile dosyasını incelemesi mümkündür.
 
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU‘NUN VERMİŞ OLDUĞU KARARA İTİRAZ
 
Sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapılmış bir uyuşmazlıkla ilgili sigorta takibi komisyonunun vermiş olduğu karara itiraz edilip edilmeyeceğini incelediğimizde söz konusu uyuşmazlığın 5.000 TL ve daha alt seviyede değere sahip olması durumunda komisyon kararını itiraz edilemeyeceği 5000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarla ilgili ise komisyonun kararı bildirmesinden sonra 10 gün içerisinde bir kere olmak şartıyla komisyon kararını itiraz edilebileceğini itiraz sürecinin ise itiraz başvuru formu doldurulup başvuru ücretiyle miktarı aynı olan bir ücret yatırılarak itiraz edilebildiğini bilmekteyiz Bunun dışında 40.000 TL üzerindeki uyuşmazlıklarla ilgili Sigorta tahkim komisyonu kararlarının temyiz edilebileceğini komisyonun kararına yapılan itirazın ise hakem heyeti tarafından incelenip bu inceleme yapıldıktan sonra 2 ay içerisinde karar verilip 3 iş günü içerisinde itiraz sahiplerine bu kararın iletilmesi gereklidir.
 
HÜSEYİN DOĞAN
TRAFİK SİGORTASINDAN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARA İLİŞKİN KARAR

  26.03.2021 Tarih ve 2020/İHK-8401 Sayılı İtiraz Hakem Heyeti (Trafik Maluliyet) 

  İlgili karar, bir itiraz kararıdır. Sigorta Tahkim Komisyonu  kararlarına itiraz edilebilmesi mümkündür, İtiraz etmenin belirli koşulları bulunur ve itiraz bu şartlara uyularak yine Sigorta Tahkim Kuruluna yapılır, itirazlar Komisyonca oluşturulan İtiraz Hakem Heyeti tarafından incelenir ve karara bağlanır. Bu karara konu olayda ise itiraz, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun gerekli koşullar sağlanmadan yapıldığına ilişkindir.

Uyuşmazlık  Konusu  Olay

  XX  plakalı aracın 15.10.2019 tarihinde yaya olan başvurana çarpması, yaralanmasına sebebiyet vermesi sonucu başvuranın şimdilik 500 TL geçiçi iş görmezlik, 500 TL bakıcı gideri, 4000 TL sürekli iş görmezlik olmak üzere toplam  5000 TL tazminat talebi ile komisyona başvurmuştur

Sigorta Hakemi Tarafından Verilen Hüküm

  Hakem  kararında, kaza tarihinin 15.10.2019 olup, maluliyet raporu tarihinin ise 22.06.2020 tarihi olduğu görülmüş, Maluliyete esas sekelin alt ekstremite’de olması nedeni ile raporun 12 ay sonra verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yönetmelikte belirtildiği üzere maluliyet raporu için 12 aylık iyileşme süresi beklenmelidir, bu süre beklenmeden alınan  rapor nedeniyle başvurunun  usulden  reddedilmesine karar verilmiştir.

İtiraz ve İtiraza İlişkin Gerekçeli Karar

  Sigorta Tahkim Komisyonunun bu kararına karşı davacı vekili ibraz ettikleri raporun  karar vermeye yeterli olduğunu, bu bakımdan başvurunun  usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, eksiklik olsa bile bunun ara kararı ile tamamlanmasının  istenebileceğini belirterek itiraz etmiş , bu itiraz İtiraz Hakem Heyeti  tarafından  incelenerek  gerekçeli  karar açıklanmıştır. Gerekçeli  kararda ise  ilk kararda da  yer aldığı gibi 12 aylık sürenin beklenmediği ve ek olarak davacı vekilinin raporun yeterlilik iddiasına karşın  raporda en az üç uzman bulunması gerekirken iki uzman ve bir araştırma görevlisi imzasının bulunduğu bu hali ile raporun yeterli bir rapor olmadığına kanaat  getirildiği de eklenmiştir.

   Yine tüm bunlara ilişkin olarak KTK ‘ nın  gerekli belgelerin ibrazı ile ilgili hükümlerine ve ilgili yargıtay kararlarına da atıf  yapılarak , sunulan maluliyet belgesi geçerli bir belge sayılmamış, İTİRAZIN REDDİNE, yaptığı itiraz ücretinin üzerinde bırakılmasına, belirtilen hakem  kararanın  aynen  icrasına karar verilmiştir. Başvuranın  tazminat talebi bakımından  belirli bir miktar söz konusu olmayıp talep belirsiz alacak davası şeklinde vuku bulduğundan başvuranın temyiz yoluna başvurabileceği de belirtilmiştir. Hakem  itiraz kararlarına da tekrar itiraz temyiz yoluyla mümkündür ancak temyize gidilebilmesi için uyuşmazlığın maddi değerinin  temyiz sınırını aşması gerekir, başvuranın  başvurusunda  talep ettiği tazminat miktarı net olmayıp belirsiz alacak davası şeklinde olduğundan temyize gidilebilmesi mümkündür.

Sonuç

  Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuranın yaptığı ilk başvuruda başvurunun haksız olup olmadığı bile değerlendirilmeden, maluliyet raporunun  usulüne uygun  şekilde alınmamasından  dolayı başvuru  reddedilmiştir. Maluliyet raporu  12 aylık sürenin  geçmesi beklenerek alınsaydı ve Komisyona başvuru bu şekilde  yapılsaydı Komisyonun  başvuruyu olumlu değerlendirip  başvuranın tazminat talebini kabul etmesi söz konusu olabilirdi, usulüne uygun yapılmayan başvurular , başvurucu haklı olsa bile değerlendirmeye alınmayarak kişilerin  hak kaybına uğramalarına neden olabilirler. İlgili kararda da görüldüğü gibi hakem kararına  itiraz edilmesi de sonucu değiştirememiştir, kişilerin başvurularını tüm  şartlara uyarak  yapması başvuruların   usulden reddedilmesini ve kişilerin hak kaybına uğramasını önler, en azından başvurunun içerik açısından inceleme aşamasına geçmesini sağlar.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNA HANGİ UYUŞMAZLIKLAR İÇİN BAŞVURULABİLİR ?

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNA HANGİ UYUŞMAZLIKLAR İÇİN BAŞVURULABİLİR ?

  Tahkim, hukukumuzda uyuşmazlıkların dava yoluyla değil de belirlenen bir hakemce çözülmesini ifade eden bir kavramdır. Sigorta tahkimi ise sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların Sigorta Tahkim Komisyonu bünyesindeki hakemlerce çözülmesini ifade eder. Komisyonca belirlenen hakem kişilerce yapılan başvuru sonucu uyuşmazlığı inceler ve Sigorta Tahkiminin en avantajlı yanı olarak, 4 ay içinde başvuruyu karara bağlar. Komisyonun kararları ise mahkeme kararı niteliğindedir dolayısı ile  hem incelemenin kısa sürmesi hem de  yargılama giderleriyle kıyaslayacak olursak dava açmaktan daha az maliyetli olması bakımından çokça tercih edilen bir yöntemdir, Komisyonun yetki alanı kapsamına giren her türlü uyuşmazlık için başvuru yapılabilir.

  Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için öncelikle uyuşmazlığın bir sigorta sözleşmesinden kaynaklanması gerekir ve ilgili sigorta şirketinin de Tahkim sistemine kayıtlı bir sigorta şirketi olması gerekir, Komisyon Tahkime üye olmayan şirketlerle yaşanan uyuşmazlıkların çözümü için başvuru kabul etmez, kişiler sigorta şirketleri ile poliçe imzalarken bu sisteme üye olup olmadıklarını öğrenebilirler.

  Genellikle uyuşmazlıkların kapsamından araçlı kazalar sonucu oluşan sigorta uyuşmalıkları anlaşılır ancak, uyuşmazlıkta her iki tarafın da bir sigorta şirketi sözleşmesine dayanması veya kazanın mutlaka iki farklı araçla yapılması gerekli değildir. Tüm sigorta poliçelerinden doğan zararlar Komisyonun inceleme alanına girer, örneğin bir aracın bir yayaya çarparak onun maluliyetine neden olması sonucu, ilgili yaya mahkemeye gidip dava açıp tazminat talep edebileceği gibi eğer araç Sigorta Tahkim Sistemine kayıtlı bir sigorta şirketiyle poliçe imzlamışsa, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak uyuşmazlığın Komisyonca çözülmesini de isteyebilir.

  Uyuşmazlığın komisyon tarafından değerlendirilmesi için aynı uyuşmazlıkla ilgili mahkemeye,Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamındaki tahkim kurumuna ve Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılmamış olmalıdır.

  Ayrıca, uyuşmazlıkla ilgili Sigorta Tahkimine gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapılması ve bu başvurudan istenildiği gibi bir sonuç alınamaması gerekir, bu başvurunun süresi  15 gündür. Sigorta şirketine yapılan başvuru 15 gün içinde sonuçlanmamış veya başvuranın lehine sonuçlanmışsa Sigorta Tahkimine başvurulabilir.

  Bir de uyuşmazlık tahkime elverişli olmalıdır, tahkime elverişli olmayan durumlar Hukuk Muhakemeleri Kanununda tahkim başlığı altındaki ilgili maddelerde sayılmıştır, bu durumlar söz konusu olur ise uyuşmazlık Sigorta Tahkimine de elverişli olmayacaktır dolayısı ile dava açılması gerekir.

  Başvurunun  yapılma şekli ise, öncelikle Sigorta Tahkim Komisyonunun sitesinde yer alan online  başvuru formu doldurulmalıdır, doldurulan form, uyuşmazlıkla ilgili olan tüm bilgi ve belgeler ile başvuru ücretinin yatırıldığına dair belge de eklenerek başvuru tamamlanmalıdır. Sigorta Tahkim Komisyonunun merkezi istanbulda bulunmakla birlikte çeşitli illerde büroları bulunur, merkeze ya da bürolara bu belgeleri elden veya posta ile ileterek başvuru yapılması da mümkündür. Başvuruyu başvuran kendisi yapabileceği gibi vekaleten başvuru da söz konusu olabilir,Sigorta Tahkim Komisyonuna vekil aracılığıyla başvuru yapılması da mümkündür.

TRAFİK SİGORTASI ( ZORUNLU MALİ SORUMLULLUK SİGORTASI )

TRAFİK SİGORTASI ( ZORUNLU MALİ SORUMLULLUK SİGORTASI )

TRAFİK SİGORTASI NEDİR ?

Trafik sigortası aracınız hareket halindeyken karşılaşabileceğiniz kazalarda sizin karşı tarafın aracında yapmış olduğunuz hasarları zararlarını karşılamak için yapılan bir sigorta türüdür . Kanunlar sınırı içerisinde trafik sigortası motorlu araç sürücüleri için zorunlu tutulmaktadır . Yapılan bu sigortanın amacı meydana gelen kaza sonucunda oluşan maddi ve bedensel hasarların en aza indirilmesi ve kişinin haklarını koruyabilmektir .

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. Maddesi mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu başlığı altında düzenlenmiştir .

Trafik sigortasında teminatlar belirlenmiştir . Ve de bu teminatları Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenmiştir . Sigorta Kuruluşlarının hepsinde bu teminatlar aynıdır . Buna göre bu teminatlar : trafik kazasının meydana gelmesinin sonucunda kişinin yaralanmış olması , ölmesi ya da kazadaki karşı aracın hasar alması sonucunda oluşan zarar ya da zararlardır .

TRAFİK SİGORTASI NE İŞE YARAR ?

Trafik kazası sonucunda meydana gelen bedeni ve maddi zararları güvence altına alır . Trafik sigortasının içeriği yani içerisinde neyi barındırdığı poliçenin içerisine eklenen ak teminatlara göre genişletilebilir .

Trafik sigortasının sağladığı bir diğer yarar da kazaya neden olan sürücünün ödemek zorunda olduğu tazminatların poliçenin kapsamında sigorta kuruluşunca ödenmesini sağlar .

Kaza halinde karşı araç sürücüsünün aracının niteliğine uygun olan en kapsayıcı poliçeyi tercih etmek kazaya karışma halinde maddi kaybın en düşük seviyeye indirilmesi anlamına gelmektedir . Eğer kazanın meydana gelmesinden sonra karşı sürücünün ve diğer yolcuların sigortasının olmadığı anlaşılırsa tedavi masraflarının karşılanmasında sorun yaşanabilir . Eğer trafik sigortasının kapsamında ise tüm bu masraflar yani kazaya uğrayan kişinin tedavi ve ilaç masrafları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır  .

TRAFİK SİGORTASI NELERİ KAPSAR ?

Trafik sigortalarının kapsamı sigorta şirketine ve aracın durumuna göre değişebilir .

Trafik sigortasının içeriği baz alınarak ödenecek olan prim miktarı değişiklik gösterir . Poliçenin kapsamına göre de kaza sonucunda meydana gelen hasarlar karşılanır .

Trafik sigortasının kapsamı :

  • Kişinin vücudunda oluşan hasar nedeniyle tazminat ödenmesi
  • Kaza sonucunda ilk yardım halinde ve daha sonra da tedavi masrafları
  • Daha ciddi hallerde yani ölüm halinde hayatını kaybeden kişinin cenaze masrafları ve ölen kişilerin bakmakla yükümlü olduğu yakınlarının tazminatı
  • Kaza sonucunda kişinin sakatlanması ve tedavi sırasında oluşan maddi kayıplar
  • Kaza sonucunda çalışamaz raporu alan kişiler için ödenecek olan tazminatlar ve güvenceler
  • Kazanın meydana gelmesinde eğer bir hatanız yoksa ama bunun aksi iddia edilerek sizin hatalı olduğunuz düşünüldüğü için dava açıldıysa sizin avukat ve dosya masraflarınız da poliçenin kapsamında yer almaktadır .

Yukarıda sayılan sigorta poliçelerinin kapsamı Hazine Müsteşarlığınca belirlenen sınırlar kapsamında hazırlanır . Belirlenmiş olan bu limitler araç başına elli bin liraya kadar olan hasarları öder . Kazanın meydana getirmiş olduğu hasarın toplamı için ise ödeme miktarı yüz bin lira olarak belirlenmiştir .

KISA VADELİ TRAFİK SİGORTASI YAPTIRMAK MÜMKÜN MÜ ?

Diğer tüm sigorta türlerinde olduğu gibi trafik sigortası da yıllık olarak yaptırılmaktadır . Fakat sadece iki halde istisna bardır . Bunlar :

  • Kısa vadeli trafik sigortası yalnızca geçici plakalar
  • Uluslararası yolcu ve eşya taşımacılığı yapan yabancı plaka araçlar için yapılabilmektedir . Bu araç türleri dışındaki araçlar için ise kısa vadeli poliçe düzenlenmektedir .

KASKO SİGORTASI VE TRAFİK SİGORTASI ARASINDAKİ FARKLAR

–           Kasko sigortasını yaptırmak kişilerin isteğine bırakılmıştır ama trafik sigortasını yaptırmak kişilerin inisiyatiflerine bırakılmamıştır yapılması zorunlu kılınmıştır . Ve trafik sigortasının yapılmadığı zamanlarda cezai işlem uygulanmaktadır .

–           Kasko sigortası trafik kazasında zarar gören araç sahibinin aracının hasarını karşılar fakat trafik sigortası ise trafik kazasında karşı tarafın zararını karşılamak için yapılır .

–           Kasko sigortası sigorta yaptırılan aracın sahibinin sigorta poliçesinde düzenlenmiş olan teminatları yani sigorta poliçesinde teminat altına alınmış olan hasarları gidermekle yükümlüdür . Trafik sigortasında ise trafik kazası sırasında karşı araç sahibinin yükümlülükleri koruma altına alınmıştır .

–           Kasko sigortasında bir süre yoktur fakat trafik sigortasının süresi bittiyse aracın yeniden sigorta yaptırılması gerekmektedir .

–           Kasko sigortasında , sigorta poliçesinde belirlenen teminatlar hem aracının kasko yapan kişiyi hem de karşı tarafı güven altına almaktadır . Fakat trafik sigortası ise yalnızca kaza yapılırsa ortaya çıkar .

–           Bir önceki maddede de belirtildiği gibi kasko sigortasındaki teminatlar sigorta şirketlerine göre farklılık gösterebilir . Fakat zorunlu trafik sigortalarında ise teminatlar kasko sigortasındaki gibi farklılık göstermez . Buradaki teminatları devlet bizzat kendisi düzenler , belirler ve bir sınıra bağlar . Ölümlü kaza hallerinde ya da yaralamalı kaza hallerinde duruma göre belirlenmiş olan limitlerde farklılıklar olabilir . Eğer belirlenmiş olan limitlerin aşıldığı bir durum söz konusuysa burada aşılan limitin üstünü bizzat araç sahibinin kendisi ödemekle yükümlü kılınmıştır .

–           Kasko sigortasında , sigorta bedeli araç sürücüsünün sigorta poliçesinde belirlemiş olduğu hasar türlerine göre farklılık göstermesi olağandır fakat bu durumda önemli olan kasko sigortası yaptıran araç sürücüsünün özüne yani kendisine en uygun gördüğü sigorta poliçesini yapmasıdır . Trafik sigortasında ise sigorta bedelini devlet bizzat kendisi belirler aynı zamanda devlettin sigorta poliçesi belirlenirken serbest tarife uygulaması da söz konusu olabilir . Bu nedenle de sigorta kuruluşlarına göre çeşitlilik söz konusu olmaktadır .

–           Ve son farktan da bahsedersek kasko sigortası trafik sigortasına göre maddi anlamda bedel olarak daha çoktur . Yani trafik sigortası kasko sigortasına göre daha uygundur . Trafik sigortasının kasko sigortasında daha uygun olmasının nedeni ise kasko sigortasında risk oranının çok daha düşük olmasıdır . Ayrıca kasko sigortasında araç sahibinin haberi olmadan araca ikinci şahıslar tarafından verilen zararlar da bu sigorta kapsamında giderilir . Buna örnek verilmesi gerekirse de park halindeki bir aracın biri tarafından çizilmesi örnek olarak verilebilir .

TRAFİK KAZALARINDA ZAMANAŞIMI
TRAFİK KAZALARINDA ZAMANAŞIMI

ZAMANAŞIMI NEDİR?

Zaman aşımı kavramını incelediğimizde bu kavramın hukuk kurallarının ve kanun hükümlerinin şahıslara tanımış bulunduğu hakların ve bu haklar sonucu şahsa uygulanacak lehe ya da aleyhe yaptırımların aynı şekilde hukuk kuralları ve kanun hükümlerince belirlenmiş olan sürenin geçmesi ve bu süre geçtiği için söz konusu bu yaptırımların uygulanmamasını ifade etmektedir. Zamanaşımı , zamanaşımı belirtilmiş her durum için karar verilmiş tek bir süreyi ifade etmemektedir yani zamanaşımının söz konusu olduğunu ifade eden kanun hükümleri çerçevesinde bu hükümlerin içerisinde yer alan her durum için kendi özelinde kanun hükümlerince zamanaşımı süresi belirtilmiş olup hepsi kendi özelinde zamanaşımı süresi barındırmaktadır.

TRAFİK KAZALARINDA ZAMANAŞIMI

Söz konusu bir trafik kazası sonucu oluşan maddi ya da manevi hasar ve zararların tazminini istemenin yani bu durumlar için bir tazmin talebi vermenin ve dava açmanın belli bir süre sınırı vardır bu süreye bakacak olursak yasada bu zamanaşımı süresinin mağdur kişinin uğramış olduğu zararı ve bu zararın failini öğrenmesinden itibaren 2 yıl olduğunu bunun yanı sıra 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanununun m.72 hükmünde de bu süre 2 yıl olarak belirtilmiştir. trafik kazalarının detaylarına inecek olursak değer kaybı , araç zararı vb. maddi hasarla ilgili talepler içinse bu davaların ayrı bir şekilde suç oluşturmamasından kaynaklı uzamış ceza zamanaşımı uygulanamamakta olup aynı şekilde 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olacaktır. Eğer söz konusu kazadaki zararların miktarı yargılama esnasında bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilecek bir durum varsa bu durumda dava belirsiz alacak davası olarak nitelendirilecek olup bu davalarda zamanaşımı dava edilen kısım için değil de tüm dava için kesilecek olup 6102 sayılı TTK’nın m. 1420 hükmünde belirtildiği üzere sigorta sözleşmesinden doğmuş olan taleplerin hepsi 2 yılda zamanaşımına uğrayacak olup dediğimiz gibi belirsiz alacak davası da bu şartın içinde olmaktadır.

Trafik kazasına sebebiyet veren fiilin aynı zamanda TCK hükümlerince ceza gerektiren bir fiil olması durumunda bu fiille ilgili ceza kanununlarında yukarıda belirtmiş olduğumu 2 yıllık zamanaşımı süresinden daha fazla bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olup belirtilmiş ise bu durumda dava açma süresi yani zamanaşımına uğrayacak olan genel süre Türk Ceza Kanununda belirtilen süreye tabi olacak yani bu durumda yukarıda belirtmiş olduğumuz 2 yıllık sürenin üstünde bir süre söz konusu olabilecektir. Bu durumunun açıklaması ise 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu madde 72 hükmünün 1. fıkrasının 2. cümlesinde ” Ancak tazminat ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş ise söz konusu tazminata yönelik bu belirtilen zamanaşımı uygulanır.” ifadesinde görüldüğü üzere yer almaktadır.

‘918 sayılı KTK’NIN madde 109/1 maddesinde motorlu araç kazalarında zamanaşımı süresiyle ilgili olarak kaza sonucunda zarar görenin zararı , ve aynı şekilde tazminattan yükümlü olan kişinin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl her halde ise 10 yıllık süre içerisinde yapılması öç görülmüştür. Aynı hükmün 2i fıkrasında ise fiilin cezayı gerektirme durumunda uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağı ifade edilmiştir.

ZAMANAŞIMININ UYGULANMASI

ZAMANAŞIMININ UYGULANMASINA bakacak olursak söz konusu zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacı tarafına da kesilmiş olmaktadır. Aynı şekilde sigortacı bakımından kesilmiş olan zamanaşımı tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılmakta olup. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlüsü olan kişilerin birbirine rücu hakları kendilerinin yükümlülükleri tam olarak yerine getirilmişse ve rücu yapılacak kişiyi öğrenmeleri durumunda o tarihten başlayarak 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olacaktır.

HÜSEYİN DOĞAN

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU

Sigorta tahkim komisyonu, sigorta sözleşmelerinden ve bunlara ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için
yapılan başvuruları değerlendiren komisyondur. Sigorta sözleşmeleri sigorta yaptıran kişi ile sigorta
kuruluşu tarafından yapılan bir sözleşmedir ve bu sözleşmeler kural olarak belirli bir şekilde
yapılmazlar.
Sigorta tahkim komisyonunun tercih edilmesindeki en büyük avantaj dava açılmasında göre daha
ucuz ve zor olmayan bir yöntem olmasıdır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ( Özellikle 30. Madde), 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk
Borçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulama alanı bulmaktadır.
Sigortacılık tahkimi zorunlu bir yol olmayıp isteğe bağlıdır. Uyuşmazlığı çözmek için Sigorta Tahkim
Kurulu tarafından hakim belirlenir ve komisyonun vermiş olduğu karar mahkeme kararı niteliğindedir.
Uyuşmazlığın Komisyona gidebilmesi için sigortacıyla uyuşmazlığa düşen kişinin sigortacıya gerekli
başvuruları yapmış olması ve olumsuz yanıt alması gerekiyor veya sigorta kuruluşunun kendisine
başvurulmasından itibaren on beş gün içerisinde yazılı cevap vermemesi halinde de komisyona
başvurulabilir.
Tahkime başvurabilmek için uyuşmazlığın mahkemeye, Tüketici Hakem Heyetine ve kanundaki diğer
hallerdeki tahkime gelmemiş olması gerekir.
Komisyona başvurabilmek için uyuşmazlığın, sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olduğu tarihten
önce olmaması gerekmektedir.
Uyuşmazlık için Komisyona yapılan başvurunun form doldurularak yapılması zorunludur.
Sigorta Tahkim Komisyonuna sigorta yaptıran kişi ya da yapılan sigortadan bir menfaati olan kişiler
başvuru yapabilir.
Sigorta şirketlerinden tahkim sistemine üye olmak isteyenler bunu yazılı olarak Komisyona
bildirmeleri gerekir. Sigorta tahkim sistemine üye olana şirketlerle uyuşmazlığa düşenler yapmış
oldukları sözleşmede tahkime gidebileceklerine dair özel bir madde olmasa dahi tahkimden
yararlanabilirler.

Sigorta Tahkim komisyonu; komisyonun merkezine, başvuru yapan kişinin ikametgahının olduğu yere veya rizikonun
gerçekleştiği yerdeki büroya başvuru yapılabilir. Başvuru bizzat sigortacıyla uyuşmazlığa düşen kişi
tarafından yapılabileceği gibi vekili tarafından da yapılması mümkündür.
Sigorta tahkim komisyonuna başvuru belli bir süreye tabi tutulmamıştır. Ancak Türk Borçlar
Kanunundaki genel zamanaşımı olan on yıl burada da geçerlidir. 15.01.2022 tarihi itibariyle
Komisyona yapılan başvurular sadece online üzerinden kabul edilmektedir.
Tahkim başvurusunda gereken belgeler: Başvuru formu, sigorta yaptıranın sigorta kuruluşundan
aldığı olumsuz cevap yazısı ve sigorta kuruluşunun kendisine başvurulmasından itibaren on beş gün
içerisinde yazılı cevap vermediğini ispatlayan belge başvuruda bulunması gereken temel belgelerdir
ayrıca Komisyon ek belgeler talep edebilir.
Başvuru miktarı başvuru ücretine göre artış göstermektedir. 5000 TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda
100 TL, 5001 TL – 10000 TL arasında 250 TL, 10001 TL – 20000 TL arasında 350 TL ve 20001 TL’den
fazla olan uyuşmazlıklarda ise başvuru ücreti uyuşmazlığın %1.5’udur.
Yapılan başvuru ilk olarak raportör tarafından incelenir. Raportörün yapacağı bu inceleme daha çok
başvurunun şekil şartına uygun olup olmadığıyla ilgilidir. Raportör on beş günde yapacağı
incelemeleri tamamlar ve uyuşmazlığın esasına göre karar veremediği için sigorta hakemine gönderir.
Hakemler, sigorta hakem listesinden Komisyon tarafından seçilir. Sigorta uyuşmazlığının 15000
TL’den fazla olması halinde heyet oluşturulması gerekmektedir. Hakemlerin göreve başladıkları
tarihten itibaren dört ay içerisinde karar vermeli gerekir. Dört ay içerisinde hakemlerin karar
vermemeleri üzerine ihtilaf mahkeme tarafından çözülür.
Komisyonun önüne gelen, 5000 TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda Komisyonun verdiği karar kesindir,
itiraz edilemez. Uyuşmazlığın 5000 TL – 40000 TL arasında olması durumunda bir kereliğine
Komisyonun verdiği karara karşı itiraz edilebilir fakat bunun on gün içerisinde yapılmış olması gerekir.
40000 TL’den fazla olan uyuşmazlıklarda ise itiraza karşı verilen kararı taraflarca temyiz edilebilir.
ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI

ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda ölen kişinin trafik kazasının işlenmesinde herhangi bir kusuru olmadığı durumlarda ölen kişinin yakınları trafik kazasına neden olan kişiden tazminat talep etme hakkına sahiptir .
Trafik kazası sonucunda kişinin ömür boyunca çalışamayacak hale gelmesi de ölümlü trafik kazası adı altında yer alır .
Ölen kişinin yakınlarının isteyeceği tazminat genel olarak maddi tazminat ve manevi tazminat olarak ikiye ayrılmaktadır .
Ölümlü kazalarda tazminat ilk olarak trafik kazasını yapan şoföre karşı açılır . Fakat trafik kazasına neden olan şoför bir şirket çalışanıysa o şirkete karşı da dava açılabilir . Bu tazminat türünde davayı açmaya yetkili kişiler ise ölen kişinin birinci dereceden yakınlarıdır .

YARALANMA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda kişide yaralanma olması durumunda ise mağdur olan , yaralanan kişinin kusurunun olmaması ya da az kusurunun olması durumlarında trafik kazasına neden olan ya da kazanın oluşmasında kusuru daha büyük olan kişiden tazminat talep edebilir . Bu tazminatın amacı mağdur olan , yaralanan kişinin mağduriyetini giderebilmektir .
Karayolları Trafik Kanunu Madde 97’de trafik kazası sonucunda zarar gören kişi zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı da dava açılabilir hükmü yer almaktadır .
Trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin isteyeceği tazminat tutarının belirlenmesinde bazı kriterle göz öne alınmaktadır .  Buna göre mağdur olan , yaralanan kişini aylık gelir , yaşı , kazadaki kusur oranı ve kaza sonucunda oluşan sakatlanmasının derecesi gibi ölçütler dikkate alınır .

TAYYİP TAŞKAN

İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI

            

 İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI NEDİR?

Normal yaşamda meydana gelecek bir trafik kazası sonucu oluşan hasarların karşılanması noktasında kimi durumlarda trafik sigortasının söz konusu limitini aştığını ve fazlasıyla zorladığını görebiliriz. Bu limit aşmanın çoğu zaman maddi olarak ele alınmasının yanında hayati durumlar için de söz konusu olduğu durumların varlığını göz ardı edemeyiz. Bu durumlar göz önüne alındığında gerçekleşen bir trafik kazasında hasar veya kusur bulunan hallerde hasara neden olan kusurlu kişinin veya kişilerin kendilerinin karşılamaması için bu hasarları karşılaması için yapmış oldukları bir sigortadır yani kısaca İhtiyari Mali Mesuliyet bir sigorta çeşidi olarak önümüze çıkmaktadır. Bu sigorta çeşidini genellikle kasko poliçelerine ek bir şekilde yaptırabilmekle beraber trafiğe çıkan her aracın ve araç sahibinin yaptırması gereken zorunlu trafik sigortasının karşılayamadığı veya karşılama yükümlülüğü kapsamının dışında bulunan hallerdeki karşılanması gereken hasarları kendi poliçesinde belirlenmiş sınırlar dahilinde karşılamakta olan bir sigorta türüdür. Bu sigorta türü aynı zamanda sigortalı olan kişiyi hem haklı taleplere karşı hem de haksız taleplere ve iddialara karşı koruma yükümlülüğü bulunan bir sigortadır. Sigorta bu kapsamlı yönüyle sigorta yaptıracak kişilerin tercih etmesini kolaylaştırmaktadır. İhtiyari mali mesuliyet sigortası yalnızca ülke içinde yani Türkiye sınırları içerisinde geçerli olan bir sigorta türü olmakla beraber bu sigortanın şartları ve kapsadığı sorumlulukların içinde manevi tazminat durumları da yer almaktadır fakat manevi hasarlar maddi hasarlar gibi net ve kolay bir şekilde ölçülemeyeceği için ayrı olarak teminatlarda yer almalı ve belirtilmiş olmalıdır. Doğal olarak teminatlarında manevi tazminatı belirten sigortalarda ekstra bir durum olmasından kaynaklı olarak maddi farklılıklar da ortaya çıkmaktadır. Hukukta yapılacak olan her sözleşme gibi İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası sözleşmesi ve şartları da sigortacı taraf tarafından sigorta yaptıran kişiye açık ve belirli şekilde anlatılmalı ve tüm durumlar sigorta yaptıracak kişiye açıklanmalıdır. Daha kapsamlı olarak bu sigortaya yaklaşacak olursak incelediğimizde sigortanın söz konusu aracın sahibinin 3. kişilere verdiği zararları karşıladığını Bunun dışında trafik kazası sebebiyle oluşturulmuş olan fiziki ya da maddi hasarların zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanmayan zorunlu trafik sigortası kapsamına girmeyen durumlarının karşılanmasını sağlayan bir sigorta olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeplerden kaynaklı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının zorunlu trafik sigortasına göre çok daha kapsamlı bir sigorta türü olduğunu ve sigortalı kişiye tıpkı zorunlu trafik sigortası gibi sigortalı oldukları sürece bu sigortadan yararlanıp destek alarak trafik kazası ya da sigorta kapsamına giren bir olayla ilgili yarar sağlar. Bu kapsamı nedeniyle İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası sigortalı kişi tarafından oldukça kapsamlı ve kurtarıcı bir sigorta olarak görülmektedir. Bu sigorta kapsamında 3. Kişilerin ölümü, yaralanması ya da sağlık yapılarının bozulması ya da ‘’şey’’lerine yani mallarına gelen zarar kapsamında bu zarara yol açan sigortalının İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında mevzuat hükümlerinin incelenerek ve mevzuatın dışına çıkılmayacak şekilde karşılanabilmektedir.

İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI VE ZORUNLU TRAFİK SİGORTASI

Zorunlu trafik sigortasının trafik kazalarında yalnızca maddi hasarları gidermesi ve kapsam olarak yeterince geniş olmaması fakat İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının zorunlu trafik sigortasına göre kapsam olarak çok daha geniş ve maddi hasarların yanına manevi ve fiziki hasarları da onarması ikisi arasında bu yönden yani esasında kapsam yönünden önemli bir fark içermesine yol açarken iki sigortada da yararlanan sigortalı sigorta süresi boyunca yararlanabilmektedir ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kasko sigortasının ek teminatıyla yapılabildiğinden o da zorunlu trafik sigortası gibi 1 yıllıktır farklılıklara rağmen bu yönlerden de ortak özellikler barındırırlar.

İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASINDAN NASIL YARARLANILIR?

Sigortalı şahıs zorunlu trafik sigortasını yaptırdıktan sonra gerçekleşmiş ve içerisinde bulunduğu trafik kazası durumunda bu zorunlu trafik sigortasının karşılama yapmayacağı ve kapsamı içine almadı hasar ve kusur durumlarında limit olarak en az 5 iş günü içerisinde durumunu sigorta şirketine bildirmesi gerekir. İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası her bir araç başına teminat sunmakta olmakla beraber motorlu araçların karışmış olduğu kazalarda hasar ve zararların tazmini ile ilgili talepler karşılığında zarar görmüş olanın zarar ve kusur sahibi olan yani tazminat yükümlülüğü bulunan kişinin öğrenmiş olduğu tarihten itibaren başlamakla birlikte 2 yıl ve herhalde kaza gününden itibaren 10 yıl içinde başvuru yapmakla yükümlü olup aksi takdirde durum zamanaşımına uğrayacaktır.

HÜSEYİN DOĞAN

MALULİYET ORANI
MALULİYET ORANI NEDİR?
 Öncelikle maluliyet kelime anlamı olarak sakat olma durumunu ve vücutta sakatlığı ifade eder. Maluliyet tıbbi olarak engellilik kavramıyla aynı kullanılmaktadır.
Türk Borçla Kanununda maluliyet çalışmaya gücü olmamak şeklinde açıklanmıştır.
Maluliyet bir kaza veya hastalık sonucunda vücutta meydana gelen kısıtlanma hali, yetersizlik ya da vücut bütünlüğünde olan azalmadır. Vücudumuzdaki organların ve sistemlerin eksiksiz, yüzde yüz kapasite ile çalışması halinde kişi sosyal yaşamını sürdürmede bir zorluk yaşamaz.
Kişinin tam, eksiksiz, yüzde yüz olarak kabul gören vücut bütünlüğündeki eksiklik oranı malulüyet oranı olarak tanımlanmaktadır. Kişinin vücut fonksiyonlarında bu oranın yüzde yirmi ve üzerinde eksiklik olması halinde günlük hayatında sıkıntı çekmesi beklenmektedir.
Maluliyet kalıcı, geçici, tam ya da kısmi olabilir.
Tam maluliyet: Bu durumda kaza ya da hastalık gibi haller sonucunda kişinin vücut fonksiyonları kendi başına yerine getiremez, kişi günlük hayatını yaşayabilecek temel niteliklerini kaybeder.
Kısmi maluliyet: Bu durumda kaza ya da hastalık gibi haller sonucunda kişinin bir ya da birkaç organında işlev bozukluğunun olması. Kol, bacak gibi uvuzların kaybedilmesi gibi.
Kalıcı Maluliyet: Bu durumda kişinin yaşadığı kaza ya da hastalık gibi haller sonucunda vücudunda ömür boyu sürecek bir hasarın, zararın meydana gelmesi.
Geçici Maluliyet: Bu durumda kişinin yaşadığı kaza ya da hastalık gibi haller sonucunda vücudunda tedavi edilebilir bir hasarın, zararın meydana gelmesidir.
MALULİYET DOSYALARINDA HASTALIKLARA GÖRE GENEL OLARAK İSTENENEN BELGELER
1- Olayın gerçekleştiği tarihteki tıbbi belgeler,
2- Olaydan sonra yapılan tedavilerle ilgili belgeler,
3- Grafilerin asılları,
4- Sosyal Güvenlik Kurulu raporları( iş kazaları için),
5- Tüm adli soruşturma dosyası,
6- Son durumu gösteren tıbbi belgeler,
7- Kişinin mesleği ve yaşı.

MALULİYET RAPORU NEREDEN VE NASIL ALINIR?
Devlet üniversitesi hastaneleri, Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Askeri Hastanelerde maluliyet teşkil edecek olan sağlık raporu tesis edilebilir. Bu türdeki hastanelerin bulunmaması halinde ise Devlet Hastanelerinden bu tür sağlık raporu alınabilir. Başta yazılan hastanelerden rapor alabilmek için Sosyal Güvenlik il ya da merkez müdürlüğü tarafından sizlere verilen bir sevk yazısında bildirilir.
Bu sevk sonucunda düzenlenen sağlık kurulu raporları diğer belgelerle birlikte sizin bağlı bulunduğunuz Sosyal Güvenlik İl ya da merkez müdürlüğünce dosya üzerinden görüşülmek üzere ilgili olan Kurum Sağlık Kuruluna gönderilir. Burada görüşülen maluliyet dosyası kabul ya da ret edilebilir. Ya da bu ikisi dışında ara karar da verilebilir.
Sizin başvurduğunuz sosyal güvenlik il ya da merkez müdürlüğünden sonuç alınabilir.
Sevk sonucunda düzenlenen ilk sağlık kurulu raporu karının yetersiz ya da eksik olduğu hallerde ilgili sağlık kurulunca ara karar verilir. Bu süre içerisinde dosyadaki eksik bilgi ve belgelerin tamamlanması istenir.
Eğer çalışma gücünün yüzde altmış oranında kaybettiği gerekçesiyle talep reddedilirse sağlık kurulu raporu bir kere de Yüksek Sağlık Kurulunda incelenmesi için ilgili bağlı bulunulan Sosyal Güvenlik İl ya da Merkez Müdürlüğünce bir dilekçe ile talep istenebilir. Bu sonuca da itiraz halinde is Tıp Fakültesi Konseylerinden ya da Adli Tıp Kurumundan görüş istenir.
Kimlerin malul sayılacağı Sosyal Sigortalar Kanunu Madde 53’te düzenlenmiştir. Buna göre:
Kurum hastanelerince düzenlenecek sağlık raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucunda çalışma gücünün en 2\3’ünü kaybeden,
Sosyal Sigortalar Kanununun 34. Maddesi gereğince yapılan tedavi sonucu yapılan inceleme sonucunda hazırlanacak olan sağlık raporlarında çalışma gücünün en az 2\3’ünü kaybettiği yazıyorsa,
İş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışını kaybettiği, ilgili Sağlık Kurumlarınca tespit edilirse tespit edilen sigortalı kişi malul sayılır.
Malul olma oranının bazı unsurlar dikkate alınarak hazırlanmış cetvellerden faydalanılmak suretiyle belirlenmesine maluliyet oranı denir.

HÜSEYİN DOĞAN
Open chat
Whatsappdan mesaj at
Merhaba
Geçmiş Olsun.Size yardımcı olabiliriz.
Hemen Ara