Arama:
ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI NEDİR?
Araç değer kaybı dediğimiz kavrama bakacak olursak değer kaybının yaşanan bir trafik kazası sonucunda hasar almış ve bu durumun sonucunda söz konusu hasar sebebiyle  bakım tamirat gibi işlemleri yapılmış olan aracın bu işlemler sonucu piyasadaki artık geçerli olmuş olacak veya olan maddi değerinin esas değerinden daha düşük olmasını ifade eden bir kavramdır yani kısaca araç değer kaybının söz konusu kaza sonucunda araç üzerinde ve araç değerinde yapmış olduğu kayıp bedelidir. Söz konusu bu değer kaybı “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” hükümlerinde belirtilmesi üzerine talep edilme sonucunda kurum tarafından belirlenen usul ve esaslar göz önüne alınarak atanmış olan sigorta eksperince tespit edilmektedir.  Hukuk sistemimiz değer kaybı kavramının net bir şekilde açıklamamakla birlikte sistemimizdeki kanunlar kanun hükümleri ve sigorta hükümlerine bakıldığında yukarıdaki gibi bir kaza sonucu aracın değerindeki düşüş olarak nitelendirilmesi doğru olacaktır. Değer kaybının karşılanması ve sorumluluğu ile ilgili inceleme yaptığımızda TTK m.1409 hükmüne göre yaşanan kaza durumunda kazada bulunan taraflardan kusurlu olan tarafın trafik sigortasının kaza sonucu meydana gelmiş hasar ve zararı karşılama sorumluluğu ve bununla birlikte direkt olarak zarar olarak nitelendirilebilen değer kaybını telafi etme sorumluluğu olduğunu görürüz. KTK m. 85 hükmüne bakıldığında ise ‘’ Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.’’ İfadesinin değer kaybıyla ilişkilendirilebileceği aşikardır.
Değer kaybının talep edilmesi durumunda karşımıza ‘’kimden talep edileceği’’ sorusu da çıkmaktadır. Kazadaki kusursuz tarafın araç değer kaybı varsa bu değer kaybı kazaya sebep olmuş taraf veya söz konusu tarafın zorunlu trafik sigortasınca karşılanır. Tabi değer kaybının ve zararlarının tamamının direkt olarak bu şekilde istenebilmesi için tarafın yaşanılan kazada tamamen kusursuz olması gerekmektedir. Kusur oranına göre talep edilecek değer kaybı ve zararların tutarının değişeceği göz önünde tutulmalıdır. Kazadaki kusursuz taraf değer kaybının karşılanması için ekspertiz raporu alarak kusurlu tarafa dava açma ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma yollarını kullanarak değer kaybını talep edebilir.
ARAÇ DEĞER KAYBINI KİM KARŞILAR VE NASIL TALEP EDİLİR?
Öncelikle araç değer kaybı talebinin şartlarına bakacak olursak;
Söz konusu motorlu taşıtların dahil olmuş olduğu bir kaza sonrasında oluşmuş olan değer kaybını tahsil edebilmek için bu taleple ilgili bazı şartların yer aldığını bilmeliyiz. Araç değer kaybı davası da diyebileceğimiz bu durumla ilgili şartlara baktığımızda bu şartlardan iyi ki kazada suçlu olan tarafın değer kaybını talep eden taraf olmaması gerektiğini ve kazanın 2 motorlu araç arasında gerçekleşmiş olması gerektiğini Bunun yanı sıra kaza olay yerinde olay gerçekleştikten sonra tutanak tutulma kaydıyla kaydedilmiş olmalı, zaman aşımı süresi olan iki yıl geçirilmeden talep edilmeli , olaydaki söz konusu aracın 125.000 kilometrenin üstünde olması şartıyla birlikte araç 10 yaşından büyük olmamalı ve kazadaki karşı tarafın trafik sigortasının olması durumunda bu sigortadan olmaması durumunda değer kaybının kendi tarafından ödenmesi gereklidir. Araç değer kaybını kimin ödeyeceği konusunu daha detaylı incelersek söz konusu trafik kazasında kusurlu olan tarafın trafik sigortasının diğer tarafın araç değer kaybını telafi etmek zorunda olduğunu dolayısıyla da trafik sigortasının araç değer kaybını karşıladığı bilgisinin doğru olduğunu eğer söz konusu aracın yapmış olduğu kasko poliçesinde bununla ilgili bir maddenin yer alması durumunda söz konusu kasko şirketi bu madde hükmünce değer kaybını karşılayabilmekte fakat böyle bir hüküm yoksa kaskonun karşı tarafın değer kaybını karşılama gibi bir zorunluluğu olmadığını kusurlu tarafı kendi kaskosunun kendi aracının değer kaybından sorumlu olduğunu söyleyebiliriz.
ARAÇ DEĞER KAYBI BAŞVURUSU NASIL YAPILMAKTADIR?
Bir trafik kazası sonucu trafik kazasına karışmış olan motorlu aracın değer kaybının tazmin edilmesi ve bunların yanında söz konusu aracın değer kaybının minimum indirilmesi için araç değer kaybı başvurusu araç sahibi tarafından yapılmalıdır. Bu başvuru için söz konusu kaza ve kaza ile ilgili tutulmuş olan trafik kazası tutanağında yer alan kusur durumu incelenmeli ve bu tutanağın her halükarda önemli bir belge olduğunu ve gerekli olduğunu bunun yanında araçla ilgili söz konusu usul ve esaslar doğrultusunda alınmış olan ekspertiz raporu ve aynı şekilde aracın bakım tamir gibi işlemlerinden sonra ödeme ile ilgili alınmış olan fatura, tramer kaydı  ve araç ruhsatı ile birlikte karşı tarafın trafik sigortası şirketine başvuru gerçekleştirilebilmektedir. Bu durumda araçtaki kusur durumları incelenerek her iki tarafında kusurları göz önünde bulundurarak değer kaybı hesaplanmaktadır. Söz konusu başvuru sonrasında karşı tarafın sigorta şirketinin değer kaybı masrafını karşılamayı reddetmesi durumunda eğer söz konusu sigorta şirketi sigorta tahkim komisyonunu üye ise sigorta tahkim komisyonuna ya da yetkili mahkemelere başvuruda bulunulmalıdır. Eğer karşı tarafın sigorta şirketi sigorta tahkim komisyonuna üye değilse direkt olarak yetkili mahkemelere başvuruda bulunulmalıdır. Bu durumda ise başvurulacak olan mahkemeler Asliye hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Bu mahkemeler söz konusu durumlarla ilgili yetkili mahkemelerdir. Başvuru ile ilgili zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğu ve bu 2 yıllık süre içerisinde mahkemelere dava açılabilmekte olup karşı tarafın sigortasının bulunmaması durumunda ise direkt olarak karşı tarafın kendisine dava açılıp söz konusu değer kaybı talep edilebilmekte olup bu değer kaybı bedeli bu şekilde tazmin edilebilmektedir.
KISACA ARAÇ DEĞER KAYBI BAŞVURUSU
Araç değer kaybı başvurusu için 2 taraf arasında gerçekleşmiş olan trafik kazasında değer kaybını talep edecek kişinin kusursuz olmakla beraber kusurlu olan tarafın sigorta şirketine başvurabileceğini söyleyebiliriz.
Kusurlu olmayan taraf, aracının daha önce değer kaybına uğramamış şartıyla birlikte ve zarar görmüş olan araç parçasının kazadan önce tamirat ve tadilat yapılmamış olma şartını sağlaması durumunda kusurlu olan tarafın tarafın sigorta şirketinin araç değer kaybını karşılama zorunluluğu bulunduğunu fakat başvuru sonucu söz konusu şirketin reddetmesi durumunda da şirketin komisyona üye olması şartıyla Sigorta Tahkim Kurulu’na veya komisyona üye olup olmadığına dikkat etmeksizin direkt olarak Asliye hukuk ve Asliye Ticaret mahkemelerine değer kaybının karşılanması ve diğer zararlarla ilgili tazmin edilme talebinde bulunulabilir.


HÜSEYİN DOĞAN

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI

GENEL OLARAK ARAÇ DEĞER KAYBI

Trafik kazası sonucunda hasar gören aracın servise götürülerek onarılır . Bunun sonucunda ise araç kazalı olduğu için ikinci el statüsüne düşer . Aracın ikinci el statüsüne düşmesi ise o aracın satımında zorluğa yol açar ve aracın değeri düşerek fiyat bakımından bir azalma söz konusu olur . Tam da bu nedenden dolayı mağduriyet yaşayan araç sahiplerinin yaşamış oldukları mağduriyetlerin giderilebilmesi için araç değer kaybı tazminatı mağdur olan araç sahiplerine verilir . Mağdur olan araç sahibine bu tazminatın verilebilmesi için trafik kazasının yaşanmasında kusurunun bulunmaması gerekmektedir . Bu tazminatın verilmesindeki amaç ise trafik kazasında kusurlu olan tarafın kusuru olan tarafa mağduriyetinden dolayı ödeme yaparak mağdur olan araç sahibinin mağduriyetini gidermektir .

ARAÇ DEĞER KAYBININ HESAPLANMASINDA DİKKATE ALINAN HUSUSLAR

Kaza yapan aracın modeli ve markası , aracın üretildiği yıl , aracın ne zaman trafiğe çıktığı , aracın kaza anındaki yapmış olduğu kilometresi , aracın kaza yapmış olduğu tarihteki kendi benzer araçlarının piyasa rayiç bedeli , aracın o güne kadar hasarlı olup olmadığı ve eğer oldu ise bu hasarların niteliği ve son olarak da araca o güne kadar yapılmış olan boyama işlemleriyle aracın değişen parçaları kontrol edilerek bir hesaplama yapılır .

ARAÇ DEĞER KAYBININ ALINAMAYACAĞI ARAÇLAR

Tekerlekli ve zırhlı olan toplumsal müdahale araçları , belediyenin otobüsleri ( toplu taşıma araçları ) , yol süpürmek için kullanılan özel araçlar , itfaiye araçlarında oluşan hasar nedeniyle hasar değer kaybı istenemez . Ve son olarak da yabancı ülke plakasına sahip olan araçlar Türkiye’de karışmış olduğu trafik kazasını nedeniyle bir hasar alırsa bu araçların sahipleri de araç değer kaybı isteyemezler .

ARAÇ DEĞER KAYBININ ŞARTLARI

1 – Trafik kazasının çift taraflı bir trafik kazası olması gerekmektedir .Yani örnek olarak duvara çarpan bir araç , araç rayiç bedelin isteminde bulunamaz .

2 – Trafik kazası yapan aracın araç değer kaybı isteminde bulunabilmesi için aranan diğer bir şart da kazada yüzde yüz kusurunun bulunmaması gerekmektedir .

3 – Trafik kazası sonucunda araçta bir hasarın oluşması gerekmektedir . Ve bu oluşan hasarın da tamir edilmesi , onarılması gerekmektedir .

4 – Araç değer kaybı istemine bulunabilmenin son şartı ise tamir edilen parçaların daha önceden yapmış olan bir trafik kazası nedeniyle onarılmaması gerekmektedir .

Unutulmaması gereken bir noktada zamanaşımıdır . Araç değer kaybı tazminatı başvurusu yapabilmek için iki yıllık bir zamanaşımı süresi bulunmaktadır eğer bu süre zarfında başvuru yapılmazsa kişi bu hakkını bir daha kullanamaz , hakkını yitirmiş olur .

ARAÇ DEĞER KAYBINI İSTENECEĞİ KİŞİLER

Kazanın oluşmasına neden olan karşı tarafın aracının ruhsat sahibi , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta kuruluşu ve kazayı yapan araç sürücüsü müteselsilen sorumlu olurlar . İlgili kişinin üçünden de isteme hakkı bulunmaktadır . Araç sahibi ve araç sürücüsü bu bedeli ödemek durumunda kalırlarsa o zaman kendi sigorta poliçelerine başvurup rücu etme hakları bulunmaktadır .

SONUÇ

Trafik kazalarında oluşan hasarlar servislerde giderilir ve bu hasarlar sigortalardan standart bir şekilde karşılanır .Ancak bu araçlar her ne kadar tamir edilip hasarları karşılansa da bu araçlar trafik kazası geçirmiş olduklarından kaynaklı bir zarar oluşur . Bu zararda aracın kaza yapmasından önceki rayiç değeriyle kazadan sonra ne kadar onarılsa da , hasarları tamir edilse de ikinci el piyasa değerinin düşmesi arasındaki farka araç değer kaybı .

Araç değer kaybını sigortalar talep edilmediği sürece karşılamazlar .

Değer kaybı tazminatında amaç aslında araç kazasında kusurlu olan tarafın kusursuz olan tarafa mağduriyetinden kaynaklanan ödemesi gereken değer tazminatını ifade eder  yani burada oluşan mağduriyeti gidermek amaçlanmaktadır .

TRAFİK KAZALARINDA ARAÇ SAHİBİNİN SORUMLULUĞU

TRAFİK KAZALARINDA ARAÇ SAHİBİNİN SORUMLULUĞU

Öncelikli olarak bir trafik kazasından bahsedebilmek için kazanın karayolu üzerinde oluşmuş olması , kazaya bir ve \ veya birden fazla aracın karışmış olması , kazanın sonucunda ölüm , yaralama ya da maddi zararın oluşmuş olması ve son olarak yaşanan olaylar arasında illiyet bağının yani nedensellik bağının olması gerekir .

Trafik kazası sonrasında meydana gelen durumdan sorumlu tutulacak olan kişilerin kim olacağı yaşanan her olayda farklılık gösterebilir . Trafik kazasına karışan aracın her zaman araç sahibince kullanılmak zorunluluğu yoktur . Aracın sürücüsü ile aracı kullanan kişiler farklı olabilir . Araç sürücüsü ile araç sahibinin farklı olması sorumluluğun belirlenmesinde birtakım sıkıntılar baş gösterebilir .

Trafik kazası sonucunda sorumlu olan kişiler tespit edilirken sadece aracın sahibi ve sürücü arasında bir karışıklık yaşanmaz aynı zamanda araçların satış işlemi yapılırken aracın devredilmesinin ardından kazanın hemen yaşanması da trafik kazasında sorumlu olan kişilerin bulunmasında belirsizlik ve zorluk yaşanmasına neden olur . Burada unutulmaması gereken nokta araç satıldığında satış işleminin noterde yapılması gerekmektedir , eğer satış işlemi noterde yapılmazsa yapılmış olan devir kabul edilmez ve geçersizdir . Hatta satış işlemini noterde yapmayıp kişiler kendi aralarında bir araç devir sözleşmesi yapıp bu sözleşmeye özel olarak aracı satan kişinin bundan sonra meydana gelecek olan trafik kazalarında sorumlu olmayacağı yönünde özel bir madde koysalar bile satıcı böyle bir kaza olması durumunda üçüncü şahıslara karşı sorumsuzluğunu iddia edemez ve tazminat yükümlülüğünün korumuş olur .

Bir önceki paragrafta belirtildiği gibi aracın satış işleminin noter huzurunda yapılması halinde geçerli olacaktır .  Fakat noterde satış işlemi yapılır yapılmaz trafik siciline bildirimde bulunulması mümkün değildir . Bunun için aracın satış işlemi yapıldıktan üç gün içerisinde bildirimde bulunulur . Noterde yapılmış olan satış işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkının devri için yeterli olarak kabul görmektedir . Yani noterde yapılmış olan devirle aracı satan kişi aracın maliki sıfatını devrettiğinden aracın sorumluluğu alan kişinin üzerindedir .

Türk hukukunda kişinin sorumluluğu ve bu sorumluluğunun tazmin edilmesi bakımından kusur sorumluluğu ilkesi kabul edilmiştir . Buna göre zarar veren vermiş olduğu zararı karşılamakla yükümlüdür .  6098 sayılı Türk Borçla Kanununa göre kusur sorumluluğunu tanımlanmıştır . Buna göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren , bu zararı gidermekle yükümlüdür . Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür .

6047 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı , ariyet veya rehin alan kişidir kanun maddesi bulunmaktadır .

Eğer bir araç  bir işletmenin bünyesi altında çalışırken trafik kazası sonucunda bir kimsenin ölümüne ya da yaralanmasına ya da bu ikisi dışında bir şeyin zarar uğramasına neden olursa trafik kazasına karışan aracın işleteni ve bünyesi altında çalıştığı sahibi , trafik kazası sonucunda meydana gelen zarardan müteselsilen yani ortak şekilde sorumlu olurlar . Hukuka göre sorumlu olan fakat trafik kazasının oluşmasına hiçbir şekilde karışmayan kişinin trafik kazası sonucunda oluşan tüm maddi hasarlardan sorumlu tutulması onun tazminat ödemesi anlamını karşılamaktadır .

Bazı hallerde ise araç sahibinin trafik kazası sonucu oluşan zarardan sorumlu olmayacağı ya da sorumluluktan kurtulabileceği belirtilmiştir . Buna göre bu durumlar :

  • Kendisinin ya da fiillerinden sorumlu tutulduğu şahısların kusurunun bulunmaması .
  • Kazanın araçta oluşan bir bozukluk nedeniyle meydana gelmiş olması .
  • Mücbir sebep . Burada mücbir sebepten kasıt günümüzde var olan bütün bilim ve teknolojiden faydalanılsa dahi ve her türlü özenin gösterilmiş olmasında dahi kimsenin kazanın oluşmasını engelleyememesidir . Yani bu durumda ortaya çıkan zarar ile motorlu aracı işleten kişinin arasındaki illiyet bağının ortadan kalkması durumu söz konusudur .
  • Trafik kazası sırasında mağdur olan kişinin ağır bir kusurunun bulunması .  Örnek olarak mağdur olan yayanın alkol alarak yayalara yasak olan yoldan karşıya geçmesi verilebilir .

Trafik kazası sırasında üçüncü bir kişinin ağır kusurunun bulunması

TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI

                          TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI

  Kaza tespit tutanağı, gerçekleşen trafik kazaları sonrasında kazaya karışan araçların sürücülerinin her ikisinin de karşılıklı olarak kazanın gerçekleşme biçimini kendi ağızlarından anlatıp imzaladıkları bir belgedir. Bu belgeler 1 Nisan 2008 tarihinden önce kaza sonrası kazanın gerçekleştiği yere gelen trafik  polisleri tarafından tutulurken, bu tarihte yapılan değişiklik ile artık sürücüler isterlerse polisi beklemeden araçlarında bulundurmak zorunda oldukları kaza tutanaklarını doldurarak imzalayabilirler. Bu hem zaman kaybını önler hem de trafiğin daha az aksatılması açısından önemlidir. Kaza sonrası kaza tespit tutanağının tutulması ise trafik sigortaları bakımından çok önemlidir. Hem zorunlu trafik sigortasında hem de sürücülerin isteğe bağlı olarak yaptırdıkları Kaskolarda bu tutanaklardan yola çıkılarak incelemeler yapılır, hasar miktarı, sürücülerin kusur oranı gibi tespit edilmesi gereken oranlar tutanakta yer alan bilgiler ışığında ,onlarla karşılaştırılır.Sürücülerin kaza sonrası sigorta şirketlerine hasar başvurusu yaparken beraberinde bu tutanağı da vermeleri şarttır. Kaza tespit tutanağı zaten bölümlere ayrılmış bir taslak hâlinde, nelerin doldurulacağı ile ilgili yönlendirmeleri içeren bir şekilde bulunur. İçeriğinde yer alanlardan kısaca bahsedilirse ,

-Kazaya karışan araçların sürücülerinin kimlik bilgileri, araçlarına ait plaka bilgileri, trafik sigortası poliçe numaraları

-Gerçekleşen kazayı gören, şahit olan kişiler varsa onlara ait bilgiler

-Kazanın gerçekleşme biçimini sürücülerin detaylı bir şekilde, hangi açılardan,aracın istikamet ettiği yön, bulundukları sokak isimlerini de belirterek ve çizerek anlatmaları gerekir.Kazayı çizerek anlatmak da kaza tespit tutanağında önemli bir detaydır.

-Varsa kazanın fotoğrafları da eklenmelidir.

   Gerekli bilgiler doldurulduktan sonra kaza tespit tutanağı mutlaka her iki sürücü tarafından da imzalanmalıdır.İmzalanmadığı takdirde geçerli olmaz bu nedenle iki tarafın da imzalaması çok önemlidir.

KAZA TESPİT TUTANAĞINI TRAFİK EKİPLERİNİN TUTMASINI GEREKTİREN DURUMLAR

Gerçekleşen kazada eğer maddi hasar varsa tutanağın sürücülerce polisin gelmesini beklemeye gerek olmadan tutulabileceğinden bahsedilmişti ancak bazı durumlarda sürücülerin tutanağı bu şekilde tutmaları mümkün değildir, bu durumlarda mutlaka trafik polisi kazanın gerçekleştiği yere gelmeli ve tutanaklar ondan sonra tutulmalıdır.

   Bu durumlardan ilki kaza sonucu sürücü veya başka herhangi birinin yaralanması veya ölmesi durumudur. Eğer yaralanma veya ölüm varsa tutanak sürücülerce tutulamaz,

 Sürücülerden biri reşit değilse ya da ehliyeti yoksa veya akıl sağlığının yerinde olmadığına dair bir şüphe bulunuyorsa,

   Kazanın başka bir araca çarparak meydana gelmemesi durumunda, örneğin sürücünün aracını duvara çarpması durumunda, yine sürücü  kaza tespit tutanağı tutmaz, mutlaka kazaya karışan iki araç bulunmalıdır,

Kazaya karışan her iki aracın da trafik sigortasının bulunması gerekir, bulunmuyorsa tutanağın yine trafik ekiplerince tutulması söz konusu olur,

Kazaya karışan araçlar bir kamu malına zarar vermiş veya direkt araçlardan biri kamu malıysa da tutanak ekiplerce tutulmalıdır,

Kazaya karışan araç sürücülerinde alkol ya da uyuşturucu madde etkisinde olduğu şüphesi bulunuyorsa da yine kaza tespit tutanağı trafik ekiplerince tutulmalıdır.

Son olarak eğer kazaya karışan taraflar anlaşamadıysa, farklı şekilde gerçekleştiğini iddia ediyor ve birbirlerinin beyanlarını kabul etmiyorlarsa polisin gelmesini bekleyerek tutanağı öyle tutabilirler.

KAZA TESPİT TUTANAĞINA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ ?

    Kaza tespit tutanaklarının sürücülerin kendileri tarafından doldurulduğu ve karşılıklı anlaşılarak imzalandıkları nedeniyle bu tutanaklara itiraz edilemeyeceği düşünülebilir ancak bu tutanaklara itiraz edilmesi mümkündür.Sürücüler daha sonradan bu tutanağın hatalı olduğunu düşünebilir, atlanan bir detay olduğunu fark edebilir veya sigorta şirketinden çıkan hasar tespit raporu doğrultusunda kaza testpit tutanağının yanlış olduğu kanısına varabilirler. Kaza tespit tutanağına itiraz genellikle sigorta incelemeleri aşamasında söz konusu olur, sürücüler bu tutanağa herhangi bir nedenden itiraz etmek isterse, sigorta şirketinin hasar bildiriminden itibaren  5 iş günü içinde itiraz etmelidirler. Eğer itiraz herhangi bir cezai bedel ödendikten veya süreç tümüyle tamamlandıktan sonra yapılmak istenirse bu sefer itiraz sigorta şirketine yapılmaz, itirazın dava yoluyla yapılması gerekir ve kaza bilirkişilerce incelenerek kazanın gerçekleşme biçimi bu şekilde belirlenerek itiraz mahkeme tarafından karara bağlanır.

KAZA TESPİT TUTANAĞI

KAZA TESPİT TUTANAĞI NEDİR?

Araç veya araçların karışmış olduğu trafik kazalarında söz konusu trafik kazasını belirten imgeleyen ve kazadaki tüm durumları belgeleyen bu yolla da kazadaki kusur hasar durumlarını açık bir şekilde ortaya koyan evrakın adıdır. Kaza tespit tutanağının kolu kuvvetleri ile beraber tutulabileceği gibi bazı durum ve şartlar yerine getirildiğinde ya da tam tersi bazı durum ve şartlar yerine getirilmediğinde kolluk kuvvetleri olmadan yalnızca araç sahibi veya araç sahiplerinin yalnız da  tutabileceği bir belge olduğunu bilmekle beraber bu şartları incelediğimizde yalnızca maddi hasarın oluşmuş olduğu trafik kazalarında taraflar birbirleriyle anlaşarak ve detaylı bir şekilde her olayı trafik kazasını aydınlatıcı şekilde anlatarak kendi aralarında bir kaza tespit tutanağı tutabilirler burada kolluk kuvvetlerini çağırmaları şart değildir fakat daha sonra bir sorun çıkması durumunda tarafların iddialarını ispat edebilmesi yönünden tuttukları bu kazağı tespit tutanağının kolu kuvvetleri tarafından tutulması durumu daha sağlıklı görünmektedir. Yaralanma ya da ölüm ile sonuçlanmış olan trafik kazalarında ise taraflar kendileri arasında anlaşsa bile kolluk kuvvetleri eşliğinde kaza tespit tutanağı tutulması zorunludur.

TUTANAK NASIL DOLDURULUR Ve AMACI NEDİR?

Söz konusu trafik kazası gerçekleştiğinde trafik kazasının taraflarından her ikisinin de ehliyet araç ruhsatı ve sigorta poliçelerinin geçerli olma şartı vardır eğer geçerli değillerse raporunu doldurulması mümkün olmayacaktır ve söz konusu kaza tespit tutanağı taraftar tarafından doldurulmuş olan bu tutanak geçerli bir evrak olarak nitelendirilemeyecektir. Bu kavramların geçerli olduğunu varsayımından sonra kaza tespit tutanağının doldurulmasına başlandığında kazanın tarihi saati ve yeri belirtilmekle başlanmalı ve ardından araçlar için ayrılmış 2 bölüm araç sahipleri sürücü bilgileri ve aracı ruhsat bilgileriyle ilgili bilgiler doldurulmalı sonra Trafik Sigortası poliçe bilgilerinin girilmesi ve yazılması tutanağın alt kısmında aracın darbe almış olduğu noktaların oklarla gösterilmesi ve trafik kazasının gerçekleştiği alanın taslağının çizilmesinin gerekli olduğunu ardından ise en alt kısma trafik kazasına karışan her iki tarafın kendi açılarından kazanın olmam biçimini beyan ettiği yazılar yazılır ve tarafların imzaları açılır bu şekilde kaza tespit tutanağı tutulmakta olup günümüzde sigorta bilgi ve gözetim merkezi tarafından çıkarılmış olan mobil kaza tutanağı uygulaması ile daha kolay bir şekilde kaza tespit tutanağı tutulabilmektedir. Kaza tespit tutanağını tutulmasındaki amaca baktığımızda kazanın oluş şeklini ve olaydaki hasarların tespit edilmesini ortaya koyan bir rapor olduğu fakat bu raporun tek başına bir kaza kusur oranı ya da derecesi belirleyemeyeceği kusur oranları ancak sürücülerin sigorta şirketlerinin değerlendirme ve incelemesinden sonra belirleneceği ve 3 gün içinde sonuçlanacağını söyleyebiliriz. Fakat kaza tespit tutanağı kaza ile ilgili önemli bir belgedir çünkü tarafların ileri c ya da kaza ile ilgili bir durum iddia etmesi noktasında hem zıt görüşün ya da iddia edilen durumun ispatlanması yönünden önemli bir belge niteliği taşıyabilmektedir özellikle kolluk kuvvetleri tarafından tutulmuş belgelere kendi taraflarından tutunmuş belgelerin nazaran daha az itiraz edebilme payı olmasından kaynaklı kolluk kuvvetleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağının önemli bir uyuşmazlıkta ya da bir mahkeme yolunda daha önemli bir ispat delili olan bir evrak olduğunu söyleyebiliriz bu sebeple kişilerin Kendi başlarına kollu kuvvetleri olmadan tutmuş olduğu kaza tespit tutanağına iki tarafında onay vererek tutmasından kaynaklı olarak daha sonra itiraz ederek yanlışlık olduğunu belirtme Hakkı doğmayacaktır fakat kolluk kuvvetleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağına kişilerin daha sonra eksik ya da yanlış tutulduğuna dair bir itiraz etme durumu söz konusu olabilmektedir.

TUTANAĞIN GECERSİZ OLDUĞU HALLER NELERDİR?

Kaza tespit tutanağı her durumda geçerli olabilecek ya da bir trafik kazasındaki tarafların her birinin doldurma hakkı olan ve doldurması sonucunda geçerli olabilecek bir belge ya de evrak değildir bu belge ya da evrakın geçerli olabilmesinin belirli şartları olmakla beraber bunun yanı sıra geçersiz olmasına sebep olacak bazı durumlarda vardır kaza tespit tutanağının kollu kuvvete olmadan yalnızca taraflarca tutulmasının her durumda geçerli olmadığını ve bunları detaylı incelediğimizde yukarıda da belirttiğimiz gibi taraflardan birinin ya da ikisinin de ehliyeti veya araçlarının ruhsatının olmaması durumunda tutulan kaza tespit tutanağı geçerli değildir araçlardan en az biri olmak üzere trafik sigortası bulunmaması durumunda da aynı şekilde doldurulan tutanak geçerli değildir. Bunların yanı sıra trafik kazası meydana geldiğinde kazaya karışan araçlardan birinin kamuya ait olması ya da kaza sonucu bir kamu malına zarar doğması sonucunda kolluk kuvveti olmadan tutulan kaza tespit tutanağı geçerli olmayacaktır aynı şekilde sürücülerden en az birinin 18 yaşının altında olması kazada ölüm ya da yaralanmanın olması sürücülerden birinin ya da ikisinin de alkol veya uyuşturucu madde şüphesi olması durumunda kolluk kuvvetleri olmadan tutulan kaza tespit tutanağı geçerli olmayacaktır. O yüzden kaza anında kolluk kuvvetleri eşliğinde ve kolluk kuvvetlerince kaza tespit tutanağının tutulması en sağlıklı olan durumdur.

HÜSEYİN DOĞAN

TRAFİK KAZASI TUTANAĞI

TRAFİK KAZASI TUTANAĞI

TRAFİK KAZASI TUTANAĞI NEDİR ve NASIL TUTULMALIDIR?

Trafik kazası tutanağı, gerçekleşen bir trafik kazası olayında karşılıklı olarak kazaya konu olan araç sürücülerinin kendileri ve araçları ile ilgili trafik kazasının nasıl gerçekleştiğini ve tarafların söz konusu trafik kazasındaki kusur durumlarını gösteren, trafik kazası sonucu ya taraflarca ya da kolluk kuvvetlerince tutulan belgedir.

Trafik kazası tutanağı, söz konusu kazada yalnızca şeye dair zarar yani mal varlığı zararı söz konusuysa kolluk kuvvetleri olmadan tarafların birbirleriyle ve tutanağın doğruluğu konusunda anlaşarak kolluk kuvvetleri gözetimi ve denetimi olmadan da tutabilecekleri bir tutanaktır sadece mal varlığının zarar gördüğü bu tutanak çeşidine nasıl tutulduğu önemli olmaksızın(kolluk kuvvetleri eşliğinde veya değil) “maddi hasarlı trafik kazası tutanağı” denmektedir bu durumda kazaya karışmış olan araçların olay anında ve olay sonrasında hiçbir şekilde bozulmadan ve başka bir mekana taşınmadan fotoğraflarını çekilmesi kazaya karışan araç sürücülerinin kimlikleri ve araçların ruhsat fotokopilerinin yer alması ve kesinlikle imzalı bir şekilde yapılması gerekmektedir böyle tutulacak bir maddi hasarlı trafik kazası tutanağı ancak kazaya karışan tarafların gerçekleştirebileceği bir işlemdir fakat taraflar kusur ve kaza gerçekleşme şeklini anlatım konusunda birbirleriyle anlaşamazlarsa ya da taraflardan en az birinin ehliyetsiz olması durumunda ya da taraflardan en az birinin ehliyet yetkisinin kazaya karıştığı araçla uyuşmaması halinde ya da kazaya karışan araçlardan birinin resmi plakalı olması durumunda ya da kaza anında 3. kişilerin zarar görmesi ya da kaza nedeniyle devlet mallarına zarar verilmesi ya da sürücünün ruh sağlığı ile ilgili problemleri olması durumunda kolluk kuvvetleri olmadan trafik kazası tutanağı tutamayacaklardır yani kısaca kusur dağılımı yapamayıp anlaşamazlarsa ya da belirtilen diğer şartlardan biri varsa bu durumlarda kolluk kuvvetleri yardımıyla, denetimiyle tutanak tutulmalıdır yani tutanağı kolluk kuvvetlerinin tutması gerekmektedir. Kazada bir yaralanma veya can kaybı meydana geldiyse trafik kazası tutanağının kolluk kuvvetleri gözetiminde tutulması şart hale gelecektir.

TRAFİK KAZASI TUTANAĞINDA OLMASI GEREKEN BİLGİLER VE BELGELER NELERDİR?

Öncelikle trafik kazası tutanağında söz konusu kazaya karışmış olan araçların ruhsatlarının fotokopileri ve araç kullanıcılarının ehliyetlerinin fotokopileri en önemlisi söz konusu araçların sigorta şirketleri yer almalıdır. Bunların yanında kaza yeri ve kaza saati olayla ilgili bir ya da birden fazla tanığın olması durumunda bu tanık ya da tanıkların o an tutanağa not alınarak geçirilmesi bunların yanı sıra aracın tüm yeşil kart bilgilerinin açık ve net bir şekilde yazılması ve yazılı olarak tutulmuş olan bu trafik kazası tutanağının kazaya karışan taraflarca imzalanması gerekmektedir.

TRAFİK KAZASI TUTANAĞININ YANLIŞ DÜZENLENMESİ

Bir trafik kazası sonucunda kazaya konu olan kişilerin kendi aralarında anlaşarak kolluk kuvvetleri olmadan bir trafik kazası tutanağı tutması kazayı anlatması ve kusurları göstermesi konusunda birbirlerini kandıramayacaklarından kaynaklı böyle tutulan bir tutanakta yanlış tutulmanın olma olasılığının az olmasından kaynaklı kolluk kuvvetleri olmadan tutulan yani yukarıda belirttiğimiz şartların yokluğu halinde kolluk kuvvetlerinin olması gerektiği şartlarını sağlamayan bir kazada kolluk kuvvetleri çağrılmadan kendi aralarında anlaşılarak tutulmuş olan trafik kazası tutanağının bir süre sonra taraflardan biri tarafından yalanlanması ve doğru olmadığının iddia edilmesi çok da yerinde bir durum olmayacağı için direkt olarak birbirleriyle anlaşamayan tarafların kolluk kuvvetleri denetimiyle tutmuş olduğu trafik kazası tutanağının yanlışlığını incelememiz gerekir. Kaza sonucu kolluk kuvvetleri yardım ve denetimi yoluyla tutulmuş bir trafik kazası tutanağının taraflardan birinin yanlış anlatması, yanlış yönlendirmesi sonucu trafik kazası tutanağı tamamen ya da belli oranda yanlış tutulmuş olup kusursuz bir tarafa kusur yükleme ya da kusur oranında yanlışlıklar göstermeye yol açabilir bu durumda da kusur oranı normalde az olan ya da hiç olmayan tarafın kusurlu gibi görünüp bir borç yükümlülüğü altına girmesine neden olacağından kaynaklı kişi kolluk kuvvetlerinin tutmuş olduğu trafik kazası tutanağının yanlışlığı ile ilgili trafik kazası tutanağını düzeltilmesi davası açmalıdır aksi takdirde tutanağın yanlışlığı aleyhine olan kişi sebepsiz ve hatalı bir durumdan kaynaklı zarara uğramış olacaktır. Kusur oranının gerçekten daha fazla olmasından kaynaklı zarara uğrayacak olan kişi Sulh Hukuk Mahkemesine tespit davası açarak çeşitli delillerle birlikte durumu ispatlama yoluyla trafik kazası tutanağını düzeltilmesini talep edebilir ve böylelikle dava yoluyla tutanağı düzelttirebilir. O yüzden kazaya karışıp kolluk kuvvetlerince kazası ile ilgili trafik kazası tutanağı tutulmuş kişilerin bu tutanağın , çok iyi anlatılarak ve çok net bir şekilde tutulduğundan emin olarak gerçekleştirmeleri önemlidir, aksi takdirde herhangi bir aksi durumda kazaya karışan taraflardan kusursuz ya da az kusurlu bir tarafın çok kusurlu gibi görünmesi ve tutanakta da böyle geçmesi durumunda söz konusu tarafa hem maddi hem de hukuki yaptırımlar gerçekleştirebilir ve bu durumda taraf haksız yere mağdur olabilir bu sebeple kişilerin söz konusu tutanak başta tutulurken dikkat etmesi aksi bir durumda tutanağın yanlış olduğunu düşünmeleri durumunda da tutanağın düzeltilme davasını açmasını fakat bu davanın işin ehli ve nerede nasıl ne yapılacağını bilen avukatlar tarafından açılmasının davanın kabulünü çok önemli bir oranda olumlu etkileyeceğinden kaynaklı bir avukattan yardım alarak yapılması ve kişinin bu şekilde dava açarak tutanağın düzeltilmesini, hatanın tespit edilip düzeltilmesini dava yoluyla istemesi en mantıklı yol olacaktır.

HÜSEYİN DOĞAN

Open chat
Whatsappdan mesaj at
Merhaba
Geçmiş Olsun.Size yardımcı olabiliriz.
Hemen Ara