Arama:
ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI

GENEL OLARAK ARAÇ DEĞER KAYBI

Trafik kazası sonucunda hasar gören aracın servise götürülerek onarılır . Bunun sonucunda ise araç kazalı olduğu için ikinci el statüsüne düşer . Aracın ikinci el statüsüne düşmesi ise o aracın satımında zorluğa yol açar ve aracın değeri düşerek fiyat bakımından bir azalma söz konusu olur . Tam da bu nedenden dolayı mağduriyet yaşayan araç sahiplerinin yaşamış oldukları mağduriyetlerin giderilebilmesi için araç değer kaybı tazminatı mağdur olan araç sahiplerine verilir . Mağdur olan araç sahibine bu tazminatın verilebilmesi için trafik kazasının yaşanmasında kusurunun bulunmaması gerekmektedir . Bu tazminatın verilmesindeki amaç ise trafik kazasında kusurlu olan tarafın kusuru olan tarafa mağduriyetinden dolayı ödeme yaparak mağdur olan araç sahibinin mağduriyetini gidermektir .

ARAÇ DEĞER KAYBININ HESAPLANMASINDA DİKKATE ALINAN HUSUSLAR

Kaza yapan aracın modeli ve markası , aracın üretildiği yıl , aracın ne zaman trafiğe çıktığı , aracın kaza anındaki yapmış olduğu kilometresi , aracın kaza yapmış olduğu tarihteki kendi benzer araçlarının piyasa rayiç bedeli , aracın o güne kadar hasarlı olup olmadığı ve eğer oldu ise bu hasarların niteliği ve son olarak da araca o güne kadar yapılmış olan boyama işlemleriyle aracın değişen parçaları kontrol edilerek bir hesaplama yapılır .

ARAÇ DEĞER KAYBININ ALINAMAYACAĞI ARAÇLAR

Tekerlekli ve zırhlı olan toplumsal müdahale araçları , belediyenin otobüsleri ( toplu taşıma araçları ) , yol süpürmek için kullanılan özel araçlar , itfaiye araçlarında oluşan hasar nedeniyle hasar değer kaybı istenemez . Ve son olarak da yabancı ülke plakasına sahip olan araçlar Türkiye’de karışmış olduğu trafik kazasını nedeniyle bir hasar alırsa bu araçların sahipleri de araç değer kaybı isteyemezler .

ARAÇ DEĞER KAYBININ ŞARTLARI

1 – Trafik kazasının çift taraflı bir trafik kazası olması gerekmektedir .Yani örnek olarak duvara çarpan bir araç , araç rayiç bedelin isteminde bulunamaz .

2 – Trafik kazası yapan aracın araç değer kaybı isteminde bulunabilmesi için aranan diğer bir şart da kazada yüzde yüz kusurunun bulunmaması gerekmektedir .

3 – Trafik kazası sonucunda araçta bir hasarın oluşması gerekmektedir . Ve bu oluşan hasarın da tamir edilmesi , onarılması gerekmektedir .

4 – Araç değer kaybı istemine bulunabilmenin son şartı ise tamir edilen parçaların daha önceden yapmış olan bir trafik kazası nedeniyle onarılmaması gerekmektedir .

Unutulmaması gereken bir noktada zamanaşımıdır . Araç değer kaybı tazminatı başvurusu yapabilmek için iki yıllık bir zamanaşımı süresi bulunmaktadır eğer bu süre zarfında başvuru yapılmazsa kişi bu hakkını bir daha kullanamaz , hakkını yitirmiş olur .

ARAÇ DEĞER KAYBINI İSTENECEĞİ KİŞİLER

Kazanın oluşmasına neden olan karşı tarafın aracının ruhsat sahibi , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta kuruluşu ve kazayı yapan araç sürücüsü müteselsilen sorumlu olurlar . İlgili kişinin üçünden de isteme hakkı bulunmaktadır . Araç sahibi ve araç sürücüsü bu bedeli ödemek durumunda kalırlarsa o zaman kendi sigorta poliçelerine başvurup rücu etme hakları bulunmaktadır .

SONUÇ

Trafik kazalarında oluşan hasarlar servislerde giderilir ve bu hasarlar sigortalardan standart bir şekilde karşılanır .Ancak bu araçlar her ne kadar tamir edilip hasarları karşılansa da bu araçlar trafik kazası geçirmiş olduklarından kaynaklı bir zarar oluşur . Bu zararda aracın kaza yapmasından önceki rayiç değeriyle kazadan sonra ne kadar onarılsa da , hasarları tamir edilse de ikinci el piyasa değerinin düşmesi arasındaki farka araç değer kaybı .

Araç değer kaybını sigortalar talep edilmediği sürece karşılamazlar .

Değer kaybı tazminatında amaç aslında araç kazasında kusurlu olan tarafın kusursuz olan tarafa mağduriyetinden kaynaklanan ödemesi gereken değer tazminatını ifade eder  yani burada oluşan mağduriyeti gidermek amaçlanmaktadır .

TRAFİK KAZALARINDA ARAÇ SAHİBİNİN SORUMLULUĞU

TRAFİK KAZALARINDA ARAÇ SAHİBİNİN SORUMLULUĞU

Öncelikli olarak bir trafik kazasından bahsedebilmek için kazanın karayolu üzerinde oluşmuş olması , kazaya bir ve \ veya birden fazla aracın karışmış olması , kazanın sonucunda ölüm , yaralama ya da maddi zararın oluşmuş olması ve son olarak yaşanan olaylar arasında illiyet bağının yani nedensellik bağının olması gerekir .

Trafik kazası sonrasında meydana gelen durumdan sorumlu tutulacak olan kişilerin kim olacağı yaşanan her olayda farklılık gösterebilir . Trafik kazasına karışan aracın her zaman araç sahibince kullanılmak zorunluluğu yoktur . Aracın sürücüsü ile aracı kullanan kişiler farklı olabilir . Araç sürücüsü ile araç sahibinin farklı olması sorumluluğun belirlenmesinde birtakım sıkıntılar baş gösterebilir .

Trafik kazası sonucunda sorumlu olan kişiler tespit edilirken sadece aracın sahibi ve sürücü arasında bir karışıklık yaşanmaz aynı zamanda araçların satış işlemi yapılırken aracın devredilmesinin ardından kazanın hemen yaşanması da trafik kazasında sorumlu olan kişilerin bulunmasında belirsizlik ve zorluk yaşanmasına neden olur . Burada unutulmaması gereken nokta araç satıldığında satış işleminin noterde yapılması gerekmektedir , eğer satış işlemi noterde yapılmazsa yapılmış olan devir kabul edilmez ve geçersizdir . Hatta satış işlemini noterde yapmayıp kişiler kendi aralarında bir araç devir sözleşmesi yapıp bu sözleşmeye özel olarak aracı satan kişinin bundan sonra meydana gelecek olan trafik kazalarında sorumlu olmayacağı yönünde özel bir madde koysalar bile satıcı böyle bir kaza olması durumunda üçüncü şahıslara karşı sorumsuzluğunu iddia edemez ve tazminat yükümlülüğünün korumuş olur .

Bir önceki paragrafta belirtildiği gibi aracın satış işleminin noter huzurunda yapılması halinde geçerli olacaktır .  Fakat noterde satış işlemi yapılır yapılmaz trafik siciline bildirimde bulunulması mümkün değildir . Bunun için aracın satış işlemi yapıldıktan üç gün içerisinde bildirimde bulunulur . Noterde yapılmış olan satış işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkının devri için yeterli olarak kabul görmektedir . Yani noterde yapılmış olan devirle aracı satan kişi aracın maliki sıfatını devrettiğinden aracın sorumluluğu alan kişinin üzerindedir .

Türk hukukunda kişinin sorumluluğu ve bu sorumluluğunun tazmin edilmesi bakımından kusur sorumluluğu ilkesi kabul edilmiştir . Buna göre zarar veren vermiş olduğu zararı karşılamakla yükümlüdür .  6098 sayılı Türk Borçla Kanununa göre kusur sorumluluğunu tanımlanmıştır . Buna göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren , bu zararı gidermekle yükümlüdür . Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür .

6047 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı , ariyet veya rehin alan kişidir kanun maddesi bulunmaktadır .

Eğer bir araç  bir işletmenin bünyesi altında çalışırken trafik kazası sonucunda bir kimsenin ölümüne ya da yaralanmasına ya da bu ikisi dışında bir şeyin zarar uğramasına neden olursa trafik kazasına karışan aracın işleteni ve bünyesi altında çalıştığı sahibi , trafik kazası sonucunda meydana gelen zarardan müteselsilen yani ortak şekilde sorumlu olurlar . Hukuka göre sorumlu olan fakat trafik kazasının oluşmasına hiçbir şekilde karışmayan kişinin trafik kazası sonucunda oluşan tüm maddi hasarlardan sorumlu tutulması onun tazminat ödemesi anlamını karşılamaktadır .

Bazı hallerde ise araç sahibinin trafik kazası sonucu oluşan zarardan sorumlu olmayacağı ya da sorumluluktan kurtulabileceği belirtilmiştir . Buna göre bu durumlar :

  • Kendisinin ya da fiillerinden sorumlu tutulduğu şahısların kusurunun bulunmaması .
  • Kazanın araçta oluşan bir bozukluk nedeniyle meydana gelmiş olması .
  • Mücbir sebep . Burada mücbir sebepten kasıt günümüzde var olan bütün bilim ve teknolojiden faydalanılsa dahi ve her türlü özenin gösterilmiş olmasında dahi kimsenin kazanın oluşmasını engelleyememesidir . Yani bu durumda ortaya çıkan zarar ile motorlu aracı işleten kişinin arasındaki illiyet bağının ortadan kalkması durumu söz konusudur .
  • Trafik kazası sırasında mağdur olan kişinin ağır bir kusurunun bulunması .  Örnek olarak mağdur olan yayanın alkol alarak yayalara yasak olan yoldan karşıya geçmesi verilebilir .

Trafik kazası sırasında üçüncü bir kişinin ağır kusurunun bulunması

TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI

                          TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI

  Kaza tespit tutanağı, gerçekleşen trafik kazaları sonrasında kazaya karışan araçların sürücülerinin her ikisinin de karşılıklı olarak kazanın gerçekleşme biçimini kendi ağızlarından anlatıp imzaladıkları bir belgedir. Bu belgeler 1 Nisan 2008 tarihinden önce kaza sonrası kazanın gerçekleştiği yere gelen trafik  polisleri tarafından tutulurken, bu tarihte yapılan değişiklik ile artık sürücüler isterlerse polisi beklemeden araçlarında bulundurmak zorunda oldukları kaza tutanaklarını doldurarak imzalayabilirler. Bu hem zaman kaybını önler hem de trafiğin daha az aksatılması açısından önemlidir. Kaza sonrası kaza tespit tutanağının tutulması ise trafik sigortaları bakımından çok önemlidir. Hem zorunlu trafik sigortasında hem de sürücülerin isteğe bağlı olarak yaptırdıkları Kaskolarda bu tutanaklardan yola çıkılarak incelemeler yapılır, hasar miktarı, sürücülerin kusur oranı gibi tespit edilmesi gereken oranlar tutanakta yer alan bilgiler ışığında ,onlarla karşılaştırılır.Sürücülerin kaza sonrası sigorta şirketlerine hasar başvurusu yaparken beraberinde bu tutanağı da vermeleri şarttır. Kaza tespit tutanağı zaten bölümlere ayrılmış bir taslak hâlinde, nelerin doldurulacağı ile ilgili yönlendirmeleri içeren bir şekilde bulunur. İçeriğinde yer alanlardan kısaca bahsedilirse ,

-Kazaya karışan araçların sürücülerinin kimlik bilgileri, araçlarına ait plaka bilgileri, trafik sigortası poliçe numaraları

-Gerçekleşen kazayı gören, şahit olan kişiler varsa onlara ait bilgiler

-Kazanın gerçekleşme biçimini sürücülerin detaylı bir şekilde, hangi açılardan,aracın istikamet ettiği yön, bulundukları sokak isimlerini de belirterek ve çizerek anlatmaları gerekir.Kazayı çizerek anlatmak da kaza tespit tutanağında önemli bir detaydır.

-Varsa kazanın fotoğrafları da eklenmelidir.

   Gerekli bilgiler doldurulduktan sonra kaza tespit tutanağı mutlaka her iki sürücü tarafından da imzalanmalıdır.İmzalanmadığı takdirde geçerli olmaz bu nedenle iki tarafın da imzalaması çok önemlidir.

KAZA TESPİT TUTANAĞINI TRAFİK EKİPLERİNİN TUTMASINI GEREKTİREN DURUMLAR

Gerçekleşen kazada eğer maddi hasar varsa tutanağın sürücülerce polisin gelmesini beklemeye gerek olmadan tutulabileceğinden bahsedilmişti ancak bazı durumlarda sürücülerin tutanağı bu şekilde tutmaları mümkün değildir, bu durumlarda mutlaka trafik polisi kazanın gerçekleştiği yere gelmeli ve tutanaklar ondan sonra tutulmalıdır.

   Bu durumlardan ilki kaza sonucu sürücü veya başka herhangi birinin yaralanması veya ölmesi durumudur. Eğer yaralanma veya ölüm varsa tutanak sürücülerce tutulamaz,

 Sürücülerden biri reşit değilse ya da ehliyeti yoksa veya akıl sağlığının yerinde olmadığına dair bir şüphe bulunuyorsa,

   Kazanın başka bir araca çarparak meydana gelmemesi durumunda, örneğin sürücünün aracını duvara çarpması durumunda, yine sürücü  kaza tespit tutanağı tutmaz, mutlaka kazaya karışan iki araç bulunmalıdır,

Kazaya karışan her iki aracın da trafik sigortasının bulunması gerekir, bulunmuyorsa tutanağın yine trafik ekiplerince tutulması söz konusu olur,

Kazaya karışan araçlar bir kamu malına zarar vermiş veya direkt araçlardan biri kamu malıysa da tutanak ekiplerce tutulmalıdır,

Kazaya karışan araç sürücülerinde alkol ya da uyuşturucu madde etkisinde olduğu şüphesi bulunuyorsa da yine kaza tespit tutanağı trafik ekiplerince tutulmalıdır.

Son olarak eğer kazaya karışan taraflar anlaşamadıysa, farklı şekilde gerçekleştiğini iddia ediyor ve birbirlerinin beyanlarını kabul etmiyorlarsa polisin gelmesini bekleyerek tutanağı öyle tutabilirler.

KAZA TESPİT TUTANAĞINA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ ?

    Kaza tespit tutanaklarının sürücülerin kendileri tarafından doldurulduğu ve karşılıklı anlaşılarak imzalandıkları nedeniyle bu tutanaklara itiraz edilemeyeceği düşünülebilir ancak bu tutanaklara itiraz edilmesi mümkündür.Sürücüler daha sonradan bu tutanağın hatalı olduğunu düşünebilir, atlanan bir detay olduğunu fark edebilir veya sigorta şirketinden çıkan hasar tespit raporu doğrultusunda kaza testpit tutanağının yanlış olduğu kanısına varabilirler. Kaza tespit tutanağına itiraz genellikle sigorta incelemeleri aşamasında söz konusu olur, sürücüler bu tutanağa herhangi bir nedenden itiraz etmek isterse, sigorta şirketinin hasar bildiriminden itibaren  5 iş günü içinde itiraz etmelidirler. Eğer itiraz herhangi bir cezai bedel ödendikten veya süreç tümüyle tamamlandıktan sonra yapılmak istenirse bu sefer itiraz sigorta şirketine yapılmaz, itirazın dava yoluyla yapılması gerekir ve kaza bilirkişilerce incelenerek kazanın gerçekleşme biçimi bu şekilde belirlenerek itiraz mahkeme tarafından karara bağlanır.

KASKO SİGORTASI VE SOVTAJ BEDELİ
KASKO SİGORTASI

Kasko sigortası isteğe bağlı bir sigorta çeşididir . Bu sigorta çeşidine göre motorlu bir aracın trafikte seyir halindeyken ya da dururken aracı sigorta yaptıran sigortacının isteği ve iradesi dışında meydana gelen olumsuz olaylara karşı mesela aracın çalınması , yanması , trafik kazası geçirip hasar alması gibi hallerde  sigorta sahibine tazminat ödenmesinin sağlar.
Kasko sigortası yukarıda sayılan tehlikeli durumlara karşı sigorta yaptıran kişiyi güvence altına alıyor .
Kasko sigortasını Karayolları Trafik Kanununda düzenlenen trafik sigortasından ayıran önemli hususlar vardır . Buna göre kasko sigortası isteğe bağlı olmasına rağmen Karayolları Trafik Sigortasında düzenlenen trafik sigortası ise zorunludur .  Ve trafik sigortası sadece karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılıyor .
Kasko sigortasının belirlenmesinde aracın markası ve modeli , aracın güncel kilometresi , sigorta yaptıran kişinin bulunduğu il , sürücünün sicili , trafik cezası alıp almadığı gibi kriterler göz önüne alınır .
Kasko sigortası aracın katıldığı trafik kazaları sonrasında aracın uğramış olduğu maddi hasarları ve araç sürücüsünün yaralanması halinde kişinin tedavi masraflarını karşılamayı güvence altına almıştır .  Bunun dışında trafik kazası sonucunda araç sürücünün ölümü ya da sakat kalması halinde kasko sigortasında önceden belirlenen limit dahilinde tazminat ödenmesi gerçekleştiriliyor . Kasko sigortası sadece araç trafikte seyir halinde iken gerçekleşen bir kaza sonucunda değil aynı zamanda araç park halindeyken araca çarpılması ve hasar oluşması durumunda da etkinlik gösterir ve durumu teminat altına alır .
Kasko sigortası sadece trafik kazaları sonucu oluşan zararların giderilmesi amaçlamaz aynı zamanda araç sahibinin bilgisi ve iradesi dışında aracın çalınması , aracın yanması , herhangi bir zarar görmesi de kasko sigortasının kapsamına girmektedir . Bunlara ek olarak kişiler kasko poliçelerindeki durumlar dışında da isterlerse teminat içeriği sayabilirler . Bunlara örnek olarak : deprem sonucunda aracın hazar alması ya da volkanik patlama sonucunda aracın hasar alması gibi , grev ya da bir iç karışıklık sırasında aracın hasar alması , aracın kaza sonucunda aldığı hasar yüzünden değer kaybetmesi gibi .
Standart olarak düzenlenen kasko sigortaları genel olarak Türkiye sınırı içerisinde meydana gelen olaylar karşısında aracın hasar alması gibi durumlarda geçerli olan bir sigorta türüdür . Eğer sigorta yaptıran kişi yurt dışında meydana gelen olaylara bağlı olarak aracın hasar alması durumlarında da kasko sigortasının geçerli olmasını istiyor ise standart olan kasko sigortasında farklı olan bir sigorta yaptırması gerekmektedir .
1 Nisan 2013’den itibaren sigorta kuruluşları dört farklı poliçe üzerinden kasko sigortası düzenlemeye başlamışlardır . Bunlar :
1 – Dar Kasko
2 – Kasko
3 – Genişletilmiş kasko
4 – Tam kasko
Kaskonun değeri  her ay Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği ( TSB ) ‘nce araçların marka ve modellerinin güncel piyasa değeri dikkate alınarak belirlenir .
Kasko sigortası hakkında bilinmesi gereken bir diğer husus da aracı yaşıdır . Her sigorta kuruluşunda farklılık gösterebilmesi mümkün olmakla beraber genel olarak on beş yaşa kadar olan araçlara kasko sigortası yapılır .


SOVTAJ BEDELİ

Sovtaj hasar gören aracın satılmasında denir . Bu satım işleminin gerçekleşmesi için araç sahibinin onayı gerekmektedir . Bu satış işleminin gerçekleşmesinde ya sigorta kuruluşunun ödemesi gerekli olan tazminat tutarı düşer ya da sigorta kuruluşunun ödemesi gerekli olan tazminatın bir kısmını sovtaj bedeli olarak temin edilir . Böylece sigorta kuruluşunun kaybı ve giderleri azaltılmış olunur .
Sovtaj bedelinin belirlenmesi ve hesaplanması ise sigorta kuruluşlarının kendilerinin anlaşmalı olduğu eksperler ve sovtaj firmaları tarafınca sağlanır .
Sovtaj uygulamasının genel olarak iki tane yararı olduğu söylenebilir . Buna göre ilk olarak araçların parçalarının geri dönüşüme kazandırmasıdır , ikinci olarak ise sovtajdan sağlanan hasılat aracın hasarının bir kısmının ödenmesine yarar sağlar .
Sovtaj genel olarak kasko sigortalarında ve ulaşım sağlayana araçlarda uygulama alanı bulmaktadır .
Sovtaj süreç olarak ise şu şekilde işlemektedir :
–          Araç kaza yaptığında ve bu araçta kasko sözleşmesi bulunuyor ise ilk olarak bilirkişi inceleme yapar ve oluşan zararın büyüklüğünü inceler .
–          Uzman kişi araç için bir ekspertiz raporu hazıralar . Eğer raporda araç pert olarak düzenlendiyse aracın değeri yani rayiç bedeli belirlenir .
–          Rayiç bedel mablağındaki tazminat aracın sahibine ödenir .
–          Tazminatı ödeyen sigorta kuruluşu tazminatın miktarı yüzünden zararla karşı karşıya kalabilir bu yüzden de sovtaj hakkını kullanabilir .
Bu durumu özetle şu şekilde açıklayabiliriz : Kasko sigortasıyla güvenceye alınmış olunan bir aracın trafik kazasına karışması halinde aracın pert olduğu ekspertiz raporu ile belgelenir . Sonra aracın güncel olan bedeli ile hurdasının değeri belirlenir . Sigorta şirketinin sigortalıya karşı ödeyeceği bedel belirlenirken aracın güncel bedelinde yani rayiç bedelinden aracın hurda halinin değeri yani aracın sovtaj değeri düşülür ve bu şekilde hesaplanan miktar sigortacıya sigorta şirketi tarafından ödenir . Bunun nedeni sigorta şirketi aracın hurdasından bir kazanç elde edemeyeceği içindir . 

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI YARALANMA TAZMİNATI

ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda ölen kişinin trafik kazasının işlenmesinde herhangi bir kusuru olmadığı durumlarda ölen kişinin yakınları trafik kazasına neden olan kişiden tazminat talep etme hakkına sahiptir .
Trafik kazası sonucunda kişinin ömür boyunca çalışamayacak hale gelmesi de ölümlü trafik kazası adı altında yer alır .
Ölen kişinin yakınlarının isteyeceği tazminat genel olarak maddi tazminat ve manevi tazminat olarak ikiye ayrılmaktadır .
Ölümlü kazalarda tazminat ilk olarak trafik kazasını yapan şoföre karşı açılır . Fakat trafik kazasına neden olan şoför bir şirket çalışanıysa o şirkete karşı da dava açılabilir . Bu tazminat türünde davayı açmaya yetkili kişiler ise ölen kişinin birinci dereceden yakınlarıdır .

TRAFİK KAZASI SONUCUNDA KİŞİNİN ÖLMESİ NETİCESİNDE TALEP EDİLEBİLECEK TAZMİNAT ÇEŞİTLERİ
1 – Destekten Yoksun Kalma Tazminatı : İlk olarak bu tazminat türü maddi tazminat türüdür . Destekten yoksun kalma tazminatı ölen kişinin sağlığındayken maddi olarak yardımda bulunduğu kişilerin onun ölümü sonucunda yani ölen kişinin desteğinden mahrum kalması sonucunda destek alanların uğramış olduğu zararı gidermek amacıyla talep edilen tazminat çeşididir . Bu tazminat türünün amacı ise ölen kişinin desteğinden mahrum kalması nedeniyle sosyal yaşamlarına devam edememelerini önlemek ve mağduriyetlerini gidermektir .
Bu tazminat türünün belirlenmesinde ölen kişini yaşı , mesleği , trafik kazasındaki kusur durumu , düzenli olan aylık geliri , yapmış olduğu desteğin türü gibi bir çok kriter göz önüne alınır .   
Kişiler ölenin ardından yaşadığı elem , keder , acı gibi manevi zararların da tazminini destekten yoksun kalma tazminatı davasıyla beraber açabilirler .
Burada önemli olan bir diğer husus da ölen kişinin aylık gelirini davacı taraf ispatlamakla yükümlüdür .
Destekten yoksun tazminatını alabilecek kişiler trafik kazası sonucunda hayatını kaybeden kişinin sadece birinci dereceden yakınları olmak zorunda değildir . Ölen kişinin akrabası olup olmadığına bakılmaksızın ölenin maddi ve manevi desteğini alan herkes destekten yoksun kalma tazminatı davası açabilme imkanına sahiptir .
2 – Trafik kazası sonucunda kişiye ölmeden önce yapılan tedavi ve hastane masrafları
3 – Cenaze giderleri : Trafik kazası sonucunda kişinin ölmesine bağlı olarak yapılan defin işlemleri , cenaze giderleri ( örnek olarak cenaze taşınırken kullanılan aracın kira bedeli , cenaze günü ölü için verilen yemeğin giderleri vs. )

4 – Araç maddi hasar tazminatı : Trafik kazası sonucunda ölenin kazaya bağlı olarak aracında meydana gelen bir hasar oluştuğunda ölen kişinin mirasçılarının bu aracın tamiri için gerekli olan ya da ödenen tutarı davalı taraftan isteyebilme hakları bulunmaktadır . Bu tazminatın istenmesi zamanaşımına tabii tutulmuştur . Buna göre bu tazminat türünün davacıdan isteyebilmek için zamanaşımı süresi iki senedir .
5 – Trafik kazası sonucunda ölen kişinin yakınlarının isteyeceği manevi tazminat türü : Trafik kazası sonucunda ölen kişinin yakınlarının onu kaybetmenin getirdiği acı , elem ve keder gibi manevi olarak zorluk çekmeleri manevi tazminatın konusunu oluşturmaktadır . Manevi tazminat tutarının belirlenmesinde manevi tazminat isteğinde bulunan kişinin ölene olan yakınlığı ya da öleni kaybetmenin getirdiği ruhsal çöküntünün büyüklüğüne bağlı olarak da manevi tazminatın miktarı değişiklik gösterir .

YUKARIDA SAYILAN TÜM TAZMİNAT TÜRLERİNİN HESAPLANMASI
Trafik kazası sonucunda ölenin yakınlarına ve yukarıda sayılmış olan kişilere sigorta kuruluşları tarafınca verilecek olan tazminatın miktarı üst sınır olarak  yapmış oldukları sigorta poliçelerinde belirlenmiş olarak bulunur . Fakat bu miktarın üstünde bir tazminat tutarı da mahkemece belirlenebilir . Bu halde ise sigorta poliçesinde belirtilen miktarın fazla olan kısmı trafik kazasına ve kişinin ölmesine neden olan şahıs tarafınca karşılanır . Eğer bu kişinin de ölmesi durumuyla karşı karşıya kalınırsa , o halde bu kişinin mirasçıları tarafınca bu fark ödenir .
Tazminatın belirlenmesi önemli bir husus da ölenin yetişkin değil de bir çocuk olduğu durumlardır . Bu durumlarda çocuğun ilerde ailesine destek olacağı varsayılır ve buna göre bir tazminat hesaplaması yapılır .

YARALANMA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda kişide yaralanma olması durumunda ise mağdur olan , yaralanan kişinin kusurunun olmaması ya da az kusurunun olması durumlarında trafik kazasına neden olan ya da kazanın oluşmasında kusuru daha büyük olan kişiden tazminat talep edebilir . Bu tazminatın amacı mağdur olan , yaralanan kişinin mağduriyetini giderebilmektir .
Karayolları Trafik Kanunu Madde 97’de trafik kazası sonucunda zarar gören kişi zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı da dava açılabilir hükmü yer almaktadır .
Trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin isteyeceği tazminat tutarının belirlenmesinde bazı kriterle göz öne alınmaktadır .  Buna göre mağdur olan , yaralanan kişini aylık gelir , yaşı , kazadaki kusur oranı ve kaza sonucunda oluşan sakatlanmasının derecesi gibi ölçütler dikkate alınır .

TAYYİP T./ HÜSEYİN DOĞAN

TRAFİK SİGORTASI VE HUKUKİ ÇÖZÜM

TRAFİK SİGORTASI


2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu(KTK) ile belirlenen Karayolları Motorlu Araçlar
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ,ya da yaygın bilinen adıyla trafik sigortası, en basit hâliyle
karayollarında gerçekleşen kazalarda meydana gelen zararların sigorta şirketlerince
giderilmesidir.Bu sigortanın yaptırılması devlet tarafından tüm araç sahiplerine zorunlu
tutulmuştur.Karşılanacak zararın kapsamına kişilerin maddi hasarları, tedavi ve vefat giderleri
girer. Belirlenen bir eksper tarafından kusur oranları, poliçe limiti göz önüne alınarak, kişilerin
hak kaybı yaşamasının da önlenmesi için bir rapor hazırlanır ve buna göre sigorta şirketinin
karşılayacağı tutarlar ve tazminatlar belirlenir.Kişiler bu işlem için sigorta şirketleriyle önceden
bir sözleşme yapar ve bu sözleşmenin süresi bir yıldır , her yıl yenilenmesi gerekir. Kişilerin
sigorta şirketleriyle yaptıkları bu sözleşmenin içeriği ise 14.05.2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel
Şartlar ile belirlenmiştir.


HUKUKİ NİTELİĞİ
Bu sözleşmelerin hukuki niteliği ise tartışamalıdır. Bahsedilen Genel Şartların tekdüze bir
şekilde tüm sözleşmelere uygulanması açısından Borçlar Kanununda yer alan genel işlem şartları
mı kabul edileceği yoksa idare tarafından hazırlanıp Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe
girmesi nedeniyle bir idari işlem mi olduğu açısından tartışmalara yol açmıştır.Çoğunluk görüşe
göre bu sözleşme bir genel işlem şartlı sözleşmedir çünkü taraflar sözleşmenin şartlarını sigorta
şirketi ile müzakere edemezler. İdare tarafından hazırlanıp Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe girmesi ise bunu bir idari işlem yapmaz, çünkü idari işlemlere karşı dava idareye
yönelik , idari işlemin iptali davası şeklinde açılır oysa trafik sigortasında olası bir uyuşmazlık
söz konusu olduğunda kişiler davaları doğrudan sigorta şirketlerine açarlar . Uygulamada sıklıkla
belirlenen tazminat giderlerinde anlaşılamaması gibi nedenlerle kişiler ve sigorta şirketleri
arasında uyuşmazlıkların yargıya taşındığı görülür.Yani trafik sigortası kanunen zorunlu olup,
sigorta sözleşmesinin içeriği yine idarece kanunla belirlenmekle birlikte, kişiler belirlenen kusur
ve tazminat oranlarında mağduriyet yaşadıklarında sigorta şirketine dava açmalıdır, bu yönüyle
idari işlemden ayrılır.


SİGORTA ŞİRKETİNE KARŞI AÇILAN DAVALAR
KTK ve Genel Şartlarda sürücülerin ve sigortacının bazı yükümlülükleri sayılmıştır.
Uyuşmazlığa konu olan durumlar genellikle bu yükümlülüklere uyulmamasından veya eksper
raporu sonucu belirlenen miktarda anlaşılamamasından doğar.


1.Sigorta Şirketinin Yükümlülüklerine Aykırı Davranması
 KTK m.101 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye’de kaza sigortası
dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri
zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler.
 Sigorta şirketleri poliçeleri yasaya uygun düzenlemekle yükümlülerdir, araç
sahiplerinin sorumluluğunu artıran veya azaltan sözleşmeler yapılamaz.Ayrıca zarar
görenlerin sağlık giderlerini ve maddi araç hasarlarını yine yasaya uygun oranlarda
karşılamakla yükümlüdürler.
Araç sahipleri bu şartların sağlanmadığı veya gereği gibi yerine getirilmediği gerekçesiyle
sigorta şirketlerine dava açabilirler.


2.Belirlenen Tazminatta Anlaşılamaması ve Sigorta Şirketinin Hasarı Karşılamaktan
Kaçınabileceği Durumlar
Sigorta şirketlerinin eksper raporu sonucu belirlenen hasar ve tazminat miktarlarının haksız
olduğunu düşünen ve itiraz etmek isteyen sürücülerin öncelikle yerine getirmesi gereken bazı
yükümlülükleri ve sigorta şirketlerinin tazminattan kaçınabileceği durumları kontrol etmesi
gerekir. Eğer tüm bu şart ve yükümlülüklere aykırılık olmadığı hâlde hâlâ belirlenen maddi
tazminatın uygun olmadığı düşünülüyorsa o zaman bu miktara itiraz edilmelidir.


A.Araç Sahibinin Yükümlülükleri
KTK madde 91 ,94 ve Genel Şartlar C1, C2,C3,B1,B4 maddelerinde sayılanlara göre genel
olarak araç sahibinin ya da kanundaki ifadeyle işletenin bazı yükümlülükleri vardır . Bunlar :
 Sözleşme yapma ve prim ödeme yükümlülüğü
 Kazaları ve açılan davaları sigortacıya bildirme, belge ve bilgileri iletme
yükümlülüğü
 İşletenin değişmesi durumunda bildirim yükümlülüğü
 Rizikoyu ağırlaştırıcı değişiklikleri bildirme yükümlülüğü
Araç sahiplerinin bu şartlara uymaması durumunda sigorta şirketleri tazminat ödemekten
kaçınabilirler.Bu nedenle öncelikle araç sahiplerinin bu şartları yerine getirmesi gerekir. Bunların
dışında sigorta şirketini sorumluluktan kurtaran bazı durumlar da kanunda sayılmıştır.


B.Sigortacıyı Sorumluluktan Kurtaran Durumlar
 Kazanın bir mücbir sebepten, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan
ileri geldiğinin sigorta şirketi tarafından ispat edilmesi durumunda sigortacı
sorumluluktan kurtulur. (KTK. m. 86)
 Araç sahibinin kendisinin uğradığı bedensel ve eşya zararları
 Araç sahibinin yakınlarının mallarına gelen zararlar
 Araçla taşınan eşyanın uğradığı zararlar
 Manevi zararlar
 Motorlu araç yarışı sırasında aracın uğradığı hasarlar da sigorta şirketinden talep
edilemez (KTK m. 92 )
Yukarıda sayılan araç sahibinin yükümlülükleri ve sigortacıyı sorumluluktan kurtaran
durumların varlığı halinde sigorta şirketleri hasarı karşılamaktan kaçınabilir, bu nedenle
öncelikle bu şartların somut olayda olup olmadığı kontrol edilmelidir. Araç sahiplerinin tüm
yükümlülüklerini yerine getirmiş olması ve sigorta şirketinin kaçınmasına neden olacak
yukarıdaki durumların da bulunmaması durumunda, araç sahipleri hukuki destek alarak bu
uyuşmazlığı yargıya taşıyabilirler. Böylece olası hak kayıplarını önleyerek kusur oranlarına
uygun bir şekilde hasarın sigorta şirketi tarafından karşılanması sağlanabilir.

SUDE AKBALIK/HÜSEYİN DOĞAN

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI
Trafik kazasına uğrayan aracın hasar görmesi sonucunda servise götürülerek onarımının yapılması sonucunda araç kazalı olduğu için ikinci el statüsüne inmiş olur . Aracın ikinci ele düşmesi sonucunda aracın satımı zorlaşır ve aracın fiyat bakımından değeri düşer . İşte bu yüzden  mağdur olan araç sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi bakımından araç değer kaybı tazminatı verilir . Araç değer kaybının verilebilmesi için mağdur olan araç sahibinin kaza sonucu oluşan hasarda kusuru olmaması gerekmektedir .  Araç değer kaybı tazminatındaki amaç araç kazasında kusurlu olan tarafın kusursuz olan tarafa mağduriyetinden kaynaklanan ödemesi gereken değer tazminatını ifade eder .
Aracınız herhangi bir trafik kazasına karıştığında araçta oluşan maddi hasarlar sigorta poliçelerinden karşılanır . Fakat sigorta kuruluşları kazanın sonucunda meydana gelen maddi hasarların onarılması için ödenecek olan giderleri araç sahiplerine ya da yetkili servise ödemekte fakat aracın kazanın sonucunda uğradığı değer kaybı ile ilgili tazminatları araçların sahiplerince talep olmadığı sürece ödenmekten kaçınılır .
Araç değer kaybı tazminatının tutarının belirlenmesinde bazı kriterler dikkate alınmaktadır . Bu kriterler :  aracın değeri , aracın kazadan önce yapmış olduğu  kilometresi , aracın marka ve modeli , hasarın niteliği , kasko değeri , aracın onarımının yetkili serviste mi yoksa özel serviste mi yapıldığı , hasar gören parça sayısı , aracın ticari mi yoksa hususi bir araç mı olduğu gibi kıstaslar hesap edilmekte ve ona göre bir maddi tazminat tutarı belirlenmektedir .

ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATININ ALINABİLMESİ İÇİN ARANAN ŞARTLAR
 1 – Kaza yapan aracın kilometresinin yüz altmış üç bini geçmemiş olması gerekmektedir .  
 2 – Kazada en fazla yüzde elli kusurlu taraf olunmalıdır . Eğer yüzde yüz kusurlu taraf olunursa değer kaybı tazminatı istenemez .
 3 – Araç değer kaybı tazminatı başvurusu yapabilmek için iki yıllık zamanaşımı süresi vardır eğer bu süre zarfında başvuru yapılmazsa kişi bu hakkını yitirmiş olur .
4 – Eğer önceden geçirdiği kaza sonucunda araca yapılan tamirin kaza sonucunda tekrar yapılmasıyla araçta bir değer kaybı söz konusu olmayacağı için araç değer kaybı tazminatı istenemez .
Araç değer kaybının isteneceği kişiler : kazanın olmasına neden olan karşı tarafın aracının ruhsat sahibi , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta kuruluşu ve kazayı yapan araç sürücüsü birlikte ( müteselsilen ) sorumlu olurlar .  İlgili kişiler  önce sigortadan istemek zorunda değildir ,  üçünden de isteme hakkına sahiptir eğer araç sürücüsü ve araç maliki bu bedeli ödemek zorunda kalırsa o zaman kendi sigorta poliçelerine başvurup rücu etme hakları da mevcuttur . Dolayısıyla burada limitleri geçmediği sürece sigortanın sorumluluğu sınırsız .
Unutulmaması gereken bir diğer husus da tek taraflı bir kazanın olması sonucunda araçta meydana gelen maddi hasara karşılık araç değer kaybı tazminatı istenemez .

ARAÇ DEĞER KAYBI HESAPLAMASI
Araç değer kaybının tazmini için kusurlu tarafın kusur oranında değer kaybı talep edilebilmektedir .
Değer kaybı hesaplanmasını ekspertiz ya da bilirkişi kurumu tarafından yapılabilmektedir . 
Kaza sonucunda karşı tarafın sigorta şirketine araç değer kaybı talebini içeren bir dilekçe yazılır . Kusurlu tarafın sigorta kuruluşunun bu dilekçeye ret kararı vermesi sonucunda Sigorta Tahkim Kuruluşuna başvuruda bulunulabilir ya da Sigorta Tahkim Kuruluna başvurmadan direkt sava açılabilir .  Eğer dava açıldıysa Asliye Ticaret Mahkemesi ya da Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bilirkişi atanıp hasar değer kaybı hesaplama talebinde bulunulur .
Yukarıda sayılan araç değer kaybı şartlarının yerine gelmemesi sonucunda araç değer kaybı hesaplaması yapılamaz .
Araç değer kaybını hesaplayabilmek için formül vardır . Buna göre :
Baz değer kaybı = Aracın rayiç değeri x yüzde on dokuz
Total değer kaybı = Baz değer kaybı x hasar boyutu katsayısı x aracın kazaya kadarki yapmış olduğu kilometre katsayısı
Mini onarım denilen basit akşamlarda yapılan onarımlarda değer kaybı oluşmaz . Çekme belgeli , hurda belgeli işlemi almış olan araçların da değer kaybı talep edilemez . 20.03.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan ve 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki değişiklikler ile de birtakım değişiklikler yapıldı . Tekerlekli , paletli , toplumsal müdahale araçları , belediye araçları , yol süpürme araçları , itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı taleplerinin aslında talep edilemeyeceği eklenmiştir . Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı araçlarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kayıplarının da talep edilemeyeceği eklendi .
Araçta meydana gelen maddi hasarın aracın rayiç bedelinin yüzde ikisinin altında kalması halinde değer kalma tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tazminatını açamaz .
Sigorta şirketinin sorumluluk tutarı sigorta poliçelerinde zorunlu mali sorumluluk sigortaları her yıl rakamsal üst limit olarak belirlenir . Bu üst sınırın üstünde bir hasar değer kaybı tespit edilirse sigorta şirketi üst sınırdan öder geriye kalan tutarı da hem araç malikine hem de araç sürücüsüne karşı talep edilebilir .
İKAME ARAÇ BEDELİ (ARAÇTAN YOKSUN KALMA TAZMİNATI)


İKAME ARAÇ BEDELİ (ARAÇTAN YOKSUN KALMA TAZMİNATI)
Kaza sonucunda aracını kullanamayacak olan kişinin, kullanamadığı zaman aralığındaki giderler düşülerek o araç modeli dikkate alınarak kendisine bir araç tesis edilmesi sonucunda oluşan giderin zarar veren kişi tarafından ödenmesinin istenmesidir.
 
İKAME ARAÇ NEDİR?
İkame araç; aracın kaza yapması sonucunda eksper tarafından objektif olarak yapılan incelemeye göre,  almış olduğu hasar nedeniyle trafiğe çıkamamasına karar verilmesi sonucunda aracın sahip olduğu sigorta kuruluşunun sigorta sahibi kişiye kullanması amacıyla verdiği araçtır. İkame edilen aracın sigorta edilen araca yakın özelliklere sahip olması gerekmektedir. Sigorta şirketinin hasarlı araca uygun ikame aracı verememesi durumunda kişi hasarlı araca uygun bir araç kiralayabilir ve gerekli olan tüm masrafları sigorta kuruluşuna yönlendirebilir( Fatura karşılığında). Küçük hasarın durumunda trafiğe çıkamama durumu söz konusu olmadığından ikame araç tesis edilmez.
 
İKAME ARAÇDAN YARARLANABİLMEK İÇİN YERİNE GELMESİ GEREKEN ŞARTLAR NELERDİR?
İkame araç hizmetinden yararlanabilmek için bazı şartların yerine gelmesi gerekmektedir. Bu şartlar sigorta şirketleri tarafından belirlenir. Genel şartlar olarak aşağıdaki maddeler sayılabilir:
1-Aracın kaza yapması sonucunda ortaya çıkan hasar bağımsız bir eksper tarafınca onaylanmış olası gerekmektedir.
2- Hasar gören aracın yirmi dört saat içerisinde tamir edilemiyor olması gerekmektedir.
3- Aracın seyir halindeyken hasara uğramalıdır. Durağan halde veya park halinde kazanın olmaması gerekmektedir.
4- Eksper ile aracı tamir edecek olan servisin anlaşmaları gerekmektedir. Anlaşmaları halinde araç servise verilir. Eğer anlaşamazlarsa konu sigorta kuruluşuna gider.
5- Verilen süreden önce araç tamir edilirse ikame aracın geri verilmesi gerekmektedir.
 
Sigortaya sahip sürücülerin, her sigorta kuruluşunda değişebilmekle beraber genellikle yılda bir ya da iki defa ikame araç talebinde bulunmaları mümkündür.
İkame araç bedeli bilirkişi tarafından piyasa göz önüne alınarak hesaplanır.
İkame araç bedeli hesaplandıktan sonra kişinin arabasını kullanamadığı günler kapsamında aracı kullansa idi yapacağı masraflar (yakıt masrafı amortisman gideri gibi) bu hesaplamadan düşülür.
Sigortalının ikame araçla geçtiği tüm otoyol ve köprü paraları ile cezaların parası sigorta ettiren tarafından ödenir.
İkame dilen araç genellikle hasarın giderilmesine kadar verilir.
Sigorta kuruluşlarınca değişmekle beraber ikame araç süresi yedi ve on beş gün arasında değişebilir.
 
İKAME ARAÇ TAZMİNATI
İkame araç tazminatı ise hasar gören aracın trafiğe çıkamaması nedeniyle ortaya çıkan zarara denir. Onarım aşamasında olan aracın kullanılamamasında dolayı kazada kusuru olan taraf( araç sürücüsü ve/veya araç sahibi) sorumludur. Türk Borçlar Kanunu 49. Madde çerçevesince zararın tazmini için kusurlu tarafa başvurulmamaktadır. Aracı hasar gören kişi tazminatı karşı taraftan ya da karşı tarafın sigorta şirketinden isteyebilir.
Tazminat miktarının belirlenmesinde; aracın modeli ve markası, aracın özellikleri, aracı sigorta yaptıran şahsın aracı ne sıklıkla kullandığı, aracın bugüne kadar yapmış olduğu kilometresi, aracın onarım süresi, aracın değeri, aracın trafiğe çıkış tarihi ikame araç için ödenmesi gereken tutar gibi unsurlar dikkate alınır.
İkame araç tazminatının hesaplanmasında ticari araç ve ticari olmayan, hususi araç ayrımına dikkat etmek gerekmektedir. Kullanılamayan aracın; taksi, otobüs gibi ticari amaçla kullanılması nedeniyle ortaya çıkan zarar ticari araçlarda kazanç kaybı tazminatını konusunu oluşturur ve tazminat hesaplanırken ticari kazanç da göz önüne alınarak hesap yapılır.
Araçtan yoksun kalma tazminatı trafiğe çıkamayan hasarlı aracın günlük ikame araç bedeliyle, onarım nedeniyle trafiğe çıkamadığı gün sayısının çarpımı sonucunda hesaplanarak bulunur.
Araç değer kaybı için dava açabilmek için görevli mahkeme; sigorta kuruluşuna karşı dava açmak isteniyorsa Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulur, araç sürücüsü ve\veya sahibine karşı dava açmak isteniyorsa Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapılır. Burada dikkat edilmesi gereken diğer bir noktada da sigorta kuruluşuna karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açabilme için arabuluculuk yolunun denenmiş olması gerekmektedir.
Araç değer kaybı davalarında yetkili mahkeme birçok yer olabilir: kazanın gerçekleştiği yer, kazada zarara uğrayan kişinin yerleşim yerinin olduğu yerdeki mahkeme gibidir.
Eğer sigorta şirketine iki yıl içinde başvuru yapılmazsa zamanaşımı süresi dolmuş olur.
Unutulmaması gereken önemli bir husus da taraflar eğer mahkemeye gitmek istemiyorlarsa Sigorta Tahkim Kuruluşuna başvurarak uyuşmazlığı burada çözümleyebilirler.
 
KISACA İKAME ARAÇ BEDELİ
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi hükmünce ikame araç bedeli kusurlu olan tarafa yüklenir. Aracı servise giden tarafın aracının kilometresi, aracın tamiri için geçmesi gerekli olan sürenin, aracı ne sıklıkla kullandığı ve kendisine verilecek olan ikame aracın ücreti ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesinde değerlendirilmesi gereken önemli hususları oluşturur. Bu değerlendirilecek kriterler uzmanlık gerektirmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. Maddesi hükmünce hakim; taraflardan birinin veya kendiliğinden, çözümü hukuk dışında teknik bilgi gerektiren durumlarda bilirkişiye başvurur. Türk Borçlar Kanunu’nun 50\2. Maddesi hükmünce eğer zararın tutarı net olarak ispatlanamıyorsa hakim, olayı göz önünde tutarak ve kendi hakkaniyetini kullanarak tazmin edilmesi gerekli olan miktarı tespit edebilir. Son olarak kusuru bulunmayan tarafın zararı kusurlu bulunan tarafça giderilir.

HÜSEYİN DOĞAN

İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI

İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI NEDİR?
 
Normal yaşamda meydana gelecek bir trafik kazası sonucu oluşan hasarların karşılanması noktasında kimi durumlarda trafik sigortasının söz konusu limitini aştığını ve fazlasıyla zorladığını görebiliriz. Bu limit aşmanın çoğu zaman maddi olarak ele alınmasının yanında hayati durumlar için de söz konusu olduğu durumların varlığını göz ardı edemeyiz. Bu durumlar göz önüne alındığında gerçekleşen bir trafik kazasında hasar veya kusur bulunan hallerde hasara neden olan kusurlu kişinin veya kişilerin kendilerinin karşılamaması için bu hasarları karşılaması için yapmış oldukları bir sigortadır yani kısaca İhtiyari Mali Mesuliyet bir sigorta çeşidi olarak önümüze çıkmaktadır. Bu sigorta çeşidini genellikle kasko poliçelerine ek bir şekilde yaptırabilmekle beraber trafiğe çıkan her aracın ve araç sahibinin yaptırması gereken zorunlu trafik sigortasının karşılayamadığı veya karşılama yükümlülüğü kapsamının dışında bulunan hallerdeki karşılanması gereken hasarları kendi poliçesinde belirlenmiş sınırlar dahilinde karşılamakta olan bir sigorta türüdür. Bu sigorta türü aynı zamanda sigortalı olan kişiyi hem haklı taleplere karşı hem de haksız taleplere ve iddialara karşı koruma yükümlülüğü bulunan bir sigortadır. Sigorta bu kapsamlı yönüyle sigorta yaptıracak kişilerin tercih etmesini kolaylaştırmaktadır. İhtiyari mali mesuliyet sigortası yalnızca ülke içinde yani Türkiye sınırları içerisinde geçerli olan bir sigorta türü olmakla beraber bu sigortanın şartları ve kapsadığı sorumlulukların içinde manevi tazminat durumları da yer almaktadır fakat manevi hasarlar maddi hasarlar gibi net ve kolay bir şekilde ölçülemeyeceği için ayrı olarak teminatlarda yer almalı ve belirtilmiş olmalıdır. Doğal olarak teminatlarında manevi tazminatı belirten sigortalarda ekstra bir durum olmasından kaynaklı olarak maddi farklılıklar da ortaya çıkmaktadır. Hukukta yapılacak olan her sözleşme gibi İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası sözleşmesi ve şartları da sigortacı taraf tarafından sigorta yaptıran kişiye açık ve belirli şekilde anlatılmalı ve tüm durumlar sigorta yaptıracak kişiye açıklanmalıdır. Daha kapsamlı olarak bu sigortaya yaklaşacak olursak incelediğimizde sigortanın söz konusu aracın sahibinin 3. kişilere verdiği zararları karşıladığını Bunun dışında trafik kazası sebebiyle oluşturulmuş olan fiziki ya da maddi hasarların zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanmayan zorunlu trafik sigortası kapsamına girmeyen durumlarının karşılanmasını sağlayan bir sigorta olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeplerden kaynaklı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının zorunlu trafik sigortasına göre çok daha kapsamlı bir sigorta türü olduğunu ve sigortalı kişiye tıpkı zorunlu trafik sigortası gibi sigortalı oldukları sürece bu sigortadan yararlanıp destek alarak trafik kazası ya da sigorta kapsamına giren bir olayla ilgili yarar sağlar. Bu kapsamı nedeniyle İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası sigortalı kişi tarafından oldukça kapsamlı ve kurtarıcı bir sigorta olarak görülmektedir. Bu sigorta kapsamında 3. Kişilerin ölümü, yaralanması ya da sağlık yapılarının bozulması ya da ‘’şey’’lerine yani mallarına gelen zarar kapsamında bu zarara yol açan sigortalının İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında mevzuat hükümlerinin incelenerek ve mevzuatın dışına çıkılmayacak şekilde karşılanabilmektedir.


İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI VE ZORUNLU TRAFİK SİGORTASI
 
Zorunlu trafik sigortasının trafik kazalarında yalnızca maddi hasarları gidermesi ve kapsam olarak yeterince geniş olmaması fakat İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının zorunlu trafik sigortasına göre kapsam olarak çok daha geniş ve maddi hasarların yanına manevi ve fiziki hasarları da onarması ikisi arasında bu yönden yani esasında kapsam yönünden önemli bir fark içermesine yol açarken iki sigortada da yararlanan sigortalı sigorta süresi boyunca yararlanabilmektedir ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası kasko sigortasının ek teminatıyla yapılabildiğinden o da zorunlu trafik sigortası gibi 1 yıllıktır farklılıklara rağmen bu yönlerden de ortak özellikler barındırırlar.
 
 
İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI ÜCRETİ NEDİR VE KAPSAMI NASIL BELİRLENİR?
 
Kasko sigortasının ek teminatı olarak yapılabilen İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası için öncelikle sigorta yaptırmak isteyen kişi aracına göre uygun ve çeşitli seçeneklerden bir kasko sigortası seçerek yaptırıp daha sonra buna ek teminat olarak ihtiyacım mali mesuliyet sigortası yaptıracağını talep edip ihtarı mali mesuliyet sigortası hakkında hem kapsam hem ücret olarak bilgi alıp bunların yanında nasıl ücretler karşılığında bu kapsamları nasıl daraltıp genişletebileceğini de öğrenmesi gerekmektedir.

 
İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI KAPSAMINA GİREN TEMİNATLAR NELERDİR?
 
Bu sigortanın neden ve nasıl yapılacağını yukarıda açıklarken belirttiğimiz gibi sigorta içerisinde yer alan teminatlar genel olarak 3. kişilerin madden , bedenen ya da manevi olarak görmüş oldukları zararların karşılanmasına yönelik teminatlar içermektedir. Genel olarak maddi zararları karşılayan zorunlu trafik sigortasını kapsamının içine almadığı durumlar ve manevi zarar durumlarını kapsadığı için aslında zorunlu trafik sigortasına göre sigortalıya çok daha geniş yelpazeli bir kapsam sağlamaktadır.

 
İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASINDAN NASIL YARARLANILIR?
 
Sigortalı şahıs zorunlu trafik sigortasını yaptırdıktan sonra gerçekleşmiş ve içerisinde bulunduğu trafik kazası durumunda bu zorunlu trafik sigortasının karşılama yapmayacağı ve kapsamı içine almadı hasar ve kusur durumlarında limit olarak en az 5 iş günü içerisinde durumunu sigorta şirketine bildirmesi gerekir. İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası her bir araç başına teminat sunmakta olmakla beraber motorlu araçların karışmış olduğu kazalarda hasar ve zararların tazmini ile ilgili talepler karşılığında zarar görmüş olanın zarar ve kusur sahibi olan yani tazminat yükümlülüğü bulunan kişinin öğrenmiş olduğu tarihten itibaren başlamakla birlikte 2 yıl ve herhalde kaza gününden itibaren 10 yıl içinde başvuru yapmakla yükümlü olup aksi takdirde durum zamanaşımına uğrayacaktır.
 
HÜSEYİN DOĞAN
Open chat
Whatsappdan mesaj at
Merhaba
Geçmiş Olsun.Size yardımcı olabiliriz.
Hemen Ara