Arama:
TRAFİK SİGORTASI

Günümüz dünyasında bilindiği üzere trafik kaza oranı gün geçtikçe artmaktadır. Ülkeler kaza riskini en aza indirmek ve kaza sonrası mağduriyetin oluşmaması için birtakım adımlar atmaktadır. Bunun bir uygulaması da “Mali Sorumluluk Sigortaları” yani Trafik Sigorta Sözleşmeleridir.

    Rizikoyu Azaltmayı Hedefleyen Hukuki Çözüm: Mali Sorumluk Sigortası Nedir?

 Mali Sorumluk Sigortası (MSS), motorlu bir aracın sebep olduğu kaza sonucuyla oluşan üçüncü kişilerin zararını, belli bir prim karşılığında sigorta şirketi tarafından tazmin etmeyi amaçlayan bir sorumluluk sigortası türüdür. Sigortacının doğan zararı işleten yerine geçerek tazmin etme esasına dayanmaktadır. Bu doğrultuda klasik sorumluluk hukukundan ayrılarak yenilikçi bir yapılandırma içerir. İşletenin veya zarar görenin malvarlığındaki pasif değerinin azalmasına sebebiyet vermediği için pasif sigorta özelliği de gösterir.

 Dahası, bu sigorta türü zarar gören ve işleten için birçok avantaj sağlayarak önem kazanmaktadır. Örneğin, sigorta şirketleri tarafından mağdurun uğradığı zarar kolayca telafi edilmektedir. Diğer yandan, işletenin sorumluluğunun mağdur lehine teminat altına alınması sayesinde, işleten de kaza sonucu oluşan zararı kapsayan yüksek ölçekli ödemelerden büyük oranda kurtularak finansal açıdan rahat eder.

 Gelişmiş hukuki çözümlerden biri olan MSS, Türkiye de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 1996 yılı değişikliği ile zorunlu tutularak uygulanmaktadır. Bu sayede Türk Hukuk Sisteminde MSS daha efektif hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda belli sınırlar dahilinde ihtiyari olarak Mali Sorumluluk Sigortası yapılabilmektedir. (Zamanaşımı ve sorumluluğun kaldırılması, azaltılmasına ilişkin hususlara dikkat edilerek yapılmaktadır. KTK m. 100)

 “Madde 91 – (Değişik: 17/10/1996 – 4149/33 md.) İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”

    Türk Hukuk Sisteminde ZMSS Uygulama Alanı: Sorumluluğun Kurulması

 Sigortacının doğan zararı tazmin edebilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nun da uzantısı olan Karayolları Trafik Kanunu’nda öngörülen birtakım şartların gerçekleşmesi gerekir. KTK m.85/I ve m.86/I de gösterilmiştir:

Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”

“Madde 86 – (Değişik: 17/10/1996-4199/29 md.) İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”

  1. Rizikonun gerçekleşmesiyle trafik kazası doğmalı
  2. Trafik kazası sonucu zarar meydana gelmeli
  3. Kazaya (zarar) motorlu bir araç sebep olmalı
  4. Motorlu araç ve kaza (zarar) arasında uygun nedensellik bağı bulunmalı. Kaza, (i) mücbir sebepten ya da (ii) zarar görenin veya (iii) üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmemelidir.

SAADET KARTALCI

TRAFİK SİGORTASI VE HUKUKİ ÇÖZÜM

TRAFİK SİGORTASI


2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu(KTK) ile belirlenen Karayolları Motorlu Araçlar
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ,ya da yaygın bilinen adıyla trafik sigortası, en basit hâliyle
karayollarında gerçekleşen kazalarda meydana gelen zararların sigorta şirketlerince
giderilmesidir.Bu sigortanın yaptırılması devlet tarafından tüm araç sahiplerine zorunlu
tutulmuştur.Karşılanacak zararın kapsamına kişilerin maddi hasarları, tedavi ve vefat giderleri
girer. Belirlenen bir eksper tarafından kusur oranları, poliçe limiti göz önüne alınarak, kişilerin
hak kaybı yaşamasının da önlenmesi için bir rapor hazırlanır ve buna göre sigorta şirketinin
karşılayacağı tutarlar ve tazminatlar belirlenir.Kişiler bu işlem için sigorta şirketleriyle önceden
bir sözleşme yapar ve bu sözleşmenin süresi bir yıldır , her yıl yenilenmesi gerekir. Kişilerin
sigorta şirketleriyle yaptıkları bu sözleşmenin içeriği ise 14.05.2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel
Şartlar ile belirlenmiştir.


HUKUKİ NİTELİĞİ
Bu sözleşmelerin hukuki niteliği ise tartışamalıdır. Bahsedilen Genel Şartların tekdüze bir
şekilde tüm sözleşmelere uygulanması açısından Borçlar Kanununda yer alan genel işlem şartları
mı kabul edileceği yoksa idare tarafından hazırlanıp Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe
girmesi nedeniyle bir idari işlem mi olduğu açısından tartışmalara yol açmıştır.Çoğunluk görüşe
göre bu sözleşme bir genel işlem şartlı sözleşmedir çünkü taraflar sözleşmenin şartlarını sigorta
şirketi ile müzakere edemezler. İdare tarafından hazırlanıp Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe girmesi ise bunu bir idari işlem yapmaz, çünkü idari işlemlere karşı dava idareye
yönelik , idari işlemin iptali davası şeklinde açılır oysa trafik sigortasında olası bir uyuşmazlık
söz konusu olduğunda kişiler davaları doğrudan sigorta şirketlerine açarlar . Uygulamada sıklıkla
belirlenen tazminat giderlerinde anlaşılamaması gibi nedenlerle kişiler ve sigorta şirketleri
arasında uyuşmazlıkların yargıya taşındığı görülür.Yani trafik sigortası kanunen zorunlu olup,
sigorta sözleşmesinin içeriği yine idarece kanunla belirlenmekle birlikte, kişiler belirlenen kusur
ve tazminat oranlarında mağduriyet yaşadıklarında sigorta şirketine dava açmalıdır, bu yönüyle
idari işlemden ayrılır.


SİGORTA ŞİRKETİNE KARŞI AÇILAN DAVALAR
KTK ve Genel Şartlarda sürücülerin ve sigortacının bazı yükümlülükleri sayılmıştır.
Uyuşmazlığa konu olan durumlar genellikle bu yükümlülüklere uyulmamasından veya eksper
raporu sonucu belirlenen miktarda anlaşılamamasından doğar.


1.Sigorta Şirketinin Yükümlülüklerine Aykırı Davranması
 KTK m.101 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye’de kaza sigortası
dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri
zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler.
 Sigorta şirketleri poliçeleri yasaya uygun düzenlemekle yükümlülerdir, araç
sahiplerinin sorumluluğunu artıran veya azaltan sözleşmeler yapılamaz.Ayrıca zarar
görenlerin sağlık giderlerini ve maddi araç hasarlarını yine yasaya uygun oranlarda
karşılamakla yükümlüdürler.
Araç sahipleri bu şartların sağlanmadığı veya gereği gibi yerine getirilmediği gerekçesiyle
sigorta şirketlerine dava açabilirler.


2.Belirlenen Tazminatta Anlaşılamaması ve Sigorta Şirketinin Hasarı Karşılamaktan
Kaçınabileceği Durumlar
Sigorta şirketlerinin eksper raporu sonucu belirlenen hasar ve tazminat miktarlarının haksız
olduğunu düşünen ve itiraz etmek isteyen sürücülerin öncelikle yerine getirmesi gereken bazı
yükümlülükleri ve sigorta şirketlerinin tazminattan kaçınabileceği durumları kontrol etmesi
gerekir. Eğer tüm bu şart ve yükümlülüklere aykırılık olmadığı hâlde hâlâ belirlenen maddi
tazminatın uygun olmadığı düşünülüyorsa o zaman bu miktara itiraz edilmelidir.


A.Araç Sahibinin Yükümlülükleri
KTK madde 91 ,94 ve Genel Şartlar C1, C2,C3,B1,B4 maddelerinde sayılanlara göre genel
olarak araç sahibinin ya da kanundaki ifadeyle işletenin bazı yükümlülükleri vardır . Bunlar :
 Sözleşme yapma ve prim ödeme yükümlülüğü
 Kazaları ve açılan davaları sigortacıya bildirme, belge ve bilgileri iletme
yükümlülüğü
 İşletenin değişmesi durumunda bildirim yükümlülüğü
 Rizikoyu ağırlaştırıcı değişiklikleri bildirme yükümlülüğü
Araç sahiplerinin bu şartlara uymaması durumunda sigorta şirketleri tazminat ödemekten
kaçınabilirler.Bu nedenle öncelikle araç sahiplerinin bu şartları yerine getirmesi gerekir. Bunların
dışında sigorta şirketini sorumluluktan kurtaran bazı durumlar da kanunda sayılmıştır.


B.Sigortacıyı Sorumluluktan Kurtaran Durumlar
 Kazanın bir mücbir sebepten, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan
ileri geldiğinin sigorta şirketi tarafından ispat edilmesi durumunda sigortacı
sorumluluktan kurtulur. (KTK. m. 86)
 Araç sahibinin kendisinin uğradığı bedensel ve eşya zararları
 Araç sahibinin yakınlarının mallarına gelen zararlar
 Araçla taşınan eşyanın uğradığı zararlar
 Manevi zararlar
 Motorlu araç yarışı sırasında aracın uğradığı hasarlar da sigorta şirketinden talep
edilemez (KTK m. 92 )
Yukarıda sayılan araç sahibinin yükümlülükleri ve sigortacıyı sorumluluktan kurtaran
durumların varlığı halinde sigorta şirketleri hasarı karşılamaktan kaçınabilir, bu nedenle
öncelikle bu şartların somut olayda olup olmadığı kontrol edilmelidir. Araç sahiplerinin tüm
yükümlülüklerini yerine getirmiş olması ve sigorta şirketinin kaçınmasına neden olacak
yukarıdaki durumların da bulunmaması durumunda, araç sahipleri hukuki destek alarak bu
uyuşmazlığı yargıya taşıyabilirler. Böylece olası hak kayıplarını önleyerek kusur oranlarına
uygun bir şekilde hasarın sigorta şirketi tarafından karşılanması sağlanabilir.

SUDE AKBALIK/HÜSEYİN DOĞAN

SİGORTA TAHKİM KURULU KARARI

KASKO POLİÇELERİNDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARA İLİŞKİN KARAR

07.05.2021 Tarih ve K-2021\57781 Sayılı Hakem Kararı

OLAY VE TALEP

08.07.2020 tarihinde seyir halinde olan bir aracın , havanın yağışlı olması nedeniyle kavşağa girerken frene basması yüzünden bariyerlere çarpmış ve direksiyon hakimiyetini kaybetmiştir . Bu nedenle olayda maddi hasar yaşanmıştır .

Kaza yapılan araçta meydana gelen hasarın giderilmesi ilgili sigorta şirketinden istenmiştir .

Kaza yapan kişi Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuştur . Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurunun şartları olan : Sigortacıyla uyuşmazlığa düşen kişinin sigortacıya gerekli başvuruları yapmış ve olumsuz yanıt alması ya da sigorta kuruluşunun kendisine başvurulmasından itibaren on beş gün içerisinde yazılı cevap vermemesi halinde de komisyona başvurabilir . Bunlar Komisyona başvurunun şartlarını oluşturmaktadır .

TARAFLARIN ORTAYA KOYDUĞU İDDİALAR VE TALEPLER

DAVACI VEKİLİN İDDİA VE TALEPLERİ

Davacı vekili meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta oluşan zararın tazmininin yerine getirilmesini davalı olan Sigorta Kuruluşuna 09\07\2020 tarihinde başvuru yaparak istemiştir . Davacı vekili davalı sigorta kuruluşuna pek çok kez ulaşmaya çalışmış ve sonunda davalı sigorta kuruluşundan ret cevabı almıştır .  Bu ret kararı üzerine davacı vekili sigorta tahkim komisyonuna başvurmuştur . Fakat bu başvuruda başvuru formunu doldururken bazı noktaları eksik bıraktığı için davalı vekilinin başvurusu reddedilmiştir . Bunun üzerine davalı vekili başvuru formundaki eksiklikleri düzenleyip tekrar başvuru yapmıştır .

Davacı aracını tamir ettirmiş ve toplam hasar bedeli olan  69.516,00 TL’yi ödemiştir .  Fakat Kasko Kesin Ekspertiz Raporunda kazanın yukarıda yazıldığı şekilde ( 08.07.2020 tarihinde seyir halinde olan bir aracın , havanın yağışlı olması nedeniyle kavşağa girerken frene basması sonucunda bariyerlere çarpmış ve şoför direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza gerçekleşmiştir . )  gerçekleşmediği belirtilmiştir . Bunun üzerine davacı vekili bu rapora itiraz etmiştir . 

DAVALININ İDDİA VE TALEPLERİ

Davalı vekili ise kaza sonucunda arabanın hava yastıklarının açılmış olması rağmen sürücünün keyfi olarak kaza yerini terk etmesi , aracın fotoğraflarını çekmemesi , gerekli yerlere haber vermemesi , hastaneye gitmemiş olması gibi durumları göz önünde tutulması gerektiğini belirterek cezai işlemlere konu olabilecek birtakım olayları gizlediğini açıkça ispat etmektedir yönünde bir  savunma sunmaktadır . Ayrıca aracın hava yastıklarının açılmış olmasına rağmen yola devam etmesi sürücünün hasarının sigortanın teminatının dışına çıkmasına neden olmuştur yönünde bir açıklamada bulunmuştur . Bu iddiaların aksinin ispatını kazanın yaşandığı yeri sebepsiz bir şekilde terk eden araç sürücüsü ispat etmekle yükümlüdür .

Bağımsız eksper tarafından trafik kazası sonucu oluşan maddi hasarın KDV hariç 56.045,59 TL  olduğu belirlenmiştir . Davacının bu tutarı aşan tazminat isteği haksızdır . Davalı vekili bu şekilde bir savunma yaparak başvurunun reddedilmesine , vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı tarafça giderilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir .

GEREKÇELİ KARAR

Trafik kazasının Kara Araçları Kasko Sigortası Şartları hükmünce sigortanın kapsamında olduğu belirlenmiştir .

Aracı sigorta yaptıran kişinin zararın gerçekleştiği tarihten itibaren on beş gün içerisinde sigorta şirketine bildirim yapmalıdır .

Zorunlu durumlar haricinde hasarın gerçekleştiği yerde ve diğer şeylerde değişiklik yapılmaması gerekmektedir .

Trafik kazası sonucunda oluşan maddi zararın miktarının tahmini olarak belirtilerek yazılı olarak sigorta şirketine bildirilmesi gerekmektedir .

TAZMİNATIN BELİRLENMESİ

Aracı sigorta yaptıran kişinin bazı sorumlulukları bulunmaktadır . Bunlar : Aracın çalınması halinde yetkili yerlere başvurma , kaza sonucunda kaza ile ilgili bilgi ve belgeleri ilgili yerlere tespit ettirmeleri .

Aracı sigorta yapan sigorta şirketinin de bazı sorumlulukları bulunmaktadır . Bunlar : Sigorta şirketi sigorta yaptıran kişi tarafından kendisine trafik kazası sonucunda oluşan maddi hasarın miktarının bildirilmesi sonucunda on gün içerisinde inceleme yaparak sigorta yaptıran kişiye bildirmelidir .

Kasko Sigortası Genel Şartlarının Teminat Dışında Kalan Zararlar başlığında zorunlu haller  dışında ve aracın sürücüsünün kimlik tespiti yapılmasının engellenmesi maksadıyla trafik kazasının olduğu yerden ayrılması teminatın dışarısında sayılmıştır .

Trafik kazası sonucunda kaza yapan kişi mevzuat hükümlerine aykırı davranarak olay için rapor ve tutanak tutturmamış , rizikonun gerçekleştiği yeri terk etmiş ve diğer yapması gerekenleri yapmayarak trafik kazasının nasıl ve hangi koşullarda gerçekleştiğini , kim sürücüyken kazanın gerçekleştiği gibi yanıtlanmasının gerekli olduğu soruların cevapsız kalmasına neden olmuştur .  Bu nedenle sigorta şirketi tarafından bunların aksinin ispatlanmasını istemek hakkaniyete uygun değildir .

Tüm bu noktalar göz önünde bulundurularak  somut olayda sigorta yaptıran kişinin başvurusunun öncelikli olarak davacı tarafın iddialarının ispatını kanıtlamaları gerekmektedir . Ve sonra da ispatlanmış bu iddiaların sigorta şirketi ile yaptığı sözleşmenin kapsamında bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir . Davacı tarafın dosyaya sunduğu delillerin bu çerçevede gerçekleştiğinin ispatının elverişli olmaması nedeniyle davanın ve başvurunun reddine karar verilmiştir .

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

MALULİYET TAZMİNATI


MALULİYET TAZMİNATI
İlk olarak maluliyetin tanımını yaparak başlayabiliriz . Maluliyetin kelime anlamı kişinin sakatlık geçirmesi ve vücuttaki sakatlığıdır . Maluliyet tıp terminolojisinde ise engellilik kavramını karşılamaktadır .
Türk Borçlar Kanununda maluliyet tanımı çalışmaya gücü olmamak şeklinde açıklanmıştır .
Maluliyetin anlamına derinlemesine bakarsak kişinin kaza geçirmesi ya da hastalık geçirmesi durumunda vücudunda oluşan hareketlerindeki kısıtlama hali , vücudunun işlevselliğinde olan azalma ve yetersizliktir. Kişinin vücudunda sahip olduğu organların ve sahip olduğu sistemlerin tam kapasiteyle çalışması durumunda kişi sosyal hayatını yaşamada bir zorlukla karşılaşmaz .
Maluliyet oranı ise kişinin sahip olduğu bu vücut sağlığında ve bütünlüğünde eksiklik meydana gelmesi sonucunda bu eksikliğin oranını oluşturur .  Kişinin vücut fonksiyonlarında bu oranın yüzde yirmi ve üzerinde eksiklik  olması halinde sosyal hayatında sıkıntı çekmesi beklenmektedir .
Maluliyetin çeşitleri bulunmaktadır : kalıcı , geçici , tam ve kısmi .  

MALULİYET NEDENLERİ
 1 – Doğumsal hastalıklar
 2 – Kişinin gelişmesine engel bozukluklar
 3 – Kişinin hastalık ya da meslek hastalığı geçirmesi
 4 – Kişinin kaza geçirmesi
 5 – Kişinin kasıtlı olarak yaralanması
 6 – Vücut yapılarında eksilme ya da bozukluğa neden olan tıbbi uygulama hataları

MALULİYET TAZMİNAT HESAPLAMASI
Maluliyet tazminatının hesaplanmasında : kusur durumu , maluliyet durumu , gelir durumu ve indirim durumu gibi kriterler göz önüne alınarak hesaplanır .
Maluliyet tazminatı hesaplaması , meslekte kazanma gücü oranı ve çalışma gücü farklı durumlarda ve mevzuatlara göre farklılık gösterecek şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu ( SGK ) tarından tespiti uygulama alanı bulur .
Kanun ve yönetmeliklerdeki ilgili mevzuatta belirlenen oranlar göz önünde tutularak sürekli iş göremezlik ödeneği uygulama alanı bulur . Fakat oranın altında kalan raporlar için kişilere iş göremezlik ödeneği bağlanması söz konusu olamaz .
Kişinin maluliyet tazminatı alabilmesi için : kusurlu yönden uygun olmayan ve kusurlu bir fiil sonucunda mağdur olması  , sıfır oranında bir sağlık raporu varsa sürekli iş göremezlik ödeneği alır .

İLGİLİ MEVZUAT
28 Eylül 2021 terih ve 31612 satılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlülüğe girmiş olan  Maluliyet ve Çalışma Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uygulanmıştır . Aynı şekilde bu yönetmelik Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğini ilga etmiştir . Lakin Maluliyet ve Çalışma Kaybı Tespiti İşlemleri Tönetmeliği yürürlülüğe girmeden daha önce maluliyet durumunun tespiti isteğinde bulunulduğunda sigortalı ile bu kişilerin hak sahiplerinin itiraz ve kontrol işlemleri için yürürlülükten kaldırılan Maluliyet Tespiti Yönetmeliği uygulanacaktır .
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlülük alanı bulur.
Bunun dışında aşağıda sayılan yönetmelikler de uygulama alanı bulur.
–          Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı ve Çalışma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği 4A ve 4B sigortalıların maluliyet durumunun tespiti için
–          Emniyet Teşkilat Sağlık Şartları Yönetmeliği İçişleri Bakanlığı Genel Müdürlüğü kapsamında çalışan personeller
–          Türk Silahlı Kuvvetler Sağlık Yönetmeliği 4C sigortalılarının maluliyet tespiti için ve Türk Silahlı Kuvvetleri (  TSK )bünyesinde görev yapan sivil ve askeri personeli ile askerlik görevi yapan kişiler için
–          5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine dair çıkarılan bir kanun dahilinde görevli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bağlı olan Koruma Güvenlik görevlileri için Özel Güvenlik Hizmetlerince dair kanunun uygulama alanı bulmasına dair hakkındaki yönetmelikteki sağlık koşulları baz alınır .

TRAFİK KAZASI SONUCUNDA İSTENECEK MALULİYET TAZMİNATI
Trafik kazalarının sonucunda kişinin vücuduna kullanamaması sonucunda yani maluliyet nedeniyle tazminat istemesidir . Kaza sonucunda mağdur olan kişinin uğradığı zarar maddi ya da manevi olabilir .
Trafik kazası sonucunda mağdur olan kişi maluliyet tazminatında bulunabilmesi için maluliyet raporunun alınması gerekmektedir . Raporun hazırlanması sonucunda yanlışlık yapıldığı düşünülüyorsa İl Sağlık Müdürlüklerine başvuru yapılabilir . Bu cevabın bekleme süresi on beş gündür . On beş gün içerisinde kişi cevap alamazsa dava açabilir . Eğer on beş gün içerisinde kişiye ret cevabı verilirse de kişi dava açabilir .
Maluliyet raporu Adli Tıp Kurumundan alınılır . Fakat Adli Tıp Kurumundan rapor alınabilinmesi için öncelik olarak savcılık ya da mahkemeden talep alınması gerekmektedir . Bu işlemlerin yapılması sonucunda maluliyet raporu alınmakta ve maluliyet oranına bağlı bir şekilde tazminatın miktarı belirlenmektedir .

ON SEKİZ YAŞINDAN KÜÇÜKLERİN MALULİYET HESABI

On sekiz yaşından küçüklerin trafik kazası geçirmesi sonucunda engelli kalması halinde bilirkişiler çocuğun gelire sahip olmaması nedeniyle on sekiz yaşına kadar tazminat hesaplamazlar ve kişi on sekiz yaşına geldiğinde ise askeri ücretle çalışacağı varsayımına dayanarak bir tazminat hesaplarlar . Kanımızca bu doğru yönde bir karar değildir . Çünkü on sekiz yaşından küçük her ne kadar çalışmıyor olsa bile sakatlığın getirdiği durum nedeniyle günlük hayatında daha fazla efor harcamak mecburiyetindedir . Bunun da göz önünde tutularak tazminat hesabının yapılması bizce hakkaniyete daha uygun bir karar olur .

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI
GENEL OLARAK
Geçici iş göremezlik , kaza geçiren kişinin kalıcı olarak çalışma gücünden mahrum kalmaması durumunda söz konusu olmaktadır . Kişinin iyi olana kadar işte çalışamaması ve bundan kaynaklı iş ve kazanç kaybına uğramasıdır .
Türk Borçlar Kanununun 54 . Maddesi hükmünce tedavi giderleri , kazanç kaybı , çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar , ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar bedensel zararları oluşturmaktadır .
İş göremezlik tazminatının kapsamının belirlenmesinde davacının gelirinin belirlenmesinin yanında davacı tarafın yaralanması sebebiyle görmüş olduğu tedavilere göre iyileşme süresinin ve çalışma gücünden mahrum kalmasının da tespit edilmesi gerekmektedir .
Geçici iş görememe sigortalı işçinin iş kazası geçirmesi sonucunda ya da meslek hastalığına yakalanması durumlarında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafınca müfettiş görevlendirilir ve Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde iş kazası dosyası açılır . İş kazası sonucu tedavi gören kişinin sağlık kurulu raporlarında yazılan istirahat süresinde kişinin kalıcı olamayacak şekilde çalışamaması durumuna geçici iş göremezlik denir . İş kazası geçiren kişinin kaza sonucunda almış olduğu sağlık raporlarında yazılan süreler boyunca kişi çalışamamakta ve kazanç kaybı yaşamaktadır . Yaşanan bu gelir kaybı için sağlık raporlarında bahsedilen süreler boyunca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kişiye geçici iş göremezlik ödeneği verilir .
Geçici iş görmezlik tazminatı Türk Borçlar Kanunu 54 . Maddesinde geçen kazanç kaybı zararları içerisinde yer almaktadır. Bu maddede geçen kazanç kaybı zararı, bedensel olarak zarara uğrayan kişi eğer bu zarara uğramamış olsaydı bu kişinin elde etmesi muhtemel olacak olan kazançların kaybedilmesini ifade eder . Kazanç kaybı bu nedenle geçici niteliktedir ve geçmişe yöneliktir .
Türk Borçlar Kanununun sistematiğinde geçici iş görmezlik kazanç kaybı kapsamında değerlendirilmiştir . Buna göre kaza yapmış kişinin kalıcı olarak sakat kalması söz konusu olmayıp bir süre tedavi görmesi nedeniyle iyi olana kadar çalışamaması halinde iş ve kazanç kaybına uğrar .
Geçici iş görememe tazminatı yalnızca kaza sonucunda yaralanma halinde çalışamayıp elde edilemeyen kazancı kapsar .
On sekiz yaşından küçükler için de , aktif olarak çalışanları için , geçici iş göremezlik zararı istenebilir .

TRAFİK KAZASINDA GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI
Sigorta kuruluşları tedavinin güvencesi kapsamında geçici iş görememeden sorumludurlar . Kaza geçiren kişinin tedavi görmesi ve iyi olana kadar çalışamaması ve bu yüzden iş ve gelir kaybına uğraması trafik kazalarında geçici iş göremezliktir . Geçici iş göremezlik süresi sadece hastanede görülen tedavi süresini kapsamaz aynı zamanda iyileşme süreci de bu sürenin içerisinde sayılmaktadır .

GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATININ HESAPLANMASI İÇİN İSTENEN BELGELER ( TRAFİK KAZALARINDA )
Kaza tarihi , resmi olan kaza tespit tutanağı
Tedavi gören kişi yani mağdur için geçici iş görmezlik talebinde hastane sağlık raporu
Tedavi gören kişi yani mağdura ait güncel olan vukuatlı nüfus kayıt örneği
Tedavi gören kişi mağdura ilişkin , kişinin gelirini ispatlayan Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü , vergi beyannamesi , bordro vb. belgeler.

GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ
Kişinin ilgili sağlık kuruluşlarından aldığı bir sağlık raporu sayesinde , sürekli olmamak üzere çalışamaması kaynaklı gelirinde haftalık ya da aylık bir eksilme gerçekleşir . Bu kazanç kaybının telafisi için de geçici iş göremezlik ödeneği verilir . 
Geçici iş görememe ödeneği Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bazı hesaplar yapılarak kişilere anlaşmalı banka vasıtasıyla istirahat için verilen rapor süresinin sonunda ödenir.

GEÇİCİ İŞ GÖRMEZLİK ÖDENEĞİNİN HESAPLANMASI
Sosyal Güvenlik Kurumu işçilerin almış oldukları raporları üçüncü gününden başlamak üzere bir ödenek ödemektedir . Yani işçi bir – iki günlük bir rapor almış olsa bile Sosyal Güvenlik Kurumu bu bir – iki günlük raporların ödemesini gerçekleştirmiyor . Üç günlük bir rapor alan bir işçinin ise bir günlük rapor ödeneğini ödüyor . Mevzuatta işçilerin geçici iş görememe ödeneği hesaplanırken ayakta bir tedavi durumundan kaynaklanan bir rapor mu yoksa yatarak tedavi durumundan kaynaklanan bir rapor mu diye ayrım gözetmiştir . Bu tazminatı bedeli hesaplanırken de işçinin rapor almadan önceki son üç aylık Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen SİPEK ( sigortalı primi esas kazanç ) durumuna bakılıyor . Son üç ay içerisindeki bildirilen primi esas kazancın ortalaması alınıyor ve bir günlük kazancı neyse bu bir günlük kazancı üzerinden bir oranlama yapılıyor .
Ayakta tedavilerde işçinin günlük kazancı üçte ikisi , yatarak tedavilerde de günlük kazancının yarısı tutarında bir ödenek hesaplanıyor .
Eğer ki işçi iş kazası ya da analık durumundan dolayı bir rapor almış olduysa bu gibi bir durumda da geçici iş göremezlik ödeneği bu kişinin üçüncü gününden itibaren değil almış olduğu raporların ilk gününden başlamak üzere Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenecektir .

HÜSEYİN DOĞAN
HASAR TAZMİNATI

HASAR TAZMİNATI

Trafik kazası sonucunda araçlarda oluşan hasarlar maddi zararlara sebep olur ve bu hasarın tazminatını almaya mağdur olan kişi hak kazanır . Trafik kazası hasar tazminatı için pek çok şart bulunmaktadır . Kazada en az bir motorlu aracın bulunması , kazada yaralanma ya da ölüm gibi durumların meydana gelmesi trafik kazalarında hasar tazminatının şartlarını oluşturmaktadır . Zarardan kastedilen yalnızca fiziksel zarar değildir . Kişinin malına zarar gelmesi de hasarı içerisinde barındırmaktadır .

Trafik kazalarında hasar büyük olabileceği gibi küçük de olabilmektedir . Hasarın boyutu arttıkça maddi kayıp da o kadar artmaktadır .

Trafik sigortalarında hasar tazminatı evrak tamam olduktan sonra kırk beş gün içerisinde sigorta şirketi tarafından size ödenir . Bu evraklar : ruhsat fotokopisi , ehliyet fotokopisi , eğer yaralanmalı bir kaza değilse kaza tespit tutanağı ve kazanın fotoğraflarıyla beraber sigorta şirketine gönderilir ve kırk beş gün içerisinde sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödemesi yapılır .

Trafik sigortası teminatları maddi zararlar , bedeni hasarlar ve vefat şeklinde toplam da üç farklı grupta değerlendirilir .

TRAFİK KAZASINDA HASAR TAZMİNATI NE ZAMAN TALEP EDİLEBİLİR ?

Trafik kazalarındaki hasar tazminatlarında araçların evrakı da önemlidir . Evrakın eksik olması durumunda trafik kazalarındaki hasar tazminatı davalarında süreci olumsuz yönde etkiler .

Hasar tazminatında araç değer kaybını gösteren rapor diğer evraklardan daha önemli olarak göz önünde bulunmaktadır . Trafik kazası sonucunda tazminat davası açıldığında aracın sahibi araç değer kaybettiği için maddi zarara uğrar . Bu nedenle trafik kazası yaşayanlar uğradıkları zararın giderilmesi için yasal süreç başlatmış olmalılar .

Unutulmaması gereken bir diğer hususu da eğer kaza sonrasında sigorta kuruluşuyla bir anlaşma yapılırsa kişinin tazminat hakkı biter .

BEDENİ HASAR TAZMİNATI

Trafik kazası sonucunda kişinin bedeninin hasar görmesi sonucundan dolayı alınan tazminat türüdür . Trafik sigortası ya da kasko poliçelerinde bulunan bedeni hasarlara karşı teminatlar kapsamında trafik kazasında mağdurlara karşı ödenen tazminat türüdür .

Sigorta poliçesi bedeni hasar teminatının ödenecek olan üst limiti yazmaktadır . Trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin tedavi masrafları ya da ölen kişinin ölmeden önceki gördüğü tedavi masrafları bu limit içerisinde yer almaktadır .

Trafik kazası sonucunda sakat kalan kişinin sakatlığından kaynaklanan kayıplar ya da ölen kişinin ölmüş olmasından kaynaklanan kayıplar bu kişinin haline göre hesaplanmaktadır .

Trafik kazası sonucunda ölüm halinde ilk olarak ölen kişinin sonra da destekten yoksun kalan kişilerin gelirlerinin belirlenmesi gerekir . Bunun belirlenmesi için de özellikle detaylı bir şekilde nüfus kaydı örneği gibi belgelere ihtiyaç vardır .

TAZMİNAT BAŞVURUSU NASIL YAPILIR ?

Trafik kazası hasar tazminatı başvuruları noter aracılığıyla ya da iadeli taahhütlü şekilde sigorta kuruluşlarının ana merkezlerine yapılması gerekmektedir . Kaza tespit tutanağı , kamera kayıtları ve görgü tanıkları gibi kazanın oluşumuna ilişkin her türlü delil trafik kazası hasar tazminatı başvurusunun içeriğinde bulunması gereken belgelerdir . Bu belgelerin dışında taleplerin ne olduğu ile ilgili detaylı bir anlatımı içeren dilekçe de yazılmalıdır . Hastane tedavi bilgileri , faturalandırılan masraflar gibi bir talep sonucuna yönelik belgelerin de sunulması gerekmektedir .

Trafik kazası sonucunda kişinin ölmüş olması durumunda ise mirasçılık belgeleri ve destekten yoksun kalacak olan kişilerin net bir şekilde belirlenebilmesi noktasında detaylı nüfus kayıt örneklerinin de olması gerekmektedir . Bu belgelerin hepsinin toplanıp ana merkeze gönderilmesi gerekmektedir .

Trafik kazası sonucunda alınan tazminatın tutarı kişileri tatmin etmediyse tekrar başvuru yapabilirler . Tekrar başvurmaları halinde de bir sonuç alamazlarsa tahkime gidebilirler ya da dava açma yoluna başvurabilirler .

SİGORTAYA BAŞVURU ZORUNLU MUDUR ?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükmünce sigorta şirketlerine başvuru zorunludur . Başvuru dava ve tahkim öncesinde yapılmalıdır . Başvurudan sonraki on beş gün içerisinde şirketin ödeme yapması gerekmektedir ya da bu on beş günlük süre içerisinde cevap verilmesi gerekmektedir . Eğer başvuruya karşılık cevap verilmezse ya da ödeme yapılmazsa dava açabilme hakkı ve tahkime gidebilme hakkı doğmaktadır .

KAZA SONRASINDA BEDENİ HASAR TAZMİNATI NIN ALINMASI İÇİN 5 ÖNEMLİ HUSUS BULUNMAKTADIR

 1 – Sigorta türüne göre hangi evrakın toplanmasının gerektiğini belirlemek .

 2 – Toplanan evrakların tam ve eksiksiz olması gerekmektedir .

 3 – Başvuru dilekçesinde iletişim bilgilerinin , posta adreslerinin ve telefon bilgilerinin eksiksiz olması gerekmektedir .

 4 – Başvuru dilekçesinde muhakkak surette iban numarasının eklenmesi gerekmektedir . İban numarası yoksa ödeme yapılamaz ve dosya açıkta kalacaktır .

 5 – ilk dört maddede sayılan evrak tam olarak toplanıp başvuru dilekçesi eksiksiz hazırlandığı taktirde iade taahhütlü bir postayla bu evrak gönderilir ve ödeme alınır .

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

ARAÇ DEĞER KAYBI

ARAÇ DEĞER KAYBI
Trafik kazasına uğrayan aracın hasar görmesi sonucunda servise götürülerek onarımının yapılması sonucunda araç kazalı olduğu için ikinci el statüsüne inmiş olur . Aracın ikinci ele düşmesi sonucunda aracın satımı zorlaşır ve aracın fiyat bakımından değeri düşer . İşte bu yüzden  mağdur olan araç sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi bakımından araç değer kaybı tazminatı verilir . Araç değer kaybının verilebilmesi için mağdur olan araç sahibinin kaza sonucu oluşan hasarda kusuru olmaması gerekmektedir .  Araç değer kaybı tazminatındaki amaç araç kazasında kusurlu olan tarafın kusursuz olan tarafa mağduriyetinden kaynaklanan ödemesi gereken değer tazminatını ifade eder .
Aracınız herhangi bir trafik kazasına karıştığında araçta oluşan maddi hasarlar sigorta poliçelerinden karşılanır . Fakat sigorta kuruluşları kazanın sonucunda meydana gelen maddi hasarların onarılması için ödenecek olan giderleri araç sahiplerine ya da yetkili servise ödemekte fakat aracın kazanın sonucunda uğradığı değer kaybı ile ilgili tazminatları araçların sahiplerince talep olmadığı sürece ödenmekten kaçınılır .
Araç değer kaybı tazminatının tutarının belirlenmesinde bazı kriterler dikkate alınmaktadır . Bu kriterler :  aracın değeri , aracın kazadan önce yapmış olduğu  kilometresi , aracın marka ve modeli , hasarın niteliği , kasko değeri , aracın onarımının yetkili serviste mi yoksa özel serviste mi yapıldığı , hasar gören parça sayısı , aracın ticari mi yoksa hususi bir araç mı olduğu gibi kıstaslar hesap edilmekte ve ona göre bir maddi tazminat tutarı belirlenmektedir .

ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATININ ALINABİLMESİ İÇİN ARANAN ŞARTLAR
 1 – Kaza yapan aracın kilometresinin yüz altmış üç bini geçmemiş olması gerekmektedir .  
 2 – Kazada en fazla yüzde elli kusurlu taraf olunmalıdır . Eğer yüzde yüz kusurlu taraf olunursa değer kaybı tazminatı istenemez .
 3 – Araç değer kaybı tazminatı başvurusu yapabilmek için iki yıllık zamanaşımı süresi vardır eğer bu süre zarfında başvuru yapılmazsa kişi bu hakkını yitirmiş olur .
4 – Eğer önceden geçirdiği kaza sonucunda araca yapılan tamirin kaza sonucunda tekrar yapılmasıyla araçta bir değer kaybı söz konusu olmayacağı için araç değer kaybı tazminatı istenemez .
Araç değer kaybının isteneceği kişiler : kazanın olmasına neden olan karşı tarafın aracının ruhsat sahibi , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta kuruluşu ve kazayı yapan araç sürücüsü birlikte ( müteselsilen ) sorumlu olurlar .  İlgili kişiler  önce sigortadan istemek zorunda değildir ,  üçünden de isteme hakkına sahiptir eğer araç sürücüsü ve araç maliki bu bedeli ödemek zorunda kalırsa o zaman kendi sigorta poliçelerine başvurup rücu etme hakları da mevcuttur . Dolayısıyla burada limitleri geçmediği sürece sigortanın sorumluluğu sınırsız .
Unutulmaması gereken bir diğer husus da tek taraflı bir kazanın olması sonucunda araçta meydana gelen maddi hasara karşılık araç değer kaybı tazminatı istenemez .

ARAÇ DEĞER KAYBI HESAPLAMASI
Araç değer kaybının tazmini için kusurlu tarafın kusur oranında değer kaybı talep edilebilmektedir .
Değer kaybı hesaplanmasını ekspertiz ya da bilirkişi kurumu tarafından yapılabilmektedir . 
Kaza sonucunda karşı tarafın sigorta şirketine araç değer kaybı talebini içeren bir dilekçe yazılır . Kusurlu tarafın sigorta kuruluşunun bu dilekçeye ret kararı vermesi sonucunda Sigorta Tahkim Kuruluşuna başvuruda bulunulabilir ya da Sigorta Tahkim Kuruluna başvurmadan direkt sava açılabilir .  Eğer dava açıldıysa Asliye Ticaret Mahkemesi ya da Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bilirkişi atanıp hasar değer kaybı hesaplama talebinde bulunulur .
Yukarıda sayılan araç değer kaybı şartlarının yerine gelmemesi sonucunda araç değer kaybı hesaplaması yapılamaz .
Araç değer kaybını hesaplayabilmek için formül vardır . Buna göre :
Baz değer kaybı = Aracın rayiç değeri x yüzde on dokuz
Total değer kaybı = Baz değer kaybı x hasar boyutu katsayısı x aracın kazaya kadarki yapmış olduğu kilometre katsayısı
Mini onarım denilen basit akşamlarda yapılan onarımlarda değer kaybı oluşmaz . Çekme belgeli , hurda belgeli işlemi almış olan araçların da değer kaybı talep edilemez . 20.03.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan ve 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki değişiklikler ile de birtakım değişiklikler yapıldı . Tekerlekli , paletli , toplumsal müdahale araçları , belediye araçları , yol süpürme araçları , itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı taleplerinin aslında talep edilemeyeceği eklenmiştir . Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı araçlarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kayıplarının da talep edilemeyeceği eklendi .
Araçta meydana gelen maddi hasarın aracın rayiç bedelinin yüzde ikisinin altında kalması halinde değer kalma tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tazminatını açamaz .
Sigorta şirketinin sorumluluk tutarı sigorta poliçelerinde zorunlu mali sorumluluk sigortaları her yıl rakamsal üst limit olarak belirlenir . Bu üst sınırın üstünde bir hasar değer kaybı tespit edilirse sigorta şirketi üst sınırdan öder geriye kalan tutarı da hem araç malikine hem de araç sürücüsüne karşı talep edilebilir .
MALULİYET ORANI

MALULİYET ORANI NEDİR?

 Öncelikle maluliyet kelime anlamı olarak sakat olma durumunu ve vücutta sakatlığı ifade eder. Maluliyet tıbbi olarak engellilik kavramıyla aynı kullanılmaktadır.

Türk Borçla Kanununda maluliyet çalışmaya gücü olmamak şeklinde açıklanmıştır.

Maluliyet bir kaza veya hastalık sonucunda vücutta meydana gelen kısıtlanma hali, yetersizlik ya da vücut bütünlüğünde olan azalmadır. Vücudumuzdaki organların ve sistemlerin eksiksiz, yüzde yüz kapasite ile çalışması halinde kişi sosyal yaşamını sürdürmede bir zorluk yaşamaz.

Kişinin tam, eksiksiz, yüzde yüz olarak kabul gören vücut bütünlüğündeki eksiklik oranı malulüyet oranı olarak tanımlanmaktadır. Kişinin vücut fonksiyonlarında bu oranın yüzde yirmi ve üzerinde eksiklik olması halinde günlük hayatında sıkıntı çekmesi beklenmektedir.

Maluliyet kalıcı, geçici, tam ya da kısmi olabilir.

Tam maluliyet: Bu durumda kaza ya da hastalık gibi haller sonucunda kişinin vücut fonksiyonları kendi başına yerine getiremez, kişi günlük hayatını yaşayabilecek temel niteliklerini kaybeder.

Kısmi maluliyet: Bu durumda kaza ya da hastalık gibi haller sonucunda kişinin bir ya da birkaç organında işlev bozukluğunun olması. Kol, bacak gibi uvuzların kaybedilmesi gibi.

Kalıcı Maluliyet: Bu durumda kişinin yaşadığı kaza ya da hastalık gibi haller sonucunda vücudunda ömür boyu sürecek bir hasarın, zararın meydana gelmesi.

Geçici Maluliyet: Bu durumda kişinin yaşadığı kaza ya da hastalık gibi haller sonucunda vücudunda tedavi edilebilir bir hasarın, zararın meydana gelmesidir.

MALULİYETİN NEDENLERİ

  1. Doğumsal hastalılar
  2. Gelişimsel bozukluklar
  3. Hastalıklar, meslek hastalıkları
  4. Kazalar
  5. Kasten yaralamalar
  6. Vücut yapılarında eksilme ya da bozukluğa neden olan tıbbi uygulama hataları

MALULİYET DOSYALARINDA HASTALIKLARA GÖRE GENEL OLARAK İSTENENEN BELGELER

1- Olayın gerçekleştiği tarihteki tıbbi belgeler,

2- Olaydan sonra yapılan tedavilerle ilgili belgeler,

3- Grafilerin asılları,

4- Sosyal Güvenlik Kurulu raporları( iş kazaları için),

5- Tüm adli soruşturma dosyası,

6- Son durumu gösteren tıbbi belgeler,

7- Kişinin mesleği ve yaşı.

İLGİLİ MEVZUAT

28 Eylül 2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlülüğe giren Maluliyet ve Çalışma Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uygulama alanı bulmaktadır. Aynı şekilde bu yönetmelik Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlülükten kaldırmıştır. Fakat Maluliyet ve Çalışma Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği yürürlülüğe girmeden önce maluliyet durumunun tespiti isteğinde bulunmuş sigortalı ile bu kişilerin hak sahiplerinin itiraz ve kontrol işlemleri için yürürlülükten kaldırılan Maluliyet Tespiti Yönetmeliği uygulama alanı bulacaktır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlülük alanı bulur.

MALULİYET RAPORU NEREDEN VE NASIL ALINIR?

Devlet üniversitesi hastaneleri, Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Askeri Hastanelerde maluliyet teşkil edecek olan sağlık raporu tesis edilebilir. Bu türdeki hastanelerin bulunmaması halinde ise Devlet Hastanelerinden bu tür sağlık raporu alınabilir. Başta yazılan hastanelerden rapor alabilmek için Sosyal Güvenlik il ya da merkez müdürlüğü tarafından sizlere verilen bir sevk yazısında bildirilir.

Bu sevk sonucunda düzenlenen sağlık kurulu raporları diğer belgelerle birlikte sizin bağlı bulunduğunuz Sosyal Güvenlik İl ya da merkez müdürlüğünce dosya üzerinden görüşülmek üzere ilgili olan Kurum Sağlık Kuruluna gönderilir. Burada görüşülen maluliyet dosyası kabul ya da ret edilebilir. Ya da bu ikisi dışında ara karar da verilebilir.

Sizin başvurduğunuz sosyal güvenlik il ya da merkez müdürlüğünden sonuç alınabilir.

Sevk sonucunda düzenlenen ilk sağlık kurulu raporu karının yetersiz ya da eksik olduğu hallerde ilgili sağlık kurulunca ara karar verilir. Bu süre içerisinde dosyadaki eksik bilgi ve belgelerin tamamlanması istenir.

Eğer çalışma gücünün yüzde altmış oranında kaybettiği gerekçesiyle talep reddedilirse sağlık kurulu raporu bir kere de Yüksek Sağlık Kurulunda incelenmesi için ilgili bağlı bulunulan Sosyal Güvenlik İl ya da Merkez Müdürlüğünce bir dilekçe ile talep istenebilir. Bu sonuca da itiraz halinde is Tıp Fakültesi Konseylerinden ya da Adli Tıp Kurumundan görüş istenir.

Kimlerin malul sayılacağı Sosyal Sigortalar Kanunu Madde 53’te düzenlenmiştir. Buna göre:

  1. Kurum hastanelerince düzenlenecek sağlık raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucunda çalışma gücünün en 2\3’ünü kaybeden,
  2. Sosyal Sigortalar Kanununun 34. Maddesi gereğince yapılan tedavi sonucu yapılan inceleme sonucunda hazırlanacak olan sağlık raporlarında çalışma gücünün en az 2\3’ünü kaybettiği yazıyorsa,
  3. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışını kaybettiği, ilgili Sağlık Kurumlarınca tespit edilirse tespit edilen sigortalı kişi malul sayılır.

Malul olma oranının bazı unsurlar dikkate alınarak hazırlanmış cetvellerden faydalanılmak suretiyle belirlenmesine maluliyet oranı denir.

MALULİYET ORANI NASIL HESAPLANIR?

1.adım: Meslek grup numarası yazılır

2.adım: Arıza liste numarası bulunur

3.adım: Arıza sıra numarası bulunur

4.adım: Arıza ağırlık ölçüsü bulunur

5.adım: Daima iş görmezlik simgesi bulunur

6.adım: Yaşa göre maluliyet oranı saptanır

7.adım: Olay tarihindeki yaşa göre maluliyet oranı saptanır

TAYYİP TAŞKIN/HÜSEYİN DOĞAN

İKAME ARAÇ BEDELİ (ARAÇTAN YOKSUN KALMA TAZMİNATI)


İKAME ARAÇ BEDELİ (ARAÇTAN YOKSUN KALMA TAZMİNATI)
Kaza sonucunda aracını kullanamayacak olan kişinin, kullanamadığı zaman aralığındaki giderler düşülerek o araç modeli dikkate alınarak kendisine bir araç tesis edilmesi sonucunda oluşan giderin zarar veren kişi tarafından ödenmesinin istenmesidir.
 
İKAME ARAÇ NEDİR?
İkame araç; aracın kaza yapması sonucunda eksper tarafından objektif olarak yapılan incelemeye göre,  almış olduğu hasar nedeniyle trafiğe çıkamamasına karar verilmesi sonucunda aracın sahip olduğu sigorta kuruluşunun sigorta sahibi kişiye kullanması amacıyla verdiği araçtır. İkame edilen aracın sigorta edilen araca yakın özelliklere sahip olması gerekmektedir. Sigorta şirketinin hasarlı araca uygun ikame aracı verememesi durumunda kişi hasarlı araca uygun bir araç kiralayabilir ve gerekli olan tüm masrafları sigorta kuruluşuna yönlendirebilir( Fatura karşılığında). Küçük hasarın durumunda trafiğe çıkamama durumu söz konusu olmadığından ikame araç tesis edilmez.
 
İKAME ARAÇDAN YARARLANABİLMEK İÇİN YERİNE GELMESİ GEREKEN ŞARTLAR NELERDİR?
İkame araç hizmetinden yararlanabilmek için bazı şartların yerine gelmesi gerekmektedir. Bu şartlar sigorta şirketleri tarafından belirlenir. Genel şartlar olarak aşağıdaki maddeler sayılabilir:
1-Aracın kaza yapması sonucunda ortaya çıkan hasar bağımsız bir eksper tarafınca onaylanmış olası gerekmektedir.
2- Hasar gören aracın yirmi dört saat içerisinde tamir edilemiyor olması gerekmektedir.
3- Aracın seyir halindeyken hasara uğramalıdır. Durağan halde veya park halinde kazanın olmaması gerekmektedir.
4- Eksper ile aracı tamir edecek olan servisin anlaşmaları gerekmektedir. Anlaşmaları halinde araç servise verilir. Eğer anlaşamazlarsa konu sigorta kuruluşuna gider.
5- Verilen süreden önce araç tamir edilirse ikame aracın geri verilmesi gerekmektedir.
 
Sigortaya sahip sürücülerin, her sigorta kuruluşunda değişebilmekle beraber genellikle yılda bir ya da iki defa ikame araç talebinde bulunmaları mümkündür.
İkame araç bedeli bilirkişi tarafından piyasa göz önüne alınarak hesaplanır.
İkame araç bedeli hesaplandıktan sonra kişinin arabasını kullanamadığı günler kapsamında aracı kullansa idi yapacağı masraflar (yakıt masrafı amortisman gideri gibi) bu hesaplamadan düşülür.
Sigortalının ikame araçla geçtiği tüm otoyol ve köprü paraları ile cezaların parası sigorta ettiren tarafından ödenir.
İkame dilen araç genellikle hasarın giderilmesine kadar verilir.
Sigorta kuruluşlarınca değişmekle beraber ikame araç süresi yedi ve on beş gün arasında değişebilir.
 
İKAME ARAÇ TAZMİNATI
İkame araç tazminatı ise hasar gören aracın trafiğe çıkamaması nedeniyle ortaya çıkan zarara denir. Onarım aşamasında olan aracın kullanılamamasında dolayı kazada kusuru olan taraf( araç sürücüsü ve/veya araç sahibi) sorumludur. Türk Borçlar Kanunu 49. Madde çerçevesince zararın tazmini için kusurlu tarafa başvurulmamaktadır. Aracı hasar gören kişi tazminatı karşı taraftan ya da karşı tarafın sigorta şirketinden isteyebilir.
Tazminat miktarının belirlenmesinde; aracın modeli ve markası, aracın özellikleri, aracı sigorta yaptıran şahsın aracı ne sıklıkla kullandığı, aracın bugüne kadar yapmış olduğu kilometresi, aracın onarım süresi, aracın değeri, aracın trafiğe çıkış tarihi ikame araç için ödenmesi gereken tutar gibi unsurlar dikkate alınır.
İkame araç tazminatının hesaplanmasında ticari araç ve ticari olmayan, hususi araç ayrımına dikkat etmek gerekmektedir. Kullanılamayan aracın; taksi, otobüs gibi ticari amaçla kullanılması nedeniyle ortaya çıkan zarar ticari araçlarda kazanç kaybı tazminatını konusunu oluşturur ve tazminat hesaplanırken ticari kazanç da göz önüne alınarak hesap yapılır.
Araçtan yoksun kalma tazminatı trafiğe çıkamayan hasarlı aracın günlük ikame araç bedeliyle, onarım nedeniyle trafiğe çıkamadığı gün sayısının çarpımı sonucunda hesaplanarak bulunur.
Araç değer kaybı için dava açabilmek için görevli mahkeme; sigorta kuruluşuna karşı dava açmak isteniyorsa Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulur, araç sürücüsü ve\veya sahibine karşı dava açmak isteniyorsa Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapılır. Burada dikkat edilmesi gereken diğer bir noktada da sigorta kuruluşuna karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açabilme için arabuluculuk yolunun denenmiş olması gerekmektedir.
Araç değer kaybı davalarında yetkili mahkeme birçok yer olabilir: kazanın gerçekleştiği yer, kazada zarara uğrayan kişinin yerleşim yerinin olduğu yerdeki mahkeme gibidir.
Eğer sigorta şirketine iki yıl içinde başvuru yapılmazsa zamanaşımı süresi dolmuş olur.
Unutulmaması gereken önemli bir husus da taraflar eğer mahkemeye gitmek istemiyorlarsa Sigorta Tahkim Kuruluşuna başvurarak uyuşmazlığı burada çözümleyebilirler.
 
KISACA İKAME ARAÇ BEDELİ
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi hükmünce ikame araç bedeli kusurlu olan tarafa yüklenir. Aracı servise giden tarafın aracının kilometresi, aracın tamiri için geçmesi gerekli olan sürenin, aracı ne sıklıkla kullandığı ve kendisine verilecek olan ikame aracın ücreti ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesinde değerlendirilmesi gereken önemli hususları oluşturur. Bu değerlendirilecek kriterler uzmanlık gerektirmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. Maddesi hükmünce hakim; taraflardan birinin veya kendiliğinden, çözümü hukuk dışında teknik bilgi gerektiren durumlarda bilirkişiye başvurur. Türk Borçlar Kanunu’nun 50\2. Maddesi hükmünce eğer zararın tutarı net olarak ispatlanamıyorsa hakim, olayı göz önünde tutarak ve kendi hakkaniyetini kullanarak tazmin edilmesi gerekli olan miktarı tespit edebilir. Son olarak kusuru bulunmayan tarafın zararı kusurlu bulunan tarafça giderilir.

HÜSEYİN DOĞAN

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU

Sigorta tahkim komisyonu, sigorta sözleşmelerinden ve bunlara ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için
yapılan başvuruları değerlendiren komisyondur. Sigorta sözleşmeleri sigorta yaptıran kişi ile sigorta
kuruluşu tarafından yapılan bir sözleşmedir ve bu sözleşmeler kural olarak belirli bir şekilde
yapılmazlar.
Sigorta tahkim komisyonunun tercih edilmesindeki en büyük avantaj dava açılmasında göre daha
ucuz ve zor olmayan bir yöntem olmasıdır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ( Özellikle 30. Madde), 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk
Borçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulama alanı bulmaktadır.
Sigortacılık tahkimi zorunlu bir yol olmayıp isteğe bağlıdır. Uyuşmazlığı çözmek için Sigorta Tahkim
Kurulu tarafından hakim belirlenir ve komisyonun vermiş olduğu karar mahkeme kararı niteliğindedir.
Uyuşmazlığın Komisyona gidebilmesi için sigortacıyla uyuşmazlığa düşen kişinin sigortacıya gerekli
başvuruları yapmış olması ve olumsuz yanıt alması gerekiyor veya sigorta kuruluşunun kendisine
başvurulmasından itibaren on beş gün içerisinde yazılı cevap vermemesi halinde de komisyona
başvurulabilir.
Tahkime başvurabilmek için uyuşmazlığın mahkemeye, Tüketici Hakem Heyetine ve kanundaki diğer
hallerdeki tahkime gelmemiş olması gerekir.
Komisyona başvurabilmek için uyuşmazlığın, sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olduğu tarihten
önce olmaması gerekmektedir.
Uyuşmazlık için Komisyona yapılan başvurunun form doldurularak yapılması zorunludur.
Sigorta Tahkim Komisyonuna sigorta yaptıran kişi ya da yapılan sigortadan bir menfaati olan kişiler
başvuru yapabilir.
Sigorta şirketlerinden tahkim sistemine üye olmak isteyenler bunu yazılı olarak Komisyona
bildirmeleri gerekir. Sigorta tahkim sistemine üye olana şirketlerle uyuşmazlığa düşenler yapmış
oldukları sözleşmede tahkime gidebileceklerine dair özel bir madde olmasa dahi tahkimden
yararlanabilirler.
Tahkim; komisyonun merkezine, başvuru yapan kişinin ikametgahının olduğu yere veya rizikonun
gerçekleştiği yerdeki büroya başvuru yapılabilir. Başvuru bizzat sigortacıyla uyuşmazlığa düşen kişi
tarafından yapılabileceği gibi vekili tarafından da yapılması mümkündür.
Sigorta tahkim komisyonuna başvuru belli bir süreye tabi tutulmamıştır. Ancak Türk Borçlar
Kanunundaki genel zamanaşımı olan on yıl burada da geçerlidir. 15.01.2022 tarihi itibariyle
Komisyona yapılan başvurular sadece online üzerinden kabul edilmektedir.
Tahkim başvurusunda gereken belgeler: Başvuru formu, sigorta yaptıranın sigorta kuruluşundan
aldığı olumsuz cevap yazısı ve sigorta kuruluşunun kendisine başvurulmasından itibaren on beş gün
içerisinde yazılı cevap vermediğini ispatlayan belge başvuruda bulunması gereken temel belgelerdir
ayrıca Komisyon ek belgeler talep edebilir.
Başvuru miktarı başvuru ücretine göre artış göstermektedir. 5000 TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda
100 TL, 5001 TL – 10000 TL arasında 250 TL, 10001 TL – 20000 TL arasında 350 TL ve 20001 TL’den
fazla olan uyuşmazlıklarda ise başvuru ücreti uyuşmazlığın %1.5’udur.
Yapılan başvuru ilk olarak raportör tarafından incelenir. Raportörün yapacağı bu inceleme daha çok
başvurunun şekil şartına uygun olup olmadığıyla ilgilidir. Raportör on beş günde yapacağı
incelemeleri tamamlar ve uyuşmazlığın esasına göre karar veremediği için sigorta hakemine gönderir.
Hakemler, sigorta hakem listesinden Komisyon tarafından seçilir. Sigorta uyuşmazlığının 15000
TL’den fazla olması halinde heyet oluşturulması gerekmektedir. Hakemlerin göreve başladıkları
tarihten itibaren dört ay içerisinde karar vermeli gerekir. Dört ay içerisinde hakemlerin karar
vermemeleri üzerine ihtilaf mahkeme tarafından çözülür.
Komisyonun önüne gelen, 5000 TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda Komisyonun verdiği karar kesindir,
itiraz edilemez. Uyuşmazlığın 5000 TL – 40000 TL arasında olması durumunda bir kereliğine
Komisyonun verdiği karara karşı itiraz edilebilir fakat bunun on gün içerisinde yapılmış olması gerekir.
40000 TL’den fazla olan uyuşmazlıklarda ise itiraza karşı verilen kararı taraflarca temyiz edilebilir.

Open chat
Whatsappdan mesaj at
Merhaba
Geçmiş Olsun.Size yardımcı olabiliriz.
Hemen Ara