Arama:
İHTİYARİ MALİ SORUMLULUK SİGORTASI

İHTİYARİ MALİ SORUMLULUK SİGORTASI

 “İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi, Zorunlu Mali Mesuliyet limitleri üzerinde kalan kısma ilişkin olduğu gibi kazada zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesine yöneliktir” (Y.4.HD.30.09.21.K.2021/5899).

Kaza sonucu sadece araçta bir zarar meydana gelmez her zaman. Üçüncü kişilerinde bedensel zarara ve buna bağlı olarak manevi zarara uğrayabilmesi de söz konusu olabilir. Kazaların boyutu sebebiyle trafik sigortaların teminat limitlerine aşan böyle durumlar gözlendiğinde çözüm ihtiyari mali sorumluk sigortasıdır; çünkü üçüncü kişilerin güvencesi olan zorunlu mali sorumluluk sigortası manevi zararları karşılamaz, kapsamı dardır. Böylece bu sigorta ile maddi zararların yanı sıra manevi zararlarda teminat altına alınır. – Manevi zarar, kişinin sahsında haksız bir fiil sonucu oluşan soyut zarardır. Mağdurun duyduğu üzüntü ve elemin kişiliğinde verdiği zarardır.

 Bu sigorta 3.kişilerin zararlarının tazmini teminat altına alır. Amacı, sigorta ettirenin yüksek maliyetli ödemlerden kurtarır. Malvarlığındaki pasif değerinin azalmamasına sebebiyet verdiği için pasif sigortadır.-Malvarlığının pasifi, kişinin malvarlığındaki borçlarını ifade eder. Bu amaç düşünüldüğünde çoğu insan ihtiyari mali sorumluluk sigortasını yapmayı tercih etmektedir.

 Dahası, İhtiyari mali sorumluk sigortası sorumluluğu daha genişleten yapısıyla klasik zorunlu mali sigortaları sözleşmelerinden ayrılır. Çoğu kez ihtiyari mali sorumluluk sözleşmeleri trafik poliçesinin ek teminat olarak gösterilerek uygulamada yer alır. Aslında çokça kullanılan bu sigortalar sözleşmese özgürlüğünün bir uzantısıdır. Sözleşme özgürlüğü ile daha kapsamlı zarların tazmini teminat altına alınabilir; fakat buna bağlı olarak ödenecek prim artar. Poliçede belirtilen limite kadar teminatı sağlar.

 * Trafik kazası gerçekleştiğinde trafik sigortası (Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) devreye girer. Trafik sigortasının yetersiz kaldığı ve manevi tazminat talebin de bulunursa ihtiyari mali sorumluk sigortası uygun düştüğü ölçüde uygulanır. Böylece bu talepler sigorta şirketi tarafından karşılanır.

 6047 sayılı Karayolları Trafik Kanununda İhtiyari mali sorumluluk sigortası düzenlenmiştir:

  1. Tazminatın azalması ve ortadan kaldırılması sonucunu doğuran hâller mağdura karşı ileri sürmelemeyeceğine ilişkin bir düzenleme bu poliçelerde yer alamaz. Fakat sigortacı bu hallere sigorta ettiren başvurabilir.
  2.  Zarar görenin doğrudan doğruya talep ve dava hakkı vardır.
  3.  Zarar gören dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunması gerekir. Başvuru tarihinde itibaren 15 gün içinde yazılı bir cevap alamaz veya talebi karşılamaz bir cevap alınırsa, mağdur daha açabilir. Veya tahkime başvurabilir. Kısacası, zarar görenin dava açmayasıdan önce yazılıda başvuruda bulunması şarttır.
  4. sözleşmeler için zamanaşımı ilişkin TKT m. 109 düzenlenen hükümler uygulanacaktır. Zarar gören zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde açmalıdır. Kaza tarihinden itibaren zarar gören herhalde 10 yıl içinde dava açmalıdır.
  5. Zamanaşımı zarar verene kesilirse sigortacıya karşıda kesilmiş olur. Tam tersi durumda geçerlidir.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU NEDİR?

 Tahkim, belli bir uyuşmazlığı devlet organları vasıtasıyla değil hakemler aracılığıyla çözümlenmesidir. Bu bakımdan hızlı, esnek, mahkemelere göre daha az masraflı olması açısından daha çok tercih edilmelidir. 266552 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda bunu öngörerek sigorta konusundaki uyuşmazlıklarda tahkimin varlığını ve buna ilişkin tahkim komisyonunu düzenlemiştir.

  Sigorta sözleşmesinden doğan sigorta ettiren veya bu sözleşmeden menfaat sağlayan ile riski üstlenen sigorta şirketleri arasındaki uyuşmazlıkların çözümünü sağlar. Bu uyuşmazlığın çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturur.

 Komisyon şu kişilerden oluşur:

 -Bir kişi Müsteşarlık Temsilcisi

 -İki kişi Birlik Temsilcisi

 -Bir kişi Tüketici Derneği Temsilcisi

 -Bir kişi Müsteşarlığın belirlediği Akademisyen Hukukçu Temsilcisi

 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU’NUN GÖREVLERİ NELERDİR?

  • Sigortacılık Kanunu madde 30/3 gösterilen görevleri yapmak:

            – Müdür ve yardımcılarını atamak.

            – Komisyonun bütçesini hazırlamak ve Birliğe sunmak.

           – Tahkim sisteminin tarafsız ve etkin bir şekilde sürdürebilmesi amacıyla önlemleri almak.

      – Komisyonun faaliyetleri ile alakalı yıllık raporu hazırlamak ve Müsteşarlığa, Birliğe göndermek.

             – Bilgi işlem alt yapısını hazırlamak.

             – Kanunlarla gösterilen diğer görevleri yapmak.

  • Sigorta hakem başvurularını incelemek ve uygun görülenleri kabul için Müsteşarlığa iletmek
  • Personelleri ve Raportörleri atamak
  • Hakem listesini tutmak
  • Sigortacılık Tahkimine ilişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda anlaşmazlığın çözümü için sigorta hakemi belirlenmesi ve gerekli olduğunda hakem heyetini oluşturmak ve doğru şekilde gerçekleşmesini sağlayan mekanizmaları kurmak ve denetlemek,
  • Hakem ücretini ödenmesini sağlamak
  • Büro açılmasına karar vermek
  • Komisyon ve büro müdür, müdür yardımcılarının görevlerini belirlemek
  • Müsteşarlığın verdiği diğer görevleri yerine getirmek

 *Komisyon, bizzat kendisine yüklenen görevler hariç birtakım işlerin Komisyon veya Büro müdürünü tarafından yerine getirilmesi için yetkilendirebilir.

   SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU’NUN AMAÇLARI NELERDİR?

  •  Tahkim sisteminin usule uygun ve doğru bir şekilde çalışmasını sağlamak
  • Uyuşmazlıkların kısa zamanda, düşük maliyetli ve esnek bir şekilde çözümlemek
  • Mahkemenin iş yükünü azaltmak
  • Sigortacılık sektörüne daha güven duyulmasını sağlamak, pekiştirmek
  • İlgili denetleyici ve düzenleyici birimlerin faaliyet raporları çevresinde sektördeki isleyişteki eksiklikleri inceleyerek bu kapsamda düzenlenene faaliyetlere katkı vermek.
KAZA TESPİT TUTANAĞI

KAZA TESPİT TUTANAĞI

Trafik kazasının meydana gelmesi sonucunda kaza yapan araçların maddi hasara uğramaları araç sahiplerinin maddi hasarlı kaza tespit tutanağı tutmalarına neden olur . Kaza tespit tutanağının amacı trafik kazası yapan kişilerin kazanın meydana gelme şeklinin kendi dillerinde anlatması ve bunun da kayıt altına alınmasıdır .

1 Nisan 2008 tarihine kadar kaza tespit tutanaklarını sadece trafik polisleri tutmakta idi fakat 1 Nisan 2008 ‘den sonraki trafik kazalarında trafik polisinin gelip kaza tespit tutanağını tutması beklenmez trafik kazasını yapan kişilerin kazayı fotoğraflayarak ve kaza tespit tutanağını doldurarak bu işlemleri uygulayıp kaza yerinden ayrılabilirler .

Kaza tespit tutanağının tutulmasında en önemli hususlar kaza anından sonra trafik kazasının fotoğraflarının çekilmesi ya da trafik kazasının çizimlerinin yapılmasıdır .Bu detaylar mutlaka kaza tespit tutanağında yer almalıdır .

Kaza tespit tutanağında olması gereken bir diğer husus da trafik kazası sonucunda her bir sürücünün kaza tespit tutanağını doldururken kendi gözlemlerini anlatmaları ve bu anlattıklarının da kağıda aktarılmasıdır . Bu şekilde araç tespit tutanağı iki nüsha halinde hazırlanması gerekmektedir .  Ve hazırlanan bu kaza tespit tutanağının araç sürücüleri tarafından imzalanması gerekmektedir . Eğer araç sürücüler bu tespit tutanaklarını imzalamazsa kaza tespit tutanakları geçerli sayılmamakta ve kabul edilmemektedir .

Trafik kazası sonucunda kaza tespit tutanağıyla birlikte poliçenin bir fotokopisini , kaza yerinde çekilmiş olan fotoğrafları ve son olarak da araç sürücülerinin ehliyet ve ruhsatları kaza geçiren tarafların zorunlu trafik sigortası poliçesi yaptırdığı sigorta şirketlerine tüm bu belgeler toplanarak başvuru yapılır .

Bazı durumlarda ise maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı doldurulması mümkün değildir . Bu durumlar : Sürücülerden herhangi birinin sürücü belgesinin olmaması , sürücü alkollüyse ya da sürücünün akıl sağlığından şüphe duyuluyorsa , sürücülerden birinin yaşı küçükse , kaza yapan araçlardan en az birinin kamu kurumlarına ait bir araç olması , yapılan trafik kazası sonucunda üçüncü kişilere ait eşyalarda bir hasarın meydana gelmiş olması , trafik kazasını yapan araçlardan bir ya da daha fazlasının trafik sigortası yoksa veya trafik kazası sonucunda ölüm ve yaralanma gibi haller meydana geldiyse maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulmaz .

Eğer bu gibi durumlar varsa kaza tespit tutanağı tutulmayacağı için trafik kazasının oluştuğu yerde aracın durumu , konumu değiştirilmeden kazanın zaptı tutulur eğer alkollü araç kullanımı söz konusuysa alkol testi ve raporu için trafik memuru aranır . Fakat kazanın oluştuğu yer jandarmanın görevli olduğu çevre içerisinde ise jandarmanın çağrılması gerekmekte ve kaza yapan sürücülerin ifadeleri alınarak görgü tespit tutanağı tutturulması gerekir .

KAZA TESPİT TUTANAĞINDA İSTEDENE BELGELER ?

Trafik kazası sonucunda hazırlanan kaza tespit tutanağı kazaya karışan araçların sürücülerinin sigorta kuruluşlarının ya da polisin desteğine ihtiyaç olmadan sürücülerin kendilerinin aralarında anlaşarak düzenlemiş olduğu tutanaktır .

Trafik kazası sonucunda oluşturulan kaza tespit tutanağında olması gereken belgeler :

  • Poliçe fotokopisi
  • Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı
  • Varsa kaza yerinde çekilmiş olan fotoğraflar
  • Sürücülerin sahip olduğu ehliyet ve ruhsatın fotokopisi

TRAFİK KAZASI SONUCUNDA HAZIRLANAN KAZA TESPİT TUTANAĞINI DOLDURULURKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

Kaza sonucunda araçlar yerinden oynatılmadan hasarın farkı açılardan fotoğrafı çekilmelidir . Kazaya karışanların ruhsat ve sürücü belgelerinin fotokopileri temin edilmelidir .

Tutanağı yalnızca kazayı yapan kişiler doldurabilir . Sürücülerin  araç sahibi olmasına gerek yoktur.

Kazayı yapan kişilerin belge üzerinde ıslak olması gerekmektedir . Yapılan tutanakların fotokopisi alınsa bile bu fotokopilerine de imza atmak zorundadırlar . Bir imzanın bile eksik olması durumunda tutanak geçerli olmaz .

Yapılan form üzerindeki açıklamalar uygun  ve dikkatli bir şekilde doldurulmalıdır .

Trafik kazasını yapan araçların sahip oldukları poliçe numaraları ve sigorta kuruluşları da yazılmalıdır . Yazılmaması durumunda poliçe tespit edilemez ve tutanak da geçersiz sayılır .

Kazanın oluşumu açık bir şekilde yazılmalıdır . Bunun yazılmasının önemli bir nedeni vardır . Buna göre kusur oranları belirlenir diğer diğer incelemelerin yapılmasında sorun yaşanmasını engeller .

Hazırlanan bu tutanağın geçerlilik süresi kapsamında kullanılması önem arz etmektedir . Türk Borçlar Kanunda geçerli olan genel zamanaşımı süresi olan iki ve on yıllık zamanaşımı süresi burada da geçerlidir . Tazminat davalarında trafik kazası sonucunda oluşturulan kaza tespit tutanaklarının geçerli olduğu süre iki yıldır .

Son olarak da kaza tespit tutanağını sürücüler araçlarında bulundurmaları gerekmektedir .  Olayın getirdiği durum nedeniyle sürücüler kaza tutanağını yanlış doldurabiliyorlar . Bu gibi durumlarda Yanlış olan bilgilerin üstü çizilip doğrusu yazılmamalı , yeni bir tutanak oluşturulmalıdır . Çünkü karalanmış olan tutanakları sigortalar bazen kabul etmemekte , bunun üzerinde bir şaibe ya da şüphe olduğunu kanısına varabilmektedirler .

SİGORTA TAHKİM KURULU KARAR ANALİZİ

KASKO POLİÇELERİNDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARA İLİŞKİN KARARLAR

28 . 06 . 2021 Tarih ve K – 2021 \ 86719 Sayılı Hakem Kararı

OLAY VE TALEP
Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğu bulunan aracın 10 . 07 . 2020 ‘de bir trafik kazasına karıştığı ile ilgilidir .
Başvuruda bulunan kişinin vekili , trafik kazasında aracının hasara uğramış olması nedeniyle davalı sigortacıdan 10 TL aracın hasar tazminatını talep etmiş fakat 11 . 05 . 2021 tarihinde bu miktarı 4.0656 TL  ‘ye çıkartmıştır .
Koordinatör Hakem tarafınca dosya teslim alınarak yargılama başlanmıştır . Dosyanın içeriği incelendiğinde ise ihtilafın niteliği gereğince duruşma yapılmasına gerek olmadığı kararına varılmıştır .
05 . 05 . 2021 tarihinde bir ara karar verilmiş ve bu karara göre aracın trafik tescil kayıtları ve aracın önceden sahip olduğu hasarların araştırılmasına karar verilmiştir .  Bunların haricinde aracın bilirkişi tarafından incelenmesine karar verilmiştir .  Bilirkişi 10 . 05 . 2021 tarihinde bir rapor sunmuş ve taraf vekillerine tebliğ edilen bu bilirkişi raporuna itiraz olunmaması halinde davalının vekili 17 . 05 . 2021 tarihli dilekçesini dosyaya sunmuştur .  Dosyada yapılabilecek başka bir usul işlemi kalmadığından 10 . 05 . 2021 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporu baz alınarak bir karar verilmiş ve yargılama son bulmuştur .
TARAFLARIN ORTAYA KOYDUĞU İDDİALAR VE TALEPLER
BAŞVURAN KİŞİNİN :
Trafik kazasından sonra davacı 10 . 07 . 2020 tarihinde aracın trafik kazasına karıştığı ve davalıya başvurulduğu fakat bu talebin geri çevrildiği yani reddedildiği iddia edilmiştir . Trafik kazasına katılan aracın hasarının şimdilik 10. – TL olduğu ama bu tutarda eksper ücreti , yargılama giderleri , vekalet ücreti ve tazminatın temerrüt tarihinden beri yasal faizinin olmadığı belirtilmiştir . Tüm bu sayılan kalemlerle birlikte tazminatın ödenmesi talep edilmiştir .  Başvuran kişi tüm bu sayılan ödenmiş ücretlerin fatura , dekont , poliçe gibi ödenmiş olduğunu gösteren belgeleri sunmuştur .
SİGORTA KURULUŞUNUN :
Davalı sigortacı 6.472,41 TL ödendiğini KDV tutarından ve eksper ücretinden sorumlu olmadığını ve talebin fahiş olduğunu cevap dilekçesinde sunmuştur .  Ayrıca başvurunun kabul olması halinde beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bu nedenle de başvurunun reddine , yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafça ödenmesi gerektiğini talep etmiştir .  Bununla ilgili gerekli belgeleri de davacı sigorta vekili Komisyon’a sunmuştur .
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇELİ KARAR
Uyuşmazlığın konusu kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemidir .
10 . 07 . 2020 tarihinde oluşan trafik kazası sonucunda meydana gelen hasar ortaya çıkmıştır . Bu aracın da 31 . 05 . 2020 \ 2021 tarihinde davalı sigorta kuruluşu tarafından vadeli olarak sigortalanmıştır .
Kasko Sigortasının Genel Şartlarına göre aracın hareket halinde ya da durma halinde olup olmadığına bakılmaksızın aracı sigorta yaptıran kişinin ya da aracı kullanan sürücünün irade dışında bir trafik kazası geçirmesi sonucunda ya da aracın yanması , çalınması gibi ekstrem durumlarda araçta oluşan maddi zararlar yaptırılan sigortanın güvencesi altında yer almaktadır .
Türk Ticaret Kanununa göre de yine aynı şekilde sigortacı sigortalının uğramış olduğu zararları tazmin etmekle yükümlüğü olduğu ifade edilmektedir .
05 . 05 . 2021 tarihindeki bir ara kararla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve yapılan inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu 10 . 05 . 2021 dosyaya girmiştir . Buna göre bu bilirkişi raporunda trafik kazası yapan aracın kaza sonucunda aldığı hasarın miktarı KDV dahil ve yüzde otuz ikilik bir indirimle 7.637,44 TL olduğunu tespit edilmiştir .  Bilirkişi tarafından hazırlanan bu rapora karşı davalı vekilinin verilen süre içerisinde bir itirazda bulunup bulunmayacağı hakkında bir bildirimde bulunulmuş ve davalı vekili 17 .05 . 2021 tarihinde başvuran kişiye yeterli ödemenin yapıldığı yönünde bit itirazda bulunmuştur .
Bunun üzerine başvuran vekili de 11 . 05 . 2021 tarihinde verdiği bir ıslah dilekçesiyle toplam miktarı 4.065 TL’ye çıkartmıştır . Bu da Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca kabul edilmiştir .
10 . 05 . 2021 tarihli bilirkişi raporu göz önüne alınarak kaza sonucunda 9.631,18 TL’lik bir hasarın oluştuğu tespit edilmiştir , bu hasarın içerisine KDV de dahil edilmiştir . Bu toplam tutardan ödenmiş olan meblağın da indirilmesiyle birlikte ortaya çıkan 3.158,77 TL’nin davalı tarafından ödenmesine karar verilmiştir .  Bu tutarın yasal faiziyle birlikte 02 . 02 . 2021 tarihinde davacıya ödemesine ; başvuranın başvuru harcı , vekalet harcı , bilirkişi ücreti , eksper ücretine ödemiş olduğu toplam 833,50 TL‘nin davalı sigortadan alınmasına ve davacıya ödenmesine karar verilmiştir .

TAYYİP TAŞKAN

KASKO SİGORTASI VE SOVTAJ BEDELİ
KASKO SİGORTASI

Kasko sigortası isteğe bağlı bir sigorta çeşididir . Bu sigorta çeşidine göre motorlu bir aracın trafikte seyir halindeyken ya da dururken aracı sigorta yaptıran sigortacının isteği ve iradesi dışında meydana gelen olumsuz olaylara karşı mesela aracın çalınması , yanması , trafik kazası geçirip hasar alması gibi hallerde  sigorta sahibine tazminat ödenmesinin sağlar.
Kasko sigortası yukarıda sayılan tehlikeli durumlara karşı sigorta yaptıran kişiyi güvence altına alıyor .
Kasko sigortasını Karayolları Trafik Kanununda düzenlenen trafik sigortasından ayıran önemli hususlar vardır . Buna göre kasko sigortası isteğe bağlı olmasına rağmen Karayolları Trafik Sigortasında düzenlenen trafik sigortası ise zorunludur .  Ve trafik sigortası sadece karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılıyor .
Kasko sigortasının belirlenmesinde aracın markası ve modeli , aracın güncel kilometresi , sigorta yaptıran kişinin bulunduğu il , sürücünün sicili , trafik cezası alıp almadığı gibi kriterler göz önüne alınır .
Kasko sigortası aracın katıldığı trafik kazaları sonrasında aracın uğramış olduğu maddi hasarları ve araç sürücüsünün yaralanması halinde kişinin tedavi masraflarını karşılamayı güvence altına almıştır .  Bunun dışında trafik kazası sonucunda araç sürücünün ölümü ya da sakat kalması halinde kasko sigortasında önceden belirlenen limit dahilinde tazminat ödenmesi gerçekleştiriliyor . Kasko sigortası sadece araç trafikte seyir halinde iken gerçekleşen bir kaza sonucunda değil aynı zamanda araç park halindeyken araca çarpılması ve hasar oluşması durumunda da etkinlik gösterir ve durumu teminat altına alır .
Kasko sigortası sadece trafik kazaları sonucu oluşan zararların giderilmesi amaçlamaz aynı zamanda araç sahibinin bilgisi ve iradesi dışında aracın çalınması , aracın yanması , herhangi bir zarar görmesi de kasko sigortasının kapsamına girmektedir . Bunlara ek olarak kişiler kasko poliçelerindeki durumlar dışında da isterlerse teminat içeriği sayabilirler . Bunlara örnek olarak : deprem sonucunda aracın hazar alması ya da volkanik patlama sonucunda aracın hasar alması gibi , grev ya da bir iç karışıklık sırasında aracın hasar alması , aracın kaza sonucunda aldığı hasar yüzünden değer kaybetmesi gibi .
Standart olarak düzenlenen kasko sigortaları genel olarak Türkiye sınırı içerisinde meydana gelen olaylar karşısında aracın hasar alması gibi durumlarda geçerli olan bir sigorta türüdür . Eğer sigorta yaptıran kişi yurt dışında meydana gelen olaylara bağlı olarak aracın hasar alması durumlarında da kasko sigortasının geçerli olmasını istiyor ise standart olan kasko sigortasında farklı olan bir sigorta yaptırması gerekmektedir .
1 Nisan 2013’den itibaren sigorta kuruluşları dört farklı poliçe üzerinden kasko sigortası düzenlemeye başlamışlardır . Bunlar :
1 – Dar Kasko
2 – Kasko
3 – Genişletilmiş kasko
4 – Tam kasko
Kaskonun değeri  her ay Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği ( TSB ) ‘nce araçların marka ve modellerinin güncel piyasa değeri dikkate alınarak belirlenir .
Kasko sigortası hakkında bilinmesi gereken bir diğer husus da aracı yaşıdır . Her sigorta kuruluşunda farklılık gösterebilmesi mümkün olmakla beraber genel olarak on beş yaşa kadar olan araçlara kasko sigortası yapılır .


SOVTAJ BEDELİ

Sovtaj hasar gören aracın satılmasında denir . Bu satım işleminin gerçekleşmesi için araç sahibinin onayı gerekmektedir . Bu satış işleminin gerçekleşmesinde ya sigorta kuruluşunun ödemesi gerekli olan tazminat tutarı düşer ya da sigorta kuruluşunun ödemesi gerekli olan tazminatın bir kısmını sovtaj bedeli olarak temin edilir . Böylece sigorta kuruluşunun kaybı ve giderleri azaltılmış olunur .
Sovtaj bedelinin belirlenmesi ve hesaplanması ise sigorta kuruluşlarının kendilerinin anlaşmalı olduğu eksperler ve sovtaj firmaları tarafınca sağlanır .
Sovtaj uygulamasının genel olarak iki tane yararı olduğu söylenebilir . Buna göre ilk olarak araçların parçalarının geri dönüşüme kazandırmasıdır , ikinci olarak ise sovtajdan sağlanan hasılat aracın hasarının bir kısmının ödenmesine yarar sağlar .
Sovtaj genel olarak kasko sigortalarında ve ulaşım sağlayana araçlarda uygulama alanı bulmaktadır .
Sovtaj süreç olarak ise şu şekilde işlemektedir :
–          Araç kaza yaptığında ve bu araçta kasko sözleşmesi bulunuyor ise ilk olarak bilirkişi inceleme yapar ve oluşan zararın büyüklüğünü inceler .
–          Uzman kişi araç için bir ekspertiz raporu hazıralar . Eğer raporda araç pert olarak düzenlendiyse aracın değeri yani rayiç bedeli belirlenir .
–          Rayiç bedel mablağındaki tazminat aracın sahibine ödenir .
–          Tazminatı ödeyen sigorta kuruluşu tazminatın miktarı yüzünden zararla karşı karşıya kalabilir bu yüzden de sovtaj hakkını kullanabilir .
Bu durumu özetle şu şekilde açıklayabiliriz : Kasko sigortasıyla güvenceye alınmış olunan bir aracın trafik kazasına karışması halinde aracın pert olduğu ekspertiz raporu ile belgelenir . Sonra aracın güncel olan bedeli ile hurdasının değeri belirlenir . Sigorta şirketinin sigortalıya karşı ödeyeceği bedel belirlenirken aracın güncel bedelinde yani rayiç bedelinden aracın hurda halinin değeri yani aracın sovtaj değeri düşülür ve bu şekilde hesaplanan miktar sigortacıya sigorta şirketi tarafından ödenir . Bunun nedeni sigorta şirketi aracın hurdasından bir kazanç elde edemeyeceği içindir . 

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

EKSPERTİZ RAPORU

EKSPERTİZ RAPORU

Ekspertiz kelime anlamı olarak bilirkişi tarafınca yapılmış olan inceleme olarak karşımıza çıkmaktadır .

Ekspertiz raporu genel olarak üç başlık altında yer almaktadır . Bunlar : gayrimenkul , otomotiv ve son olarak da sigortacılık . Bunların dışında başka pek çok sektörde de karşımıza çıkabilmektedir . Ama biz bu yazımızda ekspertiz raporunun otomotiv sektöründeki yeri üzerinde duracağız .

Otomotiv sektöründe ekspertiz aracın alım satım işlemi öncesinde o aracın mali bakımdan değerine veya sigorta işlemlerinde oluşan hasarların saptanmasına ilişkin yapılacak olan inceleme , değerlendirme işlemleri ekspertiz olarak tanımlanmaktadır . Yani kısaca tanımlarsak ekspertiz raporu incelemeler soncunda araca biçilen değeri belirleyen raporudur .  Otomotiv sektöründeki ekspertiz raporunun oluşturulmasında bazı kriterler dikkate alınır . İkinci el olan aracın işlemlerinde göz önüne alınacak durumlar aracın yaşı , aracın geçmişte yaşadığı kazalar ve bu kazalar sonucunda oluşan hasarların maddi karşılığı yani aracın geçmişi , aracın motorunun aksamları ve durumu gibi . Bu maddeler aracın ekspertiz raporunun konusunu oluşturmaktadır . Özellikle aracın gözle görülemeyen hasarları ve arızaları ekspertiz raporu sayesinde ortaya çıkar .

Yasal olarak 2019’a kadar otomotiv sektöründe oto ekspertiz raporu zorunlu olarak tutulmamıştır . Fakat 2019’dan itibaren ikinci el araçların alım satımı gibi işlemelerinde oto ekspertiz raporu zorunlu hale gelmiştir . Aracın sekiz yaş ve yüz altmış bin kilometrenin altında olası durumunda oto ekspertiz raporunun alınması son yasal değişikliklerle birlikte zorunlu olarak yapılması gerektiği düzenlenmiştir .

Otomotiv sektöründeki ekspertiz raporunun amacı araç alım satım işleminden sonra aracı alan ve satan kişinin oluşabilecek olan mağduriyetlerinin önüne geçebilmek ve bu mağduriyetlerin oluşmasını engelleyebilmektir .

EKSPERTİZ RAPORUNDA DİKKAT EDİLEN HUSUSLAR

Araçlara yapılan ekspertiz raporu aracın güncek durumu üzerinde ayrıntılı bir bilgi edinmeye olanak sağlar .

ARACIN BOYA KONTROLÜ

Aracın ekspertiz raporunda yapılan ilk iş aracın kaportasıdır . Boya kontrolü yapılırken aracın fabrika çıkışı örnek alınarak bir değerlendirme yapılır .

ARACIN MEKANİK VE MOTOR KONTROLLERİ

Aracın motorunun nasıl çalıştığı üzerinden bir inceleme yapılır . Aracın gösterge paneli , abs si ve enjeksiyonu gibi sistemleri kontrol edilir .

YANAL KAYMA TESTİ

Aracın ikinci el araç olması nedeniyle bir kilometrelik yolda sağa ve sola ne kadar kaydığına bakılarak tespit edilir .

DYNO TESTİ

Dinamometre yani kısaca DYNO testi araç motorunun sürüş halindeyken ne kadar güç harcadığına bakılır ve araç hareket halindeyken motorunun harcadığı gücün tekerleklere ne kadar iletiliyor olup olmadığına bakılarak tespiti yapılır . Bunlarında haricinde ise aracın tork değeri , şanzıman aralığı , motor ve tekerlek gücü , aracın motorunun durumu , radyatöründeki yağ oranı gibi konular da bu testin içerisinde yer almaktadır .  Yani kısaca bu testte aracın ikinci el olmasında kaynaklanan bir güç kaybı var mı diye bakılır .

SÜSPANSİYON TESTİ

Süspansiyon testi araç hareket halindeyken aracın yol tutuşunu tespit eden bir test türüdür . Bu test virajlı ve çukurlu yollarda yapılır . Süspansiyon testinin aşamaları aşağıdaki gibidir :

1 – İlk olarak yapılması gereken araç seyir halindeyken tekerleklerinin en alçak düzeyde tutunma kuvvetlerinin değerlendirmesi yapılır .

2 – İkinci olarak aracın hareket halindeyken tekerleklerinin en alçak düzeyde ortaya çıkardığı yola tutunma frekanslarının ölçümü yapılır .

3 – Sonra tekerleklerin tek tek ne kadar ağır olduğu ölçümü yapılır .

4 – Ve son olarak da otomobilin ağırlığı ölçülerek testi değerlendiren işlemler yapılmış olunur .

FREN TESTİ

Bu testle birlikte aracın ön ve arka frenleri kontrol edilir .

DİAGNOSTİK TEST

Diagnostik test , diagnoz denen bir cihaz vasıtasıyla yapılan teste denir . Bu cihazda tüm araçların markası ve modelleri tanımlanmıştır ve bu nedenle cihaza aracın markası ve modeli girildiği zaman aracın elektronik aksamı yani aracın aldığı güç ile çalışabilmesi için gerekli olan tüm teknik malzemelerin ve ekipmanlarının olup olmadığı tespit edilir . Ve bu test vasıtasıyla araçtaki tüm arıza kayıtları saptanır .

AKÜ TESTİ

Bu testin kapsamında akünün ömrü , akünün şarj durumu , akünün şarj durumu ve akünün marj değeri gibi noktalar dikkate alınarak bir tespit yapılır .

Tüm bu raporlar hazırlandıktan sonra oluşan ekspertiz raporunda ön onay incelemesi yapılması gerekmektedir . Bu işlem de yapıldıktan sonra geçilen uzman incelemesi sırasında ekspertiz raporu dört ile yedi gün içerisinde ilgili kurum ve kuruluşa teslim edilmesi gerekmektedir .

Hazırlanan raporda bu testlerden hariç aracın güncel fiyatı da yer alır .

Son olarak da ikinci el araçların satımı ve alımı için çıkarılacak olan oto ekspertiz raporu Türk Standartları Enstitüsü ( TSE ) ‘nün belirlemiş olduğu ölçütleri baz alarak belirlenmiş olan merkezlerde yapılıyor .

TAYYİP TAŞKAN

DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI

 DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI

HAKSIZ FİİL SORUMLULUĞU

  Hukuka aykırı bir fiile bir kişiye zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Öncelikle hukuka aykırı bir fiilin varlığı gerekir. Ayrıca hukuka aykırılık bulunmasa bile ahlaka aykırılıktan dolayı sorumluluk doğabilir (TBK M.49 /2 sorumluluğu genişleten bir madde olduğu söylenmektedir). Hukuka aykırı fiil sonucu bir zarar olmalıdır. Zarar hem maddi tazminatın hem de manevi tazminatın konusu olabilir. Kural olarak, fiile kişinin kusuru sebebiyet vermelidir, fakat kişi kusursuz olarak da sorumlu olabilir. Bu hallerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir (TBK m.61-71). Son olarak da fiil ve zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Bu nedensellik bağı da mücbir sebep, üçüncü kişin ve zarar görenin kusuru ile kesilmemelidir.

 Haksız fiil sorumluluğunda ispat yükü zarar gören üzerindedir (TBK m.50/1).  Yani sözleşmesel sorumluktan farklı olarak zarar görene bir külfet yükler. Bu sebeple zarar gören kişilerin başvurması gereken, varlığını araması gereken ilk sorumluluk, sözleşmesel sorumluktur. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler uygun düştüğü ölçüde kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılığa da uygulanır (TBK m. 114).

 Haksız Fiil sorumluluğun kurulması açısında şartlar aşağıda kısaca sıralanmıştır:

  1. Hukuka aykırı bir fiil
  2. Zarar
  3. Kusur
  4. Uygun nedensellik bağı

 Bu şartların gerçekleşmesiyle kişi haksız filinden sorumlu olur. Buradaki önemli noktalardan bir tanesi zarar kavramıdır. Zarar olmadan kişi sorumlu olamaz. Zaten tazminat hukukunun da amacı var olan zararın karşılanmasıdır. Bazı sıkıntıları gidermek ve zararın boyutu nedeniyle yasa koyucunun kanun maddesinde düzenleyerek garanti altına aldığı birtakım zarar kalemleri de vardır. Bu özel durumlardan bir tanesi ölüm halinde uğranılan zararlardır. TBK m.53 de düzenlenmiştir.

 MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:

1. Cenaze giderleri.

2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

 Bu zarar kalemlerinden en göze çarpan destekten yoksun kalma zararıdır. Çünkü genel kuraldan, klasik sorumluluk hukukundan ayrılarak üçüncü kişilerin zararlarını tazmin ettiği için bir istisna oluşturur.

* Sorumluluk hukukunda kural, zarar veren doğrudan zarar görene tazminat öder (doğrudan zarar). Başka ifade ile üçüncü kişiler tazminat talebinde bulunamazlar.  Bunun bir istisnası yansıma zararlardır. Zararın doğrudan yönelmediği, yansıyarak üçüncü kişilerin üzerinde etkili olduğu zarar tipidir. Genel bir kural olmadığı için sadece kanunda gösterilen hallerde uygulanır. Bu ise sorumluğu daraltmak için yapılmış bir uygulamadır. İşte büyük bir öneme sahip destekten yoksun kalma tazminatı da aslında birer yansıma zarardır, kanunda öngörüldüğü için tazmin edilebilmektedir. Eğer yasa koyucu böyle bir düzenlemeye gitmeseydi bu zarar tazmin edilmezdi. Bu doğrultuda TBK53/3 düzenlenen destekten yoksun kalma tazminatı, üçüncü kişilerin zararının karşılanması bakımından büyük bir öneme sahiptir.

DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI NEDİR?

 Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin belli bir düzen içinde yardım ettiği üçüncü kişin, destekten yoksun kalmasıyla oluşan maddi zararın karşılanmasıdır.

TAZMİNATTAN YARARLANABİLECEK ÜÇÜNCÜ KİŞİLER KİMLERDİR

  1. Ölen kişiden destek almalıdır (desteğin varlığı).

 Bu tazminattan fiilen, ölen kişinin sürekli ve düzenli baktığı gelecekte de hayatın olağan akışında bakma ihtimali yüksek kişiler yararlanabilir. Düzenli ve sürekli olmasından anlaşılması gereken geçim sağlayıcı veya geçimine katkı bulunan bir yardım olmasıdır.

 Akraba, mirasçı vs. olması gerekmez; çünkü yardım fiili duruma bakılarak verilir. Desteğin varlığı yeterlidir.

  * İki türlü destek vardır:

  Gerçek (fiili) Destek: Ölmeden önce desteğini gördüğü kişi ve desteğine devam edecek olan kişiye verilen yardım. Ölüm tarihinden sonra işlemeye başlar.

  Müstakbel (farazi) Destek: Desteği önceden (ölmeden) sağlamamasına rağmen ölmese idi gelecekte büyük olasılıkla destek sağlaması beklenen kimseye verilen yardım. Yardımın başlayacağı tahmin edilen tarihten itibaren işlemeye başlar. Kapsamın dar tutulması gerekmektedir. Örneğin, ailesini geçindirerek bir çocuk trafik kazası sonucu öldüğünde, annesini ve babası destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunabilir.

  2. Destekten yoksun kaldığı için zarara uğramalıdır.

 Destekten yoksun kalan kişinin yaşam düzeyenin kaza sonucu düşmüş olması gerekir. Zarurete düşmüş olmasına gerek yoktur, olaydan/kazadan önceki eski standartlarının devam ettirmeyeceği yeterlidir.

 3. Destek ihtiyacının devam etmesi gerekir.

 Ölüm veya başka bir nedenle destekten yoksun kalan kişinin elde ettiği yararlar da olabilir. Amaç zarar gördükten önceki konumunu korumak olduğuna göre, bu yararlar destekten yoksun kalma zararını tamamen veya kısmen ortadan kaldırabilir.  Örneğin, destekten yoksun kalan kişiye bir üçüncü kişi tarafından miras kaldığı düşünüldüğünde kişinin ölenin desteğine ihtiyacı kalmamış olabilir.

SAADET KARTALCİ/HÜSEYİN DOĞAN

ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI YARALANMA TAZMİNATI

ÖLÜMLÜ KAZA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda ölen kişinin trafik kazasının işlenmesinde herhangi bir kusuru olmadığı durumlarda ölen kişinin yakınları trafik kazasına neden olan kişiden tazminat talep etme hakkına sahiptir .
Trafik kazası sonucunda kişinin ömür boyunca çalışamayacak hale gelmesi de ölümlü trafik kazası adı altında yer alır .
Ölen kişinin yakınlarının isteyeceği tazminat genel olarak maddi tazminat ve manevi tazminat olarak ikiye ayrılmaktadır .
Ölümlü kazalarda tazminat ilk olarak trafik kazasını yapan şoföre karşı açılır . Fakat trafik kazasına neden olan şoför bir şirket çalışanıysa o şirkete karşı da dava açılabilir . Bu tazminat türünde davayı açmaya yetkili kişiler ise ölen kişinin birinci dereceden yakınlarıdır .

TRAFİK KAZASI SONUCUNDA KİŞİNİN ÖLMESİ NETİCESİNDE TALEP EDİLEBİLECEK TAZMİNAT ÇEŞİTLERİ
1 – Destekten Yoksun Kalma Tazminatı : İlk olarak bu tazminat türü maddi tazminat türüdür . Destekten yoksun kalma tazminatı ölen kişinin sağlığındayken maddi olarak yardımda bulunduğu kişilerin onun ölümü sonucunda yani ölen kişinin desteğinden mahrum kalması sonucunda destek alanların uğramış olduğu zararı gidermek amacıyla talep edilen tazminat çeşididir . Bu tazminat türünün amacı ise ölen kişinin desteğinden mahrum kalması nedeniyle sosyal yaşamlarına devam edememelerini önlemek ve mağduriyetlerini gidermektir .
Bu tazminat türünün belirlenmesinde ölen kişini yaşı , mesleği , trafik kazasındaki kusur durumu , düzenli olan aylık geliri , yapmış olduğu desteğin türü gibi bir çok kriter göz önüne alınır .   
Kişiler ölenin ardından yaşadığı elem , keder , acı gibi manevi zararların da tazminini destekten yoksun kalma tazminatı davasıyla beraber açabilirler .
Burada önemli olan bir diğer husus da ölen kişinin aylık gelirini davacı taraf ispatlamakla yükümlüdür .
Destekten yoksun tazminatını alabilecek kişiler trafik kazası sonucunda hayatını kaybeden kişinin sadece birinci dereceden yakınları olmak zorunda değildir . Ölen kişinin akrabası olup olmadığına bakılmaksızın ölenin maddi ve manevi desteğini alan herkes destekten yoksun kalma tazminatı davası açabilme imkanına sahiptir .
2 – Trafik kazası sonucunda kişiye ölmeden önce yapılan tedavi ve hastane masrafları
3 – Cenaze giderleri : Trafik kazası sonucunda kişinin ölmesine bağlı olarak yapılan defin işlemleri , cenaze giderleri ( örnek olarak cenaze taşınırken kullanılan aracın kira bedeli , cenaze günü ölü için verilen yemeğin giderleri vs. )

4 – Araç maddi hasar tazminatı : Trafik kazası sonucunda ölenin kazaya bağlı olarak aracında meydana gelen bir hasar oluştuğunda ölen kişinin mirasçılarının bu aracın tamiri için gerekli olan ya da ödenen tutarı davalı taraftan isteyebilme hakları bulunmaktadır . Bu tazminatın istenmesi zamanaşımına tabii tutulmuştur . Buna göre bu tazminat türünün davacıdan isteyebilmek için zamanaşımı süresi iki senedir .
5 – Trafik kazası sonucunda ölen kişinin yakınlarının isteyeceği manevi tazminat türü : Trafik kazası sonucunda ölen kişinin yakınlarının onu kaybetmenin getirdiği acı , elem ve keder gibi manevi olarak zorluk çekmeleri manevi tazminatın konusunu oluşturmaktadır . Manevi tazminat tutarının belirlenmesinde manevi tazminat isteğinde bulunan kişinin ölene olan yakınlığı ya da öleni kaybetmenin getirdiği ruhsal çöküntünün büyüklüğüne bağlı olarak da manevi tazminatın miktarı değişiklik gösterir .

YUKARIDA SAYILAN TÜM TAZMİNAT TÜRLERİNİN HESAPLANMASI
Trafik kazası sonucunda ölenin yakınlarına ve yukarıda sayılmış olan kişilere sigorta kuruluşları tarafınca verilecek olan tazminatın miktarı üst sınır olarak  yapmış oldukları sigorta poliçelerinde belirlenmiş olarak bulunur . Fakat bu miktarın üstünde bir tazminat tutarı da mahkemece belirlenebilir . Bu halde ise sigorta poliçesinde belirtilen miktarın fazla olan kısmı trafik kazasına ve kişinin ölmesine neden olan şahıs tarafınca karşılanır . Eğer bu kişinin de ölmesi durumuyla karşı karşıya kalınırsa , o halde bu kişinin mirasçıları tarafınca bu fark ödenir .
Tazminatın belirlenmesi önemli bir husus da ölenin yetişkin değil de bir çocuk olduğu durumlardır . Bu durumlarda çocuğun ilerde ailesine destek olacağı varsayılır ve buna göre bir tazminat hesaplaması yapılır .

YARALANMA TAZMİNATI
Trafik kazası sonucunda kişide yaralanma olması durumunda ise mağdur olan , yaralanan kişinin kusurunun olmaması ya da az kusurunun olması durumlarında trafik kazasına neden olan ya da kazanın oluşmasında kusuru daha büyük olan kişiden tazminat talep edebilir . Bu tazminatın amacı mağdur olan , yaralanan kişinin mağduriyetini giderebilmektir .
Karayolları Trafik Kanunu Madde 97’de trafik kazası sonucunda zarar gören kişi zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı da dava açılabilir hükmü yer almaktadır .
Trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin isteyeceği tazminat tutarının belirlenmesinde bazı kriterle göz öne alınmaktadır .  Buna göre mağdur olan , yaralanan kişini aylık gelir , yaşı , kazadaki kusur oranı ve kaza sonucunda oluşan sakatlanmasının derecesi gibi ölçütler dikkate alınır .

TAYYİP T./ HÜSEYİN DOĞAN

ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI

TRAFİK SİGORTASI

  Günümüz dünyasında bilindiği üzere trafik kaza oranı gün geçtikçe artmaktadır. Ülkeler kaza riskini en aza indirmek ve kaza sonrası mağduriyetin oluşmaması için birtakım adımlar atmaktadır. Bunun bir uygulaması da “Mali Sorumluluk Sigortaları (MSS)” yani Trafik Sigorta Sözleşmeleridir.

 Bu sözleşmeler, sigortacının doğan zararı işleten yerine geçerek tazmin etme esasına dayanmaktadır. Bu doğrultuda klasik sorumluluk hukukundan ayrılarak yenilikçi bir yapılandırma içerir. İşletenin veya zarar görenin malvarlığındaki pasif değerinin azalmasına sebebiyet vermediği için pasif sigorta özelliği de gösterir.

 Dahası, bu sözleşmeler zarar gören ve işleten için birçok avantaj sağlayarak önem kazanmaktadır. Örneğin, sigorta şirketleri tarafından mağdurun uğradığı zarar kolayca telafi edilmektedir. Diğer yandan, işletenin sorumluluğunun mağdur lehine teminat altına alınması sayesinde, işleten de kaza sonucu oluşan zararı kapsayan yüksek ölçekli ödemelerden büyük oranda kurtularak finansal açıdan rahat eder.

 Gelişmiş hukuki çözümlerden biri olan bu sözleşmeler, Türkiye de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 1996 yılı değişikliği ile zorunlu tutularak uygulanmaktadır. Bu sayede Türk Hukuk Sisteminde MSS daha efektif hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda belli sınırlar dahilinde ihtiyari olarak Mali Sorumluluk Sigortası yapılabilmektedir. (Zamanaşımı ve sorumluluğun kaldırılması, azaltılmasına ilişkin hususlara dikkat edilerek yapılmaktadır. KTK m. 100)

 “Madde 91 – (Değişik: 17/10/1996 – 4149/33 md.) İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”

 Rizikoyu Azaltmayı Hedefleyen Hukuki Çözüm: Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası Nedir?

 “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür.”[1]

  •  Türk Hukuk Sisteminde ZMSS Uygulama Alanı: Sorumluluğun Kurulması

 Sigortacının doğan zararı tazmin edebilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nun da uzantısı olan Karayolları Trafik Kanunu’nda öngörülen birtakım şartların gerçekleşmesi gerekir. KTK m.85/I ve m.86/I de gösterilmiştir:

Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”

“Madde 86 – (Değişik: 17/10/1996-4199/29 md.) İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”

  1. Rizikonun gerçekleşmesiyle trafik kazası doğmalı
  2. Trafik kazası sonucu zarar meydana gelmeli
  3. Kazaya (zarar) motorlu bir araç sebep olmalı
  4.  Motorlu araç ve kaza (zarar) arasında uygun nedensellik bağı bulunmalı. Kaza, (i) mücbir sebepten ya da (ii) zarar görenin veya (iii) üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmemelidir.

SAADET KARTALCI

PERT KAYDI – AĞIR HASAR KAYDI

ARAÇ PERT KAYDI

Pert kelime anlamı olarak değersizleşme , zarar anlamlarına gelmektedir . Sigorta bağlamında ise tam, ağır hasarlı araç anlamına gelmektedir .

Trafik kazası sonucunda aracın bütününde meydana gelen hasarın kaydına pert kaydı denir .

Pert kaydına sahip olan bir aracın trafikte insanların canını ve malını tehlikeye atması nedeniyle trafikte kullanılması uygun görülmemiştir ve bu nedenle pert olan araç trafikten men edilmiştir .  Ve bu perte çıkmış aracın plakasına işlenir .

Bir aracın pert raporu alabilmesi için yüzde yetmiş ya da daha fazla oranda bir hasar almış olması gerekmektedir . Aracın onarımı için gerekli olan miktarın sigortanın değerine yakın olması da aracın pert araç olduğunu ifade etmektedir .

Pert araç kayıtları tehlikeli araç kategorisine girmektedir .

Aracın pert olacak kadar hasar alınması durumunda ilk olarak sigortayı yaptıran kişi yani sigorta sahibi kişi beş çalışma günü içerisinde sigorta şirketine bu durumu bildirim yapmalıdır . Daha sonra hasarlı aracın ekspertiz tarafından incelenmesi talep edilmelidir . Eğer hasar gören aracın sahibinin bu sürenin yani beş çalışma gününün geçmesi durumunda bu durum sigortanın sorumluluğunda değildir .

Aracın perte çıkması sonucunda kanuni süre içerisinde gerekli olan başvuru sürecinin işletilmesi üzerine başvuru yapılmalıdır . Buna paralel olarak da sigorta kuruluşları gerekli olan hesaplamaları yapmış olduktan sonra sigortalı kişiye ödemeyi eksiksiz olarak yapması gerekmektedir .

Trafik kazasını yapan sürücülerin kendi araçlarının perte çıkması sonucunda meydana gelen zarar trafik sigortası tarafından karşılanmaz . Trafik sigortası tarafından sadece karşı tarafın aracının perte çıkması sonucunda meydana gelen masrafları karşılanır .

PERT ARAÇ İŞLEMLERİ

Sigorta şirketine verilmesi gereken bazı evraklar vardır . Bunlar :

  • Trafik kazası sonucunda hazırlanmış olan rapor .
  • Trafik kazası yapılmadan önce alkol kullanılıp kullanılmadığına dair rapor .
  • Trafik kazası sonucunda aracın hasarını gösteren fotoğraflar .
  • Aracın ruhsatının bir örneği .
  • Trafik kazasını yapan sürücünün ehliyetinin bir fotokopisi  ve son olarak da ödenmiş olan primlerin makbuzları .

Bu belgeler haricinde farklı sigorta şirketlerinin farklı istekleri olabilmektedir .

PERT ARAÇ ÖDEMESİ

Eksper raporu sunucunda raporda araç perte çıkmış olarak yazılmış ise sigorta şirketinin sigorta yaptıran kişiye sigorta poliçesinde belirtilmiş olan teminat bedelini ödemesi gerekmektedir . Sigortalıya karşı yapılacak olan ödeme sigorta poliçesinde belirtilen miktarın daha üstünde olmayacak şekilde aracın güncel olan piyasa değerine eşittir .

Tazminatın miktarı ekspertize raporun verilmesinden itibaren on gün içerisinde belirlenmesi gerekmektedir .  Belirlenen tazminat , hasarın ihbarı üzerinden kırk beş gün içerisinde sigorta yaptıran kişiye ödenmesi gerekmektedir .

Yapılan araştırma ve incelemeler sigorta sahibinin hasarı ihbar etmesi üzerinden üç ay geçmiş olmasına rağmen hala tamamlanmadıysa tarafların anlaşması ya da tarafların anlaşamamaları halinde de mahkeme tarafından yaptırılacak olan ön ekspertiz raporu sonucu dikkate alınarak tespit edilen hasar tutarının azami yüzde ellisi olacak şekilde avans olarak sigorta yaptıran kişiye verilmesi gerekmektedir .

Sigorta kuruluşları sigorta yaptırmış olan müşterilerinin araçlarının bedelinin altında bir ödeme yapmaları sonucunda arada oluşan farkın ,  pert farkının araç sahibince sigorta kuruluşundan istenmesi gerekmektedir .

Sigorta sahibine bedel ödendikten sonra aracın tüm hakları sigorta kuruluşuna geçer .

AĞIR HASAR KAYDI VE PERT KAYDI ARASINDAKİ FARK

Pert kaydı aracın yüzde yetmiş ve üzerinde hasarlı olmasını ya da aracın kullanılamamasını ifade etmektedir . Ağır hasar kaydı ise araçta tespit edilen hasarın yüzde yetmişin altında olmasını ifade eder . Araçtaki ağır hasarı tespit etmekle görevli mercii genellikle ekspertiz servisidir . Trafik kazası sonucunda ağır hasar tespit edilen bir aracın maddi zararları karşılandığı zaman araç trafiğe çıkabilir yani kullanılabilir duruma gelebilir .

Araç sadece trafik kazası sonucunda değil aynı zamanda doğal afet sonucunda ya da başka nedenden dolayı ağır hasar alabilir .

Pert kaydında aracın kaskosunun bulunması durumunda aracın rayiç bedeli ve aracın tamir bedeli karşılaştırılır . Hasarın telafi miktarı ile aracın rayiç bedelinin uyuşması halinde aracın rayiç bedeli ödenir .

Ağır hasar kaydı tespit edilen bir aracın sigorta işlemlerindeyse zarar karşılanır . Teminat aracın hasar telafisi için ödenir . Bu türdeki araçların aracın piyasa değerinin ödemesi yapılmayabilir . Bu durum sigorta sözleşmelerine göre farklılık gösterebilir .

Her iki türdeki hasarda da trafik kazası sonucunda hazırlanan raporlar , kazanın tutanakları ve kaza bilgileri Tramer sitemine kayıt edilir .

Pert kaydı ve hasar kaydı arasında diğer bir fark da sigorta kuruluşları tarafından hasar kaydı bulunan araçlara kasko poliçesi yapılır fakat pert kaydı bulunan araçlarda kasko poliçesine sigorta kuruluşları tarafınca sınır getirilebilir .

TAYYİP TAŞKAN/HÜSEYİN DOĞAN

Open chat
Whatsappdan mesaj at
Merhaba
Geçmiş Olsun.Size yardımcı olabiliriz.
Hemen Ara