Maddi hasarın oluştuğu kazalarda araç mahrumiyet tazminatı söz konusu olur.
Trafik kazası sonucu araçta oluşan hasarları trafik sigortası (zorunlu mali sorumluluk sigortası) karşılar. Fakat hasar gören aracın kullanılamadığı sürede ortaya çıkan araç mahrumiyeti tazminatı bu kapsamda değildir. Araç mahrumiyeti tazminatı kusurlu olan tarafın sigorta şirketinden veya kaskodan istenemez. Bu yüzden sürücü ve araç sahibi müteselsilen sorumludur. Sadece birinin tazmin etmesi yeterlidir.
Tazminatın Hesaplanması
Araçtan mahrumiyet tazminatının hesaplanmasında hususi araç-ticari araç farkı önemlidir. Çünkü hususi araçlarda varsa ikame araç bedeli, yoksa aracın olmaması sebebiyle oluşan giderler dikkate alınırken; ticari araçlarda bunların yanında bir de ticari kazanç kaybının da göz önünde bulundurulması gerekir.
Araç mahrumiyet tazminatı hesaplanırken aracın kullanılamadığı gün sayısı, günlük kiralama bedeli, aracı kullanım sıklığı, gittiği mesafe ve makul onarım süresi dikkate alınır. Makul onarım süresi bilirkişi tarafından belirlenir. Bu süreden uzun sürse bile kusurlu olan sürücüye veya araç sahibine, o süredeki kayıplar yükletilmez. Bunların yanında araç mahrumiyetinden kaynaklı iş kaybı, kira kaybı, ulaşım masrafları gibi Türk Borçlar Kanunu m.50’ye göre uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa yaşanan olayın olağan akışına bakılarak belirlenir.
Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve İspat
Kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açılması gerekir. Bu süre içinde açılmazsa tazminat talebinde bulunan kişi hakkını kaybeder.
Araçtan mahrumiyeti ispat etmek için kaza tespit tutanağı, aracın kazalı fotoğrafları, aracın servis faturası, tamir edilmiş hallerinin fotoğrafları, eksper ve bilirkişi raporları dosyada bulunmalıdır. Belgelerin hepsi tam olarak sunulamıyorsa da hakim, olayların olağan akışına göre bir tazminat miktarına hükmedebilir.
